KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/827
- Karar No
- 2024/185
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/827 Esas
KARAR NO: 2024/185
DAVA
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 14/03/2023
KARAR TARİHİ: 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ------- İcra Müdürlüğü' nün -------- E. Sayılı dosyası üzerinden davalı takip alacaklısı dava dışı takip borçlusu ------ Şti'ye olan 652.799,15 TL alacağı için müvekkile 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu ihbarnameye de itiraz edilmemesi sonrasında üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkilin takip borçlusundan herhangi bir alacağı, ticari ilişkisi bulunmadığını, bu husus dava dışı takip borçlusu ------- Şti'nin ilgili resmi kayıtlarıyla, ticari defter, cari hesap incelemeleriyle da ortaya çıkarılabileceğini,
İcra ve iflas Kanunu'nun 89/3. maddesinde belirtilen takip borçlusu dava dışı takip borçlusu ------- Şti'nin müvekkile herhangi bir ticari ilişkisinin, alacağının bulunmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açtıklarını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile.
Borçlu şirkete karşı başlatılan icra takibinin konusunun çek olması sebebiyle, Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ( Örnek No: 10 ) İle icra takibi başlatıldığını, başlatılmış olan icra takibinin konusu olan çek 6102 sayılı TTK.
3. Maddesi uyarınca ticari iş olması sebebiyle doğacak ihtilaflara ilişkin yargılamalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu sebeple, davacı üçüncü şahıs tarafından mahkememizde açılan menfi tespit davasında ihtilafın kaynağı olan alacağın TTK. düzenlenmesi sebebiyle ortada Ticari bir işin varlığı sabit olduğundan dolayı görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, borçlu şirkete karşı başlatılan icra takibinin uzun bir süre sonuçsuz kalması, alacağın tahsil edilememesi nedeniyle dosya borçlusunun, hak ve alacağı olabileceği kişilere başvurma yolu olan İİK'da düzenlenen haciz ihbarnamesi yoluna gidildiğini ve davacı ...
89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacı kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini, davacıya tebliğ edilen tüm haciz ihbarnameleri usulüne uygun olduğunu ve davacının tebliğ aldığı halde hiçbir itirazda bulunmadığını kendi dava dilekçesinde de belirttiğini, borçlunun kendisine usulüne göre tebliğ edilmiş ihbarnamelere itiraz etmediğini ve borcu kabul ettiğini, yasal düzenleme gereği de borç davacının zimmetinde sayıldığını,
İcra İflas Kanunu'ndaki özel hüküm olan 89. maddesine dayanılarak gönderilen haciz ihbarnameleri açısından İİK madde 89/3'e göre “Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur.”.
Aynı zamanda işbu maddeye dayanak olarak davacıya tebliğ edilen ihbarnamelerde de aynı madde tamamıyla yer aldığını, üçüncü kişinin hiçbirini dikkate almadığından, davacı olarak açmış olduğu huzurdaki menfi tespit davasında takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispatla yükümlü olduğunu, dosya borçlusu ile davacı arasında yakın akrabalık ilişkisi olduğunu, aynı aileye mensup kişilerin birlikte çalışmaları veya miras ilişkileri nedeniyle birbirlerinden alacaklı olabilmeleri mümkün olduğunu,
zira İcra ve İflas kanununun 89. Maddesinde düzenlenmiş olan haciz ihbarnamelerinin var olma amacı takip borçlusu ile 3. Kişilerin aralarında herhangi bir alacak verecek ilişkisinin var olup olmadığının sorulması gerektiğini, kaldı ki , ülkede var olan kültürel ilişkide aile bireyleri arasında para ilişkisi ayırt edilemeyecek kadar girift bir ilişki olduğunu, bu nedenle kötüniyetinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki , müvekkilinin alacağının tahsili için davacı üçüncü şahıs .... bahse konu 89/1.
Ve 89/2. haciz ihbarnameleri gönderilmesinin ardından yasal itiraz süreleri içerisinde davacı tarafından herhangi bir itiraz olmadığını, davacı tarafından haciz ihbarnamelerine karşı itirazların olmaması sebebiyle de aleyhe açılan davaya davacı tarafın kendi davranışları ile sebebiyet verdiğini, bu ihbarnameleri göndermelerinin icra hukukunun takip alacaklısı olarak bize verdiği hak ve yetkiyi kullanmalarının sonucu olduğunu ancak gördükleri kadarıyla davacı bu ihbarnameleri bu güne kadar ciddiye almadığı gibi müvekkilinin hukuken kendisine tanınan hakkını kullanması nedeniyle de kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini,
bu iddiasının tamamen asılsız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 89/1 - 89/2 ve 89/3. Maddesine göre üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespiti istemine ilişkindir.------ sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize geldiği, dosyanın yukarıdaki esasa kaydı yapılarak, yargılamaya devam olunmuştur.İncelenen tüm dosya kapsamına göre; -------- sayılı ilamında.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, dair karar verildiği anlaşılmış,
davaya bakma hususunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/827, K. 2024/185, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama