KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/184
- Karar No
- 2025/227
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
Karar Metni
967 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/184 Esas
KARAR NO: 2025/227
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/09/2023
KARAR TARİHİ: 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının sahibi olduğu ---- tarihinden itibaren ----- korunmak üzere, ------ Marka Tescil Belgesi verildiği, davacının korunan marka adıyla --------isimli sitesi vasıtasıyla ticari tanıtım, müşterileriyle iletişim kurmakta ve hizmet sunduğunu, Davalı ---- firmasının ana sözleşme ve kuruluş tarihli 26.05.2022'dir.
Eski ünvanı olan -------- tarihinde aldığını,--------- olduğunu ve girildiğinde otomatik olarak ----- adrese yönlendirildiğini, Diğer yandan ------- arama motoruna ------- yazıldığında davacının sitesinin hemen altında davalının sitesi çıkmakta, ekranın sağ yanında, ekranın yarısını kaplayacak biçimde, davalının iletişim bilgisi, adresi, telefonu bilgilerinin yer aldığını belirterek; --------- adrese yönlendirme ------- erişimin tedbiren durdurulmasına,
------- değiştirilebilme ihtimali mevcut olduğundan tensip ile birlikte, bilirkişi marifetiyle --------- davacıya ait ----- markasının ---------- aramasında ortaya çıkan ekran durumuna ve bilgilere ilişkin delillerin tespitine karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde, marka hakkı ihlali ve haksız rekabetin tespitine, davalının bu ihlalleri yapmaktan men edilmesine, -------- erişimin kalıcı olarak engellenmesine, davacının uğradığı maddi tazminat karşılığı şimdilik 10.000TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının tescilini yaptırdığı ---- ibaresinin marka korumasından faydalanması mümkün değildir.
Çünkü ------- tarafların faaliyet alanında bulunan ---- sektöründe sıkça kullanılan kelimeler olduğunu, ------- çevre danışmanlığı sektöründeki birçok firma tarafından da alan adlarında kullanılmaktadır. ---- ibaresinin ------- arama motorunda aratılmasıyla bu husus tespit edilebilir. ----- alan adları duruma örnek olduğunu, ------ danışmanlığı sektöründe faaliyet gösteren pek çok firma tarafından unvanlarında kullanıldığını, ------- korumasından yararlanması mümkün olmayıp bu hususta hükümsüzlük davası açacaklarını, raporda ----- kelimelerinin,
davacının tescil ettirdiği --------markasına ayırt edicilik katıp katmadığı hususunun değerlendirilmemesi hatalı olduğunu, davacının faaliyet alanından farklı olarak davalı, -------- aldığı yetki kapsamında faaliyet yürüttüğünü, tarafların faaliyet alanlarındaki bu farklılık sebebiyle, davalının kullanmakta olduğu alan adının müşteriler nezdinde bir karışıklığa yol açması mümkün olmadığını, nitekim raporun 13. sayfasında da tarafların faaliyet alanlarının birebir aynı olmadığı tespitine yer verilmiştir.
Buna rağmen, raporda her iki tarafın da firmalara danışmanlık ve eğitim hizmeti verdiğinden bahisle davalının kullandığı alan adının, davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği sonucuna varılması çelişkili olduğunu, Yukarıdaki açıklamalarımız saklı kalmak ve davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sayın Mahkemeniz'ce verilen ihtiyati tedbir kararı, davalının mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğunu, huzurdaki davanın reddedilerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇ E
Dava Davalı adına tescilli ---- numaralı markasına yönelik olarak davacı tarafından kullanılan ------ ibareleri ve bu ibareleri taşıyan web siteleri kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda.
Davalı tarafın ---- davacıya ait------- gereğince marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalının kullanmış olduğu ------ adlarının davacıya ait markayı aynen içermesi nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunması karşısında TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ----tarihli bilirkişi raporunda; -------markalarının davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalının kullanımlarının davacının tescilli markasına tecavüz eder mahiyette olduğu,
ciddi biçimde kullanılma davalı şirket kayıtları ibraz edilmediği ve yerinde inceleme imkanı sağlanmadığı için SMK Md. 151/2/b'e göre Maddi tazminat hesaplaması yapılamayacağı, manevi tazminatın takdiri ve miktarının tespitinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ----- numaralı-----Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan ticari unvanın -----olduğu, daha sonra-------eklediğini, davalı tarafça kullanılan ------- ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği belirterek tazminat talebinde bulunduğu, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının davacı markasına benzediğini ve tecavüz oluştuğunun belirtildiği, daha sonra esas yönünden aldırılan ----- bilirkişi raporunda markaların benzer olduğunun belirtildiği,
tazminat yönünden aldırılan ve 151/2 b kapsamında yapılan ---- tarihli bilirkişi raporunda tazminatın ---- hesaplama yapıldığı, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının ------ ibareli markanın -------- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, marka tescil başvuru tarihinin ---- olduğu, davalı şirketin ise ----- tarihinde tescil edildiği, daha sonra ise ---- tarihinde unvanın başına ----- ibaresinin eklendiği, tarafların ortak olarak çevre ile ilgili mevzuat, hizmetler, danışmanlık alanında faaliyette bulunduğu, davalı tarafından kullanılan----- ibaresinin davacı markası ile aynı olduğu,
her ne kadar davalı tarafından daha sonra ticaret unvanının başına ---- ibaresi eklenmiş ise de bu ibarenin markayı farklılaştırmadığı, ayrıca davalı tarafından kullanılan ----- bırakılarak yine davalıya ait--------yönlendirilmiş olduğunun anlaşıldığı, ortalama tüketici nezdinde taraf kullanımlarının aynı kaynaktan doğmuş olabileceği, birbirlerinin şubesi veya temsilcisiymiş gibi algılanabileceği, bununda SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, buna göre de davacının 149.
Maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulunabileceği, SMK 151/2b kapsamında davalının incelenen vergi kayıtlarında ihlal dönemi içerisinde 615.944,66 TL gelir elde ettiği, fakat ihlale konu markanın bu gelire etkisinin %10 olarak değerlendirildiği, buna görede 61.594,47 TL tazminat hesaplandığı,
davalı marka kullanımının sadece ticari unvan belirtir şekilde kullanılması herhangi bir ürün üzerinde kullanılmaması sebebiyle bu kullanımın davalının elde ettiği gelire etkisinin %10 olduğu şeklindeki değerlendirme mahkememizce de uygun bulunduğundan hesaplanan bedel üzerinden tazminatın kabulü ile bu bedele ihtarname tarihinden itibaren faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/184, K. 2025/227, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama