KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1199
- Karar No
- 2024/906
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.665 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/1199 Esas
KARAR NO: 2024/906
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/10/2018
KARAR TARİHİ: 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---------- D.İş sayılı dosyasından müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı tarafın bu karar doğrultusunda ---------- İcra Müdürlüğü’nün ------------- Esas sayılı dosyası ile esas takibe girişmiş ve müvekkili şirketin banka hesapları ve araçları üzerine haciz tatbik ettiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararı ile icra takibinin müvekkiline yönlendirilmesinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olmasına rağmen müvekkili şirketin kötü niyetli alacaklı karşısında daha fazla zarar görmemek ve haciz işlemleriyle muhatap olmamak adına ilgili banka,
alacaklı ve sair diğer ilgili kişilere karşı her türlü dava ve istirdat haklarını saklı tutarak ihtirazı kayıt ile icra dosyasına ihtiyati haciz bedeli olan 35.566,44 TL ile ihtiyat haciz yargılama gideri ve vekalet ücreti toplam 586,20 TL’yi haciz baskısı altında ödemek durumunda kaldığını, yine müvekkili şirket tarafından haciz işlemleri ile karşılaşmamak adına icra takibinin faiz, çek tazminatı, çek komisyonu, vekalet ücreti ve diğer tüm ferileri de ödeneceğini, ancak icra takibinin müvekkile yönlendirilmesinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İhtiyati hacze ve icra takibine konu edilen;
keşidecisi müvekkili şirket olan ---------- Bankası ----------- şubesine ait ----------- çek numaralı, 28.08.2018 keşide tarihli, 35.566,44 TL bedelli çek hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak ------------ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ------------ Soruşturma sayılı dosyasında ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nca el koyma kararı verildiğini ve "söz konusu çekin bankanıza ibrazı halinde ödenmemesi,
ayrıca muhafaza altına alınması ve en yakın kolluk birimine bilgi verilerek mevcut çeklerin ilgili soruşturma dosyamıza gönderilmesinin sağlanması" yönünde karar verildiğini, ayrıca söz konusu çeke ilişkin olarak ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----------- Esas sayılı dosyası ile ikame edilen çek iptali davasında da Mahkemece ilgili çek üzerine 13.08.2018 tarihinde ödeme yasağı konulduğunu,
ihtiyati hacze konu çekin ibraz tarihinde davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini ve banka tarafından ibraz tarihinde müvekkili hesabında çek bedeli karşılığı bulunmasına rağmen ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----------- Esas sayılı dosyasından koyulan ödeme yasağı sebebiyle davalıya ödeme yapılmadığını, bunun üzerine çek ile ilgili olarak müvekkili hakkında ihtiyati haciz talep edilmiş ve alınan ihtiyati haciz kararı ile de haciz uygulandığını,
çek bankaya ibraz edildiğinde çek tutarının bloke edilmiş olması sebebiyle davalı tarafın ihtiyati haciz başvurusu yapmakta ve icra takibi açmakta hiçbir hukuki menfaatinin bulunmadığını, müvekkilinin çek bedelinin ödenmemesinde hiçbir dahli ve kusuru bulunmadığını, ihtiyati haciz başvurusuna ve icra takibi açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini, müvekkilinin hesabında çek bedeli karşılığı hem ibraz tarihinde hem de daha sonrasında hazır halde bulunmasına rağmen müvekkili hakkında haksız olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini ve müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını,
bununla birlikte TTK 783/3 maddesi uyarınca çek tazminatı talep edilebilmesi için de çekin karşılıksız çıkması gerekmekte olduğunu, halbuki müvekkilinin banka hesabında hem çekin ibraz tarihinde hem de daha sonrasında çek bedeli karşılığı bulunmakta olduğunu yani çekin karşılıksız olmadığını, bu sebeple müvekkilinin çek tazminatıyla ilgili herhangi bir sorumluğunun bulunmadığını ve çekin karşılığının bulunması sebebiyle çek komisyon bedeli talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, taraflarınca ikame edilen ------------- Esas sayılı dosyası ile de icra takibinin faizi, çek tazminatı, çek komisyonu,
vekalet ücreti ve diğer tüm ferileri yönünden borca itiraz edildiğini ve ihtiyati hacizlerin kaldırılması ile takibin tüm ferileri yönünden iptalinin talep edildiğini, ----------- İcra Hukuk Mahkemesi 09.10.2018 tarihli kararı ile ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, ancak ------------ İcra Hukuk Mahkemesi borca itirazımızla ilgili ise yetkisinde bulunmasına rağmen herhangi bir karar vermemiş ve 09.10.2018 tarihinde verdiği ara karar ile takibin iptaline karar verme yetkisi bulunmadığından bahisle taleplerinin reddine karar verdiğini,----------- İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararına karşı istinaf yoluna başvurduklarını,
------------ Cumhuriyet Başsavcılığı’nca el koyma kararı kapsamında söz konusu çekin bankaya ibrazı halinde; "ödenmemesi, ayrıca muhafaza altına alınması ve en yakın kolluk birimine bilgi verilerek mevcut çeklerin ilgili soruşturma dosyasına gönderilmesinin sağlanmasına” karar verilmiş olmasına rağmen her nasılsa söz konusu çek hakkında davalı tarafından ihtiyati haciz kararı alınabilmiş ve ilgili icra dosyasından takibe konu edilebildiğini, müvekkilinin ----------- iç pazardaki en büyük turizm şirketlerinden biri olduğunu,
ihtiyati haciz koşullarından olan muayyen yerleşim yerinin bulunmaması ve mal kaçırma tehlikesinin oluşması hallerinin gerçekleşmediği ortada olup davalı tarafça yapılan ihtiyati haciz talebi ve icra takibinin hukuka aykırı, kötü niyetli ve haksız olduğunu beyan ederek ithiyati tedbir talebinin kabulü ile İİK 72/3 maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine,
müvekkili şirketin asıl alacağın faizi, çek tazminatı, çek komisyonu, vekalet ücreti ve diğer tüm ferileri yönünden borçlu olmadığının tespiti ile takibin faiz, çek tazminatı, çek komisyonu, vekalet ücreti ve tüm ferileri yönünden iptaline, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin keşidecisi olduğu ----------Ş.'ye ait 28/08/2018 tarihli ve 35.566,44-TL bedelli, ----------- seri numaralı dava konusu çekin, dava dışı çek lehtarı emrine keşide edildiğini, ancak lehtar yedinde iken çalındığını, lehtarın şikayeti üzerine açılan soruşturma dosyasından çekin ödemeden meni yönünde karar verildiğini ve ibraz tarihinde karşılığı bulunmasına rağmen, ödemeden men kararı sebebiyle ödeme yapılmadığını, bu sebeple davacının çekten ötürü sorumluluğunun bulunmadığını beyan ve iddia ettiğini,
müvekkili şirketin ise takip yapmakta kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu beyanla dava konusu çekten ötürü borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini, ayrıca müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile %15 teminat mukabilinde icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin çeki geçerli bir ------------ ilişkisine istinaden, alacağın varlığını fatura ile tevsik etmek suretiyle son cirantadan iktisap etmiş olup, çekin iyiniyetli meşru hamili olduğunu,
müvekkilin kötüniyetli olduğu ve kabul manasına gelmemekle birlikte çeki çalıntı olduğunu bilmesine rağmen iktisap ettiği yönünde davacının dahi bir iddiası bulunmadığını,davacının dava konusu çekin keşidecisi olup, çek üzerindeki imzasına itiraz etmediği gibi, çeki geçerli bir hukuki ilişkiye istinaden keşide ederek çek lehtarına teslim etmiş olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, davacı çek keşidecisinin çek bedelini meşru hamile ödemekle mükellef olduğu izahtan vareste olduğunu, ihtiyati tedbir verilebilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini,
davacının çekin keşidecisi olup, çekteki imzasını inkar etmeyen keşidecinin çek bedelini ödemekle yükümlü olduğunun açık olduğunu, davanın imzaların istiklali prensibi uyarınca öncelikle reddi gerektiğini, dava konusu çeki dayanağını teşkil eden alacağı fatura ile tevsik etmek sureti ile devralan müvekkilin yasadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi karşısında iyiniyetli meşru hamil olduğunu, çekin lehtarın elinden rızası hilafına çıktığı ve müvekkilinin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediğini,
çek üzerindeki imzasına itiraz etmeyen ve çeki geçerli bir hukuki ilişkiye istinaden düzenlendiğini kabul eden davacının tevdii mahalli tayini talebinde bulunabilecekken bu yola başvurmadığını, yasanın kendisine tanıdığı hakkı kullanan müvekkilinin takip yaptığı için kusurlu olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin çekin iktisabında kötü niyetli olmadığını, davacı çek keşidecisinin, çek üzerindeki imzasına itiraz etmediği ve çeki geçerli bir hukuki ilişkiye istinaden çek lehtarı emrine düzenlediği kabul ve ikrar edilmiş olmakla,
meşru hamile ödeme yükümlülüğünün varlığını koruduğunun açık olduğunu beyan ederek şartları oluşmayan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:Dava; -----------İcra Müdürlüğünün ------------- esas sayılı dosyasında takibe konu asıl alacak faizi, çek tazminatı, çek komisyonu, vekalet ücreti ve tüm ferileri yönünden, ödeme tarihinde davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, --------- Bankası ----------- Şubesine yazılan müzekkere cevabı, -----------İcra Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevabı, ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkere cevabı, ----------ATM'ye yazılan müzekkere cevabı, ---------- Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkere cevabı, -----------İcra Müdürlüğünün müzekkere cevabı, --------- Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı,------------- D.İş sayılı dosyası, ----------- Esas sayılı dosyası,
------------İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasından yapılan ödeme asıl alacak ve ferileri yönünden dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekilinin 28/10/2024 tarihli talep sonucunun açıklar beyan dilekçesi dosyamız arasına alınmıştır.Davalı vekilinin 28/11/2024 tarihli dilekçesi ile vekillikten çekildiği görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından.
Somut olayda, çekte yetkili hamil-davalı ---------- Şirketi tarafından muhatap bankaya çekin ibraz tarihinde çek bedeli kadar miktarın hesapta bulunduğu, ancak dava dışı -----------Ş. tarafından ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan çek zayi davasında verilen ödememe yasağına ilişkin ihtiyati tedbir kararı uyarınca çek bedelinin bankaca ödeme yasağı bulunması nedeniyle ödenmediği, bu durumda keşideci davacının çek bedelinin ibraz tarihinde ödenmemesi hususunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı,
bu nedenle davacının ancak çek bedelinin ödenmesinden sorumlu tutulacağı, diğer fer'i alacaklar konusunda haksız yere ihtiyati tedbir kararı alarak çek bedelinin süresinde ödenmesinin engellenmesi nedeniyle dava dışı -----------Ş.nin sorumlu tutulabileceği , çekin ibraz tarihi olan 28.08.2018'de bildirilen hesapta 35.566,44 TL para olduğu görülmüş, keşidecinin çek bedelinden sorumlu olması karşında taleplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacı keşidecinin davalı hamile 11.100,00 TL borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin bu miktarlar üzerinden iptaline,
davacı keşideci tarafından çekin karşılığının bankada hazır edildiği, ancak dava dışı -----------Ş. tarafından ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----------- esas sayılı dosyasında açılan hasımsız çek iptali davasında verilen ödemenin durdurulması kararı dolayısıyla çekin ibrazında davalıya ödenmediği, bu durumda davacının bir kusurunun bulunmadığı gözetildiğinde, davacının tazminatla sorumlu olmadığı,
davacının davalının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğunu ispat edemediklerinden ve İİK'nun 72/5'nci maddesindeki koşullar oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1199, K. 2024/906, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama