KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/303
- Karar No
- 2021/735
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2021
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/303 Esas
KARAR NO : 2021/735
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2020
KARAR TARİHİ : 08/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil ----------- imzalandığını ve diğer davalı--- bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların imzalamış oldukları kredi sözleşmelerine aykırı davranarak, müvekkili bankadan kullandıkları kredi borcunu geri ödememeleri nedeniyle, Kadıköy --- Noterliği'nin ------- Yevmiye Numaralı, ihtarnamesini keşide edilerek, ihtarnamedeki yazılı tutarların ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarnameye rağmen borçluların müvekkili bankaya olan borçların ödenmemesi üzerine,
davalılar/borçlular aleyhine, İstanbul Anadolu ----- İcra Müdürlüğü'nün --- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, öncelikle, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde müvekkili banka ile imzaladıkları kredi sözleşmelerine ve bu sözleşmedeki kefalet sorumluluklarına ilişkin herhangi bir itirazları bulunmamakta olup, kredi ilişkisinin varlığını kabul ettiklerini, ancak buna rağmen borca, itiraz ettiğini, kredi sözleşmesi ve banka kayıtlan üzerinde yapılacak incelemede de görüleceği üzere, davalıların söz konusu itirazları haksız ve hukuka aykırı olup,
takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğundan iptaline karar verilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, davalılar aleyhine, %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilme sine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın huzurda görülmekte olan işbu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu, yalnızca yargıyı oyalamakla kalmadığını aynı zamanda davalı müvekkillerini de zor duruma düşürdüğünü, davacı tarafın haksız ve kötü niyetle başlattığı takibe itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı müvekkillerinin hakkında açılmış bulanan iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Hukuki niteliği itibariyle davacı -- davalı ---------arasında akdedilen ve diğer davalının müteselsil kefili bulunduğu kredi sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemli davacı tarafça başlatılan İstanbul Anadolu---. sayılı icra takibine davalıların yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İncelenen icra dosyasında takibin --- tarihinde başlatıldığı, davalıların takip tarihinden sonra 2 gün içerisinde ödeme emrine itiraz ettiği, itirazın iptali davası açma şartlarının ve dava şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümüne ilişkin bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişinin raporunda özetle;"Davacı bankanın takip tarihi itibariyle ------- masraf olmak üzere --- alacağının hesaplandığını, bu tutara takip tarihinden itibaren borç ödenene kadar yıllık %48 temerrüt faizi ve %5 faizin gider vergisi talep edilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır" içeriğinde raporunu Mahkememize sunmuştur.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı tarafça raporun eksik,yetersiz olduğu belirtilmiş olup, itirazın soyut nitelikte olduğu, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış, rapora itiraz yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesini davalı kefilin 1.300,000,00-TL sınırla müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalının şirket ortağı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı-- borçtan müteselsilen sorumlu olduğu açıktır. Davalılara --- tarihinde tebliğ edildiği, davalıların ------------ temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda da bu tarih esas alınarak yapılan hesaplamada davacı banka alacağının ---- olduğu tespit edilmiştir.
Banka takip talebinde asıl alacağa--- tarihinden itibaren %48,00 oranında temerrüt faizi işletmiş ve talep etmiş olup, yerleşik Yargıtay içtihatları gereği, temerrütten önce ancak akdi faiz talep edilebileceğinden bilirkişi tarafından yapılan hesaplama uygun bulunmuş, neticeten hükme esas alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiş, davalıların ödeme emrine itiraz dilekçelerindeki zamanaşımı itirazları ise dava konusu alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olması ve takip tarihi itibariyle bu sürenin sadece iki yılının dolmuş olması karşısında uygun bulunmamış,
yine alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen tutar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, karar aşamasında arabuluculuk sarf ücreti henüz düzenlenmediğinden ve ileride tahsil edilip edilmeyeceği belirsiz olduğundan bu hususta hüküm kurulamamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/303, K. 2021/735, 8 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama