KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/968
- Karar No
- 2026/47
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
Karar Metni
1.997 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/968
KARAR NO : 2026/47
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/07/2016
---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas, ----- Karar sayılı mahkememiz dosyası ile birleşen dosyası yönünden:
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :02/08/2017
KARAR TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
01.05.2016 tarihinde alkollü olduğu için polis ekiplerinden kaçtığı esnada davalılardan ...'ya ait olan---- plakalı araçla maktul ...'a çarparak ağır yaralanmasına neden olduğunu ve 07.05.2016 tarihinde ...'ın vefat ettiğini, trafik kazasına ilişkin ----.Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını ve maktulün otopsi raporu ile trafik kazası sonucu vefat ettiği kanaatine varıldığını, maktulün 1969 doğumlu olup, restoran müdürü olarak çalıştığını ve net ücretinin 4.000 TL. olduğunu, davacıların maktulün maddi desteğinden yoksun kaldıklarını,
davalı sigorta şirketine tüm davacılar adına başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından 175.784,82 TL.nin ödenebileceğinin bildirildiğini ancak hesaplamanın düşük olduğunu, davacıların eş ve babalarını kaybetmelerinden dolayı büyük elem ve üzüntü duyduklarını ileri sürerek davacıların hastane ve defin masrafları ile destekten yoksun kalma tazminatı tutarları belirlenerek,
maddi tazminatın davalı ... ve ... yönünden olay tarihinden işletilecek faiziyle, davalı sigorta şirketi yönünden 09.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL.maddi tazminatın davacılar lehine tahsiliyle; davacılar adına toplam 350.000 TL.
Manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalı ... ve ...'dan tahsili ile öncelikle davalıların taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili tarafında ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu tazminat talebinde müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, KTK md.97 gereği dava öncesi müvekkili şirkete başvurunun yapılmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeden davanın reddinin gerektiğini belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili özetle.
01/05/2016 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki --- plakalı araç ile ---- Caddesi istikametinde seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpıp savrularak kaldırımda yaya olarak bulunan ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda yaya ...'ın hayatını kaybettiğini, davalı -- şirketi ----- plakalı aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi nedeniyle limiti kadar sorumlu olduğunu, müvekkil ----- müteveffanın imam nikahlı eşi olduğunu, aynı evi paylaşıp karı koca hayatı yaşadıklarını,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla destekten yoksunluk nedeniyle ölenin eşi ... için 100.000,00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karış taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Birleşen dava dosyasında davalı vekili özetle.
Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ----- plakalı araç müvekkil şirket tarafından 12/06/2015/2016 vadeli ----- nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, dava konusu olay ile ilgili olarak müteveffanın mirasçıları tarafından müvekkil şirket aleyhine --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile maddi tazminat taleple dava açıldığını, gerek usul ekonomisi gerekse de mükerrer hesap yapılmaması amacıyla yukarıda belirtilen dava ile huzurdaki davanın birleştirilerek görülmesini talep ettiklerini, ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada davacılardan birinin mütevaffanın eşi ... olduğunu,
müteveffanın hem resmi nikahlı hem dini nikahlı eşinin olmasının günümüz şartlarında mümkün olmadığını, öncelikle davacının destikten yoksun kalma tazminatı talep hakkı olmadığından davanın reddine karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle sürücü, işleten ve zorunlu sigortacıdan talep edilen maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizin --- Esas sayılı ve ---- Esas sayılı dosyada yargılamalar yapılmış, verilen karar ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi nin--/--kararlarıyla kaldırılmış, davalar kaldırma kararı sonrasında bir arada görülmesi gerektiğinden birleştirilerek işbu esas sırası üzerinden yürütülmüştür.
01/05/2016 tarihinde sürücüsü ...’in sevk ve idaresindeki ----- plakalı araçla, alkollü olması nedeniyle polis kontrolünün yapıldığı esnada durmayarak devam etmek ve yaya olan ...’a çarpmak şeklinde meydana gelen kaza sonucunda ... vefat etmiş; geride kalan eşi ve 5 çocuğu destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir.
Ayrıca yargılama sırasında müteveffanın imam nikahlı eşi olarak destekten mahrum kaldığını ileri süren ...’in destekten yoksun kalma talepli dava açtığı; bu davanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesi' nin----- Karar sayılı kararıyla mahkememizin eldeki dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Bu dava mahkememizin takipsiz bırakılınca ayrı izlenmek üzere tefrik edilmiş, mahkememizin ----- Esas sırasına kaydedilmiş; dava yenilenince duruşma verilmiş, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, bu karar istinaf incelemesi sonucu kaldırılınca mahkememizin ----- Esas sırasına kaydedilmiş, sonra da bu dava ile birleştirilmiştir.
Özetle asıl davada resmi nikahlı eş ve çocuklar, birleşen davada imam nikahlı birlikte yaşayarak müteveffanın fiili destek sağladığını ileri süren eş davacıdır.
Davalılardan ..., ------ plakalı aracın sürücüsü, ---- maliki/işleteni, davalı sigorta şirketi de aracın zorunlu trafik sigortacısı olup, bu sıfatı ile doğan zarardan, davalı sürücünün kusur oranında ve poliçe limiti içinde kalmak şartı ile sorumludur. İşleten de sürücünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Poliçenin 12/06/2015-12/06/2016 vade tarihli olduğu, 01/05/2016 tarihli kazanın poliçe kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Asıl dava, ilk olarak 27/07/2016 tarihinde asliye hukuk mahkemesine açılmış, --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas, ---- Karar sayılı kararla davalılardan biri zorunlu trafik sigortacısı olmakla TTK.nun 1483 maddesine göre ticari dava olduğu, bu davalarda asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; süresi içinde sunulan talep dilekçesi ile dosya mahkememize tevzi edilmiş, yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili, 28/11/2016 tarihinde, davalı gerçek kişilerce (sürücü ve işleten) tarafından (128.000,00 TL) manevi tazminat zararının ödendiğini, manevi tazminat yönünden sulh olduklarını beyan etmiştir. Nitekim 20/12/2017 tarihli 4. celsede davacı vekili manevi tazminat talebinden feragat etmiştir.Böylece yargılamaya destekten yoksun kalma zararı yönünden devam edilmiştir.
Olayla ilgi ceza yargılaması ---. Asliye Ceza Mahkemesinin --- Esas, ----- Karar sayılı ceza dosyasında da sanık olarak yargılanan ..., kazada tam ve asli kusurlu kabul edilmiş, 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. (Bu karar istinaf edilmiş olup, ---- Bölge Adliye Mahkemesi, -----. Ceza Dairesi' nin ---- Esas, ----Karar sayılı kararıyla istinaf talebi esastan kesin olarak reddedilmiştir.)
Murisin nüfus kaydı çıkartılmış, sadece ...’ın kaza sırasında 18 yaşından küçük olduğu; diğer çocukların reşit olduğu anlaşılmıştır.
Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, 11/09/2017 tarihli raporda, bilirkişi, davacıların mahrum kaldıkları destek tutarlarını hesaplamıştır. Aktüer bilirkişinin raporuna müteakip davacılar vekili, 20/09/2017 tarihli ıslah dilekçesini sunarak, taleplerini 203.234,86 TL’ye çıkarmışlardır.
Olayla ilgili, kusur incelemesi yönünden rapor alınmadığı farkedilerek, 09/02/2018 tarihli ara kararla, kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu' nun 08/02/2019 tarihli raporunda, sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...’ın ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.Ceza dosyasındaki kusur oranı ile mahkememizce alınan kusur raporu aynı doğrultudadır.Birleşen dava dosyası bakımından imam nikahlı eşi olduğunu ileri süren ...' in destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden delilleri toplanmıştır.
Kaldırma kararında işaret edilen hususlarda ayrıntılı araştırma yapılmış, seçim müdürlüklerine, muhtarlığa, kolluğa müzekkereler yazılmıştır. Bunlardan gelen cevaplara 2013 yılından kaza tarihine kadar, müteveffanın ... ile birlikte yaşadığı, ölenin ...' e fiili destek olduğu, desteğin sürekli ve eylemle olduğu net olarak anlaşılmıştır.Güncel nüfus kaydına göre birleşen dosya davacı ... --- 02/10/2018 tarihinde ----- ile evlendiği anlaşılmıştır.
Aktüer bilirkişiden tekrar ek rapor alınmasına karar verilmiş, asıl ve birleşen davacılar için destekten yoksun kalma zararları hesaplattırılmıştır. Bilirkişi 22/08/2025 tarihli raporunda, sürücünün %100 kusurlu olduğu kazada kaza tarihinde 47 yaşında olan ...’ın vefatı sebebiyle ...’ın 2.250.107,90 TL, ...’ın 27.329,60 TL, tekrar evlenen ...' in 8.575,36 TL destek zararlarının olduğunu belirtmiştir. Aktüer bilirkişi ayrıca teminat limitinin 310.000 TL olduğunu,buna göre garameten yapılan hesapta ...’ın 305.131,03 TL, ...’ın 3.706,09 TL, ...’in 1.162,88 TL tazminatı alabileceğini hesaplamıştır.
Birleşen dava davacı vekili 10/11/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 100,00 TL olan talebini 1.162,88 TL ye çıkarmıştır.
Davacıların mahrum kaldığı desteğin hesaplanmasında, kazanın 01/05/2016 tarihinde olduğu, bir diğer deyişle 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleştiği nazara alındığında, TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplanacaktır. Bilirkişinin bu tabloya göre seçenekli yaptığı hesap, mahkememizce denetime elverişli, usul, yasaya uygun bulunmuştur.
Asıl davada davacılar 20/09/2017 tarihli rapora beyan ve ıslah dilekçesinde aktüerin seçenekli yaptığı PMF 1931 yaşam tablosuna göre yaptığı hesaplamaya göre talebini ıslah ettiği, ancak TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmış, buna göre karar verilmiş, bu karar da davacılarca istinaf edilmemiştir.
Yine kabul ve reddedilen kısımlar için tek vekalet ücreti takdir edilmiş, bu husus taraflarca istinaf edilmemiş, aynı şekilde karar verilmiştir.
Asıl davada davacılar 09/06/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurmuşlardır. Bilirkişi, tüm belgelerin sigorta şirketine hangi tarihte teslim edildiğinin anlaşılamadığını ancak sigorta şirketinin 26/07/2016 tarihinde davacılara ödeme teklifinde bulunduğunu nazara alınarak sigorta şirketi yönünden temerrüdün bu tarihte oluştuğunu; birleşen davada davacı ... yönünden ise dava tarihinde temerrüdün oluştuğunu mütalaa etmiş; bu görüş mahkememizce de uygun bulunarak benimsenmiştir. Diğer davalılar için haksız fiil hükümleri gereği kaza tarihi olan 01/05/2016 tarihinde temerrüt oluşmuştur.
Asıl davada davacı olan ve kaza tarihinde 18 yaşından büyük olan çocuklar için, destekten yoksun kalma talep edebilmek için özel durumları olduğunu gösteren (yükseköğrenim görmek gibi) bir belge de sunulmamış olduğundan, tazminat hükmedilmemiştir. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/968, K. 2026/47, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama