KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2021/258 ESAS
- Karar no
- 2024/166
- Dava
- Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2021
Karar Metni
4.251 kelime·21 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, başarılı bir müzisyen olduğunu, müvekkili ...'nın bilinen ismiyle ...'in sayısız ödül sahibi, başarılı bir müzisyen, eser sahibi ve icracı sanatçı olduğunu, müvekkilin 2008 yılında, kendine ait müzik eserlerini seslendirerek,
"..." ismiyle, internet üzerinden amatör olarak yayınlamaya başladığını, şarkıları ve ismi, henüz albümünün olmadığı dönemde dahi, kısa süre içinde internette yayılarak oldukça popüler hale geldiğini ve ses getirdiğini, müvekkilinin dava konusu şirketin sahibi olan ... ile 2009 yılında tanıştığını, ...'nın müvekkile albüm yapmayı teklif ettiğini, bu teklif üzerine müvekkilinin , asıl mesleği olan diş hekimliğini bırakarak 2010 yılında, davalının arkadaşının stüdyosunda, yaklaşık bir buçuk yıl süren albüm kayıtlarına başladığını, taraflar arasında önce, 11.11.2010 tarihinde bir menajerlik sözleşmesi imzalandığını,
albümün yayınlanmasına bir buçuk ay kala ise, davalı şirket sahibi ...'nın müvekkile, 25.03.2011 tarihli albüm yapım sözleşmesini getirdiğini; mesleğini bırakarak bir buçuk yıldır sadece albüme hazırlandığı için para kazanamaz haldeki müvekkili söz konusu sözleşmeyi, davalının "..." şeklindeki mecbur bırakmasıyla imzaladığını, sözleşmenin imzalanması sırasında davalının henüz "yapımcı" belgesi olmamasına rağmen, müvekkilin 7 yıl içinde 4 albüm;
ve bu 4 albüm sonrasında zamanı daha sonra belirlenecek olan 1 albüm daha yapma taahhüdünü içeren, sonraki açıklamalarımzda izah edilecek sebeplerden dolayı kesin hükümsüz olan, dava konusu 25.03.2011 tarihli albüm yapım sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilin "..." isimli 1. albüm sürecinin 2011 yılında başladığını, 2 şarkılık albümdeki eserlerin tamamının müvekkile ait olduğunu, albüm prodüksiyonu, neredeyse masraf gerektirmeden gerçekleştirildiğini , davalının o tarihte henüz yapımcılık belgesine sahip olmadığından albümü ... adlı yapım şirketine lisansladığını;
albümü ... adlı şirketin çıkardığını, ... ile davalı arasındaki anlaşma şartları ve ...'e verilen lisans karşılığı elde edilen lisans bedeli konusunda müvekkile bilgi verilmediğini, müvekkile bu lisanslamadan dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkile,
albümden elde edilen gelirden de herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu kez ...adlı şirkete, 15.07.2013 tarihinde 25.000 TL bedelle satıldığını, bu satış bedelinden müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkile bu satıştan sonra da, albümden elde edilen gelirden dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilin "..." isimli 2. Albümünün 2012 yılında çıktığını, 12 şarkılık albümdeki eserlerin tamamına yakını müvekkile ait olduğunu, eserlerin üretim sürecindeki tüm organizasyon (aranje, müzisyen yönetimi gibi) da bizzat müvekkili tarafından yapıldığını, davalının albüm prodüksiyon masrafını karşılayacak gücü olmadığından,
2. albüm için doğrudan ... adlı şirket ile 2012 yılında üçlü sözleşme yapıldığını ve ... tarafından albüm prodüksiyonu 75.000 TL; klip için 15.000 TL bütçe verildiğini, davalı albüm için bir masraf yapmadığını, müvekkile bu lisanslamadan dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığını, albüm çıkar çıkmaz çok büyük ses getirdiğini, ancak müvekkile,
albümden elde edilen gelirden de herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... ile davalı arasında başkaca anlaşma olup olmadığının bilinemediğini, müvekkilin "... isimli 3. Albümün 2015 yılında yayınlandığını, 14 şarkılık albümdeki eserlerin tamamına yakını müvekkile ait olduğunu, eserlerin üretim sürecindeki tüm organizasyon (aranje, müzisyen yönetimi gibi) da bizzat müvekkili tarafından yapıldığını, bu albümün yapımcılığı için de davalının maddi gücü olmadığından, tekrar ... ile görüşüldüğünü, bu albümü ve bir sonraki albümü içeren toplam iki albümlük bir sözleşme üçlü olarak ... ile yapıldığını;
karşılığında tüm yapım masrafları için .. tarafından albüm başına 225.000 TL (toplam 450.000 TL) ve iki klip için 30.000 TL ödenmiştir (Ek 4- Bahsi geçen sözleşme ve ek protokol suretleri). Müvekkile, bu lisanslamadan dolayı herhangi bir ödeme yapılmamıştır. ... ile davalı arasında başkaca anlaşma olup olmadığı bilinmemektedir. Albüm yayınlandıktan sonra çok büyük bir başarı elde etmiştir.
Ancak müvekkile, albümden elde edilen gelirden de herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilin 4. Albümünün öncesindeki süreçte müvekkilin bunca başarılı albüme rağmen hiç gelir elde edemeden geçirdiği 3 albümlük süreç sonrası, müvekkilin bu durumdan rahatsız olduğunu davalıya bildirdiğini, davalı, bundan sonraki süreçte, ... ile yeni bir anlaşma yapıp, elde edilen her türlü geliri yarı yarıya paylaşacaklarını müvekkile beyan ettiğini, sonrasında ise davalı, müvekkilin başarısı sayesinde, ... ile aralarında detaylarını bilmediğimiz özel bir sözleşme imzalayarak ...'nin alt markası (sub-label) haline geldiğini,
o döneme kadar tek sanatçısı müvekkil olan davalı böylelikle, müvekkili sayesinde ...'den önemli miktarda para aldığını, davalı, ... ile olan anlaşma metnini müvekkil ile paylaşmadığını, davalının müvekkile, ... ile anlaşma yaptığını, bu anlaşma karşılığında 1.200.000 TL aldığını, ancak ...'nin davalıya, müvekkilin 4. albüm ve öncesindeki single çalışmalar için 600.000 TL bütçe verdiğini, toplanacak teliflerden, ilk önce bu bütçenin düşüleceğini; bu bütçe çıkana kadar albümden elde edilecek gelirlerin %75 ... - %25 davalı şeklinde paylaşılacağını; bütçe çıktıktan sonra ise %25 ... - %75 davalı şeklinde paylaşılacağını;
davalı kendi aldığı payı da müvekkil ile yarı yarıya paylaşacağını söylemiştir.
Davalı, ...'nin kendisine, müvekkil için verdiği paranın haricinde, davalının şirket işleri ayrıca 200.000 TL de ek ödenek verdiğini, bunun dışında yeni bir sanatçı daha çıkarma taahhütleri de verdiği için başkaca ek ödenekler de aldığını ancak ... tarafından müvekkil için gönderilen paranın sadece 600.000 TL olduğunu söylediğini, müvekkilin sonradan öğrendiğine göre, davalı ...'ye, müvekkil ile ortak olduklarını, 4. albüm ve öncesindeki 2 single çalışma gelirlerini müvekkil ile yarı yarıya paylaşacaklarını söyleyip ayrıca ... davalıya, müvekkile harcanmak üzere 600.000 TL değil, daha fazla para ödediğini, bu konuda ...'ye yazı yazılarak,
taraflar arasındaki anlaşma şartlarının öğrenilmesini ve şirket yetkilisi ... ile o dönemdeki Genel Müdür Yardımcısı...'nın dinletilmesini, ... tarafından davalıya bir önceki albümde iki albümlük para verilmiş olmasına rağmen, müvekkilin başarısı sayesinde davalı, 4. albümü ve iki adet single çalışmayı da ...'ye ayrıca finanse ettirmeyi başardığını, davalı bir kez daha, kendisinin finanse etmesi gereken albüm masraflarını ...'den aldığını, müvekkilin başarısı sayesinde ...'nin alt markası haline gelerek ...'den büyük miktarda para aldığını, müvekkil, 4. albüm öncesinde, 2017 yılında "...",
2018 yılında "..." adlı single çalışmalarını davalı şirket üzerinden çıkarttığını, eserlerin ikisi de müvekkil tarafından üretildiğini, eserlerin üretim sürecindeki tüm organizasyonun da bizzat müvekkil tarafından yapıldığını, bahsi geçen single çalışmalarına çekilen kliplerin , tamamen müvekkilin yaratıcı kimliğiyle bizzat kurgulanmış ve organize edilmiş olduğunu, kliplerin pek çok videomüzik ödülü aldığını, kültürel değerlerin çağdaş bakış açısıyla müvekkil tarafından yeniden yorumlanmasıyla çekilen bu eserlerin , ulusal ve uluslararası alanda büyük ses getirdiğini,
bu single çalışmaların diğer her türlü masrafın da ... tarafından karşılandığını, iki albümün birleştirilmesiyle oluşan, toplam 22 şarkı ve 2 CD içeren, eserlerin tamamı müvekkile ait olan albüm 2018 yılında çıktığını, eserlerin iki senelik oldukça yoğun geçen üretim sürecindeki tüm organizasyonun bizzat müvekkili tarafından yapıldığını, albüm çıkmadan hemen önce yapılan albüm tanıtım gecesinin masrafları, müvekkil tarafından karşılandığını, albüm yayınlandıktan sonraki ilk iki klibin masrafı, ... tarafından ödenen peşin ödenek ile karşılandığını, 3., 4., 5. ve 6. klipler için müvekkil kendi cebinden toplamda 143.000 TL harcadığını,
bu klipler için ...
50.000 TL ek ödenek sağlandığını; davalı ise 55.000 TL katkıda bulunduğunu, bahsi geçen albüm için çekilen bu klipler de, tamamen müvekkilin yaratıcı kimliğiyle bizzat kurgulanıp ve organize edildiğini, kliplerin pek çok videomüzik ödülü aldığını, Anadolu coğrafyasının önemli noktalarında kameraya alınarak, kültürel değerlerimizin çağdaş bakış açısıyla müvekkili tarafından yeniden yorumlanmasıyla çekilen bu eserler, ulusal ve uluslararası alanda büyük ses getirdiğini, albüm çok büyük bir başarı elde ettiğini.
2018 ve 2019'da üst üste ... adlı en popüler dijital müzik platformunda en çok dinlenen Türkçe pop albümü olduğunu, çıkan albümün , sonbaharda kendi masraflarını tamamen çıkarttığını ve telif gelirlerinin %25'i ...'de kalırken, %75'i davalıya ödenmeye başlamış olduğunu, bu süreçte bir süreliğine davalı, kendisine gelen %75'lik telif gelirinin yarısını müvekkile gönderdiğini, müvekkilin, aralarında yaptıkları bu yarı yarıya paylaşımı yazılı hale getirme talebini davalı sürekli ertelemiş ve yerine getirilmediğini, müvekkilin, üzerinden 8 yıl geçmiş olan Sözleşme kapsamındaki edimlerini fazlasıyla yerine getirdiği için,
bundan sonraki çalışmalarına bağımsız olarak devam etmek istediğini davalıya söylemesi üzerine, davalı, sözlü olarak taahhüt ettiği, hatta müvekkile o zamana kadar yarısını resmi olarak gönderdiği telif gelirlerine dair bu yarı yarıya paylaşımı da durdurduğunu, Mayıs 2019 tarihinden itibaren bugüne kadar müvekkile 4. albümü ve öncesindeki single çalışmaları için hiç ödeme yapmadığını, görüldüğü gibi davalı, neredeyse hiç yatırım yapmadan, başka yatırımcılara aracılık ederek haksız şekilde müvekkilin haklarını elde etmiş ve bunlar üzerinden uzun yıllardır gelir elde ettiğini ve de etmeye devam ettiğini,
müvekkili ise sayısız ödül ve başarılı albümle dolu bunca yıllık sanatçı kimliğine rağmen, kendi ürettiği ve seslendirdiği, maddi-manevi yükünü taşıdığı albümlerinden hiç para kazanamaz halde olduğunu, dava konusu sözleşme kesin hükümsüz olduğunu, dava konusu sözleşmenin , hem "kelepçe sözleşme niteliği" bakımından, hem de mali hak devirlerinin şekle aykırılığı yönünden geçersiz olduğunu, sözleşmenin birçok hükmünde yer alan süreler yönünden, müvekkilin ekonomik özgürlüğünü tehlikeye soktuğunu, sözleşme'nin 2. maddesinde, müvekkilin, sadece davalıya bağlı kalacağı hükmü ile yer, süre, sayı ve içerik sınırı olmaksızın,
icra edeceği Sözleşme konusu eserlerin icracı haklarını davalıya devrettiği hükmünün yer aldığını, sözleşme'nin 3. maddesi ile müvekkilin, 7 yıl içinde 4 albüm yapacağı, sonrasında ise koşulları sonradan belirlenecek 1 albüm daha yapacağı, bu edimleri yerine getirmezse Sözleşme süresinin dolmasıyla müvekkilin yükümlülükten kurtulmayacağını , böyle bir durumda hem cezai şart ödeyeceğini , hem de seslendirme yükümlülüğünün süreye bağlı olmaksızın devam edeceği hükmünün yer aldığını, sözleşme'nin 4.2. maddesi ile müvekkilin video kliplerine ilişkin hakları,
fotoğrafları ve her türlü grafik çalışmalar üzerindeki hakları davalıya süresiz olarak devredildiğini, sözleşme'nin 4.20. maddesi ile müvekkilin eserlerinin dijital hakları süresiz olarak davalıya devredildiğini, sözleşme'nin 4.3. maddesi ile müvekkilin, icra ettiği eserler üzerindeki senkronizasyon hakları süresiz olarak davalıya devredildiğini, sözleşme'nin 5.1. maddesi ile müvekkilin icracı hakları süresiz olarak davalıya devredildiğini, bu 7 yıl yalnızca müvekkilin albümleri seslendirmesi için öngörülmüş bir süre olduğunu, sözleşme hükümleri müvekkili süresiz olarak bağlandığını,
üstelik müvekkilin münhasıran davalı ile çalışma yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkile Sözleşme'yi fesih hakkının da tanınmadığı gerçeği karşısında müvekkilin süre yönünden ekonomik özgürlüğünün ve kişilik haklarının ihlal edildiğinin açıkça ortada olduğunu, sözleşme incelendiğinde davalının tek yükümlülüğünün albüm bütçesi karşılamak olduğunu ancak müvekkilin, albümler için eser meydana getirmek, eserleri seslendirmek, bunların mali haklarını davalıya bedelsiz ve süresiz devretmek, üçüncü kişilerden alınacak eserler olursa o kişilerle sözleşme imzalanmasını sağlamak,
bu kişilere davalı tazminat ödemek zorunda kalırsa bu tazminatı karşılamak, davalının organize ettiği reklam filmi, TV, radyo programlarına, röportajlara, tanıtım ve promosyon çalışmalarına, klip çalışmalarına katılmak, bunlarla ilgili ses ve görüntü vermek, başka yapımlarda veya videokliplerde yer almamak gibi birçok yükümlülüğü vardır ve tüm bunların karşılığında aşağıda belirtilecek hakkaniyetsiz paylaşımdan para kazanmayı ümit ettiğini, Sözleşme'nin 6. maddesine göre, Sözleşme konusu 5 adet albümün müvekkil tarafından seslendirilmesi ve icracı haklarının devri dahil, müvekkilin Sözleşme ile yüklendiği tüm edimlerin karşılığı olarak,
müvekkile ödenecek bedelin şu şekilde hesaplandığını, İlk albüm için, önce, ses taşıyıcısının %10'luk bedeli, fatura bedelinden düşüleceğini, müvekkilin ücreti, satışların %90'ı üzerinden hesaplanacağını, daha sonra, davalının müvekkilin ilk albümü için yaptığı giderler düşüleceğini, davalının üçüncü kişilerle yaptığı lisans sözleşmelerinden gelecek gelirler dahil elde kalan net gelirin %15'i müvekkile ödeneceğini, ikinci albüm dahil Sözleşme uyarınca yapılacak tüm albümler için ise, yukarıda sayılan tüm oran ve giderler düşüldükten sonraki net gelirin, albümün 40.000 adete kadar satılması halinde %15'i,
40.000-100.000 adete kadar satışı için %20'si, 100.000 üzeri satışlari için %25'i müvekkile ödeneceği şeklinde hesaplandığını, tarafların edimlerini karşılaştırıldığında davalı, sadece müvekkile albüm yapmayı taahhüt etmekte, Sözleşme'nin 9.1. maddesine göre Sözleşme'yi istediği zaman feshederek bu yükümlülükten de kurtulabilmekte.
Sözleşme'yi hiçbir şekilde feshetme imkanı bulunmayan müvekkilin ise, yukarıda bahsi geçen diğer yükümlülüklerin yanında, hiçbir gelir elde etmeksizin albümleri icra etmekte; icralarına dair tüm haklarını davalıya süresiz olarak devretmekte, albümlerin tüm giderlerini alacağı ücretten karşılamakta, giderlerden sonra albümlerden kar elde edilirse, %10'luk ses taşıyıcısı bedeli düşüldükten sonra kalan %90 üzerinden %15 elde ettiğini, bu durum, tarafların edim ve menfaatleri arasındaki aşırı dengesizliği ortaya koyduğunu, sözleşmenin 6.3. maddesine göre, senkronizasyon hakları için müvekkile,
davalının yaptığı tüm giderlerden sonra %15 ödeneceği; üstelik kulüp ve cemiyet satışları ile elektronik ortam satışlarında müvekkile ödenecek ücretin %50 indirime tabi tutulacağı belirtildiğini, bu belirleme de kişilik haklarına aykırı ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşme'nin 6.8. maddesine göre, müvekkile yapılacak ödemeler, ilgili ödemenin üçüncü kişiler tarafından yapılmış olması şartına bağlandığını ve tahsil edilemeyen ödemeler konusunda müvekkilin davalıdan talep hakkı bulunmadığı belirtildiğini, yani payı zaten çok düşük olan müvekkil, albüm gelirleri davalı tarafından fiilen tahsile edilemezse, bunca yükümlülüğe,
para kazanmaksızın katlandığıyla kalacağını, sözleşmenin müvekkili ekonomik anlamda davalıya bağımlı kıldığını, Sözleşme'nin 4.17. maddesine göre, müvekkil, davacının izni olmadan başka bir yapımda yer alamayacağını, başka bir videoklibe ses ve görüntü veremeyeceğini, yani sanatını başka herhangi bir platformda icra edemeyeceğini, bu hükümle müvekilin kariyerinin tamamen davalının inisiyatifine bırakıldığını, dava konusu Sözleşme'nin kelepçeleme sözleşme niteliği sebebiyle kesin hükümsüzlüğünün tespitini, sözleşme'deki mali hak devirleri ve devir taahütlerinin şekle aykırlığı sebebiyle kesin hükümsüzlüğünün tespitini,
kesin hükümsüzlük sebebiyle, müvekkilin Sözleşme'den doğan başkaca ifa yükümlülüğünün bulunmadığının tespitini, geçersiz mali hak devir ve devir taahhütlerine dayanarak davalıya devredilen mali haklardan, fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak üzere, şimdilik sadece "..." albümü ile "..." ve "..." adlı iki adet single çalışmanın mali haklarının müvekkile iadesini, kesin hükümsüzlük nedeniyle geçersiz Sözleşme'deki hükümlerin müvekkili lehine, müvekkilin adil bir yapım sözleşmesi imzalamadığını, mahrum kaldığı gelirin müvekkilin Sözleşme konusu çalışmaları ve bu çalışmalardan elde edilen lisans bedeli,
fiziki/dijital satış gelirleri dahil tüm gelirler dikkate alınarak, ayrı ayrı hesaplanarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz olan bu alacağın şimdilik 1.000 TL'sinin müvekkile ödenmesini, mali hakları davalıda bulunan ve dijital gelirlerinin %75'i ...
Müzik tarafından davalıya düzenli olarak raporlanarak ödenen "..." isimli 4. albüm ile "..." ve "..." isimli iki adet single'ın dijital telif gelirlerine dava süresince bloke uygulanarak tedbir koyulmasını, Kültür Bakanlığı'na müzekkere yazılarak, müvekkilin 4. albümü olan "..." albümüne dair, davalı adına kayıtlı eser işletme belgesine, üçüncü kişilere devri önleyici tedbir koyulmasını, müvekkilin, geçmişe yönelik tasfiye ile elde etmesi muhtemel bedelin, yukarıda açıklanan dijital telif gelirleri ile karşılanamama ihtimaline binaen, davalının ayrıca malvarlığı araştırılmasının yapılarak,
davalının tespit edilen taşınır, taşınmaz ve bankalar nezdinde bulunan malvarlığı değerlerinin sayın mahkemece uygun görülen kısmına dava süresince tedbir koyulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2018 yılında önce menajerlik sözleşmesini tek taraflı iradesiyle feshettiğini, basın açıklamasında yapım ilişkisine devam ettiğini beyan ettiğini, kısa bir süre sonra yapım sözleşmesine devam etmek fikrinden de caydığını ve hatta müvekkili şirketten bağımsız olarak,
davacının sahibi olduğu bilinen ... isimli yapım şirketinden 3 single çıkardığını, başka sanatçıların single çalışmalarının da bu yapım şirketi adı altında çıkmaya devam ettiğini, dava dilekçesinde kelepçe sözleşme olarak nitelendirilen sözleşmenin tarafı olan müvekkilin, sanatçısının bir anda karşısına ... olarak bambaşka bir yapımcı kimliği ile rakip olarak çıkma iradesine karşı anlayış gösterdiğini, müvekkilin ... albümü ile ilgili elde ettiği digital geliri paylaşma iradesini ortaya koyduğunu, davacıya kalem kalem izah ederek 2019 yılında yine sözleşmeden farklı olan bir bir irade ile ödeme yaptığını,
fakat davacının tavrındaki değişiklikler sebebi ile bu ödemeleri ve bundan sonraki süreci bir anlaşma ile belgelendirmek istediğini, davacı taraf direkt tüm hakları müvekkil şirkete ait olan ... albümünün kendisine devredilmesini talep ettiğini, ilişki ve anlaşma kurulması ihtimalinin ortadan kaldırıldığını, davacının huzurdaki davayı ikame etmedeki tek amacı ".." Albümünün mali haklarını devralmak olduğunu, bu nedenle de 2019 yılına kadar, yıllar önce imzalayıp rafa kaldırdığı ve bir kere bile dönüp bakmadığı yapım sözleşmesini bahane ettiğini,
iki yıl önce şifahi olarak sona erdirilen yapım sözleşmesinin (imza tarihinden itibaren) 10 yıl sonra hükümsüzlüğünü talep ettiğini, karşısında kendisine kelepçe takan, bağıtlayan bir kişi ya da kurum olmamasına rağmen asılsız iddialarla müvekkilimize zarar vermeye çalıştığını, davalı müvekkilin 2015 yılından sonra başkaca sanatçılarla ve yapım şirketleriyle de çalışmaya başladığını, davacının gerek akdettiği yapım sözleşmesini gerekse ...
Albümüne ilişkin muvafakatnameleri yok saymaya çalışma çabası içinde olduğunu, albüm kayıtları, master halleri ile mali hakların devrine konu edildiğini, nitekim sanatçının sözü bestesi kendine ait bu şarkıların bazılarını daha sonra aranje ederek yeniden seslendirdiğini ve kendi youtube kanalında klip çekerek yayınladığını ve bu yayınlardan ve farklı versiyonlardan da gelir elde ettiğini ve elde etmeye devam ettiğini davalı şirketin bu gelirlerle ilgili hiçbir bilgisi bulunmadığını, müvekkilin sanatçının her talebini ve beklentisini karşılamış olduğunu, sanatçısını her konuda yazılı olarak bilgilendirerek,
davacının önce müzik çevresinde itibarını yarattığını, akabinde itibarını korumak için bütün titizliği gösterdiğini, sanatçısının en özgür ve özgün şekilde çalışması için elinden gelen tüm maddi ve manevi çabayı sarf etmiş, eksiksiz şekilde ve zamanında gerekli koşulları oluşturduğunu, örneğin davacı ... albümünü çıkarmak için tam 3 yıl beklediğini, buna ilişkin yazışmaların dosyaya ibraz edildiğini, sanatçının türlü bahanelerle albümün çıkışını ötelediğini, bu süreç zarfında müvekkilin masraf kalemleri gün be gün artmış olmasına rağmen, sanatçısına baskı yapmadığını, her koşul ve şartta sanatçısının arkasında durarak desteklediğini,
davacı albümlerle ilgili para kazanmadığını iddia etmiş ise de, davacının bugün yaşadığı şaşalı yaşam standardına nasıl kavuştuğunun izahının yapılması gerektiğini, yapılan her albüm için müvekkil şirket masraf yaptığını, ... ye mali hakları davacının isteği ve onayı ile yapılan devredilen ilk 3 albüm masraflarının bir kısmına ilişkin olarak davalı tarafından ödeme alındığını, ...
Albümü için ön görülen ve planlanan masraf bütçesi 78.000-TL iken davacının 3 yıl da albümü çıkartmaktan imtina etmesi neticesinde albümün ve 2 single'ın maliyeti 800.000-TL yi aştığını, yapılan masraflar bu süreçte albüm çıkmadığı için müvekkil şirket tarafından karşılandığını, davacının bu albümlerin getirdiği başarı sayesinde verdiği konserler neticesinde para kazandığını, müvekkilinde 2019 yılına kadar albümlerden kar anlamında gelir elde etmediğini, gelir sağlamaya başladığı anda da , sözleşmede yer alan oranlardan çok farklı bir oranla davacıya ödeme yaptığını, müvekkilin 2018 yılına kadar albümlerden geliri bulunmamasına rağmen,
davacı ..., ... gibi meslek kuruluşları, sosyal medya platformları, ..., ... vb platformlardan, ayrıca başka sanatçılarla yapmış olduğu albüm ve single çalışmalarından gelir elde ettiğini, dolayısıyla davacının gelir elde etmediği iddiasının gerçek olamayacağını, davacının 2019 yılına kadar, yapım sözleşmesi ile ilgili müvekkile memnuniyetsizliğine dair tek bir cümle kurmadığını, herhangi bir ihtar ya da yazılı talebi söz konusu olmadığını, ..;
... isimli single için 10.08.2017 tarihinde müvekkil şirket ile sözleşme imzalamadan önce 25.000-TL avans ödemesi yaptığını, akabinde sözleşme imzalandıktan sonra iki single için 13.02.2018 tarihinde toplam 200.000-TL'lik tek avans ödemesi,
her iki single parçanın çıkış ve yayın tarihinden sonra müvekkil şirketin tüm masrafları kendi sermayesiyle karşılamasından sonra yapıldığını, davalı zoom şirketine ... tarafından yapılan ödemelerin (... albümü ve 2 single için toplam 600.000.-tl) avans/borç niteliğinde olduğu ve bu avansların/borçların davalı şirket tarafından ... ye ilerleyen zamanlarda elde edilen gelirler ile ödeneceğini, ...’in ... albümünün 20.06.2018 tarihinde piyasaya çıktığını, ...’den bu albüm için alınan avans/borç ödeme tarihi 02.07.2018 olduğunu,
bu albüm için de yukarıda izah edilen 600.000.-TL lik ödemenin 400.000-TL'ik kısmı avans/borç ödemesi olarak tek seferde ve albüm çıkış ve yayın tarihinden sonra yani tüm masrafları müvekkil şirketin sermayesinden karşılandıktan sonra ...'den borç olarak alındığını, davacının 4. stüdyo albümü ... isimli albüm, 20.06.2018 tarihinde 2 farklı formatta ve toplamda 21 şarkıdan oluşan 2 CD formatında tek albüm olarak yayınlandığını, albümün dijital versiyonunda 2 tane daha fazladan şarkı vardır ve albümdeki şarkı sayısı dijitalde 23 adet olduğunu,
albümün demo kayıtları 2015 yıl sonu gibi başlamış ve şarkıların demo versiyonları için ilk ödemeler müvekkil şirket tarafından bankadan sanatçıya yapıldığını, albümün müzik prodüktörü ...ve ... olduğunu, idari yapımcı her albümde olduğu gibi müvekkil şirket sahibi ... olduğunu, albüm teşekkür yazısında ..., müvekkil şirket sahibi ... için “Her yöne koşabilen, dahi patron” cümlesini yazdığını albüm kapağında da "..." diye yazarak imzaladığını, müvekkil şirketin 3 yıl boyunca tam 23 şarkının üretiminin ve prodüksiyonunun bitmesini sabırla beklediğini, albüm çıkış tarihi en az tam 4 kez değiştirildiğini,
çeşitli sebeplerden ve sanatçının sürekli hasta olduğunu beyan etmesi nedenleri ile sürekli olarak ileri bir tarihe ertelendiğini, müvekkil şirketin sanatçının yanında olup sağlığını yeniden kazanması için var gücüyle destek olarak,
kaybedilen bu zamanı ve çok fazla uzayan stüdyo ve çalışma zamanını tolere ettiğini, ancak 3 yıla yayılan bu sürecin, 23 şarkılık bir albümün prodüksiyonun 3 yıl boyunca finansmanının ne kadar güc olduğunu ifade edilmesi gerektiğini, özellikle döviz kurlarının 2017 ve 2018 yıllarında hızla yükselişe geçtiği dönemde, müvekkil şirket tüm masraf kalemlerini, stüdyo, prodüktör, müzisyen, mix, mastering, fotoğraf, grafik, tasarım, styling, müzik klipleri gibi tüm ilintili masrafları hiçbir avans/borç almadan tek başına, kendi maddi gücüyle karşıladığını, albüm çıkar çıkmaz çok büyük bir beğeni kazandığını,
albüm öncesi çıkan iki single da sanatçıyı kariyerinin zirvesine taşıdığını, ...
Ne ve Öyle Kolaysa şarkıları klipleriyle birlikte birçok ödül kazandığını ve müvekkil şirketin ...’i 9 yıldır tam da getirmek istediği starlık noktasına taşıdığını, albümün çıkış kutlama partisi, ...’in isteği ve ısrarı ile yaklaşık 25 -30 şahsi arkadaşının ve müvekkil şirketin sahibi ... ve bazı çalışanlarının katılımıyla ... yapıldığını, albümün Lansman konseri “...” tiyatrosunda yapıldığını ve son derece başarılı geçtiğini, ancak sanatçı müvekkil şirketin talep ve önerilerine rağmen 24.09.2018 tarihine kadar çeşitli bahanelerle albümden herhangi yeni bir şarkıya klip çekmediğini,
Ağustos 2018 yılında harbiye açık hava albüm lansman konseri sonrası tam Türkiye turnesinin başındayken davacı müvekkil şirket ile menajerlik konusunda yollarını ayırdığını, ardından kendine yeni bir ekip kurarak yoluna devam etme kararı aldığını ama tüm açıklamalarında yapım olarak davacı şirket ile devam ettiğini kamuoyuna beyan ettiğini, davanın reddini, müvekkili şirketin malvarlığına yönelik tedbir isteminin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinden alınan 29/04/2024 tarihli raporda özetle.
Eserler ve icracı sanatçılıktan kaynaklanan hakların davacı tarafından davalı tarafa verildiği, devredilen hakkın başkalarına devir yetkisini de içerdiği, davacının bilahare dava konusu edilen ... albümüne ilişkin olarak mali hakkın devrine ilişkin muvafakatname imzaladığı, mali hakkın süresiz devrinin FSEK 48 ve 52 düzenlemeleri doğrultusunda mümkün olduğu, sözleşmenin 8 inci maddesi ile davalıya devren iktisap yetkisinin verildiği dolayısıyla davacının davalının yapımcı olmaması gerekçesiyle hükümsüzlük gerekçesinin Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla yerinde olmadığı,
taraflar arasındaki ilişkinin 2011 ila 2019 yılına kadar devam ettiği, sözleşmede cezai şart hükmünün kararlaştırımasının tek başına sözleşmeyi kelepçeleme sözleşme haline getirmeyeceği, sözleşme hükümlerinin davacının belirli ticari faaliyetleri yapma veya yapmama yükümlülüklerinin içerik, coğrafi alan veya süre itibariyle, ekonomik özgürlüğü veya varlığı aşırı derecede tehlikeye sokacak, bir nevi sözleşmenin diğer tarafına bağımlı kılacak ve izaç edecek nitelikte olmadığı,
uzunca bir süre sözleşme çerçevesinde edimlerin karşılıklı ifa edilmesinden sonra sözleşmenin kelepçeleme sözleşme niteliğinde olduğunun ileri sürülmesinin TMK 2 hükmü doğrultusunda dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmeyeceği hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, 2. Davaya konu sözleşmenin FSEK 48/3 anlamında hükümsüz olmadığı, sözleşmedeki taahhüt işlemi sonrasında eserlerin tamamlanıp teslimi ve albümlerin yayınlanmasıyla tasarruf muamelesinin gerçekleştiği yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde taraflar arasında imzalanan 25/03/2011 tarihli yapım sözleşmesinde bulunan maddelerin davacının ekonomik özgürlüğünü tehlikeye soktuğu, sözleşmedeki edimler arasında dengesizlik bulunduğu, sözleşmenin davacıyı ekonomik anlamda davalıya bağımlı kıldığı bu nedenle sözleşmenin kelepçeleme sözleşme olduğu, kesin hükümsüz ve geçersiz olduğu, sözleşme ile henüz üretilmemiş eserlerin mali haklarının devredildiği,
sözleşmede deveredilen hakların tek tek gösterilmediği bu nedenle bu sözleşmelerin şekil olarak geçersiz olduğu beyan edilerek bu davanın açıldığı, taraf vekillerince dava ve cevap dilekçelerinin eklerinde taraflar arasında düzenlenen davaya konu 25/03/2011 tarihli sözleşmenin sunulduğu, sözleşmenin konusunun ikinci maddesinde davacının seslendirdiği veya sözleşme kapsamında icra edeceği eserlerin icracı, komşu haklarının davalıya yer, süre sayı ve içerik sınırı olmaksızın devri ve tüm bunlara ilişkin faaliyetler ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olarak belirtildiği,
sözleşmenin üçüncü maddesinde davacının sözleşmenin yürürlük tarihiden itibaren 7 sene içerisinde 4 adet albümü sözleşme kapsamında seslendireceğinin, 4 adet albüm seslendirilip teslim edilip yayınlandıktan sonra içeriği taraflarca ortaklaşa belirlenecek 1 adet daha albüm yapılacağının, davacının edimlerini yerine getirmemesi halinde sözleşmenin herhangi bir sürenin dolması ile sona ermeyeceğinin düzenlendiği,
taraf beyanları ve taraflarca dosyaya sunulan delillerden davacı tarafça sözleşmenin üçüncü maddesinde belirtilen 4 adet albüm olarak sırasıyla "...", "...", "....", "..." isimli albümlerin seslendirilerek icra edilerek teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu albümlere ilişkin olarak tarafların dava dışı üçüncü kişilerle yaptıkları sözleşmelerin sunulduğu, davalı tarafça "..." isimli albümdeki eserlere ilişkin olarak mali hakların devri yönünden davacı tarafın imzasının bulunduğu muvafakatnamelerin sunulduğu,
5846 sayılı FSEK'nun 48/1 maddesinde mali hakların yer, süre ve içerik yönünden sınırsız olarak devredilebileceğinin, 48/3 maddesinde henüz vücuda getirilmeyen eserler yönünden devir sözleşmelerinin geçersiz olduğunun, aynı kanunun 50/1 maddesinde ise henüz vücuda getirilmeyen eserler yönünden taahhüt işlemlerinin geçerli olduğunun belirtildiği, davaya konu sözleşme tarihinde yukarıda belirtilen 4 adet albümün bulunmadığı, davaya konu sözleşme incelendiğinde devir taahhüdünün de bulunduğu, sözleşmenin 4. Ve 5. maddesinde devredilen veya devri taahhüt edilen hakların belirtildiği,
yukarıda belirtilen bu albümler yönünden taraflarca üçüncü kişilerce sözleşmeler düzenlendiği, yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafın imzasının bulunduğu mali hakların devrine ilişkin muvafakatnamelerin de bulunduğu, davacı tarafça albümlerdeki eserlerin icra edilerek teslim edildiği, davacının sözleşme kapsamında 4 adet albüm yönünden edimini yerine getirdiği, davalı vekilince cevap dilekçesinde davacının sözleşmeyi sonlandırmak istemesi üzerine davalının bunu şifahi olarak kabul ettiğinin belirtildiği,
davacı vekilince sunulan cevaba cevap dilekçesinde de teslim edilen 4 albümden sonra davalı tarafça davacıya herhangi bir albüm borcunun bulunmadığının beyan edildiğinin belirtildiği, tarafların bu beyanlarından yukarıda belirtilen 4 adet albümden sonra taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin karşılıklı olarak sona erdirildiğinin anlaşıldığı,
davacının sözleşme kapsamında 4 adet albüm yönünden edimini yerine getirdiği ve üzerinden süreler geçtiği tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde somut olayda sözleşme kapsamında edimler yerine getirildikten sonra şekle aykırılıktan dolayı sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin ve talepte bulunulmasının TMK'nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağı, davacının sözleşmede bulunan maddelerin davacının ekonomik özgürlüğünü tehlikeye soktuğu, sözleşmedeki edimler arasında dengesizlik bulunduğu,
sözleşmenin davacıyı ekonomik anlamda davalıya bağımlı kıldığı bu nedenle sözleşmenin kelepçeleme sözleşme olduğu, kesin hükümsüz ve geçersiz olduğu, iddiaları yönünden ise yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça 4 adet albümün icra edilerek teslim edildiği, sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirildiği, bu albümlerin teslim edilmesiyle tarafların iradesiyle sözleşme ilişkisinin sona erdirildiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 25/03/2011 tarihinde düzenlendiği, sözleşmenin düzenlenmesinden yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra bu davanın açıldığı,
4 adet albümün tesliminin üzerinden de uzun süreler geçtiği, davacı tarafça edimler yerine getirilip, sözleşmenin düzenlenme ve edimlerin yerine getirilmesi tarihlerinden uzun bir süre geçtikten sonra sözleşmenin kelepçeleme sözleşme, hükümsüz ve geçersiz sözleşme olduğu beyan edilerek talepte bulunulmasının yukarıda belirtildiği üzere TMK'nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · ¸e-imzalıdır HAKİM ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/258, K. 2024/166, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama