İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/217 K.2024/206

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup…

Esas2022/217Karar2024/206Tarih7 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.960 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/217 E., 2024/206 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
7 Şubat 2024
Dosya no
2022/217
Karar no
2024/206
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/12/2021
Numarası
2021/540 Esas 2021/811 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Tazminat (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
13/09/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
19/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.960 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde 05/01/2002 tarihinde elektrik çarpması ve yüksekten düşme sonucu yaralanan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan dava sonucu verilen kararın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen miktardan davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 137.633,46 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, hisse devri aşamasında bilanço çalışmaları yapılarak davacı tarafından devre esas mizan düzenlendiğini, bu mizan kayıtları esas alınarak devre esas bilançonun belirlendiğini, bu işlemler neticesinde geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden davacının geçmiş yıllara ilişkin olarak müvekkilinden herhangi bir talepte bulunmayacağını, işletme hakkı devir sözleşmesi, ihale şartnamesi,

hisse satış sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, dağıtım şirketlerinin İHDS öncesinde tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın İHDS kapsamında davacı şirket tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını, dayanak kararda müşterek sorumluluk bulunduğunu, dayanak davada alacağın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildİğini, davacının ödemeleri yasal faiz üzerinden yaptığını, işbu davada da ancak yasal faiz talep edebileceğini, davacının faiz ve icra giderlerine ilişkin taleplerinin TMK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 24/07/2006 tarihli işletme devir sözleşmesinden önceki tarihte davalının dağıtım faaliyetini yürüttüğü sırada bünyesinde çalıştırdığı işçinin elektrik akımına kapılarak yaralanması nedeniyle tazminat istemi ile açılan dava sonucu verilen ilam hüküm gereğince icra dosyasına davacı tarafında nakit olarak ödenmek zorunda kalınan miktarI işletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümleri ile hisse satış sözleşmesinin 9.4 maddesinin atfıyla İHDS'nin 7.4 maddesi uyarınca davalıdan rücuen talep edebileceği,

rücuen tazminat talebi başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 137.633,46 TL'nin ödeme tarihi 11/04/2016'dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığını, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, dosyaya sunulan dilekçelerinde yer alan hususların yeterli şekilde irdelenmediğini, yapılan ödemelere esas hesaplamaların doğruluğu kontrol edilmediğini ve bu sebeple hatalı hüküm tesis edildiğini, mahkemece hatalı ve eksik inceleme sonucu tesis edilen hükmün kaldırılması gerektiğini, ödemelerin davacı tarafından yapıldığının ispatlanmadığını, davacı tarafından yapılan ödemelerin davacı şirket tarafından yapıldığını ispatlayıcı bir ödeme belgesi sunulmadığını,

icra dosyalarında yer alan tahsilat makbuzlarında davacının adı yazılı olsa da dosya borçlusu adına bir başkası tarafından ödeme yapılmasının mümkün olduğunu, ödemelerin müvekkili tarafından yapılmış olma ihtimali de bulunduğunu, ödemeleri ispatlayıcı belgeler sunulmadan dava konusu ödemeler sebebiyle müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece İHDS 7.4 hükmünün yanlış yorumlandığını, iş kazası nedeniyle işçiye ödenen tazminatların rücuen tahsiline ilişkin davada İHDS'nin 7. maddesi anlamında üçüncü kişi alacağının söz konusu olmadığını,

şirket bünyesinde çalışan işçi ile yine şirketin işlerini alt yüklenici veya taşeron vasıtasıyla yaptırdığı işlerde çalışan işçiler bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, işçi alacaklarının da sözleşmeye dahil edilmesi istenilseydi madde başlığında ve maddede 3. kişi zararları şeklinde bir ayrıma yer verilmeden dağıtım faaliyeti nedeniyle gerçekleşen tüm zararlar ifadesi kullanılacağını, davacı şirket işçisi ile ilgili ihtilaflardan kaynaklanan davalarda 3.kişi zararı olduğundan söz edilemeyeceğini, İHDS, HSS ve ihale şartnamesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, rücuya dayanak kararda müşterek sorumluluk olduğundan,

diğer sorumlulara rücu edilip edilmediği ile müvekkiline ancak kusuru oranına karşılık gelen miktar oranında rücu edilebileceği hususlarının değerlendirilmediğini, öncelikli olarak müteselsil sorumluya gitse idi ödediği bedeli tahsil edeceğini, ancak davacının iyi niyetle bağdaşmayan bir hareketle yasal faiz yerine avans faizi talebi ile müvekkiline davayı rücusu hakkaniyete aykırı olduğunu, kararda müşterek müteselsil sorumlu diğer diğer davalılar %40 ve %20 olmak üzere genel toplamda %60 kusurlu bulunmasına karşılık ...

Müessese Müdürlüğü'nün %30 kusurlu bulunduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının haklı olduğu düşünülse dahi müvekkilinin İHDS ile yalnızca davacı şirketin sorumluluğuna tekabül edecek bedelden sorumlu olup, kök davadaki müşterek sorumlunun yerine yapılan ödemeden müvekkilin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, benzer olay neticesinde müvekkilce dağıtım şirketlerine yapılan ödemeler kök davalardaki müşterek sorumlulara rücu edildiğini,

mahkemelerce kök davalarda taraf sıfatlarının olmaması ve ancak şirketler yerine halef olarak bu davaları açabilecekleri dolayısıyla da halef olduğu şirketlerin zaman aşımı sürelerine tabi oldukları gerekçesi ile davalarının reddedildiğini, davacı şirket tarafından müşterek müteselsil sorumlulara rücu edilmeden, müvekkiline dava açılması haksız olarak fazladan ödeme yapılmasına ve kamu zararına neden olduğunu, davacının kök davada %60 kusuru bulunan müşterek müteselsil sorumlulara rücu etme ihtiyacı dahi duymaması,

haksız davayı müvekkiline açmış olmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, ayrıca müşterek sorumlulardan herhangi bir tahsilat ya da ödeme yapılıp yapılmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, bilanço düzenlemelerine ilişkin çalışmaların dikkate alınmadığını, dağıtım şirketlerinin İHDS öncesi de tüzel kişilikleri bulunduğunu, ihbar şartının gerçekleşmediğini, dayanak davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, sorumluluğun müvekkili kuruma ait olduğu varsayımında da davalı şirket tarafından, davanın açıldığına ilişkin müvekkil kuruma ihbar yapılması gerektiğini,

ihbar yapılmadan müvekkilinden sorumluluğu kapsamında olan bir davanlın açıldığından haberdar olmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin haberdar olmadığı bilgisi dışında yürütülen ve sonuçlandırılan davadan sorumlu tutulmasının da kabul edilemeyeceğini, mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, karara konu alacak talebinin dayanağı olan davada, alacağın yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, davacının ödemeleri yasal faiz üzerinden yaptığını, davanın rücu davası olduğunu, dayanak dosyada yasal faiz ile birlikte ödeme yapılmış olduğundan mahkemece faize hükmedilmesi halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini,

aksinin kabulünün davacının haksız kazanç sağlaması ile sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, davacının ödeme işlemi gerçekleştirildikten sonra rücu edilecek kişi ve rücu miktarını bilmesine rağmen uzunca bir süre bekledikten sonra kendi kusuruyla faizin artmasına neden olduğunu, davalıdan kaynaklanan sebeplerle müvekkilinin sorumluluğunun ağırlaştırılamayacağını, faiz başlangıcı olarak belirlenen tarihin hatalı olduğunu, müvekkilinin ne zaman temerrüte düşürüldüğünün belirlenmesi ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini,

müvekkilin temerrüde düşürüldüğünün tespit edilememesi halinde davaya konu alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, müvekkilinin icra masraf ve giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin hiçbir aşamada dava ve takipten haberdar edilmediğini, müvekkilinin ancak mahkeme rücu davasına dayanak teşkil eden davada hükmedilen bedelden sorumlu olabileceğini, ilam sonrası faiz, icra takibi ve buna ilişkin giderler kısmına ilişkin ilamın takibe konulmasında davacının kusurlu olduğunu, bu kısımların müvekkiline rücu edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/269 Esas 2014/513 Karar sayılı dosyanın davacısı ..., davalıları ... Müessese Müdürlüğü, ... olup, 05/01/2002 tarihinde elektrik çarpması ve yüksekten düşme sonucu yaralanan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada verilen davanın kabulü kararının Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanmasına karar verildiği, verilen kararın Cizre İcra Müdürlüğü'nün 2014/542 sayılı dosyası ile ... Müessese Müdürlüğü, ... aleyhine icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 11/04/2016 tarihinde 137.633,46 TL ödediği anlaşılmıştır.

Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; 05/01/2022 tarihinde elektrik çarpması ve yüksekten düşme sonucu yaralanan kişinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada verilen davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 11/04/2016 tarihinde 137.633,46 TL ödediği dosya içeriğiyle sabittir.

Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı olan ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır.

Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).

Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır.

Rücuen alacağa dayanak mahkeme ilamı ile meydana gelen iş kazasında ... Müessese Müdürlüğü %30, diğer davalı ... %20, ... %40, davacı işçi %10 oranında kusurlu olduğu belirlendikten sonra hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatın ... Müessese Müdürlüğünün yanı sıra davanın yönetildiği diğer davalılar ... ve ...'ndan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dava dışı ... anılan ilama dayalı olarak ...

Müessese Müdürlüğü, ... ve ... aleyhine icra takibine girişmiş, takip sonucu işbu davaya konu edilen bedel icra dosyasına davacı tarafından ödenmiştir. Ödenen bedelden ise İHDS hükümleri uyarınca davalı ...'ın sorumlu olduğu iddiasıyla işbu dava açılmıştır.

Dosya içeriğinden rücuya esas davanın diğer davalıları ve mahkeme kararında meydana gelen iş kazasında kusurlu olduğu belirtilen diğer sorumlular tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya sunulmuş değildir.

Hal böyle olunca mahkemece davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin tamamını davalıdan talep edebileceği, davacı yanın talebi de gözetilerek ödenen miktarın davalıdan tahsiline hükmedilmesi isabetlidir.

Yargılama aşamasında bilirkişi raporu alınmamış ise de, dayanak davaya ilişkin ilam, ilamda hüküm altına alınan yargılama giderleri ve faiz, icra takip talebi, ödeme tarihi gözetildiğinde davacı tarafından icra dosyasına ödenen bedelin ilama uygun olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu alınmamış olması usuli bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.

Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gerekli olan 9.401,74 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.350,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.051,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 14/12/2023

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/217, K. 2024/206, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/217
Karar No
2024/206
Tarih
7 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/218 K.2024/152
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/218 K.2024/149
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/219 K.2024/84
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/220 K.2024/24
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/220 K.2024/235
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/220 K.2024/100

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.