KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2017/257
- Karar No
- 2024/246
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
1.815 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/257 Esas
KARAR NO: 2024/246
DAVA
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 19/09/2014
KARAR TARİHİ: 15/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 26 ülkede mobil şebeke ürünleri ve optimizasyon çözümleri sunan bir şirket olduğunu, davalıların müvekkili şirkette çalıştığını, daha sonra müvekkili şirketten teker teker ayrıldıklarını, Kasım 2012'de müvekkili şirket ile temasa geçen bazı müşterilerin bir takım kişilerin kendileriyle ilişki kurduklarını ve müvekkili şirkete ait programlara birebir benzeyen nitelikteki programların başka firmalar üzerinden pazarlanmaya çalışıldığını, söz konusu yazılımlar üzerinde bir lisans devri olup olmadığını sorduklarını,
yaptıkları araştırmada davalıların ayrılırken müvekkiline ait programların kaynak kodlarını yanlarında götürdüklerini ve bu kodlar üzerinde çok küçük değişiklikler yaparak 3.kişilere satmaya çalıştıklarını, konuyla ili suç duyurusnda bulunduklarını, yapılan aramada müvekkiline ait bilgisayarların kaynak kodlarına ve bunların işlenmiş şekillerine ulaşıldığını, soruşturma sonunda davalılar hakkında ----------- dava açıldığını, davalıların eylemlerinin 5846 Sayılı yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek davalıların tecavüzlerinin men'ine,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla FSEK 68.maddesi gereğince şimdilik 500.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı -----------, ----------- ve ------------ vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkillinin davacı şirkette çatışmış olmaları ve davaya konu yazılımın kaynak kodlarının iş akidi süresi içerisindeki bir dönemde gizlice kopyalandığı iddia edilmesi nedeniyle mevcut uyuşmazlık iş mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu nedenle öncelikle görev yönünden davaya itiraz ediyor ve davanın görev yönünden reddini, müvekkillinin, dava dilekçesinin belirtilen mobil şebeke ürünleri vc optimizasyon hizmeti ile alakalı hizmet vermediğini, müvekkillinin, davacı şirketten farklı olarak veri yönetim yazılımı üretimi yapmakta olup,
---------- ve -------- gibi önemli firmalara hizmet verdiğini, uyuşmazlığa konu yazılımın eser niteliğinin olup olmadığı, hiçbir hukuki delil dayanmayan davacının iddialarının hiçbirisinin kabulü mümkün olmadığını, müvekkilinin kurduğu şirketin itibarına zarar verdiğini, davacı, ispattan uzak çelişkili iddialarına bir tane daha ekleyerek bu defa yazılımın gizlice kopyalandığını dile getirdiğini, öncelikle ortada kopyalanan bir yazılım olmadığını, bir gizlice kopyalama varsa o da davacının arama-el koyma sırasında müvekkilinin bilişim sistemlerine yüklediği yazılım ve varmış gibi gösterdikleri elektronik postalar olduğunu, müvekkillerinin,
--------- işyerini en iyi bildikleri meslekleri olan bilgisayar mühendisliği faaliyetini yerine getirmek ve yazılım üretmek için açtığını, taraflar yazılım sektörünün farklı alanlarında çalışmalarım sürdürmekte olup ---------, -------- gibi dev firmaların kullandığı büyük veri inceleme ve yönetim yazılımı ürettiğini, karşı tarafın yazılımı ise --------- operatörlerinin donanımları ile ilgili olup her iki ürün grubunun hiçbir bağlantısı olmadığını beyan ederek davanın reddine masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.Davalı vekili --------- ve -------- cevap dilekçesinde özetle, davalı müvekkillerinden -----------,
Davalı ----------Ş.'nin %45 ortağı ve yönetim kurulu başkanı iken, abi-kardeş olan ---------- ve ---------- isimli diğer iki yönetim kurulu udisinin 05,11.2012 tarihli kararı ile yönetim kurulu başkanlığı görevinden alındığını, bu tarihten itibaren huzurdaki dava konusunu aşan birçok dava açıldığını, davalı müvekkilleri dışındaki diğer davalılar aleyhine --------- E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı müvekkili dışındaki diğer davalılar---------, ----------- ve ---------- bulunduğunu, diğer bir ifadeyle davalı müvekkili --------- ile-------- ismi belgelerde olmadığını,
davalı müvekkili ------------ geçici olarak. ---------- ise daimi olarak yurtdısında bulunduğunu, yani olayla bir ilgileri olma ihtimalleri dahi olmadığını, bu nedenle Davalı müvekkillerinin hukuki sorumluluğuna delil teşkil edebilecek hiçbir bağlantı olmadığını, o nedenle davanın HMK 114/d bendi gereğince HMK 115/2 gereğince reddi gerektiğini beyan ederek davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile yasal avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Uyuşmazlığın davacıya ait bilgisayar programının davalılar tarafından kullanılmak suretiyle tecavüz eyleminin gerçekleşip gerçekleştirmediği, gerçekleşti ise tecavüzün men'ine ve FSEK 68. Maddesi uyarınca tazminata karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---------- Müdürlüğü yazı cevabında 12/03/2012 tarih-------- nolu, ----------- nolu ve --------- nolu kayıt tescil belgeleri dosya içerisine alınmıştır.Ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabında davacı şirkete ait 15/09/2014 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce tanıkları dinlenmiş olup davacı tanığı ----------- duruşmada, 2013 yılının Kasım başından beri ----------- ofisinde çalıştığını, ----------- ofisinde hiç çalışmadığını, --------, -------- ve-------- --------- ---------- çalışmaları sırasında tanımıştığını, ---------- davacı şirketin eski çalışanı olduğunu, ancak işten ayrıldıkları tarihlerde --------- olduğu için o sürece şahit olmadığını, 2011 yılında -------- gittiğini, O tarihte davacı şirkette çalışmadığını, Özel bir firmanın --------- denetleyicisi olduğunu, üçüncü bir şirkette sanal ortamda toplantı yaparken,
--------- isimli şirket çalışanının ekranına --------- dan e-mail geldiğini, kendisini daha önceden tanıdığından ----------- ile mi çalışıyor sunuz, iyi bir firmadır dediğini, karşısındaki kişi ise konuyu kapatmak istediğini, davranışı dikkatini çektiğini, bu olay yaşandığında 2012 yılı olduğunu, davacı şirketin ceo su ---------- beyle ---------- geldiğinde karşılaştıklarını, kendisine -------- isimli şirket ile çalıştıklarını duyduğunu söylediğini, ancak kendisi şaşırdı ve çalışmadıklarını, iş yapmadıklarını söylediğini, yaşadığı olayı anlattım.
Araştıracağını söylediğini, 2012 yılında davalılar şirketten ayrılmadığını, başka bir bilgisinin olmadığını, bir kısım davalılar vekilinin talebi üzerine soruldu: ---------- sadece ismini ve mail geldiğini gördüğünü, mail içeriğini görmediğini, mail adresini de gördüm ancak isminin aklında kaldığını, uzantının aklında kalmadığını, bir kısım davalılar vekilinin talebi üzerine soruldu: telekom sektöründe çalıştığını, -------- ---------- de çalıştığından beri tanıdığını, ---------- de çalışırken, ---------- ve ------------ ile ---------- çalıştığını, onlar ---------- de olduğunu, ----------- ile de -------- -------- geldiğinde görüştüğünü,
---------- -------- de çalışmadığını, diğer iki kişiyi tanımadığını, Mahkememizce re'sen tanıktan; davalıların davacı şirketin bilgisayar program yazılımı kaynak kodlarını işten ayrıldıklarında götürüp götürmedikleri, başka şirketlere pazarlayıp, pazarlamadıkları soruldu: tanık beyanında: olaylar olduktan çok sonra davacı şirketin çalışanından duyduğunu beyan etmiştir.Davacı tanığı --------- duruşmada, 2011 yılı Mart ayından 2017 yılı Ocak ayının sonuna kadar davacı şirkette finans müdürü olarak çalıştığını, davalılar da ---------- eski çalışanıydı, 2012 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarında sırayla işten ayrıldıklarını,
---------- o tarihte de halen şirket ortağı diye bildiğini, davalılardan --------- ---------- müdürü olduğunu, tüm davalılar kritik pozisyonlarda görevli olduğunu, 2012 yılı Temmuz ayında ---------- ---------- iken --------- görevinden istifa edeceğini, ancak ortaklığının devam edeceğini söylediğini, kendisinin şaşırdığını, ancak hayırlı olsun dediğini, Zaman geçtikten sonra kısa aralıklarla ---------, --------- ve --------- de istifa ettiğini, O tarihte --------- ---------- satış müdürü olduğunu, o istifa etmediğini, Peşpeşe istifalardan şüphelenerek,
--------- durumu bildirdiğini, Kendisi de bildiğini,---------ayrıldıktan sonra ---------- önem verdiği ve birlikte çalıştığı -------- isimli müşterilerinden bir uyarı maili aldığını, kurduğu ürünün gizliliğini ihlal eden 3.şahıstan bir mail geldiğini bildirdiklerini, bunun üzerine eski çalışanlara sözleşmelerinde de yer alan ihtar yaptıklarını, şirketin kodlarının dışarıya çıkartılamayacağını mail ile bildirdiklerini, daha sonra teknoolji direktörleri ---------- ---------- olduğunu ve kendilerini uyardığını, kendisine davalıların teklif götürdüğünü söylediğini,
tam olarak ne şekilde görüştüklerini bilmediğini ama kanaatince yüzyüze ya da telefonla konuştuğunu, uyarı üzerine davalıların işyerine baskın yapıldığını, Savcılık kanalı ile yapıldığını bildiğim baskında, davalların kişisel bilgisayarlarında kodlar tespit edildiğini, ancak şirket dışına bu kodların ne şekilde çıkarıldığını tam olarak bilmediğini, bir kısım davalılar vekilinin talebi üzerine soruldu: 2012 yılı Ağustos , Eylül, Ekim aylarından birinde --------- istifa ettiğini, kesin tarihini hatırlamadığını, -------- istifasından sonra --------- görüştüğünü, Yakın tarihlerdi ancak kesin tarihi hatırlamadığını,
2017 yılı Ocak sonunda işten ayrıldığını, şirketin finans ve hukuk bölümünden sorumlu olduğunu, avukatların hukuki takipleri yapıldığını ve birlikte çalıştıklarını, raporları gördüklerini avukatlarından davalıların adresinde baskın yapıldığını, bir kısım davalılar vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: aslında davalıların sözleşemelerinde de bulunmasına rağmen davalılara şirketin ticari sırlarını, kodlarını, şirketin fikri ve sınai mülkiyet haklarını şirket dışına çıkarmamalarını mail ile hatırlattıklarını,
maili gönderdiğini beyan etmiştir. -------- sayılı dosyasında sanıkların üzerlerine atılı bulunan suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıklar hakkında CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA KANUNİ DÜZENLEME
5846 Sayılı FSEK 2, 19, 21,22,52,68. maddeleri
GEREKÇE
Dava, davacıya ait "-----------" isimli yazılımın davalı tarafça izinsiz şekilde kullanılması ve satışa sunulduğundan bahisle davacı tarafın eser üzerindeki haklarına tecavüzden kaynaklı tecavüzün men'i ve FSEK 68.madde gereğince talep edilen tazminat davasıdır.
Davacı tarafın "----------" isimli yazılım programlarının eski çalışanı olan davalılarca izinsiz olarak kullanıldığını, yine bu programlar üzerinde hak sahibi olmaksızın ya da lisans almaksızın programları satışa arz etmeleri dolayısıyla mali hakları düzenleyen FSEK m.22, FSEK m.23, FSEK m.24 ve FSEK m.25. Maddeden kaynaklı hakkının ihlal edildiğini iddia ederek tecavüzün men'i ve tecavüz dolayısıyla tazminat talebinde bulunmuştur.
Toplanan deliller, iddia, savunma, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalıların dava konusu "----------" isimli yazılım programlarının eski çalışanı olan davalılarca izinsiz olarak kullanıldığı ve satışa sunulduğu hususunu ispat yükü altında bulunduğu,
ceza yargılaması sırasında tespit edildiği üzere, Yapılan arama işlemine ilişkin CD 'nin dosyada mevcut görüntü çözümlemesi ve mahkememiz tarafından yapılan incelemesinde, olay günü arama işleminin yapılacağı iş yerine usulüne uygun olarak alınmış Mahkeme kararı ile giden kolluk görevlilerinin yanında katılan şirket vekili, şirket ortağı ve bilgisayar uzmanı olan katılan şirket çalışanının da bulunduğu,
tüm arama işlemini başından sonuna kadar katılan şirket vekili ile çalışanlarının yürüttükleri ,kolluk görevlilerinin sadece güvenliği sağlamak amacıyla aramanın yapıldığı işyeri odasının kapısında durdukları, arama tutanağına bakıldığında arama işlemini bizzat yapan bu kişilerin isimlerinin yazılmadığı ,yine CMK 134/3 maddesi uyarınca sitemdeki verilerin bir yedeğinin alınmadığı,
ele geçirilen hard diskteki yazılımın katılan şirket yazılımı ile imla hatalarına kadar aynı olması dolayısıyla sanıklar ve müdafiileri tarafından bu yazılımın arama sırasında katılan şirket çalışanları tarafından hard diske yüklenmiş veya bu hard disklerin yine katılan şirket çalışanları tarafından getirilmiş olabileceğinin savunulduğu,
keza kovuşturma aşamasında alınan heyet raporunda katılan şirketin sanıklar arasındaki mail yazışmalarında suça konu yazılımın geliştirilip piyasaya sürüleceğine ilişkin konuşmalar yapıldığı iddiası ile ilgili olarak sunulan mail çıktılarının da arama günü yani 06/12/2012 tarihinde hard diske kopyalanmış olduğunun tespit edildiği,Usulüne uygun verilmiş bir arama kararına rağmen iş yerinde yapılacak arama tedbirinin, TARAFLARIN NEZARETİNDE,
KOLLUK TARAFINDAN VE YİNE TARAFFSIZ BİR BİLGİSAYAR UZMANI EŞLİĞİNDE YAPILMASI GEREKİRKEN ,KOVUŞTURMA KONUSU BU DOSYADA ARAMA İŞLEMİNİN KOLLUK NEZARETİNDE KATILAN ŞİRKET VEKİLİ,ORTAĞI VE ŞİRKET ÇALIŞANI TARAFINDAN YAPILDIĞININ DOSYADA MEVCUT ARAMA ELKOYMA CD'si ,TUTANAK MÜMZİ POLİS MEMURUNUN DURUŞMA SIRASINDA ALINAN BEYANINDA "biz sadece güvenliği sağladık,arama işlemini katılan şirket avukatı ile yanında getirdiği kişiler yaptı "ŞEKLİNDEKİ AÇIKLAMASI VE KATILAN ŞİRKETİN ARAMAYI KENDİ ÇALIŞANLARININ YAPTIĞI" ve yine "dosyada ise ,
katılan şirkete ait yazılımın kaynak kodları kullanılmak suretiyle üretilmiş bir yazılımın sanıklardan ele geçtiğine dair hiç bir delilin bulunmadığı" şeklindeki tespit nazara alınarak davalıların beraatlerine karar verildiği, bu kararın ----------E sayılı dosyası ile incelendiği ve yine --------- Sayılı ilamı ile incelenerek 22/02/2024 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle maddi vakıanın davacı tarafça ispat edilemediği,
Mahkememiz yargılaması sırasında da ceza yargılamasına mesnet arama işlemi dışında bir delilin mevcut olmadığı dikkate alındığında davacı tarafın davalıların haksız eylemi yönünden ispat yükünü yerine getirmediği kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/257, K. 2024/246, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama