KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/687
- Karar No
- 2024/873
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/687 Esas
KARAR NO: 2024/873
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 11/09/2023
KARAR TARİHİ: 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili firma tarafından dava dışı sigortalı ----------- Şirketi'nin ---------- Mahallesi, ---------- Caddesi, No:---------- ----------- adresinde kain işyeri için 09.03.2020 - 09.03.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere------------ numaralı Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, bahsi geçen riziko adresinde 18.01.2021 tarihinde davalı --------- maliki olduğu ---------- plakalı aracın diğer davalı ----------- tarafından sevk ve idare edilmekteyken işyerine ait açılır kapanır otomatik kapıya çarpması sebebiyle hasar oluştuğunu,
kaza hakkında sigortalı işyeri yetkilisi ve davalı ---------- tarafından ekteki tutanağın tutulduğunu, kapının kullanılamaz halde olduğunun imza altına alındığını, olay sonrası, bağımsız ve uzman eksper tarafından, meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapılmış olup söz konusu raporda hasara söz konusu aracın sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu, davalı borçluların sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarlardan sorumlu olduğunu, 6102 s. T.T.K.’ nın 1472/I maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı uyarınca, müvekkili şirketin hasar sorumlusuna karşı yasal takip yürütmeye hak kazandığını,
hak sahibine yapılan ödeme akabinde rücu bedelinin tahsili amacıyla davalı ---------- Şirketi'ne yapılan takip öncesi başvuru sonrası netice alınamamış olup, davalılar aleyhine ------------ İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile takip çıkışı 28.886,28 TL olmak üzere icra takibi başlatıldığını, Borçluların borcu kabul etmeyerek, ödeme emrine haksız ve kötü niyetle itiraz etmiş ve takibin durduğunu, Bunun üzerine taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuşsa da tarafların anlaşamaması nedeniyle işbu davayı açma zarureti doğduğunu, izah edilen kazada davalı ----------- kusuru olduğunu, 6098 sayılı TBK md 49;
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Araç maliki ve işleteni konumunda bulunan ----------- ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve diğer ilgili maddeleri uyarınca aracın işleteni sıfatıyla sorumlu, dolayısıyla hasarı tazminle yükümlü olduğunu, davalı konumunda bulunan muteriz borçlu --------- Şirketi'de, kazaya neden olan ----------- plaka nolu aracın, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortacısı olması nedeniyle söz konusu hasar tazmin bedelinin ödenmesinden, sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere sorumluluğunun bulunduğu açık olduğunu, sunulan eksper raporu ve olay yerinde düzenlenen tutanağa göre davalıların hasarı tazminle yükümlü olduğunu,
davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığına bakılmaksızın haksız olması halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili ----------- maliki olduğu, müvekkilj ---------- sevk ve idaresinde bulunan ---------- plakalı aracın dava dışı sigortalıya ait açılır kapanır kapıya takılması suretiyle kapıda oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından karşılanmış ve müvekkiline rücu edilmek üzere işbu itirazın iptali davası açıldığını, HMK 15. Madde uyarınca zarar sigortalarında rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi veya davalıların dava tarihindeki yerleşim yer mahkemeleri yetkili olduğunu, Riziko ---------- ilçesinde meydana geldiğini, müvekkillerinin yerleşim yerinin ----------- olduğunu,
bu sebeple yetkili mahkemeler ----------- mahkemeleri veya ----------- mahkemeleri olduğunu, Bu sebeple mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiklerini, rizikonun meydana gelmesinde müvekkillerin kusurunun bulunmadığını, Sigortalıya ait kazan yüksek olması ve kapının tam açılmaması sebebiyle riziko meydana geldiğini, bu suretle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazanın ve rizikonun meydana gelmesinde tüm kusurun kapıyı yeterli miktarda açmayan sigortalı fabrika olduğunu, ZMS sigortası kapsamında hasar bedelinden diğer davalı ----------Ş.'nin sorumlu olduğunu,
rizikonun meydana gelmesinde kusurun kime ait olduğunun tespiti için kazanın meydana geldiği mahalde keşif yapılarak alanında uzman bilirkişilerce kusur oranlarının tespiti gerektiğini, halefiyet ilkesi gereği sigortalının kusurundan sigortacınında mesul olması sebebiyle davanın esastan reddine, karar verilmesin talep zarureti hasıl olduğunu beyan ederek davanın reddine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmektedir.
Davalı ----------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkında protokole aykırı davranarak davadan önce başvuru yapmadan işbu davayı açtığını, sorumluluklarının sadece sigortalının kusuru oranında asıl alacak ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini,
kaza tespit tutanağında davacının beyanına göre kendisinin bir an durakladığı için müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün arkadan çarptığını bu halde davacı tarafın da mezkur kazada KTK ilgili maddeleri uyarınca kusurunun bulunduğunu sigortalının kusuru ve davacının zararı konularında bilirkişi tetkikatı yapılması gerektiğini beyan ederek haksız olarak açılan davanın reddine, davacının davasını ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını,
faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava. Hukuki niteliği itibariyle ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasının uyap sureti, --------- Noterler Birliğine müzekkere yazılarak, ---------- plaka nolu aracın trafik kaydı, Davalı Sigorta Şirketine müzekkere yazılarak ---------- plakalı aracın poliçe ve hasar dosyası kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
05/03/2024 tarihli ilk celsede; davacı vekili hazır iken Dosyanın ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak mahkemece resen seçilecek bir Makine Mühendisi, bir sigorta uzmanı bilirkişiye tevdii ile rapor alınmasına dair ara kararın hazır bulunan davacı vekiline ihtar edildiği, görülmüş, Söz konusu ihtara rağmen davacı vekili tarafından bilirkişi ücreti yatırılmamıştır.Davacı vekili tarafından bilirkişi ücretinin 12/09/2024 tarihinde yatırıldığı görülmüştür.Mahkememiz 17/09/2024 tarihli celsesinde; "verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı,
kesin sürenin sonuçlarının 05/03/2024 tarihli duruşmada davacı vekiline hatırlatıldığı görülmekle, dosyanın bilirkişiye tevdii talebinin reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut davada, Mahkememizce bilirkişi incelenmesine karar verilmiş ve bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde yatırılmaması halinde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ve mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğine ilişkin sonucun hatırlatıldığı ancak davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmamış olduğu görülmekle ispatlanamaya davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/687, K. 2024/873, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama