KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/243
- Karar No
- 2024/681
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/243 Esas
KARAR NO: 2024/681
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/07/2020
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
02/05/2013 tarihinde davacı yayaya sürücü -------- ait ---------- plakalı aracı ile çarptığını, kaza sonucu davacının yaralandığı ve bedensel olarak güç kaybı yaşandığını, davacının beden gücü kaybının ve kazanın oluşumunda kusurunun kimde olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının yaşanan kaza nedeniyle ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar yaşadığını belirterek yargılama sırasında toplanacak delillere göre maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın görevli mahkemede açılmadığından dolayı görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketine dava öncesi başvuruda bulunulmadığını, KTK 97 md gereği davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmemiş olması,
kanunun lafzı ve amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde giderilemeyecek nitelikte bir noksanlık teşkil ettiğini, aynı zamanda davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacı yanın araç sürücüsünün başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün dosya konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporu alınması gerektiğini,
açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı -----------Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davacının kusurlu olduğunun anlaşıldığını, davacı vekilinin davacının beden gücüne ilişkin beyanlarının ispata muhtaç olduğunu, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı sebebi ile reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı, zamanaşımı itirazlarının kabulüne, kazanın meydana gelmesinde müvekkili araç kullanıcısının kusurunun olmadığı,
münhasıran davacının kusurunun bulunduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı--------- dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle, 02/05/2013 tarihinde davacı ----------- yaya olarak ilerlemekte iken --------- plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası ile yaralanan davacının maluliyetinin olup olmadığı, var ise oranı, maddi-manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı,
kazanın oluşumunda tarafların kusur durumu hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, --------- plakalı aracın 02/05/2013 kaza tarihli trafik kayıtları, sigorta başvuru evrakları, poliçe ve hasar dosyası, sosyal ve mali durum araştırma tutanakları, davacı --------- hizmet dökümü, hastane tedavi evrakları, ---------- yazı cevapları vs. tüm belge ve dokümanlar dosyaya celp edilmiştir.Mahkememiz 30/09/2021 tarihli 6 nolu ara kararı gereği dosyanın ATK ya gönderilerek davacının maluliyeti hususunda rapor alınmasına karar verildiği,
30/11/2021 tarihli ATK ön raporunda eksikliklerin giderilerek dosyanın tekrardan ATK ya gönderilmesine karar verildiği, 12/10/2022 tarihli ATK raporunda özetle, %4,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği 9 aya kadar iş göremezlik süresi olduğu hususunda rapor sunulmuştur.Davacı vekilinin tanıklarını bildirdiği, mahkememiz 14/09/2023 tarihli duruşmada hazır bulundukları görülmüştür.Tanık ----------- beyanında;
"ben davacının kızıyım şuanda --------- yaşındayım kazanın olduğu tarihte---------- yaşındaydım, annemle birlikte yolda karşıdan karşıya geçiyorduk, geçiş esnasında herhangi bir araç yoktu ancak birden araç geldi bana çarpmaması için annem beni itekledi araç anneme çarptı, kazanın olduğu yerde trafik ışıklarının olduğunu hatırlıyorum ancak yeşil yanıp yanmadığını hatırlamıyorum, annem ev hanımıdır çalışmıyor, tam olarak hatırlamamakla birlikte 6 ay 1 yıl arasında bir süreçte annem hastanede yatılı olarak tedavi altına alındı, annemde kaza dolayısıyla platin vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık --------- beyanında;
"ben davacının oğluyum kaza anını görmedim, kazadan sonra hastaneye gittik, annem yaklaşık olarak 1 yıl hastanede tedavi gördü, fizik tedavi işlemleri devam etti, ameliyatta bacağına platin takıldı, şuanda kendi şahsi ihtiyaçlarını görebiliyor ancak yürümesinde zorlanma mevcut, platinin sökülerek plastik takılacağı söylendi, annem ev hanımıdır, annem hastane tedavisinden sonra eve geldi, evde de yatılı bir şekilde yaklaşık 1,5 sene kaldı, bu süreçte ev işlerini yapamadı, bir müddet hastanede yardımcı personeller geldi.." şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık --------- beyanında;
"ben davacının eşi olurum, kaza anını görmedim, kazadan sonra hastaneye gittik, yaklaşık üç ay yatılı tedavisi hastanede devam etti, sonra eve çıkardık, ancak psikolojisi bozulduğu için tekrar hastaneye yatırdık, yaklaşık 1 aylık psikoloji tedavisi ve yine yaklaşık 1 aylık fizik tedavi gördükten sonra eve çıkardık, 6 ay bastonla yürüdü, daha sonra tek bastona düştü şuanda bastonla yürümez ancak ağrıları olduğu zaman bazen bastonla yürür, bu süreç içerisinde eşim ve bizlerin psikolojisi çok bozuldu hatta ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırılması doktorlar tarafından teklif edildi, eşim ev hanımıdır,
kazadan sonra belli bir müddet ev işlerini yapamadı, eşimin psikolojisi kazadan itibaren çok fazla düzelme göstermedi, psikolojik ilaçları kullanmaya devam etmektedir, raporları da mevcuttur.." şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememiz 14/09/2023 tarihli 2 nolu ara kararı gereği, dosyanın bir aktüerya ve bir kusur bilirkişisinden oluşan heyete tevdine karar verildiği, 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...---------- plakalı aracının sürücüsü ----------- trafik kazasının oluşumunda %25 oranında tali kusurlu olduğu, yaya ------------ trafik kazasının oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğu,
davalılar ya da dava dişi ----------- tarafından davacılara Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Zararları yönünden ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacıların hesaplanan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Zararlarından yapılan ödeme kaynaklı herhangi bir tenzil yapılmadığı, hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 1.811,44 TL olduğu, hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 47.711,20 TL olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz 29/11/2023 tarihli 2 nolu ara kararı gereği, kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesi ile mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki kusur belirlemesi arasındaki çelişkiyi gidermek için dosyanın ATK ya tevdi edilerek rapor alındığı, 08/02/2024 tarihli ATK raporunda özetle, "...davalı sürücü ----------- kusursuz ve davacı yaya ---------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu..." şeklinde rapor sunulmuştur.
02/05/2013 tarihinde davacı ------------ yaya olarak ilerlemekte iken ---------- plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün kusurunun olup olmadığı belirlenmelidir. Zira sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigortacısı sürücünün kusuru oranında zarardan sorumludurlar.
Kaza tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı yaya ----------- KTK 68/1-b-1 maddesini ihlal ettiği, kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen geçiş yapması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise davacı --------- KTK 68/1-b-1 maddesini ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ---------- ise kavşaktan çıkması muhtemel araçlara ayrıca yaya geçişlerine karşı müteyakkız olmamasından dolayı tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesi ile mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki kusur belirlemesi arasındaki çelişkiyi gidermek için --------- Kurulu'ndan alınan raporda ise davacının %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporları, kaza tespit tutanağı ve dosya içerisindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; kazanın oluş şeklinin: Sürücü --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracı ile 02.05.2023 günü saat 10.20 sıralarında -------- istikametinden --------- takiben sağa dönüşle ------------- istikametine seyri sırasında ------------ no'lu trafik ışıklarını geçince aracının ön kısmı ile yürüyerek karşıya geçmeye çalışan yaya --------, çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kazanın oluşumunda asıl etken davacı yayanın kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen yolun karşısına geçmeye çalışmasından kaynaklandığı asli kusurun davacıda olduğu anlaşılmıştır. Tartışılmasa gereken husus ise davalı sürücünün tali kusurunun olup olmadığıdır.
Davalı araç sürücüsünün ışıklı kavşakta durduğu, kendisine yeşil ışık yanınca yoluna devam ederek sağa dönüş yaptığı, davacının ışıklı kavşaktan henüz yeni hareket etmesi nedeniyle hızının yüksek olamayacağı, bu nedenle hız yönünden kusurlu olduğunun söylenemeyeceği, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere davacı yananının aniden ve dalgın bir şekilde kırmızı ışıkta geçtiği, o halde davalı sürücünün aniden yapılan bu geçişte önleyici tedbir almasının mümkün olmadığı anlaşılmış, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/243, K. 2024/681, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama