KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/214
- Karar No
- 2024/102
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
Karar Metni
2.753 kelime·14 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/214 Esas
KARAR NO: 2024/102
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali ve alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının ------- çapında temsilcisi olduğu yerli ve yabancı menşeli ajanslara ait görsel ve videoların, medya şirketlerine satılması ve kiralanması işiyle uğraştığı, Davalı şirket ile de 01/09/2013 tarihli bu hizmete yönelik sözleşme imzalandığı, davacı şirkete ait, -------- alan adlı bir interet sitesi bulunduğu, bu internet sitesine üyelik yoluyla giriş yapılabilmekte, site abonesi olan 3. Kişi kullanıcılar buradan seçtikleri görselleri kotaları dahilinde kullandığı, "Sözleşmenin Süresi" başlıklı ve "TV" madde numaralı hükümde görüleceği üzere, söz konusu görsel kullanım sözleşmesi,
her yeni sözleşme döneminin başlangıcı olan | Eylül'de (bu tarihten | ay öncesinden yazılı ihtarla feshedilmediği takdirde) kendiliğinden aynı süre için yenilendiği, Davalı şirketle de 2013-2021 yılları arasında bu şekilde çalışıldığı, her ay davalı şirkete sözleşmede belirtilen kota miktarında görsel kullanım hakkı tanınmış, karşılığında her ay için sözleşmede belirtilen miktarda ve yıldan yıla değişen zam oranlarına göre her sözleşme yılındaki aylık kullanım ücreti karşılığında fatura kesildiği,
davalı şirket, bunun karşılığında, vekil eden şirketin sözleşme karşılığı kullanımına sunduğu söz konusu bu görselleri, sahibi/yayıncısı olduğu--------- ve benzeri diğer platformlarda kullandığı, Geçen yıllar içerisinde, her rutin ticari ilişkide olduğu üzere davalı şirketin aksattığı ödemelere ilişkin davalı tarafa -------- Noterliği 13 Kasım 2019 ----------ve 21 Ocak 2020 ---------- yevmiye nolu ihtarnameler gönderildiği, davalı-borçlunun ödemeleri dönem dönem yeninden aksatması üzerine kendilerine ara ara borç bakiye hatırlatma, ödeme talebi içerir e-postalar gönderilmiş;
yine bunlardan 22 Şubat 2021 tarihli bir yazışmaya cevaben, davalı-borçlu şirket yetl yir kez daha borçlarını teyit eden ve ödemenin yapılacağını belirtir e-postayı gönderildiği, 3 Ağustos 2021 tarihinde, davalı-borçlu şirket sorumlusu, davacı-alacaklı vekil eden şirketle yaptığı yazışmada cari hesap mutabakatı talebinde bulunmuş olup, bu yazışmada kendilerine belirttikleri cari bakiyede mutabık olunmadığı ifade edildiği, hatta 7 Aralık 2021'de dahi, davalı-borçlu şirket yetkilisinin fatura tutarıyla alakalı düzeltme talebinde bulunduğu, 2021 senesi için 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve12.
Aylar için kesilen ve karşı yanca itiraz edilmeksizin kesinleşen fatura bedellerinin toplamının 43.420,51 TL olduğu, alacağın tahsili için -------- Noterliğinin 11 Ocak 2022 ---------- yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiş, bundan da sonuç alınamaması üzerine bu kez -------- E. Sayılı dosya ile söz konusu ödenmemiş fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı yanca haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulü ile itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Asıl davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında 01/09/2013 tarihinde | yıl süreli görsel kullanım sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereğince Müvekkil her ay Davacıya ödeme yapılacağı, davacı şirket de kendisine ait internet sitesine girişte kullanılmak üzere müvekkil editörlerine, kullar adı ve şifre vermek suretiyle görsel kullandırma hizmeti vereceği, ancak davacı işbu edim borcunu hiçbir suretle yerine getirmediği, ilk aydan itibaren davalı şirket yöneticisi ve editörleri ile hiçbir şekilde iletişime geçmediği, bu nedenle editörler davacının sistemine hiçbir zaman giremediği ve hiçbir görselini kullanamadığı,
madde metninde açıkça sözleşmenin 01/09/2013-01/09/2014 tarihleri arasında | yıl süreli olduğu ve feshedilmediği takdirde 1 yılın sonunda aynı koşullar ile | yıl daha devam edeceği düzenlendiği, yani sözleşme feshedilmediği takdirde sözleşmenin süresinin dolmasından sonra en fazla bir yıl daha yürürlükte kalabileceği bu durumda sözleşme, 01/09/2014'te bir yıl uzamış ve 01/09/2015'te sona erdiği, bu nedenle davacının feshedilmediği takdirde sözleşmenin her yıl yeniden uzayacağına dair iddiası tamamen afaki ve mesnetsiz bir iddiadan ibaret olduğu, kaldı ki sözleşmenin uzamış olduğunu varsayılsa bile,
davalı firma 21/11/2019 tarihli -------- Noterliği --------- yevmiye sayılı ihtamamesi ile sözleşmenin fesh edildiğini davalıya resmen bildirdiği, 13.12.2021 tarihinde davalının davacıya 15.000 TL haksız bir ödeme yaptığı, bu ödeme ile sözde cari hesap bakiye borç miktarı 23.581,16 TL kaldığı, ancak bu tarihten sonra haksız ödemelerin farkına varan davalının yöneticileri muhasebeyi uyarmış, ve ortada olmayan bir sözleşme ve alınmayan bir hizmetin faturalarının ödenmemesi talimatı verilerek davacı tarafa 27/12/2021 tarihinde 23.581,16 TL tutarında iade faturası gönderildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediği,
davacının icra takibine konu ettiği alacağın 2021 yılına ait olduğu, sözde cari hesap borcunun 27/12/2021 tarihinde kapandığı, davalı şirket 17/01/2022 Tarihli --------- Noterliği --------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı; "bir sözleşmenin bir ömür boyu süremeyeceği, daha önce de sözleşmen il zaten sözleşme süresinin dolmuş olduğu ve artık muhasebe ile iletişime geçmemeleri hususlarında ihtar edildiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin 2013 yılında yabancı menşeli bazı manken fotoğraflarının suretlerini müvekkili şirkete göndererek ilgili görsellerin telif haklarının kendilerine ait olduğunu ve müvekkili şirketin bu görselleri izinsiz olarak kullandığını iddia ederek müvekkili şirketten astronomik miktarda para talep ettiğini, yapılan görüşmede kendileri ile aylık sözleşme yapılması halinde talep edilen miktarları düşüreceklerini belirttiklerini,
müvekkili şirketin anılan tarihlerde henüz yeni kurulan bir şirket olduğu için ve aynı zamanda maddi imkansızlık içinde olduğundan bu örtülü tehdide boyun eğdiğini ve sözleşme yapmayı kabul etmek durumunda kaldığını, bu suretle davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 01.09.2013 tarihinde "Görsel Kullanım Sözleşmesi" tanzim edildiğini, sözleşme kapsamında kullanımı davalı şirkete ait olan dia görsellerin,
sözleşmede belirlenen aylık ücret karşılığında müvekkili şirketin yazılı ve elektronik ortamlarında kullanımına sunulmasının kararlaştırıldığını ancak davalı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini gerek sözleşme süresince gerekse sözleşmenin sonlanması ve sebepsiz zenginleştiği zaman diliminde hiçbir şekilde yerine getirmediğini, sözleşmenin "II.2" maddesi hükmüne göre "Yayıncı bünyesinde kullanılacak dia görselleri seçimini -------- "----------" adlı web sitesinden yaptıktan sonra kullanım istemini elektronik ortamda yazılı olarak --------- ulaştıracaktır.
Veya ----------- yetkilendirdiği şekilde yayıncı seçtiği görsellerini kendisi -------- ve --------- web sitelerinden downloud adımı altından indirecektir. " maddesinin fiilen uygulanması bakımından davalı şirketin kendisine ait internet sitelerine girişte kullanılmak üzere müvekkili şirket editörlerine, kullanıcı adı ve şifre vermek suretiyle görsel kullandırma hizmeti vereceğini, ancak davalı sözleşmenin esaslı noktası olan bu edimini hiçbir suretle yerine getirmediğini, henüz ilk aydan itibaren müvekkili şirketin yöneticisi ve editörleri ile hiçbir şekilde iletişime geçmediğini,
müvekkili şirkete hiçbir suretle kullanıcı adı ve şifre temin edilmediğini , müvekkilinin kaç görsel kullandığına dair tek bir kez bile raporlama yapılmadığını, davalının, sözleşme süresince ve devamında tek bir hizmet sunmadan müvekkili şirketten düzenli ödeme aldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 01.09.2015 tarihinde sona erdiğini ve müvekkili şirketin iradesi hilafına tekrar yenilenmesinin mümkün olmadığını ,
davalı şirketin yukarıda ifade edildiği üzere sözleşmenin sona erdiğini bilmesine ve müvekkili şirkete karşı sözleşmede belirlenen edimlerini de hiçbir zaman yerine getirmemesine rağmen müvekkili şirketin muhasebe departmanını yanıltarak fatura tanzim etmeye devam ettiğini ve haksız şekilde tahsilat yapma yoluna gittiğini, davalı şirketin bu kötü niyetli işlemlerinin fark edilmesi üzerine --------- Noterliği'nin ---------- Yevmiye Nolu 21.19.2019 tarihli ihtarnamesi ile "01.09.2013 tarihli Görsel Kullanım Sözleşmesi" kapsamında müvekkili şirkete hiçbir şekilde hizmet verilmediğinin,
sözleşmenin 2014 tarihinde kendiliğinden sona erdiğinin ve ayrıca zımni ve sözlü olarak da feshedildiğinin, bu hususun davalı şirketin de bilgisi dahilinde olduğunun, yapılan ödemelerin iadesine ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla fesih bildiriminin yazılı olarak bildirildiğini, ,yapılan tüm haksız tahsilatların bilirkişi incelemesi ile kesin olarak hesaplanacağını ve ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin muhasebe departmanı tarafından yapılan tüm ödemelerin esasen bir borç ilişkisi olmamasına rağmen hataen yapıldığını ve bu suretle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, dolayısı ile müvekkili şirketin muhasebe departmanının,
davalı şirketin yanıltması ile taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiğini zannederek ve müvekkili şirketi borçlu sanarak yapmış olduğu hatalı ödemelerin davalıdan tahsili gerektiğini, muhasebe departmanının, ilgili durumu müvekkili şirket yetkililerine iletmesi akabinde yapılan inceleme neticesinde davalı şirkete yapılan hatalı ödemelerin fark edildiğini ve derhal -------- Noterliği'nin --------- Yevmiye Nolu 17.01.2022 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin sona ermiş olmasına rağmen kötü niyetli şekilde muhasebeden tahsilat yapıldığı ifade edilerek,
haksız şekilde alınan fatura bedellerinin iki hafta içinde iadesinin talep ve ihtar edildiğini ancak davalı şirketin iş bu tarihe kadar hiçbir iadede bulunmadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi raporu ile birlikte ıslah yapılmak üzere şimdilik 60.000 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle.
Her şeyden önce işbu davanın açılma sebebinin, taraflarınca ikame olunan -------- Esas sayılı dosyadaki alacak taleplerini geciktirme amaçlı olduğunu, her iki davanın birleştirilmesinin usul ekonomisi yönünden faydalı görüldüğü takdirde bu hususta usuli işlem tesisini talep etiklerini, davacı tarafın hangi aylara ilişkin ne kadar talepte bulunduğunu somutlaştırmadığını, dava tarihinden 2 yılı aşan geriye dönük taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın özünün , davacı tarafın müvekkili şirketten hizmet almadığı şeklindeki inandırıcılıktan uzak,
yapay ve gayriciddi iddia ile yine bu ilk iddiaya dayalı olarak vekil eden şirket tarafından davacı şirketin muhasebesinin "aldatıldığı" şeklindeki absürd ikinci iddianın oluşturduğunu, davacı tarafın da kabulünde bulunan bir sözleşmenin, bu sözleşmeye uygun kesilen ve yasal sürede itiraz edilmemekle kesinleşen faturaların ve davacı tarafından yapılan ödemelerin olduğunu, taraflar arasında varlığı çekişme konusu edilmeyen sözleşmeye göre davacı şirketin hiç görsel kullanmamış olsaydı dahi sözleşme yürürlükte olduğu müddetçe bedel ödeme borcu altında olduğunu,
davacının da ikrarında olduğu üzere sözleşmenin fesih şartına uyulmadığı müddetçe her sene otomatik olarak yenilendiğini, aslen gerçekte olanın, davacı şirketin, vekil eden şirketle olan ticari ilişkisini, 2020 senesi itibariyle pandemi koşulları sebebiyle işlerinin bozulması sebebiyle sona erdirme kararı aldığını , kendi dikkatsizlikleri, ihmalkarlıkları ve kurumsal işleyişlerinin aksaması dolayısıyla süresinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle bu ilişkiyi bir süre daha kerhen devam ettirdiğini, bu arada hizmet alımına, görsel kullanımına devam ettiklerini ve ödemeleri de aksatarak da olsa gerçekleştirdiklerini,
vekil eden şirkete ait olan fakat abonesi olmadıkları fotoğrafları dahi kullanmaya devam ettiklerini, davalı-borçlu şirket yetkilisi --------, davacı-alacaklı şirket vekili olarak kendileriyle yazışma yürüten Av. -------- hitaben konu hakkında yazdığı 2 Nisan 2020 tarihli e-posta yazışmasında Mart 2020 faturasının kabul edildiğini, bu tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak ise taraflarca mutabık kalınan bedele yönelik ödemeye ilişkin dekontun ibraz olunduğunu ve sonraki dönem için sözleşme fesih prosedürünün başlatılmak istendiğini belirtildiğini, buna cevaben kendilerine sözleşme hükmü hatırlatıldığını,
dilerlerse Eylül ayından evvel yazılı ihtar ile sözleşmeyi sonlandırma keyfiyetinde olduklarının bildirildiğini, bu tarihten sonra da davalı-borçlunun ödemeleri dönem dönem yeninden aksatması üzerine kendilerine ara ara borç bakiye hatırlatma, ödeme talebi içerir e-postalar gönderildiğini, yine bunlardan 22 Şubat 2021 tarihli bir yazışmaya cevaben davalı-borçlu şirket yetkilisi bir kez daha borçlarını teyit eden ve ödemenin yapılacağını belirtir e-postayı vekil eden şirkete hitaben gönderdiğini, alacak miktarına ilişkin tartışma bir yana taraflar arasında ticari ilişkinin sürdüğünü, davacının,
Ağustos 2021'de halen daha fesih iradesini kullanmadığını, sözleşmeyi devam ettirdiğini ve sözleşmenin yeni dönem için uzamış olduğunu, davacı vekil eden şirket ile davalı borçlu şirket arasında, davalı şirketin ------- ofislerinde gerçekleşen toplantıya da katılmış bulunan Avukat --------- da tanık olarak dinlenilmesi taleplerinin olduğunu, davacının Aralık 2021'ye kadar bizzat şirket yetkilisi tarafından borç ödeme, borcu ikrar yönünde açık ve net beyanlarının mevcut olduğunu, zaten kendilerine en son faturanın Aralık 2021'de kesildiğini beyan ederek haksız, mesnetsiz, hukuki bir sav barındırmayan, usule aykırı davanın öncelikle usulden,
bu yerinde bulunmadığı takdirde esastan reddine, Mahkeme aksi görüşteyse dava tarihinden geriye dönük 2 yılı aşan alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine, kısmi dava açılmakla dava konusu edilmeyen alacaklar yönünden zamanaşımının kesilmemiş olduğunun tespitine ve bu yöndeki def'i haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava hukuki mahiyeti itibariyle itirazın iptali olup, birleşen------- Esas sayılı dosyasında dava hukuki mahiyeti itibariyle alacak davasıdır.Asıl dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup oladığı, itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali davası olduğu, bileşen dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; taraflar arasında davacının iddiasına göre 01/09/2013 tarihli ------- Sözleşmesinin 01/09/2015 tarihinde sona erdiği,
o tarihten dava tarihine kadar davacı tarafça yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme yönünden davalıdan talep edildiği, davalının savunmasına göre ise taraflar arasındaki ilişkinin 2021 yılı sonuna kadar devam ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarındaki ilişkinin sonlanıp sonlanmadığı, yapılan ödemeler yönünden sebepsiz zenginleşme durumunun söz konusu olup olmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Asıl dava yönünden; taraflarca bildirilen tüm deliller toplandığı, mahkememiz 03/11/2022 tarihli 2 nolu ara kararı gereği, dosyanın 1 mali müşavir ile 1 sözleşme hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdine karar verildiği,
09/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;"..01.09.2013 ile 21.11.2019 tarihleri arasında davalınının ödeme kapsamında bulunan davalının yaptığı ödemelere bilgi ve belgeler incelendiğinde davalının yaptığı ödemelerin bu dönemde ödemekle yükümlü olduğu tutardan fazla olduğu, bu sebeple davalının dava konusu sözleşme uyarınca borcu bulunmadığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.Birleşen ------- esas sayılı dosyasının fiziki olarak mahkememize gönderildiği,
mahkememiz 05/10/2023 tarihli, 1 nolu ara kararı gereği, mahkememiz dosyası ile birlikte birleşen dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, 19/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "..esas dava yönünden: 01.09.2013 ile 21.11.2019 tarihleri arasında davalınının ödeme yükümlülüğü bulunduğu, dosya kapsamında bulunan davalının yaptığı ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler incelendiğinde davalının yaptığı ödemelerin bu dönemde ödemekle yükümlü olduğu tutardan fazla olduğu, bu sebeple davalının dava konusu sözleşme uyarınca borcu bulunmadığı,
birleşen dava yönünden: davalı/birleşen davacısının yükümlülüğünün bittiği 21.11.2019 tarihinden sonra esas dava davacı/birleşen davalısına yaptığı ödemelerden dolayı borç/alacak mahsubu sonucunda 73.627,16 TL alacağı bulunduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Taraflar arasındaki 01/09/2013 tarihinde sözleşmenin IV.1 hükmü.
"IV.1.İşbu sözleşme 01/09/2013 ile 01/09/2014 tarihleri arasında olmak üzere 1 yıl süreyle yürürlükte kalacaktır ve bu sürenin hitamında aksine bildirim yapılmadığı takdirde aynı süre için yenilendiği kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereğince sözleşmenin bir yıl geçerli olacağı, sözleşmenin bitiminde aksine bildirimde bulunulmaması halinde bir yıl daha uzayacağı belirlenmiş olup, uzayan yılın sonunda yeniden uzayacağına dair özel bir hüküm olmadığına göre sözleşmenin 01/09/2013 ile 01/09/2015 yılları arasında yürürlükte kaldığı kanaatine varılmıştır.
01/09/2015 tarihi ile fesih bildirim tarihi olan 21/11/2019 tarihi arasında ise taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadan sözlü bir şekilde sözleşme ilişkisinin devam ettiği kanaatine varılmıştır.
Davalı / birleşen davacı her ne kadar 2015 tarihinden sonra sözleşme olmamasından dolayı yapmış olduğu ödemelerin iadesini talep etmiş ise de, taraflar arasında yazılı sözleşmenin sona ermiş olsa da, fesih bildirim tarihi olan 21/11/2019 tarihine kadar fiili bir şekilde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin devam ettiği, bu dönem için yazılı olmayan yeni bir sözleşme ilişkisinin var olduğu, ticari kayıtlar, yapılan ödemeler ve ticari teamüle göre, 2015-2019 tarihleri arasında sözleşme ilişkisinin var olmadığı iddiasına itibar edilmemiştir.
Davalı / karşı davacı tarafından -------- Noterliğinin -------- yevmiye numaralı 21/11/2019 tarihli ihtarı ile sözleşme feshedilmiştir. Bu tarihten sonra davacı / birleşen davalı tarafından davalı / birleşen davacıya hizmetin verildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. O halde davacı / birleşen davalının fesih tarihinden sonra herhangi bir alacağı da doğmamıştır.
Davalı / birleşen davacı tarafından faturaların ticari defterlere kaydedilmesi ve bir kısım ödemeler yapmış olması davacı / birleşen davalının alacağının varlığı konusunda tek başına yeterli değildir. Davalı / birleşen davacı tarafından fesih tarihinden sonrası için yapılan ödemeleri sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı / birleşen davalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, davalı / birleşen davacı tarafından ------- Noterliğinin -------- yevmiye numaralı 17/01/2022 tarihli ihtarı ile haksız tahsil edilen bedellerin iadesi istenilmiş olup, bu ihtar ile zamanaşımı kesilmiştir. Sebepsiz zenginleşme davasında zamanaşımı süresi 2 yıl olduğuna göre ihtardan 2 yıl öncesi olan 17/01/2020 tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden zamanaşımı süresi kesilmiştir.
Yapılan incelemede fesih tarihi olan 21/11/2019 tarihi ile 17/01/2020 tarihi arasında davalı / birleşen davacı tarafından yapılan herhangi bir ödeme yoktur. O yüzden zamanaşımına uğrayan bir alacak mevcut değildir.
Davalı / birleşen davacın fesihten sonra toplam 107.203,71 TL ödeme yaptığı, buna karşılık fesihten önceki döneme ait 33.575,95 TL borcunun bulunduğu, bu borcun mahsup edilmesi ile davalı / birleşen davacının sebepsiz zenginleşme kapsamında 73.627,76 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Birleşen dosyada davacı 60.000,00 TL talep etmiş olup, bu talebini ıslah etmediğinden bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, asıl davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/214, K. 2024/102, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama