İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/538 K.2025/657

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/538Karar2025/657Tarih9 Eylül 2025Okuma9 dk · 1.886 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/538
Karar No
2025/657
Karar tarihi
9 Eylül 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.886 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/538 ESAS

KARAR NO : 2025/657

DAVA

Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

DAVA TARİHİ : 22/03/2024

KARAR TARİHİ : 09/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, bu hizmet sözleşmesi kapsamında kurumlarında görev yapan -------- 01.06.2005- 20.10.2013 tarihleri arasında davalı şirketlerde çalıştığını ve emekliye ayrılması sonucunda İdareleri tarafından dava dışı işçiye 197.185,86 TL kıdem tazminatı ödendiğini, Araç Bakım Onarım Daire Başkanlığı tarafından 19/10/2023 tarih ve -------- ile ödenen tutar davalı şirketlere borç tahakkuku yapılmış ve yapılan ödemeden davalı şirketlerin payına düşen miktarlar üzerinden 28/11/2023 tarihinde tebligat çıkarılmış ise de ödeme yapılmadığını,

yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulüne karar verilerek davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 197.185,86 TL.nin müvekkili kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte çalıştırma sürelerine göre belirlenecek sorumlulukları oranında davalılardan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müflis şirketin -------- esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57’den itibaren iflasına karar verilmiş olup iflas işlemlerinin-------icra ve İflas Müdürlüğü’nün ---------- iflas dosyası ile devam ettiğini, huzurda görülmekte olan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası iflas kararından sonra 22/03/2024 tarihinde açıldığını, davacı yanın öncelikle, iddia ettiği alacağını iflas masasına kaydettirmesi,

kaydedilmemesi halinde, Nöbetçi------- Asliye Ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açması gerektiğini, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, beyan ederek zamanaşımı itirazının kabulü ile tüm talepler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın tüm talepler yönünden reddi ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum tarafından ikame edilen Rücuen Tazminat davasının--------- Esas sayılı dosyasında görülmekte iken 09.07.2024 tarihinde işbu davanın davalısı -------- yönünden tefrikine karar verildiği görülmüştür.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle sıra cetveline itiraz, kayıt kabul isteminden ibarettir.

------- İcra Müdürlüğünün --------- sayılı iflas dosyası ve -------- Esas sayılı dosyasının UYAP sureti incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. -------- Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu irdelenmek suretiyle Mahkememizce alınan 22/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tarafların iddia ve savunmaları, dosya içeriği kayıt ve belgelerin incelenmesi

sonucunda; Davacı ile davalılar arasında Manevra Hizmeti ve Otobüs Temizliğine ilişkin hizmet alım

sözleşmesi imzalandığı, dava dışı --------- da davacı uhdesinde ve davalı Müflis ile

dava dışı ------, ------- ve --------- unvanlı şirketler bünyesinde 01.06.2005-20.10.2023 tarihleri

arası çalıştığı saptanmıştır. 4857/2/6. maddesinin son cümlesinde “asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile

ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş

sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur..” denilmektedir.

Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün kastedildiği sonucuna

varmak gerekir. Böylece alacaklı işçi; kendi işvereni olan alt işverenden alamadığı işçilik

haklarını dilerse alt işverenden, dilerse asıl işverenden isteyebilecek, hatta her ikisinden birden

talepte bulunabilecektir. Asıl işverenin ödemek zorunda kaldığı tutarlar için alt işverene rücu

etmesi mümkündür. Ancak alt işverenlerin değişmesi ve işçinin yeni alt işverenler nezdinde çalışmaya devam

etmesi halinde sorumluluğun da belirlenmesi gerekecektir.

4857/6. maddesinde; işyerinin tamamının veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı

olarak devredilebileceği, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş

sözleşmelerinin tüm hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür.

İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir nedeniyle feshe bağlı hakların istenmesi

mümkün olmaz. Aynı zamanda işyeri devri, kural olarak işçiye haklı fesih olanağı vermez.

İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir

tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Sayın Mahkemece taraflar arasında kurulan ilişkin 4857 sayılı İş Yasasının 2 inci maddesi

anlamında bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunun kabulü halinde talep konusu kıdem

tazminatı ile ilgili hesaplama yapılacaktır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 167 inci maddesinde “Aksi kararlaştırılmadıkça veya

borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri,

alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer

borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu

edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle

yükümlüdürler.” Denilmiştir. Bu bağlamda dava dışı -------- davacı yanca yapılan

kıdem tazminatının ½ oranında ve davalılar nezdinde çalışma süresi ve ücret ile sınırlı

olarak rücu edilebileceği düşünülmektedir. -------- Esas sayılı dosyasında

görülen davaya ilişkin Bilirkişi Raporu’nda işbu davanın davacısı Kurum tarafından ödenen

kıdem tazminatından alt işverenler -------, ------- ve -------- sorumlu olduğu tutarların belirlenmesinde -------- söz konusu şirketler

bünyesindeki çalışma süresi esas alındığı, tazminata esas ücretin belirlenmesinde ise davacı

Kurum tarafından yapılan toplam ödemenin toplam süreye bölünmesi suretiyle ortalama bir ücret

(64.36TL ) belirlendiği anlaşılmıştır. İlgili Bilirkişi raporunda binde 7.59 oranında damga vergisi

düşülmek suretiyle net tutarları hesaplanmış ve 01.06.2005-30.09.2009 dönemine denk gelen net 101.101,84 TL’lik kısmının--------- şirketine, 01.10.2009-30.09.2010 ile 01.01.2022-31.12.2012 dönemlerine karşılık gelen net 69.998,50 TL’’lik kısmının --------- şirketine ve 01.10.2010-

31.12.2010 dönemine karşılık gelen net 5.875,78 TL’lik kısmının --------- şirketi sorumluluğunda

olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyada yer alan Kıdem Tazminatı Formu başlıklı tabloda da davacının işten çıkış

tarihinin 31.08.2023 olduğu, 01.06.2015-20.10.2013 dönemine dair kıdeminin 8 yıl 4 ay 19 gün

olduğu (3064 gün), bir aylık brüt kazanç toplamının 24.095,01 TL olduğu, TİS gereği 60 günlük

kazanç tutarının 48.190,03 TL brüt olduğu belirtilmiş olup, ilgili tablodaki tazminat hesaplamada

esas alınan ücretin fesih tarihindeki giydirilmiş brüt ücretin tavan tutarını aşması nedeniyle fesih

tarihindeki (31.08.2023) kıdem tazminatı tavan tutarı (23.489,83 TL) olduğu belirlenmiştir.

(23489.83/365 x 3064 = 197.185,86 TL brüt) Dosyada yer alan davacı -------- 14.12.2023 tarih ve

-------- sayılı yazısı ekindeki kıdem tazminatı hesaplama tablosunda -------- kıdem

süresinin 8 yıl 4 ay ve 19 gün olduğu, kıdeme esas günlük ücret tutarının 64.36 TL olduğu

belirtilmiş devamında ise kıdem tazminatı tutarı 197.185,86 TL brüt olarak hesaplanmıştır. 1475

sayılı İK m.14’e göre; “…işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince

her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.” Bir

yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır….” Düzenlemesi uyarınca

--------- her hizmet yılı için 1 aylık ücret tutarında kıdem tazminatı ödenmesi

gerekmekte iken davacı -------- tarafından --------- her hizmet yılı için 365 gün tutarında

tazminat hesaplaması yapılarak ödendiği anlaşılmıştır. Ancak söz konusu hesaplamanın 1475/14.

Maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu bağlamda söz konusu hesaplamanın davalı ---------

şirketinin sorumlu olduğu kıdem tazminatı hesaplamasında esas alınamayacağı, mezkur maddenin esas alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;söz konusu davacı Kurum’a ait formlardan kıdem tazminatı hesaplamasının; alt işverenliklerin kendi dönemi ve

devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğuna dair yasal düzenlemeye

aykırı olduğu değerlendirilmiş olup işbu raporda davalı --------- sorumlu olacağı kıdem

tazminatının hesaplamasında; -------- davalı -------- bünyesindeki hizmet

süresi ile bu çalışma dönemindeki son ücreti esas alınmıştır. Dava dışı------- ait -------- kayıtları, ile hizmet cetveli formlarından

davalı--------- bünyesindeki çalışma döneminin 01.01.2013-20.10.2013 şeklinde olduğu

ve bu dönemdeki son giydirilmiş brüt ücret tutarının ( 1.681,74/20*30) 2.522,61 TL olduğu

belirlenmiştir. Tüm delillerin takdir ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;

Sayın Mahkemece davacı üniversite ile davalılar arasında “Asıl işveren – alt işveren”

ilişkisinin olduğunun kabulü halinde, davalıların kendi dönemi ve devir tarihteki son ücret ile

sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu rücu edilebilecek kıdem tazminatı tutarlarının ½ oranında

2.035.35 / 2 = 1.017,68 TL olabileceği" şeklinde raporunu sunmuştur.

Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.

Dosyada yer alan dava dışı -------- ait ---------- dökümleri, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile kıdem tazminatı formundan davacı uhdesinde 01.06.2005-31.08.2023 tarihleri arasında çalıştığı ve toplam hizmet süresinin 6666 gün olduğu, davacının dava konusu dönemdeki çalışmasının 01.06.2005-20.10.2013 tarihleri arasında 3064 gün olduğu tespit edilmiştir.

Davacının 01.06.2005-30.09.2009 tarihleri arasında (1583 gün) dava dışı alt işveren ---------- bünyesinde, 01.10.2009-30.09.2010 ve 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri arasında (1096 gün) alt işveren --------- bünyesinde, 01.10.2010-31.12.2010 tarihleri arasında ise alt işveren ---------bünyesinde istihdam edildiği,

davalı -------- bünyesinde ise 01.10.2013-20.10.2013 tarihleri arasında (293 gün) olduğu belirlenmiştir.Dava dışı ---------- ait --------- kayıtları, ile hizmet cetveli formlarından davalı --------- bünyesindeki çalışma döneminin 01.01.2013-20.10.2013 şeklinde olduğu ve bu dönemdeki son giydirilmiş brüt ücret tutarının (1.681,74/20*30) 2.522,61 TL olduğu belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde.

Dava, işçilik alacaklarının rücuen tazminine dair kayıt kabul istemine ilişkindir.

İhale sözleşmesi, teknik şartname, genel şartnamede dava dışı işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemeleri yönünden alt işverenlerin sorumluluğunu belirleyici hüküm bulunmaması halinde 6098 sayılı TBKnun 167.nci m.de sorumlulukla ilgili iç ilişkisi; " Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." şeklinde düzenlenmiştir. Alacaklıya halef olma 6098 s.TBK.nun 168.m.sinde "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.

Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." şeklinde düzenlenmiştir.Yine işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.

Dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları yönünden davalının sorumluluğu kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak neticede hesaplama yapıldığı, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları kapsamında taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin uygulanması gerektiği, dava dışı işçi karşısında iş mevzuatından kaynaklı olarak asıl işveren - alt işveren ilişkisinin işçiyi korumaya yönelik bir düzenleme ve asıl işveren idarenin bir garantör sorumluluğu bulunduğu göz önüne alınarak taraflar arasındaki rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği,Somut olayda,

dava dışı işçi --------- her hizmet yılı için 1 aylık ücret tutarında kıdem tazminatı ödenmesi gerekirken davacı-------- tarafından -------- her hizmet yılı için 365 gün tutarında tazminat hesaplaması yapılarak ödendiği anlaşılmıştır. Ancak söz konusu hesaplamanın 1475/14. Maddesine aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı -------- ait ---------- kayıtları, ile hizmet cetveli formlarından davalı ---------- bünyesindeki çalışma döneminin 01.01.2013-20.10.2013 şeklinde olduğu ve bu dönemdeki son giydirilmiş brüt ücret tutarının (1.681,74/20x30) 2.522,61 TL olduğu

belirlenmiştir. Davalı --------- Şti. hakkında --------- esas sayılı dosyasından 22.06.2016 tarihinde iflasın açılmasına karar verildiği iflas idaresinden gelen yazı cevabından anlaşılmaktadır. Dava dışı işçinin işçilik alacaklarının dosyadaki ödeme dekontlarından anlaşıldığı üzere yine iflas tarihinden sonra 2023 yılında ödeme yapıldığı ancak kıdem tazminatına hak kazandığı dönemin 01.06.2005-20.10.2013 tarih aralığı olduğu, iflas tarihinden önce doğan alacak olduğu tespit edilmiş, taraflar arasında alt işverenin tam sorumluluğuna dair sözleşme olmadığında TBK 167 gereği benimsenen bilirkişi raporun doğrultusunda davalı müflis şirketin ½ oranında 1.017,68 TL'den sorumlu olduğuna kanaat edilmiş, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1.017,68-TL alacağının davalı müflisin -------iflas dairesinin ---------- sayılı iflas dosyasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın ve 615,40 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından harç dışında harcanan 6.580,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (% 0,52 Kabul % 99,48 Ret) 35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 1.017,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 196.168,18 TL üzerinden hesaplanan maktu vekalet ücreti tutarı) 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

8-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/09/2025

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/538, K. 2025/657, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/538 Esas
  4. Karar No : 2025/657
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 22/03/2024
  7. Karar Tarihi : 09/09/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/538
Karar No
2025/657
Tarih
9 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/538 K.2025/1243
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/539 K.2025/1538
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/539 K.2025/612
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/540 K.2025/594
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/540 K.2025/613
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/540 K.2025/1527

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.