KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/636
- Karar No
- 2024/754
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
2.306 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/636 Esas
KARAR NO: 2024/754
DAVA
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 01/09/2022
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
02/10/2021 tarihinde davacının kendi adına kayıtlı --------- plakalı motosiklet ile davalı sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı kapalı kasa kamyonetin kontrolsüz şekilde aniden geri geri gelmesi ile davacıya ait motosiklete çarpması ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacının yaralanması nedeni ile bir süre işe gidemediği, tedavi gördüğü, sigorta şirketine başvuruda bulunduğu ancak sonuçsuz kaldığı,
açıklanan nedenlerden dolayı, maddi ve manevi tazminatlarının kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı--------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin kendi iş yerinin önünde bulunan aracı yola çıkarırken kontrollerini yaptığı, bir kaç metre geri gittikten sonra tekrar yolu kontrol etmek için durduğunu, bu sırada davacıya ait motosiklet müvekkilinin kullandığı aracın sol arka köşesine direksiyonu ile vurduğunu, davacının 18/10/2021 tarihli ifade tutanağında, davacının müvekkiline ait aracı gördüğünü ancak yavaşlayıp kullanmakta olduğu motoru durdurmadığını beyan ve kabul ettiğini, olayın bu yönüne ilişkin keşif icrası,
kamera kayıtları ve görgü tanıklarının beyanları özellikle davacının ifadesi dikkate alınarak dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmesini talep ettiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı -------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kısmi dava olarak açılan davanın türünün sonradan belirsiz alacak davası olarak değiştirilemeyeceğini, başvuru esnasında eksik evrakların bulunduğunu, ve bu eksikliklerin belirtilmesine rağmen temin edilmediğini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, zarar gören davacının kask ve koruyucu tertibat kullanmama durumu durumunda belirsizlik olsa dahi, zarara etkisinin araştırılması gerektiğini, zamanaşamı itirazlarının bulunduğunu,
açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle.
Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açılabilineceğini, davacı tarafından sürekli maluliyetini gösteren sağlık kurulu raporu ibraz edilmediğinden usulüne uygun başvuru yapıldığından söz edilemeyeceği iddiasının yerinde olmadığını, kaza tutanağının ibraz edilmediği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, karakolda, savcılıkta şikayetten vazgeçme beyanı tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağını,
davaya konu kazanın 02/10/2021 tarihinde vuku bulmuş olduğu, sigorta şirketine başvuru şartı da tamamlanmış olduğu, 22/06/2022 tarihinde arabuluculuk süreci başlatılmış ve akabinde 01/09/2022 tarihinde işbu davanın açıldığı, olay tarihinden itibaren henüz tam 1 yıl bile geçmemiş olması sebebiyle zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığını, işbu sebeplerle itirazların reddine karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, 02/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücülerin kusur durumu, davacının geçici-kalıcı maluliyetinin olup olmadığı, var ise oranı ve süresi, tazminat miktarı, faiz başlangıç tarihi hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, --------- plakalı motosiklet ile ---------- plakalı aracın 02/10/2021 tarihli trafik kayıtları, ---------- plakalı araca ait tüm sigorta, poliçe ve hasar dosyası, ---------- Soruşturma Sayılı dosyası,
---------- Hastanesi ve ---------- Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne tedavi evrakları, davacının ve davalıların sosyal ve mali durum araştırma tutanakları, davacının ----------- hizmet dökümü ve nüfus kayıt örneği, rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda --------- müzekkere cevabı, vergi dairesi yazı cevapları vs tüm belge ve dokümanlar dosya içerisine celp edilmiştir.Mahkememiz 02/03/2023 tarihli 4 nolu ara kararı gereği, ---------- Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak tanıkların dinlenmesi hususunda karar oluşturulduğu, talimat mahkemesince tanıkların beyanlarının alındığı görülmekle;
Tanık ---------. "Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur ve bana aittir. Ben tarafları hem müşterim olması sebebiyle hem de aynı ilçe de bulunmamız sebebiyle tanırım. Davacı -------- restorant sahihi olup, maddi açıdan durumu iyidir. ancak ben aylık ne kadar kazandığını bilmiyorum. Davalı ---------- Fırın işletmesi yapmaktadır. Benim patronum olur. Aylık ne kadar kazandığını bilmiyorum. ---------- araç sahibi olup asıl mesleği çiftçiliktir.
Tarafın ben aylık ne kadar kazançları olduğunu bilmiyorum. ---------- benim patronum olur. Ben kaza esnasında fırının tezgahında müşterilere ekmek satıyordum. Davacı --------- geldiğini görmedim. Kazanın nasıl olduğunu da görmedim. Sadece sesleri duydum. ---------- da araçla yola nasıl çıktığını ben görmedim. Sesler üzerine de olay yerine gitmedim. Ben patronumun kontrollü bir şekilde aracıyla yola çıktığını gördüm.
Daha sonrasında davacı ---------- geldiğini, herhangi bir şekilde kornaya bastığını görmedim. Sadece sesleri duydum. Ancak patronum davalı ---------- kullandığı aracın mı ----------- çarptığı, yoksa ---------- mi davalı -------- aracına çarptığını görmedim. Kazadan sonra --------- sürüklenmiş ancak ---------- düştüğü yer benim bulunduğum tezgahtan görünmüyordu. Ben de fırın da ekmekler olduğu için tezgahtan hiç çıkmadım.
Ben -------- görmediğim için ---------- kask takıp takmadığını, koruyucu ekipman giyip giymediğini bilmiyorum.
Ayrıca ben davacı ---------- ve ----------- kardeşi ---------- bana anlattığı kadarıyla davacının tedavi sürecinde doktorunun kendisine söylemiş olduğu hususlara dikkat etmeyerek ayağını defalarca tekrar tekrar sakatladığını, bu nedenle tedavi sürecinin uzun sürdüğünü, bir keresinde ev de çocuğunun oyuncağına basarak bir keresinde de uçağa yetişmek için koşarken bacağını sakatladığını duydum.
Davacının tedavisinin uzun sürmesi tamamen kendisinin tedavi sürecindeki gerekli özeni göstermemesinden kaynaklanmaktadır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklide beyanda bulunduğu görülmüştür.Tanık ---------. "Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur ve bana aittir. Ben davacı ----------arkadaşım olması, davalı ----------abim olması, davalı ----------- da aynı ilçe de olmamız sebebiyle tanıyorum.
Davacı --------- restorant sahihi olup, maddi açıdan durumunun iyi, ancak ben aylık ne kadar kazandığını bilmiyorum. Davalı --------- Fırın işletmesi yapmaktadır. ---------- araç sahibi olup asıl mesleği çiftçiliktir. Tarafların ben aylık ne kadar kazançları olduğunu bilmiyorum. Ben kazanın olduğu sırada --------- köyünde çalışıyordum. Kaza haberini alarak doğrudan hastaneye geldim. Ben kazanın oluş şeklini görmedim.
Bu nedenle davacı ---------- kaza esnasında kask veya koruyucu ekipman takıp takmadığını, davalı ----------- aracıyla yola kontrollü bir şekilde çıkıp çıkmadığını bilmiyorum. Ben davalı ---------abim olması sebebiyle kaza sonrasında gerek abim ---------- gerek ben davacının her türlü ihtiyacıyla ilgilendik. Bu nedenle üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdik. Davacının iddia ettiği gibi onunla ilgilenilmediği gerçeği yansıtmamaktadır.
Ben davacının tedavi sürücünü yakinen takip ettim. Davacının bana anlattığı kadarıyla davacı bir gün evde çocuğu kucağındayken çocuğunun oyuncağına basmış bacağı bu nedenle kırılmış, platin vidaları yerinden çıkmış bu nedenle davacı tedavi sürecinde gerekli özeni göstermediği için tedavi süreci daha da uzamıştır.
Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Mahkememiz 02/03/2023 tarihli 5 nolu ara kararı gereği, dosyanın ATK ya gönderilerek maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, 30/10/2023 tarihli ATK raporunda özetle; "..tüm vücut engellilik oranının % 0, iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, devamlı yada geçici olarak bir başkasının bakıma muhtaç durumda olmadığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.Mahkememiz 14/12/2024 tarihli 5 nolu ara kararı gereği, dosyanın bir kusur ve bir aktüerya bilirkişisinden oluşan heyete tevdine karar verildiği, dosya heyete tevdi edildiği,
14/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..davalı ---------- kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranda kusurlu olduğu, davacı ----------- kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 oranda kusurlu olduğu, davalı --------- olayda kusurlu görülen ---------- plakalı aracın maliki sahibi olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85.madde hükmünde belirtilen;
“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olurlar.” kusur oranda tazminat ödeme yükümlüğü bulunduğu, davacının geçici iş göremezlik tazminatının toplam 38.601,26 TL olarak hesaplandığı,
hesaplanan zararın davalı ---------Ş. tarafından tanzim edilen poliçe limiti kapsamında olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı vekili 10/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici işgörmezlik taleplerini 38.601,26 TL olarak belirlediği, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalıların itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
02/10/2021 tarihinde davacının kendi adına kayıtlı --------- plakalı motosiklet ile davalı sürücü ---------- sevk ve idaresindeki ------------ plakalı araç arasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,
davalı sürücü ---------- sevk ve idaresinde --------- ilçesi ----------- caddesi bitişiği No:--------- ------------ iş yeri park halinde iken bulunduğu yerden araç arkasını yeteri derecede kontrolü altından bulundurmadan geri manevrayla çıkıştı araç arka kısmıyla aynı anda ------------ caddesi üzeri sol cephesinde ----------- yönünden---------- istikametine düz seyirle araç hızını kesmeden geçiş yapan sürücülüğünü davacı--------- yaptığı ------------ plakalı motosikletin sağ yan kısmına çarpmayla motosikletin seyir dengesini kaybederek ileri savrulmayla devrilmeyle sürücüsünün üzerinden düşerek yaralanmasıyla sonuçlanan maddi hasarlı trafik
kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davalı sürücünün yol kenarı bitişik park etme noktasında geri manevra çıkışı sırasında arkasında bitişik cadde yolu üzeri sol cepheden geliş yapan araç trafiği kontrolü altından bulundurup geçiş kolaylığı sağlayıp, güvenli durumun olduktan sonra park noktasından geri manevrayla çıkış yapması gerekirken, çıkışta kendisine yardımcı olacak gözcü idaresinde yapmadığı araç arkasına yeteri derecede kontrolü altından bulundurmadan geri manevrayla çıkışla davacı idaresindeki motosiklete çarparak sürücüsünün can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde dikkatsiz ve tedbirsiz objektif özen yükümlüğüne aykırı araç kullanımıyla asli kusurlu (%75) olduğu,
davacı kolluk ifadesinde de anlaşılacağı üzere idaresindeki motosikletiyle yerleşim içi seyri sırasında ön gidiş istikameti yolun sağındaki bitişik Fırın iş yeri önü park halindeki aracın geri çıkışını olay öncesi yaklaşımı gördüğü,
araçlara göre manevra kabiliyeti yüksek araç kullanımıyla olay önlemek üzere araç hızını düşürmeyle durma ve yolun soluna doğru kaçarak olayı önleme imkânı varken araç hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak,
zorunluluk veya yükümlülüklere aykırı kendi can güvenliğin ön planda bulundurmadan yerleşim içi seyir durumuyla mevcut belirlenen hız tahdittin (50 km) üzerinden yüksek hız aşımı araç kullanımıyla olay yerine yaklaşarak dikkatsiz tedbirsiz objektif özen yükümlüğüne aykırı araç kullanımıyla olaya karışmaktan tali kusurlu (%25) kanaatine varılmıştır. ---------- Kurulu'nun 30.10.2023 tarihli maluliyet raporunda; davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu,
iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, devamlı yada geçici olarak bir başkasının bakıma muhtaç durumda olmadığı belirlenmiş, rapor düzenlenirken kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin dikkate alındığı anlaşıldığından ATK raporuna itibar edilmiştir.
Davacının maddi zararının belirlenebilmesi için alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; davacının kalıcı iş göremezliğinin bulunmadığı, davacın --------- hizmet dökümlerinde asgari ücret seviyesinde gelirinin olduğu, 12 aylık geçici iş göremezlik zararının 51.468,34 TL olduğu, davalı sürücünün kusur oranına (%75) denk gelen zararın 38.601,26 TL olduğu anlaşılmış ve bu miktar üzerinden davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu haksız fiil olduğundan sürücü ve işleten yönünden iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olduğu yönünde herhangi bir belirleme olmadığı ve açıkça davacının ıslah dilekçesi sunduğu anlaşıldığından ıslah edilen kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Kaza tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta yönünden ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde gelirinin yüksek olduğunu iddia etmiş ise de, davacının sahibi olduğu--------- Şti.'nin vergi dairesinden gelen kayıtlara göre 2020 yılında zarar açıkladığı, 2021 yılında ise sadece 12.660,41 TL gelir açıkladığı, asgari ücretin üzerinde gelir elde edildiğinin davacı tarafından kesin delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Davalı tarafından davacının dizlik ve kask takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu savunulmuş ise de; kaza tespit tutanağında bu hususta herhangi bir belirlemenin yer almadığı, kaza nedeniyle yaralanmanın kafa bölgesinde gerçekleşmediği, bu nedenle kask takılmamasının zararı artırıcı bir etkisinin olmadığı, dizlik takılmadığına dair de bir belirleme olmadığı anlaşıldığından mütereafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacının kaza nedeniyle yaralandığı, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün % 75 kusurlu olduğunun belirlendiği, somut olayın özelliği, kusur durumu, davacının yaşı, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması, geçici maluliyet süresi, tarafların sosyal ve mali durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin davalı sürücü ve işleten yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/636, K. 2024/754, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama