KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/7
- Karar No
- 2023/1074
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/7 Esas
KARAR NO: 2023/1074
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/01/2023
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı Şirket alacaklı olduğu icra takip dosyasından --------- esas sayılı dosyasında verilen 04.06.2021 tarihli karara müteakip 09.06.2021 tarihinde müvekkil şirketin adresine, alacaklı vekilinin hazır ettiği nakliye, söküm ekibi ile hacze gelindiğini, faaliyet adresinde 28 farklı mal haczedildiğini, müvekkil şirket faaliyetlerini sürdürdüğünü, yüklü miktarda siparişleri olduğunu, faaliyetlerine devam edebilmesi için gerekli malların haczine, sökülmesine, nakliyesine muvafakat etmediğini ve hali hazır istihkak iddialarının olduğu ileri sürdüğünü, sonuç olarak;
davacı şirket işbu hukuka aykırı haciz işlemlerine karşılık ticari faaliyetlerine devam edebilmek için icra tehdidi altında davalı taraf ile anlaşmak zorunda bırakılmış ve bu doğrultuda 09.06.2021 tarihinde aralarında protokol akdedildiğini, davalı alacaklı müvekkil şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü iş yerine gelerek haciz işlemlerini gerçekleştirdiğini, dosya borçlusu ve dosya alacaklısı ile müvekkil şirket arasında hukuki ve ticari herhangi bir illiyet bağı olmamasına rağmen haciz mesnetsiz bir şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkil bu noktada ticari faaliyetlerinin tümüyle sona ermesindense bu borcu ödemeyi tercih ettiğini,
ancak kendi özgür iradesi ile borcu ödeme kararı almadığını, müvekkil borcu üstlenmeye mecbur bırakıldığını, müvekkil şirketin ne davalı şirket ile ne de davalı şirketin alacaklısı olduğu icra dosyası ile ne de dosya borçluları ile arasında herhangi hukuki, ticari bağı bulunmadığını, davalının yapmış olduğu haksız haciz neticesinde piyasadaki ticari kredisi, ismi, unvanı lekelenmiş ve itibar kaybı yaşadığını, bu doğrultuda davalının kötü niyetli hukuka aykırı fiilinin,
geri dönülmez sonuçları sebebiyle manevi tazminat talebinin bulunduğunu belirterek müvekkilin borçlu ve icra dosyası tarafı olmadığı halde-------- E. sayılı dosyasından usul ve yasaya aykırı olarak yapılan haciz ve muhafaza baskısı altında müvekkilce ödenen 1.500.000,00 TL neticesinde davalı tarafından işbu meblağın her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkile geri ödenmesine, müvekkilin yaşamış olduğu itibar kaybına istinaden 300.000,00 TL manevi tazminatın karar tarihinden itibaren yasal faiz ile tazmin edilmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkili ve görevli mahkemede ikame edilmediğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirmediğini, huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, davanın taraf sıfatı yokluğundan husumetten reddinin gerektiğini, müvekkilinin haciz talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, haksız fiile dayandırılan maddi ve manevi tazminat davası olarak açılmıştır .Davacı, davalı alacaklının haksız yere işyerine gelerek gerçekte borçluya ait olmayan mallara haksız olarak haciz koydurduğunu beyanla maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştr
Davalı cevap dilekçesi sunmuş, tarafların dava ve cevap dilekçesinde belirttiği icra ve mahkeme dosyaları uyaptan celp edilerek incelenmiştir.Dosya incelendiğinde, davalı alacaklının --------- E sayılı takip dosyasında borçlular --------, ---------, --------- aleyhine icra takibine giriştiği, bu takip dosyasında ----------- icra müdürülüklerine talimat yazıldığı ve ----------- E sayılı dosyada davacı şirketin iş yerine gelinerek borçlu --------- ile davacı şirket arasında illiyet kurularak haciz işlemi yapılmıştır.
İcra müdürlüğü, İİK.nun 97/1 maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyayı icra hukuk mahkemesine göndermiş, --------- sayılı, 03/06/2021 tarihli kararla, davacının-------- şirketi, avalının -------- şirketi olduğu istihkak iddiasına ilişkin, iddiayı doğrulayan kanaat verici delil sunulamamış olması sebebiyle takibin devamına karar verilmiştir.
Bu karar yasa gereği kesin niteliktedir.
Ancak tebliğden itibaren istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişilerin 7 gün içinde dava açmakta muhtariyetlerine, dava açmadıkları takdirde istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına da karar verilmiştir.Bu karardan sonra tarafların bir araya geldiği, davacı şirket ile davalı alacaklı arasında 09/06/2021 tarihinde protokol düzenlendiği, bu protokol ile davacının takibe konu borç sebebiyle kayıtsız şartsız olarak bono verdiğini ve bono miktarında borcu üstlendiklerini bildirdiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı eldeki davada, istihkak iddiasının, kendisi ile borçlu arasında bir bağlantı olmadığının araştırılmasını, uğradığı zararların tazminini talep etmiş ise de, davacı, icra hukuk mahkemesinde istihkak davası ikame etmediği gibi, alacaklı ile protokol yapmış, borcu bono miktarı kadar üstlenmiştir. Protokol incelendiğinde davacının ihtirazi kayıt da koymadığı , aksine kayıtsız şartsız borcu kabul ettiği görülmektedir.
Bu protokol HMK nun 193.m si gereği delil sözleşmesi mahiyetinde olup tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir. Dava dilekçesinin yazılış şekline göre protokoldeki imzanın inkar edilmediği, benimsendiği; protokol sırasında irade fesadına uğranıldığına dair süresi içinde açılmış bir davanın da olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava tarihi(03/01/2023) itibariyle tazminat isteminin haklı olmadığı anlaşılmış, esasa geçilmesine yer olmadan maddi ve manevi tazminat istemli davanın reddine karar verilmiştir. İcra müdürlüğünün İİK.nun 99. maddesi yerine 97. Maddesine göre işlem yapması hatalı ise de, bu hatanın bu davada esasa etkili bir yönü olmadığı gibi, icra müdürlüğü işleminde alacaklıya kusur atfedilebilir bir yönü de yoktur. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/7, K. 2023/1074, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama