KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1350
- Karar No
- 2020/1086
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2020
Karar Metni
2.145 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/1350 Esas
KARAR NO : 2020/1086
DAVA
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 14/11/2018
KARAR TARİHİ : 16/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin faaliyetine ---------------- üreterek başladığını, daha sonra ise elektrik mühendisliği ve kesintisiz güç kaynakları üretimine de yüksek ------ üreterek devam ettiğini, yaklaşık ------ yılında mülkiyetine sahip bulunduğu ------- taşındığını, daha sonra yine firmanın büyümeye devam ederek ------ yılından itibarende yine mülkiyetine sahip bulunduğu ------------- fabrikasına taşındığını ve üretim faaliyetine burada devam devam ettiğini, müvekkili ------------ markası ile ihracaat yapan faaliyet konusunda ----------- bilinen bir marka olduğunu -------- büyük yerli üreticisi olduğunu,
Dünya çapında da teknoloji üretiminde ise ilk yirmi içinde olduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde ------------ bulunmakta olduğunu, ------- müvekkili şirketin yüksek teknolojik ürünler üreterek ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu, müvekkili şirketin ürünleri ----------ödülü kazandığını, müvekkilinin yine------------- arazinde ikinci fabrika yatırımına başladığını ve binasını da bitirdiğini, bu tesiste ------------- üretimine başladığını, şirkette yaklaşık --------- çalıştığını,
Ancak ülkemizde son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve döviz kurlardaki artışlardan dolayı gerek borçlanma maliyetlerinin artması gerekse üretim girdilerinin maliyetlerinde ortaya çıkan yükselme piyasada bir daralmaya sebep olmuş devamında da iş kapasitesi azaldığını, piyasalardaki bu daralmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan nakit sıkışıklığı nedeniyle bankalar kendilerine tahsile verilen çeklerin ürettiği ----------- aktarmadan, öncelikle kredi kapamada kullandırıldığını, bu durum --------- bankalara yapacağı ödemeleri öne çekmesinden dolayı, tedarikçilerine yapacağı ödemeleri ise öteleme sonucunu doğurduğunu,
piyasalardaki nakit sıkışıklığının yarattığı diğer bir olumsuz durum ise borçlu müşterilerin, özellikle de kamu sektörüne dahil kurum ve kuruluşların, ödemelerindeki aksamalarının olduğunu, müvekkilinin alacak portföyünde önemli bir yer tutan bu tür kamu kurum ve kuruluşlarından olan alacaklar doğal olarak önemli bir tahsilat sorunu haline gelerek ---------- nakit akışı dengesini bozmuş ve bu durum ------ yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamaların ortaya çıkması ile sonuçlandığını, bu itibarla,------- nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkarak faaliyetlerine devam etmesinin mümkün kılınması,
borçların alacaklılar arasında, işbu ön projede belirtilen oran ve vadelerde, adil bir şekilde tasfiyesinin sağlanması, borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile konkordato başvurusunda bulunduğunu belirterek İİK 285 vd maddeleri gereğince konkordato taleplerinin kabulü ile öncelikle müvekkilleri lehine 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 287 ve 294.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde de konkordato tasdikine karar verilmesini talep
ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki mahiyeti itibarı ile İİK 285 vd. md. uyarınca açılmış adi konkordato taleplidir. Dava dilekçesinde özetle, davacı şirketinözetle, piyasa koşulları nedeniyle şirketinin nakit akışının bozulduğunu, alacaklarının alınamadığını, kamu kurumlarından tahsilatın yapılamaması nedeniyle önemli bir tahsilat sorunu yaşadığını, ayrıca banka ödemelerinin öne çekilmesinden dolayı şirketin nakit akışının etkilendiğini ileri sürelerek konkordatoun tasdiki talep edilmiştir. Davacı şirketin ------- sermayeli ve --------- ait olduğu, sermayesinin tamamının ödenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açıldığı ---- tarihinde davacı şirket ile birlikte şirket ortakları ---------- tarihinde üç aylık geçici mühlet kararı verilmiş;--------- tarihli celsede gerçek kişiler yönünden dava tefrik edilmiş, mahkememizin --------- dosyada aynı gün yapılan duruşmada gerçek kişiler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
(Davacı gerçek kişilerin kendilerine ait bir projeleri olmadığı gibi, borç ödeme takvimleri, kaynak yaratma tedbirleri, ödeme vaadlerinin olmadığı, kefaletleri nedeniyle yapılabilecek takipler dışında zorlandığı şahsi bir borçlarının olmadığı, sırf şirket lehine olan kefalet ve ipotekleri sebebiyle alacaklıların kendilerine yönelik cebri icra yöntemlerine başvurmamaları için konkordatoya başvurdukları, hem İİK.unn 285.
Maddesine göre borçlarını ödemekte zorlandıkları iddiası ile kendi adlarına konkordato talep edecek, hem de kendi taşınmazlarını satarak bedelini şirkete sermaye koyacak olmalarının çelişki yarattığı, konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı, kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği gerekçeleriyle reddedilmiştir)
Böylece davaya davacı şirket yönünden devam edilmiştir. Verilen geçici mühlet kararı, tedbirler ve atanan komiserler ile ilgili gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili kurumlara gerekli bilgiler verilmiştir. Geçici mühlet dönemi içinde şirketin rayiçlerinin tespiti amacıyla teknik bilirkişiler görevlendirilmiş, şirketin mali kayıtları incelenmiş ve rayiç öz varlığı tespit edilmiştir.
Üç aylık geçici mühletin sonunda, -------- tarihli celsede, rayiçlerin tespitinin tamamlanmamış olması sebebiyle, geçici mühlet 2 ay süreyle uzatılmış; beş aylık geçici mühletin sonunda -------- tarihli raporunda, satışların önceki yıllara göre yüzde on beş oranında arttığını, şirket yöneticilerinin huzur haklarının yüzde elli oranında azaltıldığını, personel sayısının 366’dan 279 a indirildiğini, faaliyetine devam ettiği, bir kısım alacaklıların itirazlarına göre inceleme yapıldığında kar veya zararın başka bir firmaya yansıtılmadığı,
mal kaçırma girişimini gösteren bir durumun tespit edilmediğini, yeminli mali müşavirden konuya özel rapor aldırıldığını ancak burada da olumsuz bir durumun tespit edilmediğini, şirketin geçici mühlet başlangıcında ----- olan borcunun -------- düştüğü, şirketin tespit edilen rayiçlere göre --------- sahip olduğu, faaliyet giderlerindeki ciddi azalmaya rağmen piyasa koşulları, döviz artışı ve diğer sebeplerle malın maliyetindeki artışın son üç aylık karlılığı ortadan kaldırdığını, ancak projenin ciddi ve inandırıcı olduğunu, uygulanabilir olduğunu, kesin mühlet verilebileceğini belirtilmiştir.
Komiser raporu, mahkememizce de benimsenmiş, proje ciddi ve inandırıcı bulunmuş; ------ tarihinde İİK.nun 293/1 maddesi uyarınca 1 yıl kesin mühlet kararı verilmiştir.
Davacı şirket -----sermaye artışı taahhüdü ------- tarihli ----- bağlanmış ve bu tutarın------ tescil tarihinden önce ödemiştir. Kalan kısmı------- ayına kadar ödeneceği vaad edilmiştir.
1 yıllık kesin mühlet dolmadan Covid-19 pandemi sebebiyle süreler durmuş, bu süreler kesin mühlete eklenmiş; kesin mühletin ---- tarihinde dolduğu anlaşılmış, kesin mühletin ------ tarihinden itibaren 6 ay süreyle uzatılmasına karar verilmiştir.
Kesin mühlet dönemi içinde de komiser heyeti ara raporları dosyaya sunmuş, şirketlerin mali durumu izlenmiştir. Kesin mühlet dönemi içinde, davacı şirketin faaliyetlerine devam ettiği, net satış düzeyinin bir önceki yıla göre %16 azaldığı, bu durumun pandemi sebebiyle siparişlerin azalmasına bağlı olabileceği, personel sayısının --------- gerilediği, leasingli malların taksitlerinde gecikmeler yaşadığı ancak faaliyetinin durmaksızın devam ettiği, bazı alacaklılarla yapılandırmaların yapıldığı, iş hacminin projenin ciddiyetini ve inandırıcılığını desteklemeye devam ettiği, davacı şirketin rayiç öz varlığının ------- olduğu görülmüştür.
Davacı şirket, pandemi süreci, ekonomik gelişmeler, artan döviz kurları karşısında konkordato projesini -------- tarihinde 2. kez revize ederek, ------------ tüm alacaklılara alacak nisapları oranında ödeneceği, kalan kısmın da---- yıllık vadede, altışar aylık vadelerle -------------basit faizle ödeme yapmayı taahhüt etmişlerdir. Alacaklılar toplantısında bu revize proje oylanmıştır.
Kesin mühlet dönemi içinde önce İİK.nun 299 maddesine göre alacaklılara alacaklarını bildirmeye davet amacıyla ilanlar yapılmış, bildirilen alacaklara göre komiser heyetince borçlunun defterleri de mukayese edilerek inceleme yapılmış; sonrasında çekişmeli alacaklar raporu ibraz edilmiş ve buna göre alacaklılar toplantısı için --------- gerekli ilanlar yapılmıştır.
Komiser heyetinin -------- tarihli çekişmeli alacaklar raporu mahkememizce denetlenerek alacaklılar toplantısında alacaklılara bu raporda belirlenen nisap gücünde oy hakkı tanınmıştır.
Konkordato davası içinde yapılabilecek araştırmaların sınırlı zamana sığdırılması gerektiği, mahkemenin borçlunun defterleri, tarafların sunduğu mutabakat veya kuvvetli deliller ışığında bir karar vermesi gerektiği gerçeği karşısında yapılan itirazlar, çekişmeli alacaklarda değişikliğe sebebiyet vermemiştir. Komiserlerin biri bankacı bilirkişi, biri bağımsız denetçi vasfında olup yapılan inceleme sonucu varılan sonuç benimsenmiştir. Kaldı ki itiraz eden alacaklıların çoğu banka olup, oyları red şeklinde olup; esası etkileyen bir itiraz da olmamıştır.
---------- ilanda gösterilen yer ve zamanda alacaklılar toplantısı yapılmıştır.
Gerek-------- tarihli raporundan gerekse mahkememize ibraz edilen alacaklılar toplantısına ilişkin kayıt ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere;
Davacının toplam --------- alacaklının kabul oyu verdiği, kabul oyu veren ----- alacaklının alacak miktarı toplamının ----------olduğu, böylece İİK.nun 302/3-a maddesi uyarınca (alacaklı sayısının ve alacak tutarının ½ si) gerekli nisabın sağlandığı anlaşılmıştır.
Kabul edenlerin temsil ve kabul yetkilerinin mevcut olduğu mahkememizce denetlenerek anlaşılmıştır.
Rehinli alacaklılar yönünden, davacının rehinli alacaklılarının toplam alacağı --------- olup, sadece ------- kabul oyu vermiş, bu bankanın alacağı da--------- tutarında olup; İİK'nun 308/h maddesine göre aranan 2/3’ü aşan çoğunluğun sağlanamadığı, bir diğer ifadeyle rehinli alacaklar yönünden nisabın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
--------- tarihli raporunda ayrıca, davacı şirketin konkordato teklifinin varlığı ile orantılı olduğunu, iflas durumunda borçların ------ ödenebileceğini ancak konkordatonun tasdiki halinde borcun %100’ünün ödeneceğini, adi alacaklar yönünden nisabın sağlandığını ve tasdik koşullarının oluştuğunu, kesin mühlet dönemi içinde komiser onayı ile doğan borç olmadığını, ancak teminat gösterilmesi gereken ----- alacağın olduğunu, bu tutarın İİK.nun 206/4 maddesine göre teminata bağlanması gerektiğini, ayrıca -------- tasdik harcı yatırılması gerektiğini mütalaa etmiştir.
Mahkememizin -------- tarihli ara kararı ile davacı vekiline eksik tasdik harcını tamamlaması, teminat şartının yerine getirilmesi için süre verilmişse de bu ara kararın davacıya tebliğ edilmediği fark edilmekle,------- tarihli celsede davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmiş, davacının ------ tarihinde tasdik harcı olarak ------- işçilik alacağı olarak da ------- teminat olarak depo ettirmiş olduğu görülmüştür.
---------- tarihli raporunda ön proje, revize proje ve 2. son revize projeyi mukayese eden, nihai projenin gerçekçiliğini muhafaza edip etmediği hususunda raporunu sunmuştur. Komiserler, kesin mühlet içinde yaşanan ekonomik gelişmeler ve Covid-19 salgını sebebiyle ödeme tablosunda revize yapıldığını, revize projenin daha gerçekçi ve muhtemel olduğunu, hem alacaklıların hem borçlu şirketin lehine olduğunu, kaynaklarla orantılı olduğunu belirtmişlerdir.
İlama bağlı alacak nisaba girmemiş olsa bile pasife gireceğinden, alacaklılardan ---------- mühleti sırasında açmış olduğu itirazın iptali davasında ---------lehine hüküm aldığı görülmekle, bu alacaklının oyu nisapta esas alınmamış ise de, ilama dayalı alacağı da ödeme tablosu içinde gösterilmiştir.
Burada gerek bu alacaklı gerekse ----------- alacağı yabancı para cinsinden olan alacaklar bakımından, alacaklıların talebi alacağın döviz cinsinden ödenmesi, bu mümkün değilse tasdik tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden ödenmesidir.
Bu talep üzerinde durmak gerekir. ------- Sayfasında, alacaklıların alacak bildirim tarihlerindeki efektif satış kuru üzerinden -------- bildiriminde bulunmalarının istendiğini, ----------başvurusunun olmadığını bu nedene ilan tarihini-------- esas aldıklarını belirtmişlerdir. Doktrinde bu konudaki tartışmalarda çoğunluk görüşünün yabancı para alacaklarının ----- cinsinden ödenmesi gerektiği şeklindedir. ----------------
Doktrinde yabancı para alacağının---- cinsinden kaydedilmesi ve ödenmesi konusunda farklı bir düşünceye rastlanılmamıştır. Ancak hangi tarihteki kur üzerinden ------ çevrileceği hususunda çeşitli görüş ayrılıkları vardır. Bir görüşe göre, tasdik tarihindeki kur esas alınmalıdır-------------Bir diğer görüşe göre kayıt tarihindeki kur esas alınmalıdır.
Ancak alacaklıların başvuru tarihi farklı olabileceğinden karışıklığı önlemek için 15 günlük başvuru süresinin bitiminde komiserlerce bütün yabancı para alacakları o günkü -------- çevrilecektir.------------------Eldeki davada komiser heyeti de bu görüşte olmuş, alacaklıların ancak konkordato talebinden önceki alacaklarını yazdırabileceklerinden hareketle ilan tarihini izleyen on beşinci günkü ------------ çevrilerek eklenmiştir. ------------ dayandığı mahkeme kararındaki yargılama masrafları da yine konkordato ödeme tablosuna alınmıştır.
Komiser heyetinin yaptığı değerlendirme mahkememizce de isabetli görülmüş, alacaklıların yabancı paranın tasdik tarihindeki kurunun esas alınması talepleri kabul edilmemiştir.
Özetle, adi alacaklar yönünden tasdik durumunda iflas halinde alacaklıların eline geçecek olan miktardan daha çoğunun geçeceği(İİK.nun 305/1-a), teklifin kaynaklarla orantılı olduğu, (İİK.nun 305/1-b), borçlunun dürüst olduğu, komiser talimatlarına uyduğu, alacaklıları zarar uğratma davranışı içinde olmadığı (İİK.nun 292/1-c), adi alacaklar yönünden teklifin (alacaklıların ve alacak miktarlarının ½ si) nitelikli çoğunluk tarafından kabul edildiği (İİK.nun 302/3-a,305/1-c), projenin inandırıcılığı ve ciddiyetini koruduğu,
tasdik harcının yatırıldığı İİK'nun (305/1-e), teminat şartının söz konusu olmadığı İİK'nun (305/1-d), komiserlerin karar vermeden evvel mahkemede dinlendiği(İİK.nun 304/1), böylece konkordatonun tasdiki koşullarının tümüyle oluştuğu anlaşılmış. 305/2 maddesi uyarınca düzeltme yapılmasını gerektirir bir durum da olmadığından, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Rehinli alacaklar yönünden ise nitelikli çoğunluk sağlanamamış olmakla bu alacaklılar yönünden konkordatonun tasdiki talebi reddedilmiştir. Rehinli alacaklılar yönünden talebin reddi, kimisinde rehinli alacaklıların alacağını karşılayacak tutarda ipotek olması kimisinde yapılandırma yapılmış olması sebebiyle, adi alacaklılar için verilecek tasdik kararının sıhhatini, projenin gerçekçiliğinin devamını olumsuz biçimde etkilemeyeceği anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1350, K. 2020/1086, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama