KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1082
- Karar No
- 2024/778
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
2.793 kelime·14 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/1082 Esas
KARAR NO: 2024/778
DAVA
Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 05/10/2016
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin “---------- mahallesi, ----------- caddesi, No:---------- -------------” adresinde bulunan meskene ait ---------- numaralı sözleşme ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine istinaden elektrik tesisatının mükellefi olduğunu, bahse konu işyerinin dava dışı ----------Ş.’ye devredildiğini, ----------Ş. tarafından da dava dışı ---------- devredildiğini, 10.03.2015 tarihi itibariyle işyeri mal sahibi ---------- ile dava dışı ----------- arasında kira sözleşmesine istinaden dava dışı ---------- tarafından kullanılmaya başlandığını,
dava dışı---------- 14.03.2015 tarihinde davalı şirkete yazılı başvuruda bulunarak yeni elektrik saati bağlanmasını talep ettiğini, abonenin tüketim bedellerini içerir --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasındaki borcun ödenmesi akabinde yeni saat bağlanabileceğinin söylendiğini, davalı ----------- ile müvekkili arasında ----------- İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas sayılı dosyasından tanzim edilen protokol ile müvekkilinin toplam 32.098,02 TL elektrik tüketim bedeli borcunun müvekkilinden vekalet alan dava dışı ----------- tarafından ödendiğini,
dava dışı ----------- parasının ise müvekkili vekili ------------ tarafından dört eşit taksit halinde ödendiğini, akabinde yeni elektrik sözleşmesi yapılmadığı ve yeni saat bağlanmadığı için ---------- 07.06.2016, 27.06.2016 ve 11.07.2016 tarihlerinde defaten yeni saat takılması hususunda davalı kuruma başvuruda bulunulmuş olduğunu, bu başvuruların neticesiz kaldığı gibi davacı şahsına tahakkuk eden tüketim borçlarının ödenmesinden sonra dava dışı ------------ devam eden süreçte müvekkili ... adına tahakkuk eden tüketim elektrik borçlarını ödemek zorunda kaldığını,
müvekkili adına düzenlenmiş ------------- numaralı Elektrik Enerji Satış Sözleşmesine ait geçmiş dönem borçlarının ödenmiş olmasına, aylık kullanım bedelini içerir faturaların ödeniyor olmasına ve müvekkili adına güncel borç bulunmamasına rağmen davalı ----------- ile dava dışı elektrik dağıtım şirketi olan ----------- arasında yaşanan iletişimsizlik nedeniyle dava dışı ---------- tarafından ödenmiş olan kullanım bedellerinin belirli aralıklarla mükerrer şekilde müvekkilinden tahsilinin talep edildiğini,
09.03.2016 tarihli Kaçak ve Usulsüz Kullanım Tutanağı düzenlendiğini ve elektrik kullanım bedeli ile kaçak kullanım cezasını içerir fatura düzenlendiğini, ilgili faturada 20.704,26 TL borç tespit edildiğini ve davalı tarafından müvekkili aleyhine ----------- numaralı müşteri ve ----------- numaralı sözleşme hesabına ait enerji tüketim ve kaçak kullanım bedeline ilişkin toplam 21.650,56 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, akabinde de yine 31.05.2016 tarihinde 11.123,46 TL meblağlı bir kaçak kullanım cezası daha tahakkuk ettirildiğini ve bu borca ilişkin olarak da 16.06.2016 tarihinde fatura düzenlendiğini,
müvekkili ... ile davalı arasındaki ------------ numaralı sözleşmeye ait 20.704,26 TL enerji tüketim bedeli borcuna ilişkin hukuka, yasaya, usule aykırı şekilde --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olması, 09.03.2016 tarihinde kaçak kullanım yapıldığının tespit edildiği ve kaçak kullanıldığı belirlenen süreler belirtilmeksizin 20.704,26 TL miktarlı düzenlenen tutanağın hangi dönemlere ilişkin kaçak kullanım olduğu belirtilmeksizin düzenlenmiş olduğu,
kaçak kullanım cezasının tarihi itibariyle bu tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak tahakkuk etmiş tüm elektrik harcamalarına ilişkin borcun ferileriyle birlikte ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası ile ödendiği ve devam eden aylarda da kesilen faturaların ferileri ile birlikte dava dışı ----------- tarafından ödendiği, bu yönde davalı elektrik idaresi ile dava dışı ----------- arasında protokollerin yapılmış olduğu,
09.03.2016 tarihine kadar kaçak kullanımdan bahsedilebilmesinin mümkün olmaması gerektiği halde bu miktara ilişkin olarak ----------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişilmiş olması, 16.06.2016 tarihinde sözde kaçak kullanım yapıldığı tespit edildiği ve kaçak kullanıldığı belirtilen süreler belirtilmeksizin 11.123,46 TL miktarlı düzenlenen tutanağın hangi dönemlere ilişkin kaçak kullanım olduğu belirtilmeksizin tutanak düzenlenmiş olduğu, tutanak düzenlenen döneme ilişkin tahakkuk eden elektrik faturalarının dava dışı ---------- tarafından ödenmiş olduğu,
kaldı ki 3 ay gibi bir süre içinde işyerinin olağan faturalarıyla karşılaştırıldığında bu miktarda elektriğin harcanmasının mümkün olamayacağı, ---------- numaralı sözleşme ile takılı bulunan elektrik saatinin bulunduğu işyerinden müvekkilinin 09.03.2015 tarihinde ayrılmış olduğu, bahse konu işyerinin 10.03.2015 tarihinde mülk sahibi ---------- ile kiracı dava dışı ---------- arasında kira sözleşmesinin imzalanmış olduğu,
dava dışı ---------- davalı şirkete yasal süresi içinde 14.03.2015 tarihinde yazılı başvuru yaptığı, şirketin 09.03.2016 tarihli kaçak kullanım bedeline ilişkin olarak ödemenin yapılmasından sonra yeni sözleşmenin imzalanacağını söylemesi, ancak yeni sözleşme imzalamamakta direnmesi, dava dışı ---------- 07.06.2016, 27.06.2016 ve 11.07.2016 tarihlerinde defaten yeni saat takılması hususunda başvuruda bulunmuş olduğu,
bu başvuruların neticesiz kaldığı gibi, şahsına tahakkuk eden borçların ödenmesinden sonra dava dışı ----------- davalı tarafından karşılanmayan talepleri gündeme geldiğinde bu kere kaçak kullanım bedelleri kesmek, elektrik saatini kesmek gibi fiili uygulamalar ile mağduriyetler oluşturduğu, bahse konu hukuka aykırı uygulamalar ile tarafına borç tahakkuk ettirmekle kötüniyetle ısrar etmiş ve etmekte olunulduğu göz önüne alınarak,
hukuka, usule ve yasaya aykırı olup davalı tarafından müvekkili aleyhine ------------ İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile 09.03.2016 tarihli kaçak kullanım tutanağı ile takibe esas alınan 20.704,26 TL’nin ve 16.06.2016 tarihli kaçak kullanım tutanağı ile kesilen 11.123,46 TL miktarlı borçlara ilişkin olarak müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe esas alınan asıl alacak miktarının kötüniyet ve hukuka aykırı uygulamalardaki ısrar ile mağduriyetin yüksekliği göz önünde tutularak 2004 sayılı İİK mad.
72/5 kapsamında; hakkaniyet ve karşılıklılık ilkesi gereğince davalının müvekkili aleyhine başlatmış olduğu takipte alacağa işlemiş olduğu 6183 sayılı yasa kapsamında değişen oranlar üzerinden en yüksek gecikme faizinin işletilerek takip dosyasındaki asıl alacak miktarının %20’den aşağı olmamak kaydıyla %100’üne kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
hakkaniyet ve karşılıklılık ilkesi gereği davalının müvekkiline başlatmış olduğu takipte alacağa işletmiş olduğu 6183 sayılı yasa gereği değişen oranlar üzerinden en yüksek gecikme faizinin işletilmesi talep ettiği göz önünde tutularak takip tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa gereği değişen oranlar üzerinden en yüksek gecikme faizinin uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Görev ve yetki itirazında bulunarak, davanın genel yetkili Mahkemelerde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın öncelikle görev ve yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı şeklide kaçak/usulsüz elektrik kullandığının tespit edildiğini ve hakkında kaçak/usulsüz elektrik kullanım tutanağı düzenlendiğini, yönetmeliğin 28.maddesine dayanılarak dava konusu borcun tahakkuk ettirildiğini, davaya konu fatura tutarların yönetmeliğin 30.maddesine göre tahakkuk ettirildiğini, davacının kendisine tahakkuk ettirilen fatura bedellerine ilişkin itirazının haksız olduğunu,
davalı/borçlunun bakiye hesap özeti ----------- sistemi kaydında da görüldüğü gibi hakkındaki kaçak tespit tutanağına dayanarak düzenlenen fatura bedelini ödemediğini, bu nedenle davacı/borçlu aleyhine tahsil edilmeyen kaçak enerji tüketim bedeline karşılık 05.05.2016 tarihinde ----------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından açılan işbu menfi tespit davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının müvekkilinin alacağını almasını engellemesi sebebiyle İİK m. 72/f.4 uyarınca %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Kaçak Tutanağı Ve Fatura: -----------Ş.'ye yazılan 09.02.2021 tarihli müzekkereye verilen 22.02.2021 tarihli cevabi yazı ekinde sunulan tutanak ve faturalar incelendiğinde, davacı ...'a ait ----------- Müşteri Numaralı, -------------- Sayaç Seri Numaralı sayaç için 17.03.2015 tarihinde kayıtsız sayaçtan elektrik kullanmasından dolayı --------- seri numaralı kaçak tutanağı, 16.12.2015 tarihinde kesilen elektriği açıp kullanmaktan dolayı ----------- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği, 09.03.2016 tarihli fatura ile 17.545,98 TL kaçak-ceza; 3.158,28 TL KDV olmak üzere toplamda 20.704,26 TL'lik fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.
İcra Dosyası: ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, -----------Ş. tarafından ... aleyhine 09.07.2015 tarihli İlamsız Takip ile, 22.,997,26 TL Asıl Alacak, 1.083,95 TL gecikme faizi (14.07.2015 tarihine kadar), 195,10 TL KDV olmak üzere toplam 24.276,31 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip açıklamasının; “---------- no.lu müşteri, ------------ no.lu sözleşme hesabına ait enerji tüketin bedelidir.” olarak açıklandığı anlaşılmıştır.
--------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas Sayılı Dosyası: Alacaklı -----------Ş. tarafından ... aleyhine 05.05.2016 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile, 20.704,26 TL Asıl Alacak, 801,95 TL gecikme faizi (12.05.2016 tarihine kadar), 144,35 TL KDV olmak üzere toplam 21.650,56 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip açıklamasının; “---------- no.lu müşteri, ---------- no.lu sözleşme hesabına ait enerji tüketim * kaçak bedelidir.” olarak açıklandığı,
icra ödeme emrinin ...'a 22.09.2016 tarihinde tebliğ olunduğu anlaşılmıştır.Başvuru dilekçeleri: dava dışı ----------- tarafından 11.07.2016 tarihinde, 27.06.2016 tarihinde ve 07.06.2016 tarihlerinde davalı ----------- Müdürlüğüne başvuruda bulunularak elektrik sayaç siteminde arıza olduğu, yanlış ve mükerrer ödemeler çıktığı, adına sözleşme yapılması hususunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Kira Sözleşmesi: Dava dışı ----------- ile yine dava dışı --------- arasında “---------- Mahallesi, ---------- Caddesi, ----------Sokak, ---------Apt., No:---------, D:--------- ----------” adresinde bulunan dükkan için 10.03.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmıştır. Protokol: Davacı ... ile davalı -----------Ş. arasında “75.03.2016 tarihi itibariyle BORÇLU'nun (...) ALACAKLI 'ya olan toplam 30.966,89 TL borcunun 15.03.2016 tarihinde 11.000,00 TL.
15.04.2016 tarihinde 7.032,69 TL. 15.05.2016 tarihinde 7.032,69 TL. 15.06.2016 tarihinde 7.032,69 TL olmak üzere toplamda 32.098,02 TL olarak dört taksit halinde ödenmesi” hususunda protokol düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: Sayın Mahkemece yapılan görevlendirmeye istinaden Elektrik Mühendisi ----------- tarafından düzenlenen 23.10.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; “- Davacı tarafça sunulan ödeme kayıtlarına ilişkin olarak, davalı taraf kayıtlarında görülememiş olması bakımından, dosya muhteviyatı bakımından yapılmış olduğu iddia edilen ödemelerin davalı kurum hesaplarında görülememiş olduğu,- Yapıldığı iddia edilen ödemelerin resmi ödeme kanalları (davalı kurum veznesi veya banka kanalları) ile yapılmamış olması bakımından, ödemelerin davalı kuruma ulaşmamış olma ihtimali bulunmakta olduğu,
- Davalı kuruma ait davacı ... adına kayıtlı tüm elektrik aboneliği, fatura suret fotokopileri ve ödemeleri ait hesap dökümlerinin/hesap ekstrelerinin dava dosyasına dahil edilmesine muhtaç olduğu,- Davalı tarafça sunulan 21.11.2016 tarihli davaya cevap dilekçesi ekinde yer alan davacı ...'a ait davalı kurum ait hesap bakiyesinde 20.704,26 TL borç bakiyesi görülmekte olduğu,- Yukarıda sayılan maddeler bakımından da davacının davalı kuruma borçlu olduğu...” yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu:Mahkememizce mali müşavir, elektrik mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden alınan 19/02/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"Davalı dağıtım şirketi tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim tespitlerinin hatalı olduğu, Davacının aktif aboneliği bulunan tesisatta sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle işlem yapıldığı, başka bir sebeple (borç – fesih) herhangi bir kesme işlemi dosyaya konu edilmediği, Alacağa esas tüketim tahakkuku döneminde aynı tesisatın tedarik şirketine yapılmış birçok fatura ödemesi bulunduğu,
Davalı şirketin kaçak tüketim tespiti dava dışı ----------- adına düzenlenmişken, tahakkuk ... adına yapılmasının mevzuatta yeri bulunmadığı,
---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası yönünden davalı şirketin davacıdan alacağı bulunmadığı, 16.06.2016 tarih ve 01.07.2016 vadeli borç yönünden fatura muhatabı ---------- göründüğü, dolayısıyla davacı yönünden menfi tespit konusu edilecek bir borç davaya konu edilemeyeceği, 13 nolu celsede aktif husumeti yönünden beyanda bulunması karara bağlanmış ise de bulunmadığı, dosya kapsamında zaten kendisine tahakkuk olmadığı, olsa da hatalı bir işlem olacağı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava;
hukuki niteliği itibariyle davalı tarafından davacı aleyhine 09/03/2016 tarihli kaçak elektrik kullanım tutanağı dayanak yapılarak başlatılan ------------ İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası nedeniyle 20.704,26-TL ve 16/06/2016 tarihli kaçak elektrik kullanım tutanağı nedeni ile 11.123,46-TL borçlu olup olmadığının tespiti talepli menfi tespit davasıdır.Davacı vekilinin;
davacı ile davalı arasında ---------- numaralı sözleşmeye ait olarak ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasından 20.704,26 TL enerji tüketim bedeli borcuna ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, 16.06.2016 tarihinde kaçak kullanım tespit tutanağı düzenlenerek 11.123,46 TL miktarlı fatura düzenlendiğini, müvekkili adına sözleşmesi bulunan --------- sayaç numarasının bulunduğu işyerinden müvekkilinin 09.03.2015 tarihinde ayrıldığını, işyerinin 10.03.2015 tarihinde dava dışı ---------- kiraya verildiğini, ancak yapılan başvurulara rağmen davalı elektrik idaresi tarafından ilgili işyerine yeni sayaç bağlanmadığını,
yeni sayaç başvurularının neticesiz kaldığını, davalı idare tarafından birçok hukuka aykırı uygulamalar ile borç tahakkuk ettirildiğini iddia ederek, davalı tarafından müvekkili aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, Davalı vekilinin;
dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir.
Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.
Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.
Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m.
68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler ------------; --------- sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.Menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Ancak imzası ikrar edilmiş bono alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olup bu kez borçlunun borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir.
Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir, ispat külfeti davacı taraftadır.Tüm dosya kapsamına göre; “--------- Mahallesi, ---------- Caddesi, ----------- Sokak, ----------- Apt., No:----------, D:---------- ----------” adresinde bulunan dükkanın dava dışı ----------- tarafından yine dava dışı ------------ 10.03.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraya verildiği, Sayaç numarasının davacı adına kayıtlı bulunduğu,
---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dava dosyasına konu davacı ...'un davalı şirkete olan borcunun, davacı ... ile davalı -----------Ş. arasında düzenlenen protokol ile “75.03.2016 tarihi itibariyle BORÇLU 'nun (...) ALACAKLI ya olan toplam 30.966,89 TL borcunun 15.03.2016 tarihinde 11.000,00 TL. 15.04.2016 tarihinde 7.032,69 TL. 15.05.2016 tarihinde 7.032,69 TL.
15.06.2016 tarihinde 7.032,69 TL olmak üzere toplamda 32.098,02 TL olarak dört taksit halinde ödenmesi” şeklinde düzenlendiği,----------Ş.'ye yazılan 09.02.2021 tarihli müzekkere cevabına göre; davacı ...'a ait ---------- Müşteri Numaralı, ------------ Sayaç Seri Numaralı sayaç için 17.03.2015 tarihinde kayıtsız sayaçtan elektrik kullanmasından dolayı --------- seri numaralı kaçak tutanağı, 16.12.2015 tarihinde kesilen elektriği açıp kullanmaktan dolayı ----------- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği, 09.03.2016 tarihli fatura ile 17.545,98 TL kaçak-ceza.
3.158,28 TL KDV olmak üzere toplamda 20.704,26 TL'lik fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.Davalı dağıtım şirketi tarafından kayıtsız sayaçtan herhangi bir sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile işlem yapıldığı iddia edilen ------------ nolu tesisatta dava dışı ------------ gelen müzekkere cevabına göre davacı adına abonelik bulunduğu, davaya konu edilen 17.03.2015 tarihli kaçak tutanağında; sözleşmesi olduğu ifade edilmiş, kayıtsız sayaçtan işlem yapıldığı belirtildiği, İlgili tesisata kayıtlı sayaç takmak, bunu periyodik okumak, tedarik şirketine sayaç okuma kayıtlarını bildirmek davalı dağıtım şirketinin görevi olduğu,
sayacın 13.03.2015'te davalı şirket tarafından değiştirildiği ve ---------- Marka ---------- numaralı sayaç takıldığı, aradan 4 gün geçtikten sonra Aynı sayaca kayıtsız sayaç gerekçesiyle işlem yapıldığı, yine takılan sayacın endeks kayıtları sayaç değişim tutanağında 0 görünmekte iken hemen 4 gün sonrasındaki --------- nolu kaçak elektrik tüketim tutanağında ----------- endeksi ----------- göründüğü, bu nedenle davalı nezdinde düzenlenen sayaç değişim tutanağındaki endekslerin de hatalı olduğunun söylenebileceği, Hem sözleşmesiz hemde kayıtsız sayaçtan olduğu iddiasıyla düzenlenmiş kaçak elektrik tüketim tutanağının hatalı tanzim edildiği,
tutanağa gerekçe teşkil eden unsurların davalının gönderdiği kayıtlarla aksinin ispatlandığı görüldüğü, İlgili sayaç daha önce borçtan yada başka bir sebepten kesilmiş ise de bununla ilgili dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı,Dava dışı ---------- dosyaya sunduğu tesisatın ödeme kayıtlarında da çok sayıda ödeme kaydı yer aldığı, bu ödemeler her ne kadar hangi döneme, hangi faturaya ait olduğu belli olmasa da davalı dağıtım şirketinin sunduğu kayıtlara göre 17.03.2015 — 16.12.2015 arası tahakkuk yapıldığının görüldüğü,
davalı tahakkuk kayıtlarında 17.03.2015 — 16.12.2015 arası kaçak tahakkukunun ne kadarlık bir tüketime karşılık geldiği belli olmamakla birlikte sayaç kayıtlarında bu dönemde tüketimin kaydedildiği anlaşılmadığı, Davalı şirket çalışanları tarafından16.12.2015 tarihindeki işlemde -----------adına işlem yapıldığı, tarihsiz mahalinde düzenlenen inceleme tutanağında ilgili adresin -------- devredildiğinin görüldüğü, Tespit tarihinde sayaç endeksi 70706 olmakla 17.03.2015 tarihinde 68436 olduğu dikkate alındığında 17.03.2015'ten sonra 7-10 “gün içinde yapıldığının değerlendirildiği,
---------- tarafından kaçak işlemi yapılıp, tahakkukun davacı adına düzenlenmesinin de mevzuata uygun olmadığı, kayıtlı aboneliğin davacı adına olması ile borç tahakkuk edilmesinin mümkün olmadığı, Kaçak işlemleri ve tahakkukunun ya ---------- ya da şayet varsa tüzel kişiliğe ait işletmeye düzenlenmesi gereceği anlaşılmaktadır.
Kaçak işlem döneminde aboneliğin aktif olduğu ve ödemeler yapıldığı esas alındığında başkaca bir işlemin de geçerliliğinin kalmadığı, Vergi açılış tarihi 10.03.2015, ---------- adına ödeme kaydedici için açılış yine 11.03.2015 ---------- adına Ticaret odası faaliyet belgesinde işe başlama tarihi 07.04.2015 ------------ — ------------ adına, --------- uygunluk belgesi 18.11.2015 -------- adına, Doğalgaz sözleşmesi 29.07.2015 ------------ adına, İşyeri açma ruhsatı 08.07.2015 ------------ adına göründüğü, Dolayısıyla kaçak tahakkuk döneminde davacın tesisi kullanmadığı,
Davalı dağıtım şirketinden eklenen bilgiler, dosyaya ikmal edilen abonelik ve ödeme kayıtları ile diğer bilgi belgelerin incelenmesi ile davacı ... nezdinde herhangi bir borcun bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı dosyasından ve 16.06.2016 tarihli kaçak kullanım tutanağı ile kesilen 11.123,46- TL fatura bedeli yönünden davacıya borçlu olmadığının tespitine, Davacı davalının kötü niyetini ispatlayamadığından Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1082, K. 2024/778, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama