KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/496
- Karar No
- 2024/483
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/496 Esas
KARAR NO: 2024/483
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2023
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında devam eden ticari ilişkide, davalı şirkete satışı gerçekleştirilen bir kısım ürünlerin bedellerinin tahsil edilemedi ğini, ödenmediğini, müvekkilinin tahsil edilemeyen takip konusu alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine --------İcra Müdürlüğü'nün -------- E. sayılı dosyası ile 18.05.2023 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalının icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, borcun tamamının ödendiğinin belirtilerek itiraz ettiğini ve haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu,
her ne kadar davalı şirketin icra takibine konu borcun tamamını icra takibi başlatılmadan önce ödendiğini ileri sürerek ödeme dekontu sunmuş olsa da icra dosyasından anlaşılacağı üzere icra takibinin 18.05.2022 tarihinde saat 14:51'de hazırlanmaya başlandığını, alacak kalemlerinin girildiğini ve saat 15:16'da dosyanın açıldığını, borçlu tarafından borca itiraz dilekçesi ekinde sunulan ödeme dekontunda yer alan işlem tarihi ve saati kısmından anlaşılacağı üzere ödemenin saat 15:35:22'de müvekkili şirketin banka hesabına yapıldığını, dosya borcunun icra takibi başlatıldıktan sonra ödendiğini,
müvekkilinin icra takibi başlatmakta haklı olduğunu, davalının icra takibine sebebiyet vermesi nedeniyle de icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağını belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı tarafından takip sonrası yapılan ödemenin tahsil aşamasında dikkate alınmasına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davacı vekilinin icra takibini açtığı gün davacı asile olan borcunu ödediğini, buna ilişkin dekontu delil olarak sunduklarını, ödeme sonrasında asillerin birbirleri ile yaptıkları görüşme sonrası tarafların icra takibine yönelik bir iradesinin söz konusu olmadığını ve borcun kapandığı yönünde tarafların anlaştıklarını, sonrasında müvekkili aleyhine, ödenmiş fatura borcuna yönelik başlatılan icra takibinde ödeme emri gönderildiğini ve müvekkilinin icra takibinin borcun ödendiği gün başlatıldığını öğrendiğini ve haklı olarak borca itiraz ettiğini, davacının,
ödemesi yapılmış olan asıl alacağı da kapsayacak şekilde dosyanın tamamı üzerinden alacak talebinde haksız olarak bulunduğunu, yine davanın açılmasına davacının sebep olduğunu belirtmiş olup, açılan davanın tüm talepleri ile birlikte reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacı asilin isticvap edilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 27.517,95 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra dosyası vs tüm belge ve dokümanlar toplanmış, mahkememiz 25/01/2024 tarihli 2 nolu ara kararı gereği, dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Davacı şirket tarafından 27.517,95 TL tutarlı cari hesap alacağının tahsili amacıyla 18.05.2022 tarihi, saat 15:16'da başlatılan icra takibine karşı davalı şirket tarafından 18.05.2022 tarihi, saat 15:35'te 27.517,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, Ödeme emri tebliğ edilmeden borçlunun yaptığı ödemelerden icra tahsil harcının alınmaması,
icra vekâlet ücretinin de 44 oranında alınması gerektiği, TBK m.100 kapsamında, takip tarihinden sonra icra dosyasına yapılan ödemelerin öncelikle TBK m.100 gereği faiz, masraf ve diğer ferilerine mahsup edileceğinden, ödeme tarihli kapak hesabı yapıldığında 18.05.2022 takip tarihi itibariyle, davacının 3.208,42 TL daha alacağının bulunduğu, davacının dava tarihli harca esas değerin bilinmek istenmesi halinde;
davacının talep edebileceği 3.208,42 TL tutarlı alacağına 18.05.2022 tarihinden 15.06.2023 dava tarihine kadar faiz hesabı yapıldığında, davacının 15.06.2023 dava tarihi itibariyle alacağının 3.667,33 TL olduğunun hesaplandığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.Davalı borçlu her ne kadar takibe konu borcu ödediğini belirtmiş ise de, yapılan incelemede davalının takipten sonra ödeme yaptığı anlaşıldığından davacının takip başlatmakta haklı olduğu gözetilerek değerlendirme yapılmıştır.
İcra takiplerinde takip çıkışı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/l- 3. fıkrasında belirtilen ve takip safhalarına göre tahsil harcı alınır ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir.
Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harç alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir. Ödeme emri veya icra emrinin tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmaz.
492 Sayılı harçlar kanuna ekli I sayılı tarifenin icra iflas harçları B bölümünün 1-3 maddesindeki tahsil harcının ancak ödeme emri veya icra emri tebliğinden sonraki işlemler nedeniyle alınacağı öngörülmüştür. Somut olayda ödeme emri tebliğinden önce 27.517,00 TL ödeme yapıldığından bu ödeme yönünden tahsil harcı alınması mümkün değildir. İtiraz süresi içerisinde ödeme yapıldığından AAÜT 11/4 maddesi gereğince icra vekalet ücretinin ¾ oranında uygulanacağını anlaşılmıştır.
Bu hesaplamaya göre icra vekalet ücretinin 3.095,77 TL olacağı, 111,70 TL masraf yapıldığı, takipte kesinleşen miktarın 30.725,42 TL olduğu, davalının 18/05/2022 tarihinde yaptığı 27.517,00 TL’nin takipte kesinleşen miktardan mahsubu halinde asıl alacağın 3.208,42 TL kaldığı,
bu miktar yönünden davacının itirazın iptalini talep edebileceği, davacının her ne kadar dava dilekçesinde asıl alacak miktarını harca esas değer göstererek itirazın iptalini talep etmiş ise de, yapılan kısmi ödemenin öncelikle alacağın ferilerinden sonrada asıl alacaktan düştükten sonra bakiye kalan tutar yönünden talepte bulunması gerektiği, fazlasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından fazlaya ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.
Alacak likit olduğundan kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/496, K. 2024/483, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama