KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/431
- Karar No
- 2024/442
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/431 Esas
KARAR NO: 2024/442
DAVA
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/05/2024
KARAR TARİHİ: 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin diş hekimi olarak mesleki faaliyette bulunduğunu, davalıların diş hekimi teknikeri olarak mesleki faaliyetini yürüttüklerini, müvekkilinin --------- isimli hastasının tedavisi için, davalılara 12 adet ---------, 8 adet ---------, 6 adet ---------, siparişinde bulunduğunu, diş protezi için müvekkili tarafından davalılara 3.180 Euro ödeme yapıldığını, ödemenin elden gerçekleştiğini, davalı tarafından müvekkiline teslim edilen diş protezinin hastaya takıldıktan sonra,
çok kısa bir süre içerisinde renk değişimine uğradığını ve kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, davalının bahsi geçen kusurlu ifayı bertaraf etmek için müvekkiline yeniden diş protezi gönderdiğini ancak söz konusu ürünün bir kısmının müvekkiline kırık ve kullanılamaz halde teslim edildiğini, ürünün diğer kısmının ise üzerinin pürüzlü olduğunu ve yüzeyinde hava kabarcıkları bulunduğunu, ürünün kullanılmasının mümkün olmadığını, davalıların müvekkiline üçüncü kez diş protezi yolladığını,
yolladıkları diş protezinin renginin koyu renkli ve sarı olduğunu açıklanan nedenlerle davalılara ödenmiş olan 3.180 EURO’nun fatura tarihi olan 23.06.2023'ten itibaren uygulanan ticari temerrüt faiziyle birlikte ve 100.000 TL manevi tazminatın ise dava tarihi itibariyle ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle, tazminat davasıdır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır. Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur.-------- sayılı kararında:"....Somut olayda;
davacının diş hekimi olarak görev yaptığı, aynı zamanda --------- Şti.
Ortağı olduğu, davalı şirket ile yaptığı hizmet sözleşmesi gereğince serbest meslek makbuzu düzenlendiği, söz konusu makbuzun şirket adına değil kendi adına düzenlediği, şirket adına hareket ettiğine dair bir delilin veya beyanın bulunmadığı, davacının şirket ortağı olmasının tek başına tacir olarak nitelendirilmesini gerektirmediği, dava konusu işlemde davacının tacir olmadığı, serbest meslek erbabı olduğu,
davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." şeklinde karar verilmiştir.Yine-------- sayılı kararında: "...Somut olayda; davacının diş hekimi olarak görev yaptığı, davalıdan aldığı yer döşemesi malzemelerinin ayıplı olması nedeni ile tazminat talep etmiş olmakla, mahkemelerce davacının tacir olup olmadığına yönelik yeterli araştırma yapılmamış olmakla, dosyadaki mevcut delil ve beyanlara göre davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, şirket ortağı olduğu,
şirket adına hareket ettiğine dair bir delilin veya beyanın bulunmadığı, davacının şirket ortağı olmasının tek başına tacir olarak nitelendirilmesini gerektirmediği, dava konusu işlemde davacının tacir olmadığı, serbest meslek erbabı olduğu, davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde-------- Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...." şeklinde karar verilmiştir.Somut olayda; dava konusu işlemde davacının tacir olmadığı, diş hekimi olarak serbest meslek erbabı olduğu,
davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/431, K. 2024/442, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama