KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/21
- Karar No
- 2024/299
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/21 Esas
KARAR NO: 2024/299
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/01/2023
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
17/01/2015 tarihinde sürücü müvekkili ---------, bisikleti ile seyir halinde iken, -------- sevk ve idaresinde bulunan -------- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, ---------- plaka sayılı araç sürücüsü -------- 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ---------- plaka sayılı aracın ---------Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu,
müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup Sigorta şirketi tarafından 04/09/2019 tarihinde 108.457 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin eksik olduğunu, müvekkilinin -------- , söz konusu trafik kazası nedeniyle, ----------Hastanesi'nden 26/06/2020 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %38,2 oranında malul kaldığını açıklanan nedenlerle 6.000 TL Sürekli iş göremezlik, 1.000 TL Geçici iş göremezlik, 500 TL Bakıcı gideri, 500 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 8.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın müvekkili şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirmesi sebebiyle reddine , vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle 17/01/2025 tarihinde davacının bisikleti ile seyir halinde iken --------- plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında sürekli-geçisi iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinin tazmini talepli tazminat davasıdır.
Davacının 28.08.2019 tarihinde "-------- maluliyeti dolayısıyla bedeni maddi zarar tutarı olan 108.457,73-TL o tutarındaki tazminatı nakden ve tamamen bugün --------Ş.'den aldığımızı, tazminat miktarı üzerinde mutabık olduğumuzu ve bu miktara hiçbir itirazımızın bulunmadığını, işbu tazminatı almakla --------Ş.' nin, kazaya sbebiyet veren sürücü ile işleteninin işbu olaydan mütevellit zimmetini kayıtsız şartsız ve rücu kabil olmamak üzere tamamen ibra eylediğimizi beyan,
kabul ve taahhüt ederim" şeklindeki beyanı ile ibra ettiği ibra belgesinin bir suretinin dosyamız arasında olduğu,04.09.2019 tarhinde davacı vekilin hesabına aynı tutarda paranın yatırldığı anlaşılmaktadır.Yapılan ibranın borcu sona erdirip erdirmeyeceği ---------sayılı 4.02.2020 tarihli kararında tartışılmıştır. Buna göre. Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur.
Başka bir anlatımla, açık oransızlığın bulunduğu durumlarda anılan belge ibraname değil, ancak makbuz niteliğindedir. Yeri gelmişken açık oransızlık (açık nispetsizlik - fahiş fark) kavramını da açıklamak gerekmektedir. Açık oransızlık, karşılıklı edimler arasında “göze çarpan aşırı bir fark” anlamına gelir. Normal bir kimsenin hayat, bilgi ve görgüsüne göre, edimler arasında olağanüstü ve aşırı bir farkın bulunması durumunda açık oransızlığın oluştuğu kabul edilir.
Bu ilkeler --------- sayılı kararında da kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır.Ancak yapılan ödemenin yeterliliği konusundaki tespitten önce bu konuda açılan davanın da süresinde açılması gereklidir.2918 sayılı KTK Madde 111 gereğince Tazminat miktarlarına ilişkin olup da,yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir hükmünü içermektedir.Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davaya konu 17.01.2015 TARİHLİ trafik kazasından sonra davacının davalı sigorta şirketini 28.08.2019 tarihinde ibra ettiği,
davanın 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 06.01.2023 tarihinde açıldığı,davacı tarafın artan maluliyet yönünden de bir talebinin olmadığı talebini eksik ödemeye dayandırdığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/21, K. 2024/299, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama