KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2017/122
- Karar No
- 2024/257
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
2.480 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/122 Esas
KARAR NO: 2024/257
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 07/02/2017
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkememiz----------- esas sayılı dosyasında davalı tarafça açılan karşı dava mevcut dosyadan tefrik edilerek ----------- almıştır.
TALEP
Tefrik edilen ------------- esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket adına ---------- de tescil ettirilmiş ----------- tescil nolu markanın, Nice Antlaşmasına göre hazırlanmış mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğdeki ----------sınıflardaki ürün ve hizmetler yönünden markasal kullanılmama nedeniyle 556 sayılı KHK nın 14.maddesi gereğince iptaline ------------ deki marka sicilinden terkin edilmesine, hükmün infazının teminine işin aciliyeti , açılan davanın konusuz kalmasının önlenmesine 6100 sayılı HMK nın 389.
Ve devamı maddeleri gereğince çekişmeli ---------- tescil numaralı markanın davanın sonuçlanıp kesinleşmesine kadar 3. Kişilere devri yada 3.kişiler yararına işlem yapılmasına konu olmasının takdiren teminat alınmakzızın ihtiyati tedbir karar verilmesini harç masraf ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 21/10/2012 tarihinde başvurusu yapılıp 17/03/2014 tarihinde tescil edilip ----------- tescil numarasıyla 08/10/2004 tarihli --------- tescil bilgileri yayınlanan ----------- markasının iptali için dava açtığını davalının bu davasını müvekkilinin ----------- markasının tescilli olan ----------- sınıflardaki hizmetlerinin tümü için yaptığını öncelikle davacının bu markanın tescil edildiği tüm hizmetler için iptal davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca davacının
müvekkilinin marka tescilinin yaptırmasının üzerinde 14 yıl ve hatta 10 yıllık yenilemesinin yaptırmasının üzerinden de 4 yıl geçtikten sonra açılan bu davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuş olup, 20/09/2016 tarihli karşı dava dilekçesinde, müvekkilinin ---------- sayı ile tescilli ------------- markasının KARŞI DAVALI tarafından ---------- ve ---------- Hizmet sınıflarında kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine,
marka hakkına tecavüzün önlenmesine ,karşı davalının müvekkilinden izin almaksızın --------- ve -----------hizmet sınıfları kapsamında ----------- MARKASINI 2006 yılından dava tarihine kadar olan süre için haksız ve zinsiz yere kullanmasına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL maddi tazminat ve 1000 TL yoksun kalınan kazancı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ------------- tarafından açılan marka ihlali ve tazminat davası yönünden, asıl davanın 6100 sayılı HMK.’nın 165. maddesi gereğince bekletici mesele yapılmasını, ----------- -------------Sınıftaki Ürünler Yönünden Tescil Ettirilmiş ------------- Nolu Markasının, ----------- Sınıftaki Ürünlerin Satışı Hizmetleri Yönünden Kullanılmasının Marka İhlali Olmayacağını, KHK.’nın açıklanan düzenlemeleri bağlamında kural olarak,
Tebliğin ilk ----------- sınıfında yer alan ürünlerle, --------- ila ----------sınıflarında bulunan ürün ve hizmetler birbirlerinden farklı kabul edilip salt bu nedenle aynı işaretin farklı kişiler adına tescil edilmesi mümkün olabileceğini, ne var ki uygulama ve doktrinde ittifakla kabul edildiği gibi özellikle ürün ve hizmet sınıfları kapsamındaki bazı mal ve hizmetlerin birbirleri ile iç içe geçmiş olduğu durumlarda markaların karıştırılması olasılığı karşısında benzerlik testinin yeniden gözden geçirilmesi gerekeceğini, bir başka anlatımla, benzerlik testinde ürün/hizmetlerin piyasa anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap etmeleri,
benzer ihtiyaçları gidermede kullanılmaları, son kullanıcıları, birbiri yerine ikame edilebilmeleri, rekabet etme olanaklarının bulunması, kullanım amaçları, birinin diğerini tamamlama imkanının bulunması, dağıtım kanallarının ortak olması, kullanım yöntemleri ve hedeflenen halk kesimlerinin sosyolojik yapıları dikkate alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir değerlendirme yapılacağını, müvekkili ----------- ait ----------- nolu “----------” ibareli marka ----------- sınıftaki, “Sınai yağlar ve gresler, yağlayıcılar, makine-motor yağları, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler….
Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamül vakslar, bal mumları (vakslar), parafinler . .. sıvı ve gaz yakıtlar ile bunların katkıları: taşıt yakıtları dahil sıvı ve gaz yakıtlar, ---------, ----------, ------------, kimyasal olmayan motor yakıtı katkıları… katı yakıtlar: kömürler, ------------, kok kömürleri, linyit kömürleri, odun, odun kömürleri, suni kömürler…” ürünler yönünden tescil ettirildiğini, ----------- ve türevlerini ----------- nolu “------------” markası altında üreten müvekkili ----------, ürettiği ürünleri aynı marka altında pazarlaması kesinlikle marka ihlali olmayıp tamamen usul ve yasaya uygun.
Müvekkili ------------ pazarlama sürecinde ------------ sınıftaki “Akaryakıt Dolumu Hizmetleri” yönünden ayrıca tescil ettirilmiş bir hizmet markasına sahip olması karşı davacı yanını iddia ve ithamlarının aksine gerekli ve zorunlu olmadığnı, ------------- marka ihlali iddiasıyla ilgili olarak sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkını kaybettiğini, kural olarak 556 sayılı KHK.’nın amacı KHK. hükümlerine uygun bir tescil sistemi oluşturmak ve bu sisteme uygun olarak tescil edilmiş markaları korumaktır.
(KHK. md. 1) Ancak Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması’nın 16/1 ve KHK.’nın 8/3 maddelerinde bu kurala önemli bir istisna getirilmiş ve eskiye dayalı eylemli kullanımın, anılan maddelerde vurgulanan koşulların varlığında, eylemli kullanım sahibi yararına kazanılmış hak doğurabileceği ve olası bir ihlal davasında savunma argümanı olarak kullanılabileceğinin kabul edildiğini, somut uyuşmazlıkta müvekkili ----------- marka ihlali yapmakla ilgili eyleminin, karşı dava dilekçesinde ve yukarıda vurgulandığı gibi adına tescil ettirilmiş --------- nolu markanın tescilli olduğu ----------- sınıftaki ürünleri,
----------- sınıftaki “Akaryakıt Dolumu Hizmetleri” yönünden ayrıca bir hizmet markası tescil ettirmeden ticaret mevkiine çıkartmış olması olduğunu, ---------- müvekkil ---------- ile aynı sektörde çalışan ve kendi ifadelerine göre ciddi, güvenilir ve tanınmış bir tüzel kişi tacirdir.
Basiretli bir tacir gibi davranması gereken ---------- faaliyet alanında bulunan ticari faaliyetleri, marka kullanımlarını, kendi markalarının ihlal keyfiyetini ve benzeri ticari çalışmalarını yakından takip etmeli ve gerekli davranış biçimlerini gösterip gerekirse dava açabilmelidir. Esasen kendisini dava açıp hukuki süreç başlatmaktan alıkoyan hiçbir neden yoktur.
Oysa davacı ----------- eldeki karşı davanın açıldığı tarihe kadar sessiz kalmış ve yaklaşık 10 yıl süreyle müvekkil ---------- “------------ ” markasını kullanmalarına itiraz etmemiş ya da bir ihlal davası açmamıştır.
Şu halde aradan 10 yıl geçtikten sonra açılan böyle bir davanın dinlenmesi 4721 sayılı TMK.’nın 2. maddesi anlamında açıkça hakkın kötüye kullanımı olacağını, açıklanan nedenlerle müvekkili ----------- yaklaşık 10 yıllık eylemli kullanım ve yatırımlarını göz ardı eden, uzun süre gerçekleştirilen kullanıma sessiz kalan, adeta müvekkil Şirket’i cezalandırmak ve/veya aleyhine açılan marka iptali davasının yarattığı kızgınlıkla bunca yıl yapılan emekleri, mesaileri,
harcanan enerjileri ve paraları boşa çıkarmak amacıyla dava açtığı düşünülen karşı davacı ---------- 4721 sayılı TMK.’nın 2 ve 3. maddeleri gereğince sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkını kaybettiği, dava açma hakkını kötüye kullandığı, iş ve eyleminin iyi niyetli olmadığı apaçık ortada olduğunu ileri sürerek --------- tarafından çekişmeli ve karşı davanın dayanağı olan ---------- ait ---------- nolu markana markasal kullanmama nedenine dayalı iptaline ilişkin asıl davanın, karşı dava yönünden bekletici mesele yapılmasına,
------------ adına tescili ----------- nolu markasını usul ve yasaya uygun olarak kullanmasının marka ihlali ya da kötü niyetli bir davranış olmaması, asıl kötü niyetli olan tarafın marka ihlali olarak nitelediği vakıalara 10 yıl süreyle sessiz kalıp arkasından karşı davayı açan ------------ olması, nihayet karşı davacı ---------- aslında ----------Akaryakıt dolumu hizmetleri yönünden tescil ettirilmiş bir markasının bulunmaması nedeniyle yerinde olmayan karşı davanın reddine; eldeki asıl marka iptali davasıyla ilgili olarak ispat külfetinin davalı ------------ üzerinde olduğuna;
haklı asıl davanın kabul edilerek çekişmeli ------------- nolu markanın 556 sayılı KHK.’nın 14. maddesi gereğince iptaline ve sicilden terkinine, yargılama gideri ve vekillik ücretinin davalı/karşı davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı adına tescilli ---------- tescil nolu ----------- markasını --------- ve ----------- Hizmet sınıflarında kullanıp kullanmadığı, davacının sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkını yitirip yitirmediği, davacının talep edebilirse maddi tazminat ve yoksun kalınan kazanç miktarı konularında anlaşamadıkları tespit edildi, tahkikatın bu uyuşmazlık konusu üzerinden yürütülmesine karar verildi, tefhimle açık duruşmaya devam olundu.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ----------- celp ve tetkik edilen kayıtlardan; "--------- sayı ile tescilli ----------- markasının --------,--------- ve ---------- Sınıflarda 21/02/2010 başvuru tarihinden itibaren davalı şirket adına tescil edildiği görülmüştür.
Davacının --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde --------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin 17/01/2000 olduğu anlaşılmıştır. Davalının ------------ Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin 10/03/1997 olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya ----------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; *tescil numaralı markasının(Emtia:) davalı adına tescili olduğu, ** tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; ---------- sayılı ---------- markasının “akaryakıt istasyonu hizmetlerinde kullanılmasının ----------- sınıf kapsamına girdiği; ------------ sayılı markanın ---------- sınıf kapsamındaki hizmetlerde kullanıldığına dair dava dosyasında delil bulunmadığı; ------------ markasının “akaryakıt istasyonu hizmetlerinde kullanılmasının davacının ---------- sayılı markası ile iltibas yaratması ihtimali bulunduğu.
556 sayılı KHK md.66/C uyarınca talep edilebilecek tazminat miktarının 105.713.724 TL olduğu;" yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporunda;
Davacının şirket merkezinde ibraz ettiği; -2006-2011 defterlerinin noter kapanış tasdiklefinin yaptırılmadığı,2012-2014 yılı ticari defterlerden, zorunlu Kapanış tasdikine tabi 2012 yılı Yevmiye defterinin noter kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, noter kapanış tasdiki yapılmayan 2006- 2012 dönemine ait ticari defterlerin kanuna uygun tutulmadığı, 2014 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tâsdikinin yaptırıldığı, 2015-2016 yıllarında E-Defter uygulamasına geçilmiş olup yevmiye ve kebir defterlerinin açılış ve kapanış E-beratlarının (GİB) Gelir İdaresi Başkanlığınca süresinde onaylandığı, kanuna uygun tutulduğu,
Davacı şirket, faaliyet merkezinde ------------sınıfa dahil hizmetler satışları yanında, market gayrimenkul kiralama hizmetleri anlaşılmaktadır. Ürünleri, gayrimenkul satışları, diğer hizmetlerde bulunduğu Davacı şirketin 2006-2016 dava tarihi arasında tüm ürünler ve hizmet satışları bazında, toplam 281.320.930 TL tutarında satışiyapmış, bunlardan 8.421.439 TL faaliyet karı elde etmiştir.
Ancak yukarıda da belirtildiği üzere davacı şirket, salt --------- ürün, -----------, ----------- vb satışlarıyla uğraşmamaktadır. Satış İstasyonunda, bunlarla birlikte market ürünleri, gayrimenkul satışları, gayrimenkul kiralamaları ve diğer çeşitli hizmetleriyle de faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, haksız rekabete konu teşkil edecek satışlar, -----------sınıfa dahil istasyon hizmetleri olup, doğrudan lisans bedelini oluşturan satışlar, yukarıdaki gelir tablosundan ayıklanarak zarar miktarının, tespiti gerekmektedir. 2006 - 02.08.2016 dava tarihi itibariyle toplam|273.303.110 TL net satıştan elde edilen toplam faaliyet karının 4.467.836 TL olduğu tespit edilmektedir.
Bu durumda lisan bedeline esas alınacak f&aliyet karı oranı, (4.467.836 /273.303.110) - & 1,6 olup, tespit edilen cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı, dava konusu markanin davalının satışlarına etkisi ve davacının bu lisans bedeline tekabül eden zararinın 4.467.836 TL olduğu " yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizin --------- E. Ve --------- K. Sayılı dosyası celp edilmiş, anılan dosya ile yapılan yargılamada davacı adına tescilli ---------- tescil numaralı markanın 03.10.2009 tarihinden itibaren kullanılmama sebebiyle iptaline karar verilmiş ve bu verilen kararın 17.01.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 9/1, 26/1, 29, 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzden kayaklı tecavüzün tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizde davalı taraf, davacı adına tescilli ----------- tescil numaralı ----------- markasının kullanılmama sebebiyle iptali talebinde bulunmuş, bu davaya karşı yasal süresi içinde ---------- ŞİRKETİ tarafından marka hakkına tecavüzün tespiti, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş, asıl davadaki marka hakkının iptali talebi yönünden dava tefrik edilerek Mahkememizin ----------- E. Sayılı dosyasına kaydedilmiş, bu uyuşmazlık yönünden ilgili dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuş,
marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki talepler yönünden de huzurdaki dosya ile yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı taraf adına tescilli ----------- tescil numaralı ---------- markasının davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği iddiası ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek,
ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını,
tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır.
Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde,
davacı adına tescilli ---------- tescil numaralı --------- ibareli markanın Mahkememizin ---------- E. Ve --------- K. Sayılı ilamı ile 03.10.2009 tarihinden itibaren kullanılmama sebebiyle iptaline karar verildiği ve bu verilen kararın 17.01.2024 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle marka korumasının 03.10.2009 tarihinden itibaren ortadan kalktığı, davacı tarafın talebinin davalının ---------- ana unsurlu markanın tescilli olduğu tescilli olduğu sınıfın ---------, --------- ve --------- Sınıftaki mal ve hizmetler kapsamında olduğu,
davalı adına tescilli ----------- ibareli markanın ----------- Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, toplanan deliller ve davalı tarafın kullanımları ile bilirkişi raporunda belirlendiği üzere ----------- sayılı ---------- markasının “akaryakıt istasyonu hizmetleri"nde kullanılmasının davacı markasının tescilli olduğu ---------- Sınıftaki mal ve hizmetler kapsamına girdiği; ---------- sayılı markanın -------- ve --------- Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden marka hakkına tecavüz oluşturan bir kullanımın tespit edilemediği,
bu haliyle davacının markasının koruma altında olması halinde davalının kullanımlarının davacının markasının tescilli olduğu ---------- Sınıf yönünden iltibas ve marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, ancak az yukarıda ifade edildiği üzere Mahkememizin --------- E. Ve ---------- K. Sayılı ilamı ile 03.10.2009 tarihinden itibaren kullanılmama sebebiyle iptaline karar verildiği,
bu haliyle marka korumasının iptaline karar verilen 03.10.2009 tarihinden itibaren ortadan kalktığı, bu sebeple davacı tarafın bu tarihten sonraki dönem için marka hakkına tecavüzden kaynaklı talepte bulunamayacağı, yine bu tarihten önceki dönem olan marka tescilinin sağlandığı 2002 yılından sonraki dönemdeki davalı kullanımlarının 2005 yılında marka tescilinden sonraki döneme ait olduğu, davalı adına tescilli markanın tescil tarihi ve davalı tarafın kullanımlarının başladığı dönem 12.01.2005 tarihinden 03.10.2009 tarihine kadar olan kullanımlar yönünden odavacının sessiz kaldığı,
dava tarihinin 20.09.2016 tarihi olduğu dikkate alındığında sessiz kalma dolayısıyla hak kaybının oluştuğu kabul edilmiş ve davacı tarafın iptal tarihinden önceki marka hakkına tecavüz talepleri yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı kullanımlarının markasal kullanımlar olduğu, marka hakkı dışında bir kullanım ile TTK'nın 55. Vd.
Maddelerinde sayılan haksız rekabet hallerinin bulunmadığı, ---------- koruması kapsamı dışında haksız rekabet oluşturan davalı tarafa ait bir fiilin bulunmadığı ve az yukarıda ifade edildiği üzere hem iptal kararı hem de sessiz kalma dolayısıyla marka hakkına tecavüzün oluşmadığı dikkate alındığında haksız rekabet yönünden de ihlalin varlığının ispat edilemediği kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/122, K. 2024/257, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama