KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1013
- Karar No
- 2019/20
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2019
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/365 Esas
KARAR NO : 2018/970
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2017
KARAR TARİHİ : 12/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu------------. İcra Dairesi'nin 2017/6969 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borcu olmadığı gerekçesiyle takibe haksız itiraz ettiğini belirterek, davalının icra dosyasındaki takibe itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcunun davacının belirttiği kadar yüksek olmadığını, 381.982,05 TL borçlu olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davaya konu İstanbul Anadolu---------------. İcra Dairesi'nin 2017/6969 E. Sayılı takip dosyası dosyamız içine getirtilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava; Hukuki niteliği itibariyle bir adet euro, dört adet usd bedelli olmak üzere toplam beş adet fatura nedeniyle İstanbul Anadolu ----------. İcra Dairesi'nin 2017/6969 E. Sayılı icra dosyasında başlatılmış olan icra takibine davalının yapmış olduğu itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İstanbul Anadolu-------------. icra dairesi'nin 2017/6969 E. Sayılı ilamsız icra takibi incelendiğinde, takibin 30.353,58 EURO, 81.129,88 USD üzerinden 20.03.2017 tarihli takip talebi ile başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 22/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28/03/2017 tarihli itiraz dilekçesi ile "hiç bir şekilde borcumuz yoktur" denerek borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının 29/03/2017 tarihinde, süresi içinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Davacı, beş adet fatura karşılığında davalıya mal sattığını, davalının malları teslim almasına rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinde bulunurken; davalı süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile borcunun 381.982,05 TL olduğunu, davanın kısmen reddini talep ettiğini beyan etmiştir.
Takip talebi USD ve EUR üzerinden yapılmış olup davalının TL cinsinden borcu kısmen kabul ettiği, hangi kısmı kabul ettiği hususunda açıklamada bulunması için süre verildiği ancak ticari defterlerine göre 381.982,05 TL tutarında borçlu olduğunu belirtmekle yetindiği görülmüştür.
Takibe konulan faturaların takip tarihindeki kur değeri üzerinden TL karşılığı 411.711,55 TL olup, davalının cevap dilekçesi ile kabul ettiği 381.982,05 TL nin hangi faturaya ilişkin olduğu belli olmamakla, euro ve usd üzerinden başlatılan takipte TL üzerinden borcun kısmen kabul edilmesi tek başına uyuşmazlığı çözen bir kabul olmamıştır.
Faturaların açıklama kısmına bakıldığında dört tanesinin mal tedarikine ilişkin olduğu, birinin yansıtma faturası olduğu görülmektedir.
Tarafların her ikisinin de tacir olması ve TTK.nun 64 vd maddeleri kapsamında defter tutma yükümlülüklerinin bulunması karşısında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş; ayrıca davacı ve davalı şirketlerin bağlı olduğu kurumlar vergi dairesine müzekkere yazılarak ilgili tarihlere ilişkin BA/BS formaları celp edilmiştir.
Davalı taraf bilirkişi incelemesine katılmamış, belge ve kayıtlarını sunmamış, davacının defter ve kayıtları ile vergi kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi, 22/02/2018 tarihli raporunda, takibe konu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğunu, arıca davalının BA formalarında vergi dairesine bildirildiğini, davalının ödeme yaptığını gösterir bir kaydın olmadığını belirterek davacının davalıdan 30.353,58 EURO, 81.129,88 USD alacaklı olduğunu mütalaa etmiştir.
Davalının rapora itirazları ile yerinde inceleme talebinde bulunmuş olması nazara alınarak davalı tarafın da defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak üzere tekrar inceleme günü verilmiş, bilirkişi 20/06/2018 tarihli ek raporunda davalının beyanlarında belirttiği 381.982,05 TL borcun kabulünün kur farkından kaynaklandığı, davacının takibe konu 5 adet faturanın vergi dairesine bildirilmekle davalının borcu kabul ettiğini mütalaa etmiştir.
Her ne kadar ek raporda bir kaç rakam hatası yapılmışsa da, genel olarak bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılarak bilirkişinin kök ve ek raporuna itibar edilmiştir.
Netice olarak davacının dayandığı faturaların aynen davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, BA/BS formalarının da uyumlu olduğu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1013, K. 2019/20, 14 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama