KÜNYE
T.C. İ
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/286
- Karar No
- 2023/860
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
stanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/286 Esas
KARAR NO: 2023/860
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 19/04/2021
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine -------- Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itirazı ile icra takibinin durdurulduğunu, müvekkili şirketin birçok ulusal markalara kendi özmal ve kiralık araçları ile taşıma hizmeti sunduğunu, davalının -------- plakalı aracı ile müvekkili şirketin taşıma hizmeti vermiş olduğu firmada çalıştığını, çalışmasının karşılığında hakedişine ilişkin fatura düzenlediğini, hakediş ödemelerinin yapıldığını,
müvekkili şirketin hizmet vermiş olduğu ------- şirketinin davalı tarafından ürünlerin teslim edilmemesi sonucunda müvekkili şirkete düzenlemiş olduğu teslim edilmeyen ürünlere ilişkin faturaya istinaden davalıya fatura düzenlendiğini, dolayısıyla doğmuş olan alacağa istinaden de müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin ve davalının defterlerinin bilirkişi marifeti ile incelenmesi sonucunda müvekkili şirketin alacağının varlığının ortaya konulacağını, davalının haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibin devamına,
davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği gibi bağlantılı olduğu bir kısım firmaların taşıma işlerinin gerçekleştirmesi hususundan müvekkili ile de çalıştığını, lakin müvekkilinin davacı tarafından yapılan tüm yüklemeleri zamanında ve sorunsuz yerine teslim ettiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve sorun yaşadığı dava dilekçesi ekinde sunduğu 16/03/2017 irsaliye, 20/03/2017 fatura tarih ve --------- fatura nolu nakliyesinin müvekkili ile hiçbir alakası olmadığını, hakeza davacının da dava dilekçesinde bu nakliyenin -------- plaka sayılı araç ile yapıldığını izah ettiğini,
nakliye işlemini gerçekleştiren --------- plakalı aracın müvekkiline ait olmadığı gibi müvekkili adına çalışan bir araç da olmadığını, iş bu aracın müvekkili ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, dava dilekçesinde ve eklerinde davacının nakliyenin gerçekleştiği ve iş bu nakliyenin muhatap --------- şirketine teslim edilmediğine dair dosyada hiçbir delil ve emare bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde davacı tarafından dava konusu edilen nakliye işlemi için müvekkili adına haksız ve mesnetsiz olarak 30/03/2017 tarih ---------serisinde sıra numarası okunamayan fatura ibraz edildiği görüldüğünü,
fatura içeriğinde nakliye aracı plakasının --------- olduğu ve motor numarasının belirtildiği görüldüğünü, yukarıda izah edildiği üzere fatura içeriğinde araç bilgileri bulunan nakliye aracının müvekkil ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, lakin fatura muhatabı olarak müvekkilinin isminin yazıldığını, Borçlar Kanunu ve Vergi Usul Kanunu'na aykırı olan faturanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,
müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş bulunduğu faturanın hiçbir şekilde ticari defter kayıtlarında bulunmadığının yine iş bu nakliye için ödenmiş bir ücret ve tahsilatın bulunmadığının görüleceğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, haksız ve mesnetsiz kötüniyetle açılan dava nedeni ile davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, HMK 329 maddesi gereğince müvekkile karşı dava açma gerekçesi bulunmayan davacı aleyhine müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin davacı tarafça ödenmesine,
yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça davalıdan -------- plakalı araçla alınan taşıma hizmetine konu ürünlerin gereken yere teslim edilmemesinden kaynaklı doğduğu iddia edilen 8.338,98 TL zararın tazmini amacıyla başlatılan --------- E. Sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Mahkememizce davalı tarafın tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için -------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, alınan 15/11/2021 tarihli raporun sonuç kısmında,"Davalı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nın 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 222.
Maddesi de göz önüne alınarak sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davalı ticari defterlerine göre davalının 2018 yıl sonu itibari ile davacıdan 1.357,00 TL alacaklı olduğu, davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
davaya konu faturada yer alan -------- plakalı aracın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı"Yönünde görüş bildirmiştir.Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş, tarafların sunduğu bilgi ve belgeler kapsamında daha önce rapor tanzim eden bilirkişiden ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, alınan 03/06/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmında,"Mahkemece davacı vekili tarafından sunulan banka dekontlarının kabulü halinde;Davacı şirket tarafından davalıya 2017 yılında (531 + 826) 1.357,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmektedir.
Kök raporda "Davalı ticari defterlerine göre davalının 2018 yıl sonu itibari ile davacıdan 1.357,00 TL alacaklı olduğu" tespiti yapılsa da söz konusu ödemeler düşüldüğünde (1.357 - 1.357 = 0) davalının davacıdan alacaklı olmadığı,Diğer belgelerin takdirinin mahkemede olduğu"Yönünde görüş bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz.
Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı konusu 4721 sayılı Kanun'un “İspat yükü” başlıklı 6 ncı maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesine göre de “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”.
Açıklanan bu genel hükümler uyarınca vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını ispat yükünün bu iddiayı ileri süren davacı tarafa ait olacağı açıktır.
Somut olaya gelindiğinde;davacı taraf bir çok firmaya taşıma, lojistik hizmeti sunduklarını, bu taşıma işini bazen kendi, bazende kiraladıkları araçlar ile yaptıklarını,--------- şirketine ait ürünlerin taşınması için davalı tarafa ait -------- plakalı aracı kiraladıklarını ancak söz konusu araçla taşınan yüklerin -------- şirketine teslim edilmediğini ileri sürerek düzenledikleri faturaya istinaden alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise bahsi geçen --------- plaka sayılı aracın kendisine ait olmadığını ve taşıma işini de kendisinin yapmadığını savunmuştur.
Davalının incelenen defterlerinde -------- plakalı bir araca rastlanmadığı gibi araç da davalı adına kayıtlı değildir. Bu durumda davacı taşıma işine konu eşyaları davalı tarafa ait araç ile gerçekleştirdiğini ispat edemediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/286, K. 2023/860, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama