KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1260
- Karar No
- 2020/535
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2020
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/1260 Esas
KARAR NO: 2020/535
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2016
KARAR TARİHİ: 09/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka vekilinin --------- tarihli dava dilekçesinde özetle dava dışı --------- kullandırıldığı harca esas değeri ----- olan kredilerin kapatılarak çağırılmasına karşın ödenmemesi üzerine ----------- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, vaki itirazın iptali ve takibin devamına, dava konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere İcra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep edilmiştir.
Davalılar vekili ------- tarihli cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davacı banka arasında yapılmış olan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından açılan ihtiyati hacze itiraz edildiğini,-------- İcra Dairelerinin yetkisiz olduğunu belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından ödenmemiş kredi borcu nedeniyle davalı kefiller hakkında başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraf teşkili sağlandıktan ve deliller toplandıktan sonra işin esasına girilip gerekli inceleme yapılmıştır.
Davalılar, yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ------ icra dairelerinin yetkisiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
Davaya konu olan -------------- sayılı icra takibi dosyası celp edilerek dosyamız arasına konmuştur.
Davaya konu -------- sayılı takip dosyası incelendiğinde, bankanın ------ tarihli takip talebi ile toplamda ------- alacak üzerinden davalılara karşı icra takibine başladığı, ödeme emrinin, iki borçluya/davalıya da ----- tarihinde tebliğ edildiği, borçluların ---------tarihinde, süresi içinde, yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içinde -------- tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Takibe ve davaya dayanak yapılan kredi sözleşme örneği, kredi kartı kayıtları ve hesabın katına dair ihtarname örnekleri dosyamıza sunulmuştur.
Davalının icra dairesinin yetkisine olan itirazı yerinde değildir. ----------- yer alan yetki şartı, 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesinde öngörülen ticari teselsül karinesi nedeniyle davalıları da bağlar. Bu nedenle icra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilmemiştir.
Davacı bankanın icra takip tarihi itibari ile kullandırılan kredilerden dolayı davalı borçludan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bankacı bilirkişi --------- tarihli kök ve --------- tarihli ek raporunu ibraz etmiştir.
Kök rapora karşı davalılar vekili davacı banka ile anlaşma yapıldığını ve borcun ödenerek borcun kalmadığını ileri sürmüşlerse de, bankaya yazılan müzekkere sonucu bankanın ----------- tarihli cevabından borcun ödenmediğinin bildirildiği görülmüştür. Davalılar da her hangi bir yapılandırma veya sulh protokolü gibi yazılı bir sözleşme veya borç ödeme belgesi de sunmamışlardır. Davacı bankanın itirazları ise teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Ek rapora karşı, davacı banka itiraz etmemiş, davalılar vekili de somut bir sebep göstermeden usulen itirazda bulunmuştur.
Bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğu, kat, temerrüt ve takip tarihlerine göre faiz hesabının yapıldığı, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini ------- kefalet tutarı ile imzaladığı, TBK.nun 583. maddesinde kefalet ilişkisinin tüm yasal unsurlarını barındırdığı anlaşılarak rapora itibar edilmiştir.
Açıklanan sebeplerle bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Asıl alacak likit ve belirli olduğundan takdiren %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1260, K. 2020/535, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama