KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/607
- Karar No
- 2026/128
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/607 Esas
KARAR NO: 2026/128
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/08/2024
KARAR TARİHİ: 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, dava dışı-----davalıdan olan alacağını alacağın temliki sözleşmesi ile temlik alındığını, buna göre, davalı şirketin temlik eden dava dışı şirkete ----- tutarlı iki adet faturaya konu alacağını temlik almış olup faturalar dolayısı ile davalının toplam ----- borçlu iken muhtemelen ara zamanda kısmi ödeme yapmış ancak alacağın temlik edildiği tarihte temlik eden şirkete ---- borçlu olduğunun anlaşıldığını,
temlik sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından davalı şirkete alacağın temlik alındığı bundan böyle fatura alacaklısı temlik eden şirkete ödeme yapılmaması ve bilakis ödemenin müvekkili şirkete yapılması gerektiği ----- tarihli evrakı ile keşide edilen ihtarname ile ihtar edildiğini, davalı tarafça iş bu ihtarnameye cevaben ---------- tarihli evrakı ile keşide edilen cevabi ihtarnamede,
borcun ---- keşide tarihli her biri----- bedelli çekler ile ödendiğinin belirtildiğini ancak her şeyden önce ödemenin kısmi olup zaten müvekkili şirket tarafından fatura alacaklarının tamamı değil ödemeler düşüldükten sonra temlike konu bakiye ------- kısmının talep edildiğini ve hem de davalı ihtarnamede belirttiği ödemelerin temlik tarihinden önce olduğunu, dolayısıyla borcun tamamının ödendiğini ya da temlikten önce kısmen temlik edene ödeme yapıldığı iddia ve ve tevsik edilmediğini,
bu nedenle müvekkilince alacağın tahsili sadedinde ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ise de davalı tarafça borcun olmadığından bahisle takibe itiraz edildiğini, davalının ihtarnamede borcun bulunmadığını değil borcun ödendiğini beyan etmiş ise de ödemeye ilişkin herhangi bir evrakın ibraz edilmediğini, buna ilaveten temlike konu faturalara da süresi içerisinde yapılmış bir itiraz veya iade söz konusu olmadığını, 6098 sayılı TBK.nun 183. ve devamı maddelerinde alacağın devrine (temlikine) ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, alacağın temlikinin, bir alacağın, alacaklı tarafından başka bir kimseye devredilmediğini,
böyle bir devir ile borç ilişkisindeki alacaklı taraf değiştiği gibi, alacak hakkı da eski alacaklıdan (devir eden) yeni alacaklıya (devir alan) geçer ve borçlu temlike vakıf olduktan sonra temlik edene yapılan ödemenin muteber olmadığını belirterek itirazının iptali ile davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve takibin devamına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin ----- ile davacı ------arasında yapılan cari iş neticesinde, müvekkili şirket kayıtlarında -------olan faturanın düzenlendiğini, dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları dekontlardan da anlaşılacağı üzere bu fatura borcunun tamamının müvekkili şirketçe ödenmiş ve borç ilişkisinin sonlandığını, davacının, bahse konu alacağın kendisine temlik olduğundan bahisle ------- ihtarname ile müvekkili şirkete fatura borçlarından bahis ettiğini, müvekkili firmanın ise----- tarihinde cevabi ihtarnamesini yolladığını,
ayrıca ---- yılında müvekkili ve firma arasında yapılan tüm ticari işlemler neticesinde her iki firma arasında yapılan mutabakat ile. ödeme yapılarak her iki firma arasında alacak-verecek hususunun kapatıldığını, müvekkili şirketin -------- arasında hiçbir borç ilişkisi kalmamasına rağmen dosya konusu faturalar ile müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafından dava dilekçesi ve icra takibine konu olarak sunulan faturaların müvekkili şirketin haberi olmadan haksız ve kötü niyetle düzenlen müvekkili şirketin davacıya hiçbir. borcunun bulunmadığını,
müvekkili defterleri incelenmek amacıyla bilirkişiye tevdi etmesi halinde, müvekkilinin dava dışı ----- yalnızca bir fatura düzenlendiği, bu faturanın ----- tutarında olduğunun görüleceğini, işbu faturanın borcunun da mahkemeye sundukları dekontlarla sabit hale geleceği üzere ödendiğini, yapılan temlik sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı biçimde düzenlenmiş olup, müvekkilince kabulünün de mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, fatura alacağı için başlatılan icra takibinde temlik alacaklısının açtığı itirazın iptali davasıdır. Dava dışı ----- davalı arasında ticari ilişki olduğu, bu kapsamda ----- bedelli fatura düzenlendiği, davalının kısmi ödemeler yaptığı ancak borcun tamamının ödenmediği, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği ileri sürmüştür.Davalı cevap dilekçesinde, ödeme belgeleriyle anlaşıldığı üzere borcun ödenerek sonlanmış olduğunu, temlik alacaklısının alacağı kalmadığını ileri sürülerek davanın reddi savunulmuştur.
Davaya konu olan icra dosyası celp edilmiş, incelenmiştir. ---- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, --- tarihli takip talebi ile temlik alan davacı tarafından ----- asıl alacak (iki adet faturadan kalan bakiye alacak) üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiği görülmüştür.
Davaya konu icra dosyasında, ödeme emrinin davalıya/borçluya --- tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun----- tarihinde, süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içinde,---tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Fatura ve defterler tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli değildir. Faturaya konu malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği hususu alacaklı tarafça ispatlanmalıdır.
Davacı ve davalı şirkete ait takibe konu cari hesap dönemine ait ----- formlarının celbi için ilgili kurumlar vergi dairesine yazı yazılmış, cevaplar dosya içine konmuştur.
Tarafların her ikisinin de tacir olması ve TTK'nun 64 vd maddeleri kapsamında defter tutma yükümlülüklerinin bulunması karşısında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bir mali müşavir bir nitelikli hesap uzmanı atanmış, bilirkişiler ---- tarihli raporunda, davalının defterlerini sunmadığını, davacının defterlerinin incelendiğini,------ formlarının uyumlu olduğunu, faturaların her iki tarafın defterinde kayıtlı olduğunu, davalının cevap dilekçesinde dayandığı ödeme belgelerinin faturalarla ilişkilendirilemediğini ancak ilişkili olsa bile fatura toplamının---- olduğunu ve ödemeler düşülse bile ----alacak kalacağını, davacının -- üzerinden başlattığı icra takibinde alacaklı göründüğünü mütalaa etmişlerdir.Davalıya rapor ---- tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen beyan/itiraz sunulmamıştır.
Davacı da rapor gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu mahkememizce denetlenerek usul ve yasaya uygun, hüküm kurmaya elverişli bulunmuş, her iki tarafın defterleri ile belirlenebilir alacağın belli ve likit olduğu, ödeme belgeleri nazara alınsa da davacının takip tutarı kadar alacaklı olduğu anlaşılmış aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/607, K. 2026/128, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama