KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/822
- Karar No
- 2025/507
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
Karar Metni
2.419 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/822 Esas
KARAR NO : 2025/507
DAVA
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ------------, 2 farklı araç ile taşınmış gibi göstererek fatura düzenlediğini, davalı tarafından düzenlenen --------- ve ---------- no'lu 2 adet faturaya istinaden ödeme yapıldığını, ancak ----------- no'lu 9.000,00 TL * KDV şeklinde verilen faturanın,4.500,00 TL'lik kısmının fazla olarak düzenlendiğini, taşıma işinin sadece tek bir araçla yapıldığını ve müvekkili tarafından bu durumun şirket merkezi ile taşıma yapılan yerlerin farklı olması sebebi ile ayrıca iş yoğunluğu nedeni ile fark edilmeksizin fazla ödeme yapıldığını,
müvekkili tarafından taşıma ve hammadde tedariki işleri yönünden birden fazla firmayla ve cariyle birlikte hareket edildiğini, dilekçe ekinde sunulan kayıtlardan görüleceği üzere, davalının yaptığını iddia ettiği taşıma işlemlerini yapmadığı,
taşımanın başka firmalarca yapıldığının görüleceğini, müvekkili şirket tarafından ticari itibarının korunması ve mağduriyet yaşatmamak adına, çalışmakta olduğu firmalarla kurulan güven çerçevesince, firmaların yapmış olduğu bildirimlerin akabinde ivedilikle yapıldığını, nitekim bu durumun, davalı ---------- Firması tarafından da gözlendiğini, davalı tarafın bu durumu tespit etmesinin akabinde, müvekkili şirket bünyesindeki nakliye işlemleriyle sorumlu kişi olan -------- ile irtibat haline geçtiğini, davalı tarafından "keçe geldi mi ?” şeklinde teyit alıp, akabinde şirket personeli --------- ---------- şeklinde sorması üzerine --------- da,
--------- gönderilen keçelere ilişkin taşımanın, sanki kendisi tarafından yapılmışçasına, davalı tarafından müvekkili şirketin muhasebesine iletildiğini, ancak bu faturalar incelendiğinde, antrepo kayıtları bizzat kontrol edildiğinde faturalara konu taşıma işlerinin başka bir firma tarafından yapıldığı, söz konusu araçların bir çoğunun yurt dışından, ----------- geldiğinin tespit edildiğini, şahsın, müvekkilce keçe alınan antrepo ve depoları tespit ettiğini ve buralardan günlük keçe siparişi verildiğini fark ederek,
müvekkili şirketin şirket merkezi (muhasebesi ) antrepo'nun farklı yerde olmasından faydalanarak gerçeğe ve usule aykırı şekilde faturalar tanzim ettiğini, davalı tarafından durumun farkına varılmaması için, henüz kesilen faturalar sisteme işlenmeksizin doğrudan muhasebeden ödeme talep edildiğini, müvekkili şirketin muhasebesinin sadece ödeme işlemleri ile ilgilenmekte olduğundan ve işin yapılıp yapılmadığını teyitinin, işin ivediliği nedeni ile sonraya bırakıldığından,
işin yapıldığı ve davalının ödeme için kendilerine yönlendirildiği kanaatiyle bu faturalara istinaden ödemeler yaptığını, ödemelerin bu şekilde teyit almaksızın kendisine yapıldığını fark eden şüpheli tarafından, bu işlemlerin 1 ay boyunca sürdürüldüğünü ve müvekkilinin 28 adet fatura ile müşteki müvekkili şirketin şu aşamada tespit olunduğu üzere yaklaşık 319.176,00 TL zarara uğradığını, davalı tarafından iş yapılmaksızın faturaların keşide edildiğini ve bu faturalarla, ortada fiilen yapılan hiçbir taşıma bulunmamasına rağmen haksız kazanç elde edildiğini, sebepsiz zenginleşilen paranın iadesi yönünde irtibata geçilmişse de,
şahsın inkarı neticesinde iyi niyetli uzlaşma çalışmalarının sonuç vermediğini, Davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını,---------- Cbs.
Dosyasında soruşturma başlatıldığını, dosyada davalının ifadesinin alındığını,kendisinden yapmış olduğu taşımaya ilişkin irsaliye yahut başkaca evrak sunulmasının istenildiğini ancak davalı/şüpheli tarafından evrak sunulmadığı gibi, gerçeğe aykırı şekilde beyanda bulunulduğunu ve evrak sunmaktan imtina edildiğini, kendisinin delil olarak sunduğu belgenin ise,taraflarınca icra ödeme emrinin ekinde sunulan cari hesap tablosu olduğunu, sunmuş olduğu evrakın dahi, kendisi tarafından düzenlenmediğini, davalı tarafın, müvekkili şirketteki açıktan faydalanarak haksız kazanç elde ettiği,
usule aykırı şekilde fatura keserek müvekkili şirketi önemli ölçüde zarar ettirdiğinin aşikar olduğunu, davalının hiçbir aşamada taşımaya ilişkin sevk irsaliyesi ve araç kayıtları da mevcut olmadığını, davalı tarafından savcılığa verilen beyanlarında sevk irsaliyesiz iş yaptığını beyan ettiğini, ancak irsaliye faturası ve sevk irsaliyesi düzenlemenin kanunen zorunlu olduğu ve bu evrakların da bizzat taşıyıcı tarafından düzenlenmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, aynı zamanda ticari örf haline geldiğini, nitekim Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununda,
irsaliye faturası ve sevk irsaliyesi düzenlenmemesine ilişkin hükümlerin mevcut olduğunu, taşıma işlerinde irsaliye düzenlemekle sorumlu şahıs yada tüzel kişiliğin, taşıma işini gerçekleştiren olduğunun yerleştiğini, bu durumun lojistik alanında bilirkişi tarafından da, Sayın Mahkeme tarafından da saptanabilir nitelikte olduğunu, irsaliyenin aynı zamanda taşıyıcı tarafından malın teslim alındığına dair karine olduğunu, karinenin aksini kanıtlamakla mükellef olan tarafın da davalı olup, ispata yarar hiçbir belge ve evrak sunamadığını belirtmiş olup,
alacak davasının kabulüne,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacıya yapılan işe karşı fatura kesilip ücretinin karşılandığı,
davacı şirketin yetkili müdürü ya da organizasyonları tarafından tarafının aranıp, araç istediklerini, lojistik işlerinin şirketin yetkilisi şahıslar tarafından aradıklarında hizmet karşılığının yapılıp, fatura kesildikten sonra ödeme yapıldığını, bu işlemin ekonomik ve akaryakıtın ani yükseliş ve iki günde bir artan ve fiyatın bir aşağı bir yukarı gel gitlerden dolayı aralarında fiyat anlaşmazlıklarının olduğunu, kendilerine bu hususu ilettiklerinde davacının bunu kabullenmeyip, bu yola başvurduklarını, haksız bir kazanç elde etmediğini, dava dilekçesinde davacı tarafından kendisi ve şirketi hakkında haksız suçlama,
haksız zenginleşme ile ilgili beyanlarının, şirketinin aynı zamanda galeri ve diğer işlemlerle, alış, veriş işlemlerini resmi olarak kanunlara uygun olarak yapıldığını belirtmiş olup, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İcra Dosyası: Davacı taraf 29.11.2022 tarihinde cari hesap alacağına konu e- fatura açıklamalı 319.176,00 TL tutarlı alacağının tahsiline ilişkin ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasından Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 08.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu şirket yetkilisinin 09.12.2022 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz etmiştir. ------------- Soruşturma Dosyası: Müştekiler ---------Ş. ve --------- tarafından, şüpheliler --------- ve ---------- Şti. adına 11.10.2022 suç tarihli, Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarına ilişkin açılan---------- soruşturma, ---------- Kar 11.01 2023 tarihli kararında:"...
Şüphelinin gerçekleştirmediği taşıma işlerini fatura ederek müşteki şirketten ücret aldığına dair soyut iddia dışında somut delil elde edilemediği gibi yakınmaya konu olayın ticari ilişkinden doğan hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı sonucuyla kamu adına KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA...” karar verildi; şeklinde olduğu görülmüştür.Bilirkişi Raporu:Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle rapor tanzim edilmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, alınan 04/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,
"Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2022 yılınailişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUKhükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Raporumuzun 4.a-2 kısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı tarafından defter vebelge ibraz edilmediğinden incelemenin yapılamadığı,
B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı birşekilde açıklandığı üzere;Nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu yapılan 28adet toplam 319.176,00 TL tutarlı faturalardan;« 3 adet toplam 41.184,00 TL tutarlı faturalara davacı şirket tarafından 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olduğundan, faturalar içeriği taşıma hizmetinin verildiğinin davalı şirket tarafından ispat edilmesi gerektiği, bu hususta dosyaya sunulan taşıma belgesinin bulunmadığı görüldüğünden ispata muhtaç olduğu,
Davacının kabulünde olmayan, 25 adet toplam 277.992,00 TL (319.176,00 TL-41.184,00 TL)tutarlı faturalar yönünden ise davacı şirket tarafından süresinde itiraz edilmemesi ve ödemelerinin yapılmış olması nedeniyle hizmet ifasına ilişkin davalı şirket lehine karinelerin oluştuğu, bunun aksinin ispat yükünün davacı şirkette olduğu, bu kapsamda dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde ispata yarar belgenin bulunmadığı, ancak, heyetimiz taşıma uzmanı tarafından aşağıda ifade edildiği gibi, her ne kadar faturalar e-fatura olsa da taşıma işine özel olarak davalının da işi gördüğünü taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi veya taşıma senedi ya da senet gibi ispat işlevi olan fatura ile ispat etmesi gerektiği,
Dava dosyasına sunulu 30 adet faturaya konu taşıma tablosunda, ilk 2 adet fatura konusu 3 birim işten 2 birim işin yapıldığı, araç plakaları ile sabit olduğu, 2. Faturada bir birim iş ile sonraki 28 adet fatura konusu işin ise yapılmadığı yazılı olmasına karşın tablo altında davalı ----------- imzası bulunduğu,
bu durumda davalının da 28 fatura konusu işleri yapmadığının değerlendirildiği,Davacının taşıma işlerinin görülmediğini ispat etmesi gerektiğinde, sunduğu iş emirlerine karşın, davalının da işi gördüğünü taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi veya taşıma senedi ya da senet gibi ispat işlevi olan fatura ile ispat etmesi gerektiği, Mali incelemede tespit edildiği gibi 25 adet faturaya itiraz süresinde değilse de; bu faturaların içeriğinin taşıma senedi gibi ispat işlevine sahip olmadığı, bu faturaların ödenmiş olmasının içeriğinin kabulü anlamına geldiği, bu da sefer başına net 4.500 TL anlaşma manasında olduğu,
yoksa işin görüldüğünü ispat için faturada “araç bilgileri, yükün alınma yeri, teslim yeri ve yük bilgileri” şeklinde asgari taşıma sözleşmesi içeriği olması gerektiği, aksi takdirde sırf faturalar ödendiği için iş görüldüğü şeklinde değerlendirilemeyeceği,Davalının iş görmelerini taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, araç plakaları ve teslim tesellüm imzaları ile ortaya koyamadığı takdirde; ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ve bu taşıma faturalarının dayanaklarını ortaya koymadığı da gözetilerek davalının hizmet ifasını ispatlayamadığı,
davacının ticari defterlerinde 28 adet fatura ade faturasından sonra ticari defterlerinde 308.880,00 TL kalan ana para alacağını davalıdan talep ve dava etmekte haklı olabileceğinin değerlendirildiği,
C- Diğer taraftan ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, davacı şirketin kendi defterlerinde alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını iren “...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi...” madde hükmü şartının 1 lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava.
Hukuki niteliği itibariyle davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, 2 adet fatura alacağına dayalı olarak 319.176,00-TL asıl alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Davacı; davalı şirket tarafından düzenlenen faturalardan, haksız yere düzenlenen 319.176,00 TL tutarlı faturaların bedellerinin ödenmesi nedeniyle, bu tutarın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan---------İcra Müdürlüğü'nün ----------E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline talep etmiştir.
Davalı, davacı şirketin iddialarının haksız olduğunu, davacıya taşıma hizmeti verdiğini ve faturalarının düzenlendiğini ve bedellerinin tahsil edildiğini, haksız kazanç elde etmediğini ve davanın reddini savunmuştur.,Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, kendi lehine delil niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.Davalı verilen kesin sürede defterlerini ibraz etmemiştir.
Davacı şirket tarafından icra takibi her ne kadar 319.176,00 TL üzerinden başlatılmış ise de 29.11.2022 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 308.880,00 TL alacaklı gözüktüğü, dava konusu yapılan 28 adet toplam 319.176,00 TL tutarlı faturalardan.
3 adet toplam 41.184,00 TL tutarlı faturalara davacı şirket tarafından 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olduğundan, faturalar içeriği taşıma hizmetinin verildiğinin davalı şirket tarafından ispat edilmesi gerektiği, bu hususta dosyaya sunulan taşıma belgesinin bulunmadığı görüldüğünden ispata muhtaç olduğu,
Davacının kabulünde olmayan, 25 adet toplam 277.992,00 TL (319.176,00 TL-41.184,00 TL) tutarlı faturalar yönünden ise davacı şirket tarafından süresinde itiraz edilmemesi ve ödemelerinin yapılmış olması nedeniyle hizmet ifasına ilişkin davalı şirket lehine karinelerin oluştuğu, bunun aksinin ispat yükünün davacı şirkette olduğu,
Dava dosyasına sunulu 30 adet faturaya konu taşıma tablosunda, ilk 2 adet fatura konusu 3 birim işten 2 birim işin yapıldığı, araç plakaları ile sabit olduğu, 2. Faturada bir birim iş ile sonraki 28 adet fatura konusu işin ise yapılmadığı yazılı olmasına karşın tablo altında davalı ------------ imzası bulunduğu,
bu durumda davalının da 28 fatura konusu işleri yapmadığının değerlendirildiği,Davacının taşıma işlerinin görülmediğini ispat etmesi gerektiğinde, sunduğu iş emirlerine karşın, davalının da işi gördüğünü taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi veya taşıma senedi ya da senet gibi ispat işlevi olan fatura ile ispat etmesi gerektiği, 25 adet faturaya itiraz süresinde değilse de; bu faturaların içeriğinin taşıma senedi gibi ispat işlevine sahip olmadığı, bu faturaların ödenmiş olmasının içeriğinin kabulü anlamına geldiği, bu da sefer başına net 4.500 TL anlaşma manasında olduğu,
yoksa işin gö nü ispat için faturada “araç bilgileri, yükün alınma yeri, teslim yeri ve yük bilgileri” şeklinde asgari taşıma sözleşmesi içeriği olması gerektiği, aksi takdirde sırf faturalar ödendiği için iş görüldüğü şeklinde değerlendirilemeyeceği, Davalının iş görmelerini taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, araç plakaları ve teslim tesellüm imzaları ile ortaya koyamadığı takdirde; ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ve bu taşıma faturalarının dayanaklarını ortaya koymadığı da gözetilerek davalının hizmet ifasını ispatlayamadığı,
davacının ticari defterlerinde 28 adet fatura düzenlediği iade faturasından sonra ticari defterlerinde 308.880,00 TL kalan ana para alacağını davalıdan talep edebileceği,Davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, 28/07/2020 tarihli ----------- yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222.
Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "...
Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir.
Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir.
Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığı anlaşıldığı,Davacının takipte işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faizi isteyebileceği anlaşılmakla.
Davacının davasının Kısmen Kabulüne, 308.880,00- TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/822, K. 2025/507, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama