KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/463
- Karar No
- 2024/791
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/463 Esas
KARAR NO: 2024/791
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 12/06/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin babası ... tarafından 18/03/2005 tarihinde kurulduğunu, şirketin kuruluşundan sonra bazı durumlar sebebiyle 09/10/2015 tarihinde şirketin ticari hayatının bittiğini, şirketin bir takım mal varlıklarının mevcut olduğunu ancak o süreçte tasarruf işlemlerinin kendilerince unutulduğunu,---------- plakalı ------------ markalı şirket aracının şirket üzerinde kaldığını, şirket üzerinde kalan bu aracın satışının ise şirketin kapatılmış olması sebebiyle mümkün olmadığını, ------------ plakalı aracın tasarruf işlemlerini yapabilmek için şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin TTK 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34.maddesi hükmünce işlemleri yaptığını, resen terkin işleminin 7.madde kapsamında olduğunu, hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası istenen şirketin sicil kayıtlarındaki adresine tebligat çıkarıldığını, tebligatın "bu sokak yok" şerhi ile bila döndüğünü, 07/10/2013 tarihli----------- ilan yapıldığını ve 28/01/2024 tarihinde şirketin terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihyası istenen şirkete gönderilen tebligat yapılmamış olsa da 6102 sayılı TTK7nın geçici 7/4 maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğini, dava konusu terkin işleminde usulsüzlük bulunmadığını,
aksi gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını kararın bozulması gerektiğini, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle de yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını özetle davanın reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise ihya kararı verilecek ise tasfiye memuru atanmasını, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, resen terkin edilmiş şirketin, terkin olunun şirkete ait bir adet aracın devir, tescil işlemlerinin yapılması amacıyla ihyası istemlidir.İhyası istenen şirketin merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkili olup, ihyası istenen şirketin merkezi Kadıköy olmakla mahkememizin yetkili olduğu görülerek esasa geçilmiştir.
Davacının terkin olunan şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu görülmüş, davayı açmakta hukuki yararı ve taraf sıfatı olduğu anlaşılmıştır.Davalı sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde şirketin vergi kaydının terkin olmuş olması sebebiyle geçici 7. Madde ve tebilğin 5. Maddesi, 5174 sayılı kanunun 10. Maddesi uyarınca şirketin resen 09/10/2015 tarihinde terkin edilmiş olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, usulsüzlük olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarıyla ihyası istenilen limited şirketin, 09/10/2015 tarihinde,
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen sicilden kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Trafik tescil kayıtlarına göre ---------- plakalı aracın, kamyonet tipi -------- model olarak terkin olan şirketin üstüne kayıtlı olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir.
Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ------------ Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği,
4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği,
aynı maddenin 15. bendinde "...ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği," düzenlemeleri yer almaktadır.5174 Sayılı ---------- Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesi.
"Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır.
Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemez" hükmünü içermektedir."Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; " 5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek,
sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.TTK'nın geçici 7. Maddesi ile kanunda belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tahdidi sayılan bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır.
Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında terkin sebeplerinin tebliğ ile genişletilemeyeceği açıktır.
Kanunun istisnai tasfiye usulüne tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile geçici 7. madde kapsamına alınamaz.Somut olayda, gerek 5174 sayılı yasanın kanunda yazan bir terkin sebebi olmaması gerek şirkete ait tasfiyesi gereken bir malvarlığının bulunduğunun anlaşılması gerekse Anayasa Mahkemesinin kararı ile beş yıllık hakdüşürücü sürenin iptal edilmiş olması göz önüne alındığında şirketin araç satışının ve tasfiyesinin yapılması için ihyasına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.İhya istemine göre, ----------- plakalı aracın devir, tescil işlemlerinin yapılması için tasfiye memuruna ihtiyaç olduğundan talep gibi,
şirketin son yetkilisi olan davacı, aracın satış, devir tescil işlemleri ile ilgilenmek üzere tasfiye memuru olarak atanmıştır. Davanın açılış şekline göre terkin işleminin sicilin mevzuata veya usule aykırı işlemi sebebiyle yapıldığına dair bir iddianın da olmadığı göz önüne alınarak, talebin mahiyeti gereği sicil yasal hasım olarak kabul edilmiş, sicil yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/463, K. 2024/791, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama