KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/256
- Karar No
- 2025/570
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
1.480 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/256 Esas
KARAR NO : 2025/570
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin oğlunun 31/03/2023 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada davalı-------- sevk ve idaresinde bulunan davalı ---------Ş tarafından sigortalı olan ---------- plakalı aracın dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde müvekkilinin oğluna çarpması sonucu vefat ettiğini, müvekkiline oğlunun maddi olarak destek sağladığını, oğlunun ölümü ile müvekkilinin ekonomik yönden geçinemez hale geldiğini, kusur yönünden ATK dan kusur raporu alınmasını talep ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi masrafları, defin giderleri ve manevi tazminat taleplerinin olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur raporu alınmasını talep ettikleri, destekten yoksunluk zararının oluşmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın müteveffadan destek gördüğü veya göreceği iddiasını ispat etmesi gerektiğini, tedavi ve hastane gideri zararına yönelik taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Diğer davalıya dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğ edildiği, ancak süresi içerisine cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise.
31/03/2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı, diğer davalı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı araç ile yaya olarak karşıdan karşıya geçen davacının çocuğu --------- çarpması sonucu davacının çocuğunun ağır şekilde yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı, davacının çocuğu ---------- dava konusu kazadan dolayı vefat ettiği, davacın desteği olan --------- vefatı nedeniyle davacı babanın destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi ve defin masrafı ile manevi tazminat talep edip edemeyeceği, sürücü ve yayanın kusur oranı konusunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Kaza tespit tutanağı, hastane kayıtları, ---------- yazılan müzekkere cevapları, poliçe, hasar dosyası, ceza dosyası, araç trafik kayıtları vs. tüm deliller toplanmıştır.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplanarak dosya içerisine eklendiği, --------- Esas sayılı dosyasının incelemesinde "Maktulün olay tarihi olan 31.03.2023 günü saat 13:00 sıralarında -------- Mahallesi -------- Bulvarı üzerinde karşıdan karşıya geçtiği esnada sanık --------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı aracın maktule çarpması sonucu yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı,
ancak maktul ---------- hastanede vefat ettiği, maktulün babası olan müşteki ----------- sanıktan şikayetçi olduğu, 08/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre yaya olan --------- 2918 Sayılı KYTK.'nun 47/b-c-d. 68/b-3. 68/c maddelerini ve KYTY'nin 95/b-e-d. 138/ b-3.
138/d maddelerini ihlal ettiğinden 1. DERECEDE KUSURLU olduğunun, --------- plaka sayılı kamyonet sürücüsü olan sanık --------- de 2918 Sayılı KYTK'nun 52/3-b maddelerini ve KYTY.'nin 101/a-b Maddelerini ihlal ettiğinden TALİ KUSURLU olduğunun anlaşıldığı, olay tutanağı, sanığın kaçamklı savunması, otopsi raporu, bilirkişi raporları, ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde ;
sanığın üzerine atılı ''Taksirle Ölüme Neden Olma'' suçundan TCK nun 85/1 maddesi ve aynı kanunun 61. maddesi gereği cezalandırılması yoluna gitmek gerektiği.." şeklinde karar verilmiştir.Mahkememiz 26/09/2024 tarihli 1 nolu ara kararı gereğiyi dosyanın bir makine mühendisi ve bir aktüerya bilirkişisine tevdine karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"31.03.2023 tarihinde trafik kazasında müteveffa ---------- %75, davalı sürücü ---------- %25 kusurlu olduğu ... yaralanmasından dolayı 14.05.2023 tarihinde vefat eden --------- vefatından dolayı babası ---------.
1-Destekten yoksunluk tazminatının 239.649,71 olduğu, 2----------Ş. ve araç sürücüsü ---------- 239.649,71 TL destekten yoksunluk tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, 3-Temerrüt tarihinin--------Ş. için 14.11.2023, araç sürücüsü ---------- için 31.03.2023 kaza tarihi olduğu, 4--------- plakalı kamyonet ticari olduğu için uygulanacak faiz talep doğrultusunda ticari faiz olduğu, 5-Defin yerinin belli olmadığı, cenaze giderleri ile ilgili bilgi ve belge olmadığı, 6- Dosya içeriğinde yaralanması,
tedavileri ve tedavi giderleri ile ilgili bilgi ve belge olmadığından tedavi giderlerinin değerlendirilemediği,eğer kazada yaralanmasından vefat tarihine kadar yoğun bakımda kalmış ise bakımı sağlık personeli tarafından yapıldığından ve tedavi giderleri --------- tarafından karşılandığından tedavi gideri olmadığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, mahkememiz 16/01/2025 tarihli 4 nolu kararı gereği, dosyanın rapor sunan aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek 2025 yasal asgari ücret dikkate alınarak rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edildiği, ancak davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı bu nedenle ek rapor alınamadığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz 20/03/2025 tarihli 3 nolu ara kararı gereği davacı vekiline dava değeri artırım dilekçesi sunması için süre verildiği, davacı vekilince süresi içerisinde dava değeri artırım dilekçesi sunarak " ... 100,00 TL hastane ve tedavi gideri.
100,00 TL cenaze ve defin giderinin ve 239.649,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihi olan 31/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine.
250.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihi olan 31/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ---------- alınarak müvekkile ödenmesine; müvekkil yargılama giderlerini ödeme gücünden tamamen yoksun olduğundan HMK Md. 344 uyarınca adli yardımdan faydalanma isteminin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi.." şeklinde dava değerini belirlediği, dilekçenin davalılara tebliğ edildiği,
davalı vekilince itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça 04/06/2025 tarihli sunulan beyan dilekçesi ile davalı --------Ş ile sulh anlaşması yapıldığından bu davalı yönünden davadan feragat ettiklerini, tarafların sulh anlaşması gereğince birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini, diğer davalı ---------- yönünden manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; maddi tazminat talebi yönünden davacı ile davalı ---------Ş.'nin sulh oldukları, davacının maddi tazminat taleplerinin davalı sigorta tarafından karşılandığı,
bu nedenle diğer davalı --------- de maddi tazminat yönünden sorumluluğunun ortadan kalktığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK. m. 313'e göre sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla yaptıkları bir sözleşmedir. Yine HMK. m. 315'e göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Taraflar sulh ile uyuşmazlığı sona erdirdiklerini beyan ederek, imzalamış oldukları sulh sözleşmesini dosyaya sunduklarından, tarafların beyanları ve sunulan sözleşme nazara alınarak, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, tarafların beyanında birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, uyuşmazlık davalının ödeme yapması ile sulh olunması nedeniyle davanın açılmasında davalı ---------Ş. kusurlu bulunduğundan arabuluculuk ücreti bu davalıya yükletilmiştir.
Kazanın oluşumunda müteveffa -------- --------- Bulvarı üzerinde bulunan yaya geçidi veya kavşak köşe başlarından geçmeyerek taşıt yolu içerisine girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışması nedeniyle asli %75 kusurlu olduğu, davalı sürücü ----------- ise duran otobüsün önünden yayaların çıkabileceğini düşünerek hızını etkili bir şekilde azaltmaması, yayayı görür görmez etkili şekilde fren ve direksiyon tedbirine alamaması nedeniyle tali %25 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacının oğlu olan ---------- kaza nedeniyle vefat ettiği, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün % 25 kusurlu olduğunun belirlendiği, somut olayın özelliği, kusur durumu, davacının oğlunun yaşı, tarafların sosyal ve mali durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı --------- vekili tarafından davacı lehine ---------- sayılı kararı ile manevi tazminata hükmedildiği iddia edilmiş ise de; yapılan incelemede belirtilen dosyanın davacısı olan ----------- müteveffa'nın kardeşi olduğu, eldeki davada davacının ise müteveffa'nın babası olan ---------- olduğu, dolayısı ile davacı lehine daha önce hükmedilmiş manevi tazminat kararının bulunmadığı, isim benzerliği olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/256, K. 2025/570, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama