İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/218 K.2024/149

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna…

Esas2022/218Karar2024/149Tarih28 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.982 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Davalı

Karar tarihi
28 Şubat 2024
Esas No
2022/218 - Karar No:2024/149
Dosya no
2022/218
Karar no
2024/149
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2021
Numarası
2021/340 E-2021/658 K
Davacı
—
Vekili
—
Davanın konusu
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
28/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.982 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... arasındaki ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı borçluya imalat siparişi sonucu 17.06.2016 tarihinde 6 adet ... Döküm Kalıbı sattığını, müvekkilinin yaptığı sözlü uyarılara rağmen bedelin müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle 20.07.2016 tarihide Ankara 13 İcra Müdürlüğünün 2016/14787 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; usule ilişkin olarak, takibin Konya İcra Müdürlüklerinde yapılması gerektiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak gönderilen ihtarda davacının müvekkiline 2 yıl kadar önce 6 adet ... döküm kalıbı imalatı için sipariş verdiğini, ürünlerin doğru imalatı için orjinal numunelerin teslim edildiğini, parça parça ödemelerde bulunulduğunu, ancak sipariş verilen ürünlerin teslim edilmediğini ve teslimin istediğini bildirdiğini, oysa icra takibine alacak sebebinin "17/06/2016 6 adet ... döküm kalıbı iadesine ilişkin alacak" olarak belirtildiğini,

dava dilekçesinde ise davacının davalı müvekkiline 6 adet ... döküm kalıbı sattığını ve satmış olduğu ürünlerin bedelinin tahsilini talep ettiğini belirttiğini, davacı tarafın 3 farklı konuya istinaden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, alacağa dayalı icra takibine belge eklenmediğini, belgeyle ispatlaması gerektiğini, akdi ilişkinin kabul edilmediğini, davacının icra takibi ile sözde müvekkili ile aralarında olduğunu iddia ettiği akdi ilişkiyi ispat edemediği için dava dilekçesinde borcun nedenini değiştirdiğini, davacının tacir olup iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu,

icra takibindeki borç ve sebebinin itirazın iptali davasında değiştirilemeyeceğini, esasen müvekkilinin davacı şirkete çeşitli model ve alüminyum döküm imal ettirdiğini ve davacının bir kısım ödemelerin müvekkili hesabına yaptığını, bakiye kısım için fatura gönderdiğini ancak faturanın alınmadığını, davacının müvekkili hesabına hangi gerekçeyle para yatırdığını açıklaması gerektiğini, alacaklı ise müvekkilinin hesabına para yatırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna savunarak, davanın reddini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece 06/02/2019 tarih ve 2017/493 Esas- 2019/49 Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 17/05/2021 tarih ve 2019/763 Esas- 2021/471 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda. Ankara 13.İcra Müdürlüğü'nün 2016/14878 sayılı dosyasında 17.6.2016 tarihli 6 adet ... döküm kalıbı iadesine istinaden 15.424,00 TL asıl alacak ile işlemiş faizi için takip yapıldığı, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiği, dava dilekçesinde satılan 6 ... döküm kalıbı için takip yapıldığı bildirilmiş ise de;

bilahare sipariş verilip bedeli ödenen ancak teslim edilmeyen döküm kalıbı için takip yapıldığının belirtildiği , icrada yapılan ödeme emrinin bağlayıcı olduğu göz önüne alınmışsa da takipte sadece döküm kalıbı iadesi olarak geçtiği, içeriğinin açıklanmamış olduğu gözetilerek dava dilekçesinde vakıanın açıklamasında maddi hata yapıldığı, davalının yetkiye ilişkin itirazı önce aradaki hukuki ilişkinin satış sözleşmesi olduğu gözetilerek TBK 89.maddesi uyarınca red edilmiş ise de, bilahare eser sözleşmesine dayanıldığı kanaati hasıl olduğundan HMK 10.maddesi uyarınca yetki itirazının reddine karar verildiği,

taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalıya verdiği sipariş avansları tutarının 2.160,00 TL olduğu, davalı tarafça düzenlenmiş 7.6.2016 tarihli faturanın kayıtlarında yer almadığı, 2016 yılı içinde davalıya yapılmış ödemenin görülmediği, davalı defterleri üzerinde talimat yolu ile yapılan incelemede, sunulan işletme defterinin usulüne uygun olduğu, 7.6.2016 tarihli davacı firmaya düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ancak ödemelerle ilgili kaydın olmadığı,

dosyaya davacı tarafça sunulan 17.6.2016 tarihli ihtarnamede davacı tarafça 2 yıl önce sipariş verilen 6 adet ... döküm kalıbı imalatının yapılmadığı orijinal numunelerin de teslim edilmediği, davalı tarafça sunulan 29.6.2016 tarihli cevabi ihtarnamede ise böyle bir anlaşmanın yapılmadığı, 7.6.2016 tarihli faturaya konu model ve işçiliklerin yapıldığı 4.906,00 TL'nin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, taraflar arasında 6 adet ... döküm kalıbı imalatı için anlaşma olduğuna yönelik yazılı bir sözleşme bulunmayıp, davalı tarafça böyle bir sözleşme yapıldığının kabul edilmediği,

diğer yandan davacı defterlerinde de buna ilişkin takibe konu ödemeye yönelik tespit yapılamadığı, dosyaya sunulan 2014-2015 ve 2016 yıllarına ilişkin ödemelerin taraflar arasında ticari ilişki olduğu anlaşılmış ise de; iddia edilen malzeme bedeli için yapıldığının da ispatlanamadığı, sipariş verilip teslim edilmeyen malzeme için ödeme yapıldığı ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; dosyası kapsamında, müvekkili tarafından bedeli ödenen 6 adet ... döküm kalıbı imalatı siparişinin teslim edilmemesi gerekçesiyle, ödenmiş olan ücretin iadesi adına 15.541,90 TL bedelli icra takibi yapıldığını, davalı yanca takibe itiraz edilerek itirazın iptali davasının açıldığını, dava kapsamında müvekkilinin taraflar arasındaki alacağa yönelik belge sunamadığı,

bu sebeple akdi ilişkinin ispat edilemediği belirtilmiş ve yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkili ile karşı taraf arasında 6 adet ... döküm kalıbı imalatı konusunda sözlü olarak eser sözleşmesi yapılmış olup, anılan bu sözleşmenin ifası gereği müvekkili tarafından davalının şahsi hesabına parça parça ödemelerin yapıldığını, işbu sözleşmeye konu ürünlerin bedellerinin ödendiği halde davalı tarafından herhangi bir teslimat yapılmadığını ve karşı tarafa teslim edilen orijinal numunelerin dahi müvekkiline iade edilmediğini,

müvekkili tarafından davalı yan hesabına dosya içerisine sunulu dekont ve çekler incelendiğinde de görüleceği üzere parça parça ödeme yapıldığını, eser sözleşmelerinde bedelin ödendiğinin ispat yükü iş sahibinde olmakla birlikte ürünlerin teslimatının yapıldığının ispatının da yüklenicide olduğunu, bedellerin ödendiği hususunda davalı yanın 8.8.2017 tarihli cevap dilekçesinde yapılan ikrar üzerine çekişme bulunmadığını, kaldı ki dosya kapsamında bilirkişilerce incelelenen her iki tarafa ait defterlerde de ilgili ödemelerin kayıtlı olduğunun görüldüğünü,

karşı tarafın 7.6.2016 tarihli 20.366,79 TL bedelli düzenlemiş olduğu hayali faturayı kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin teslim edilmeyen ürünlere istinaden önceden ödemiş olduğu bedellerin iadesine yönelik karşı tarafa ihtarname çektiğini ve tebliğinden sonra davalı yanca müvekkilinden habersiz gerçek olmayan, aralarında faturada yazılı ürünlere dair herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen işbu faturanın düzenlenerek müvekkiline fax ile gönderdiğini iddia ettiğini ancak faturanın gönderildiğine ve kimin tarafından alındığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir yazılı somut delilin sunulmadığını,

bu hususun bilirkişilerce de raporda beyan olarak geçmediğini, bahse konu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bu şekilde karar verilmesinin yasa ve yerleşik içtihatlara göre açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari defter incelemesi sonucu ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda usulüne uygun tutulan defterde, müvekkilinin davalı ...

Model Makine ...'a 2.160,00 TL tutarında sipariş avansı verdiğini ve davalı yanın 07.06.2016 tarih 4173 seri sıra numaralı 20.366,79 TL tutarlı faturanın müvekkili defterlerinde yer almadığının belirtildiğini, rapora bu yönüyle katılmakla beraber davalı yanın düzenlediğini iddia ettiği faturanın müvekkiline teslim dahi edilmediğinden müvekkilinin defterlerine de işlenmediğini,

dikkatli incelendiğinde görüleceği üzere basiretli bir tacir olan müvekkilinin davalı yan ile olan tüm ticari işlemleri usulüne uygun bir şekilde defter içeriğinde bulunmaktayken gönderildiği iddia edilen faturanın müvekkilinin defter kayıtlarında yer almamasının da hayali bir fatura olduğunu açıkça gösterdiğini,

06.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda "Davalı yanın müvekkil firmaya 20.366,79 TL tutarında bir adet fatura kesip yapılan davacı tarafından yapılan ödemenin borç alacak durumu hususunda herhangi bir tespit yapılamadığını bu sebeple davacı firmanın davalı firmaya yapmış olduğu ödemelerin ilgili faturada yazılı işlere istinaden mi yoksa avans olarak mı yapıldığı hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığını"n belirtildiğini,

işbu tespit ve yukarıda açıklanan nedenlerle birlikte yerel mahkemede sunulu dekontlardan da açıkça anlaşıldığı üzere müvekkilinin davalı yana yapmış olduğu ödemelerin taraflar arasındaki 6 adet ... döküm kalıbı imalatına ilişkin yapılan eser sözleşmesine yönelik olduğunu, taraflar arasında söz konusu ürün siparişleri teslimi dışında başka bir ticari ilişki de bulunmadığını, bu hususta tanık ve taraflar arasında yazışma delillerine dayanılmış olup, çelişkilerin giderilmesi amacıyla delillerin değerlendirilmesi yada mahkemece re'sen isticvaba başvurulması gerektiğini,

her iki bilirkişi raporunda da yapılan ödemelerin eser sözleşmesine ilişkin olduğunun şüphesiz olduğunu, davalının ifasını yerine getiremediği sözleşmeden bir de ekstra alacaklı olunduğunu ileri sürmesinin kabul edilebilir olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin tamamının 2015 tarihli olup karşı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği 20.399,79 TL bedelli faturanın 7.6.2016 tarihli olduğunu, faturanın sonradan hazırlandığı ve farazi olması sebebiyle davalının alacaklı olduğu iddialarının tamamen gerçek dışı ve ticari açıdan hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

bilirkişi raporları esas alınmadan dava esası aydınlatılmaksızın ve faturaların tebliğinin davacı tarafça ispatlanmaksızın, eksik ve yetersiz inceleme sonucu müvekkilinin davalı ile aralarındaki akdi ilişkiyi ispatlayamaması sebebiyle davanın reddine yönelik hükmün kabul edilemez olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamından davacı vekilinin, taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında 6 adet döküm kalıbının imali ve teslimi hususunda anlaşma yapıldığını ancak davalı tarafça sözleşme kapsamında herhangi bir imal ve teslimin yapılmadığını belirtilerek, davalıya ödenen bedelin istirdat için yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında müvekkilinin çeşitli model ve alüminyum döküm imal ederek teslim ettiğini belirterek ve davacı tarafça yapılan ödemelerin tarihleri ve miktarları belirtilerek bir kısım ödemelerin yapıldığını kabul etmiştir.

Tarafların bu beyanları kapsamında, taraflar arasında döküm kalıp imalatına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ihtilafsız olup, eser sözleşmelerinde işin yapılıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükümlülüğü ise iş sahibine aittir.

Dosya kapsamı, taraf beyan ve delilleri değerlendirildiğinde, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 17/06/2016 tarihli noter ihtarı ve ekinde davalı tarafça kesildiği anlaşılan fatura birlikte değerlendirildiğinde, bu faturanın davacıya 16/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça belirtilen ihtarla herhangi bir teslimat yapılmadığı gerekçesiyle faturaya itiraz edildiği ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafça bu ihtara ilişkin 29/06/2016 tarihli cevabı ihtarında ise, faturada belirtilen imalatların davacı talimatları doğrultusunda ihtarda belirtilen adreste Mehmet Işıtan'a teslim edildiği, faturanın fax ile gönderildiği ve bakiye 4.906,00 TL alacağının kaldığını belirttiği görülmüştür.

Bu açıklamalar ve yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde davalı tarafça kesilen 16/06/2016 tarihinde faxla davacıya gönderilen 07/06/2016 tarihli faturaya davacı tarafça faturadaki malların teslim edilmediği gerekçesiyle süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmakla, davalının fatura konusu malları üretip davacıya teslim ettiğini ispatlama yükümlülüğünün bulunduğunun kabulü gerekir.

İşin teslimi "maddi vakıa" niteliğinde olduğundan davalı tarafça her türlü yasal delille kanıtlanabilir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 20.04.2010 gün 2010/858-2293 Esas-Karar, 20.12.2012 gün 2012/5363 -8002 Esas- Karar, 01.12.2015 gün 2015/844 -6113 Esas- Karar sayılı ilâmları). Başka bir anlatımla teslim hukuki fiil ve maddi vakıa olup, yazılı delille ispatı zorunlu değildir. Her türlü delille ve bu arada tanık ve yemin delili ile de kanıtlanabilir.

Davalı vekilince cevap dilekçesinde tanık ve yemin deliline dayanıldığı görülmekle, mahkemece davalıya teslimi hususunda dayandığı tanıklarını bildirmesi ve bu konuda gereğinin yapılması için süre verilmesi yine, en son yemin deliline dayanılması nedeniyle yemin teklif teklif etme hakkı hatırlatılarak teslime ilişkin hususun kanıtlanması durumunda davanın reddine, kanıtlanmaması durumunda ödemeye ilişkin taraf delilleri değerlendirilerek ve davalının kabul ettiği ödeme miktarının altına düşmemek kaydıyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,

mahkemece davalıya tanıklarını bildirmesi için kesin süre verilmeden ve davalı delilleri toplanmadan, yemin teklif etme hakkı da hatırlatılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 tarih ve 2021/340 Esas- 2021/658 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/218, K. 2024/149, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/218
Karar No
2024/149
Tarih
28 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/219 K.2024/84
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/220 K.2024/24
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/220 K.2024/235
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/220 K.2024/100
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/221 K.2024/415
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/221 K.2024/124

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.