KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/150
- Karar No
- 2025/198
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
Karar Metni
2.237 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/150 Esas
KARAR NO: 2025/198
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 07/07/2022
KARAR TARİHİ: 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ---- yılında şahıs firması olarak faaliyetine başlamış, ------- ünvanıyla limited şirket olarak kuruluşunu gerçekleştirmek suretiyle mermer makineleri üretimi konusunda otuz altı yıldır faaliyet göstermektedir.
Müvekkil şirketin ---------pazar payı oldukça yüksek olup, kendi imalatları ile pazarın ---- sahip olduğunu, devamlı ihracat yapmakta olup, ---- yılından sonra--------- ihracat yapmış ve yapmaya devam ettiğini, davacı şirket, ürettiği makinelerin pek çoğunun patentini almış, faydalı model olarak tescil ettirdiğini, davacının markası tanınmış olup, ürettiği makinaların yurt içi ve yurt dışında geniş bir müşteri kitlesi bulunduğunu, Dilekçe ekinde davacı şirketin kuruluşuna dair ticaret sicil gazetesi örneği, ürettiği makinaların patent ve faydalı model tescil belgeleri sunulduğunu,
davacının kuruluşundan bu yana kullandığı ---- markası ------nezdinde ---------- marka nosu ile ------ tarihinde tescil edilmiş ve başvuru tarihi --- tarihinden itibaren ---yıllığına tescil edildiğini, ----- tarihinde tescil edilerek başvuru tarihi olan ---- tarihinden itibaren ---- yıl süreyle geçerli olmak üzere tescil edilmiştir.
Ayrıca müvekkil------- emtia üretimine ilişkin olmak üzere -------- tarihinde tescil ettirmiş olup, bu markası da başvuru tarihi olan ----- tarihinden itibaren ---- yıl süreyle tescil edilmiştir ve şu anda --------- markalarının ilişkilendirilen sınıflar yönünden tescile bağlı hakları devam ettiğini, davacı şirketin en son -------- katılmış olduğu fuar sonrası bazı müşterileri dilekçemiz ekinde sunulan reklam broşürünü müvekkile göstererek----- bu firmanın ---- markası ile davacının ürettiği makinalara benzer makinaları ürettiği ve sattığını ve bu firmanın müşterilerine karşı kullandığı markanın davacının markasıyla çok benzer olup,
karıştırıldığını ifade ettiklerini, gerçekten de ekte sunulan broşürdeki kartvizit üzerindeki ----- isim ve logosu müvekkilin ------- nezdinde tescilli markasıyla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, dilekçe ekinde sunulan davalı şirketin ticaret sicil gazetesindeki kuruluş ilanında da görüldüğü üzere, ünvanında da ---------- markasını kullandığını,
hatta bu nedenle davacı şirket müşterileri davacının---- de bir şube açtıklarını düşündüklerini beyan ettiği anlaşıldı. -----üzerinden davalı firmayla ilgili araştırma yaptığımızda ise davalı firmanın kullandığı -------adresi de davacı şirketinki ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacının mail adresi: ------- davalının kullandığı mail adresi: ------ olup, tek harf değişikliği mevcut olduğunu, davacının ------ davalının----------- olup, burda da tek harf değişikliği olduğunu, tescilli bir markayı kullanma hakkı münhasıran marka hakkı sahibine ait olduğu,
marka hakkı sahibinin izni olmaksızın markanın haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılması ise marka hakkına tecavüz olarak kabul edilir.
Marka hakkına tecavüz oluşturan en yoğun kullanımlar, markanın, marka sahibinin izni olmaksızın kullanılması, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin yapılarak taklit edilmesi, markanın kendi ürünlerinde kullanılması ve markanın ticaret unvanı olarak kullanılması oluşturduğunu, davalı firmanın davacının tescilli -------markasına yönelik tecavüzünün tespiti ve durdurulmasını,
davalı firmanın müvekkilin markasına tecavüzü nedeniyle yoksun kaldığı kazanca karşılık SMK 150 ve devamı maddeleri gereği yukarıda seçimi belirtilen hesaplama yöntemi uyarınca fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak ve ileride yapılacak hesaplamaya göre arttırılmak suretiyle 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline, davacının firmanın tanınmış ve tescili markasına tecavüz nedeniyle uğradığı manevi zararlara karşılık ise 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline,
Yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı firmaya yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesi ile, arabuluculuk itirazında bulunduğu, davalı şirketin ----- yılında davalı şirket yetkilisi ve davalı ------ tarafından------ kurulduğunu, o tarihten beri faaliyette bulunduğunu, davalının ----- markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu buna ilişkin ------- yılından itibaren başlamak üzere düzenlenmiş faturaları ibraz ettiğini,
davalının kazanılmış hak sahibi olduğunu ayrıca markaların bütün olarak bakıldığında iltibas teşkil etmediğini haksız ve hukuka aykırı surette ikame edilen huzurdaki dava dosyasında davacı yanın dava dilekçesine karşı usul ve esas yönünden itirazlarını sunduğunu, huzurdaki davada dava şartı olan arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, işbu nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı ikame edilen huzurdaki davanın reddine, yargılama ve ücret-i vekâletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇ E
Dava, Davacı adına tescilli -------- numaralı ----- markalarına davalı tarafından marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, maddi manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı konusuna ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ----tarihli bilirkişi raporunda.
Davalı işletme adresinin ---------olması ve dosya kapsamında Davalı işletmeye ait Mali bilgilerin yer almaması nedeni ile dava konusu dönem için elde etmiş olduğu ciro rakamı tespit edilemediğinden emsal Lisans bedeli hesaplanamadığı, Davacı vekilinin, emsal örnek lisans sözleşmesi sunmadığı, Manevi Tazminat tutarının Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu, İşaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim değerlendirmesinde;
davalıya ve davacı tarafa ait markaların esas ve baskın unsurlarının ------ olması ve davacının tescilli markasının mal/hizmet sınıflarının davalının iştigal alanını kapsaması karşısında markaların benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, davalının eylemlerinin davacıya ait olan tescilli markaya tecavüz teşkil ettiği, davacının ------- ibaresi üzerinde davalıdan önceye dayanan hak sahipliği olduğu, davalının sessiz kalma yoluyla davacının hak kaybına uğradığı şeklinde manevi tazminatın takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
kusur, zarar vb. hususların takdiri mahkeme'ye ait olup, marka ihlalinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, bu yönden maddi tazminat koşullarının oluştuğu yapılan inceleme sonucunda logo tasarımı açısından isim haricinde kullanılan renk, yazı tip özelliklerde herhangi bir benzerlik bulunmadığı görülmüş olup son takdir mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan -------tarihli bilirkişi raporunda;
açıklanan nedenlerle ve hukuki takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, işbu Ek raporumuzda, kök raporda varılan kanaatlerimizi değiştirmeye gerekçe olabilecek nitelikte bir husus olmadığı neticesine mali ve sektörel incelemelerin de tevsik etiği üzere ulaşıldığı anlaşıldı. ----- markasının sadece davacı firma ile özdeşleşmediği ancak, --------- makinası ve ----- markası beraber düşünüldüğünde pazarda davacı firmanın ürünü olarak bir algı oluşacağı, hem davalı hem de davacının makine imalatı ve satışı yapan firmalar olduğu,
ürün bazında ise davalı tarafın üretimi olan ----- makinesinin sektörel bazda davacı ürünleri ile ve davacı markalarının tescili kapsamındaki sınıflarla -------- Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgâhları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar ...kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar.
Yine-------- Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgâhları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar. kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri.) aynı kategoride ve ------Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer.
Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler” ile ise kullanılan hammadde açısından ilişkili olduğu, özetle mermer makinesi kategorisinde olduğu, mermer mal ürünün davacı ürünleri ile kısmi olarak benzeştiğinin görüldüğü, bu çerçevede davalı taraf üretimi olan ---- makinelerinin ------markası ile satılması durumunda davacı tarafça yapılan bir üretimmiş gibi bir algı oluşturmasının veya davacı ürünleri ile karıştırılmasının muhtemel olacağı kanaat edildiği,
dosyada yer alan faturaların incelenmesinde ----- ibaresinin alış faturalarında -------- tarihinden itibaren, satış faturalarında ise---- tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığı, alış faturalarının makine parçaları olduğu, satış faturalarında makine üretimi, makine revizyonu, bakım ve tamir işleri olduğu, davalının dosyaya ibraz etmiş olduğu ---- yıllarına ait alış ve satış faturalarının davalıya ait olmadığı, dava dışı ---- düzenlendiği Dosya içerisinde yer alan ---- incelenmesinde belgenin ---- tarihinde düzenlendiği ve belgede yer alan İşletme unvanının -----olduğu, üretim konusunun;
----- ayrıştırma ve paketleme makinesi, ahşap işleme makinesi, ---- granit makinesi, toz granül likit kimyasal karışım ve paketleme makinesi, taşıma ve iletim makinesi olduğu, yine dosya içerisinde yer alan davalıya ait ve ---- tarafından gönderilen belgelerin incelenmesinde davalının -----tarihinde -------tescil edilerek işe başladığı ve faaliyet alanının “------ olduğu Netice ve tespitlerine varıldığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacının ------ ile kayıtlı olduğu Şirket Unvanının ----- olduğu, ----- tarihinde faaliyetine başladığı, Davacı Şirketin Ciro, Hasılat ve Dönem Kâr, Zararın Tespiti Yönünden. Davacı --------bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen ----- Net satış hasılatının yıllar itibariyle sırasıyla ----------- yılında 6.944.619,89TL, 2019 yılında 8.818.586,92.TL, 2020 yılında 7.992.077,04 TL,2021 yılında 16.663.523,89TL. 2022 yılında 31.113.846,19 TL.
(İncelenen dönemler ait) tutarında net satış hasılatının bulunduğu, Dosya kapsamında Davalı yana ilişkin sunulan bilirkişi raporunda dava konusu marka kullanımına ait ciro tespiti yapılmadığı, SMK m.151/2-c kapsamında talep edilen maddi tazminat talebi bakımından dosya içerisinde herhangi bir emsal lisans sözleşmesi bulunmadığından bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ----- ibareli markanın ise ---- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan ---- markasının davacının markalarına yönelik tecavüzün tespiti ve durdurulması ile maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davalı tarafından ------- markasının gerçek sahibinin davalı olduğu, markalar arasında iltibas tehlikesinin olmadığının belirtilerek davanın reddinin talep edildiği,
gerçek hak sahipliği iddiası mevcut olduğundan dinlenen tanıklardan davacı tanığı -----beyanında davacı şirketi ---- yılından beri tanıdığını o tarihten beri ---markası ile ticaret yaptıklarını, diğer davacı tanığı--- beyanında davacı şirketi 20 yıldır tanığını, davacı şirketin----markası ile sektöründe lider bir firma olduğunu, diğer davacı tanığı ----- benzer beyanlarda bulunduğu,
davalı tanıklarından ---------- alınan beyanında davalı ----- yılından beri çalıştığını, şirketin ----devrolduğunu ----- markasını kullandığını beyan ettiği, diğer tanık----- alınan beyanında ----yılları arasında davalı şirkette çalıştığını, o dönemde ----- kullandığını, diğer tanık----- de alınan beyanlarında şirketin ---- şahıs şirketi olarak ----- adına kurulduğunu, isminin -------olduğunu, şirketin -----devredildiğini beyan edildiği, aldırılan ------tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak,
davalı kullanımların davacının markasına tecavüz ettiğini, davacının ---- ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu iddia ettiği, itiraz üzerine aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, daha sonra aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda ise davacı ve davalının elde ettiği cirolar hesaplanmış fakat lisans hesaplaması yönünden markanın kullanıldığı ürün tespiti yapılamadığından takdirinin mahkememize bırakıldığı,
buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı şirketin ---- yılında şahıs firması olarak ----yılından itibaren ise --------- olarak özellikle mermer makinaları alanında ticari faaliyette bulunduğu, davalının ise şahıs şirketi olarak ---------- olarak şahıs şirketi olarak kurulduğu, davacı şirketin davalı şirkete göre daha önce kurulduğu, her ne kadar marka tescillerinin ilki ----yılına dayanmakta ise de ------- markasının tescilsiz olarak kullanıldığı ve sektör bakımından bilinir bir firma olduğu,
davalı şahıs şirketinin de -----yılında kurulmasına rağmen daha önce akrabaları tarafından farklı şahıs şirketleri olarak -------- markasının tanık beyanlarına göre ------- yılından beri kurulduğu, öncelikle gerçek hak sahipliği bakımından her şahıs şirketi farklı bir tüzel kişiliğe sahip olduğundan değerlendirmenin tüzel kişilikler bakımından ayrı ayrı yapılması gerektiği, davalı şahıs şirketinin ------yılında kullanıldığı ve sunmuş olduğu faturalardan ilk fatura kullanımlarının ---- markası olacak şekilde -------yılında olduğunun tespit edildiği,
davalı şahıs şirketinin herhangi bir tescilli markasının bulunmadığını, dava dışı akrabaları olduğunu iddia ettiği, -----bakımından şahıs şirketi olarak ----- ile faaliyette bulunulduğu belirtilmiş ise de bu şahıs şirketlerinin davalıya devredildiğine dair bir belge olmadığı gibi herhangi bir delilde olmadığı, davalı şirketin ayrı bir tüzel kişilik olarak kurulduğu,
bu nedenle dava dışı akrabaları olan ---- tarafından yapılan ------ kullanımları davalı şirkete sirayet edemeyeceği bu nedenle davalının ticaret unvan tescilinin ----- yılından itibaren başlaması ve dava tarihi itibariyle yaklaşık----- yıl geçmiş olması sebebiyle ---- ibaresinin içerisinde geçtiği ticaret unvanı yönünden sessiz kalma sebebiyle hak kaybının oluştuğu bu nedenle mahkememizde oluşan kanaate göre davalının ticari unvanında yer alan ------ibaresinin ve ticari unvan kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği fakat sunulan faturalar ve aldırılan bilirkişi raporlarında davalı tarafından ---- büyük olacak şekilde markasal
olarak kullanıldığı gibi --------ayrı ve büyük şekilde ticari unvanından farklı olarak markasal kullanıldığı, dosya içerisindeki delillerden bu durumun karışıklığa sebebiyet verdiği, zira her iki tarafında sektör bilirkişisinin içerisinde olduğu bilirkişi heyetinden aldırılan raporda benzer alanda faaliyet gösterdikleri, bu şekilde davalı ------ şeklindeki markasal kullanımlarının tescilli ------tecavüz ettiği kanaatine varılmış bu nedenle de davacının SMK 149.
Maddesi uyarınca maddi manevi tazminat talebinde bulunabileceği maddi tazminat yönünden davalı tarafından kullanılan ------ ibaresinin emtialar üzerinde tek başına kullanıldığı yönünde tespit yapılamadığı, fakat bu ibarenin gerek web sitesinde gerek faturalarda kullanılması sebebiyle aldırılan mali bilirkişi raporunda SMK 151/2-c kapsamında davacı şirketin ve davalı şirketin ciroları incelenmiş tarafların farklı şehirlerde ticari faaliyette bulunması davalının----- ibaresinin aynı zamanda ticari unvanının içerisinde yer alan ibaresi olması sebebiyle takdiren ------- maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu,
manevi tazminat yönünden ise davacının uzun süredir ----- markası ile faaliyette bulunması hem -------- hem yurtdışında bu marka ile tescilsiz ve daha sonra tescilli markaları ile bilinen bir firma olması davalının ise kullanımlarının davacı markası ile benzemesi tarafların incelenen ticari defterleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak ---- manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğuna karar verilerek neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
HÜKÜM
G.D
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalı tarafından davacının markalarına yönelik tecavüzün tespiti ve durdurulmasına bu kapsamda davalının ticari unvan kullanımını aşacak mahiyette -------- ibaresini tek başına, ayrı, büyük harflerle ve öne çıkartacak şekilde kullanımının yasaklanmasına,
Maddi tazminat yönünden: Davanın kısmen kabulü ile, 300.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Manevi tazminat yönünden: Davanın kabulü ile 50.000,00 TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
1-Alınması gereken 23.908,50 TL harçtan alınan 1.024,65 TL peşin harç, 55.722,82 TL tamamlama harcın mahsubu ile fazladan alınan 30.789,67 TL harcın davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 24.933,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 16.582,50 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 11.055,00 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmında davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan toplam 514.50 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 171.50 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Marka hakkına tecavüz yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 50.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Ret edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/150, K. 2025/198, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama