KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/138
- Karar No
- 2024/605
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2024
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/138 Esas
KARAR NO: 2024/605
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/02/2024
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı ---------- adına borçlu sıfatıyla, ----------- Esas numaralı takip dosyası ile birden fazla senede dayalı olarak 5.899.00 TL asıl alacak, 3.301,64 TL işlemiş faiz ve 2,5 TL matbu evrak masrafı olmak üzere toplam 9.203,14 TL icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ve alacaklı tarafından haciz işlemleri yapıldığını, takip öncesi talep edilen 3.301,64 TL işlemiş faiz ve talep edilen yıllık %42 faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, icra dosyası içerisinde müvekkilimin takip öncesinde temerrüde düşürülmüş olduğuna dair hiçbir delil ve emare bulunmadığını,
davalı taraf kötüniyetli olduğundan kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi davamızın kabulü ile --------- İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosyasında alacaklı tarafça talep edilen hukuka aykırı faiz yönünden -şimdilik 4.000,00 TL üzerinden- borçlu olmadığımızın tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın konusu icra hukuk mahkemesinin görevi kapsamında olması nedeniyle davanın usul yönünden reddi gerektiğini, menfi tespit davasının kısmi dava şeklinde açılamayacağı, harca esas değer olarak 4.000,00 TL gösterdiğini ve davasını kısmi dava olarak açtığı bu bakımdan davanın reddi gerektiğini, kural olarak,
muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının borçluyu ifaya davet ettiği ihtarı ile temerrüde düşeceğini, ancak --------- uyarınca taraflar, borcun ifa edileceği günü belirlemişse, belirlenen günde ödeme yapılmaması halinde borçlu, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş sayılacağını, icra dosyasında takip dayanağı senede bakıldığında vade tarihlerinin belirli olduğu bu nedenle borçluyu temerrüde düşürmek için bildirime gerek olmadığı, Mahkemenin davanın usul yönünden reddine karar vermemesi halinde.
Takip konusu asıl alacağa uygulanacak faizin düzeltilmesi iddialarına bir itirazları olmadığını, davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesini ve davacı vekili lehine avukatlık tarifesinde belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesini, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava;--------- İcra Dairesinin ----------- Takip No'lu dosyası kapsamında alacaklı tarafından hukuka aykırı olarak talep edilen faiz miktar ve oranı sebebiyle açılmış menfi tespit isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, icra dosyası dosyamız arasına alınmıştır.---------- Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davacının vergi mükellefi olup olmadıkları, hangi faaliyet konusunda çalıştığı, işletme hesabına göre mi, bilanço usulüne göre mi defter tuttuğunun bildirilmesi istenilmiş, 26/02/2024 tarihli cevabı yazıda Potansiyel Mükellef olduğu bildirilmiştir.Uyap'tan yapılan sorgulamada davacının potansiyel mükellef gözüktüğü tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Takip konusu icra dosyası incelendiğinde takibe dayanak alacağın konusunu 14.11.2016 VADE tarihli 820,00 TL bedelli bono, 14.11.2026 vade tarihli 147,00 TL bedelli bono 07.04.2017 VADE tarihli 5.899,00 TL bedelli bono, 17.03.2017 vade tarihli 116,00 TL bedelli bono, 27.04.2017 VADE tarihli 247,00 TL bedelli bono olduğu görülmüştür.Eldeki davada zamanaşımına uğramış senetlere dayalı olarak girişilen ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istenilmiş olup senedin zamanaşımına uğradığı,
---------- sayılı kararında da benimsendiği gibi zamaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen senedin temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, TTK. hükümleri anlamında kıymetli evrak vasfında olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın niteliğine göre de Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu senet kambiyo vasfını yitirdiğinden senede dayalı olmayıp mutlak ticari dava değildir. Bu nedenle, davanın ticaret mahkemesi görev alanı içerisinde yer alması için her iki tarafından tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi gerekir. Tarafların her ikisinin de birlikte tacir olmaması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/138, K. 2024/605, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama