KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/662
- Karar No
- 2026/211
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/662
KARAR NO : 2026/211
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/08/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin davalıya ticari mal sattığını ve karşılığında fatura tanzim edildiğini, işbu faturanın borçluya gönderildiğini, faturanın borçluya tesliminden sonra faturaya ve içeriğine yapılmış herhangi bir itiraz bulunmadığını ancak içeriğine itiraz edilmeyen bu fatura bedelinin bir kısmı müvekkili şirkete ödenmediğinden borçlu aleyhine ----İcra Müdürlüğü’nün -------- Sayılı dosyası üzerinden 50.400 Euro tutarında icra takibi başlatıldığını,
başlatılan takibin ardından borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ancak söz konusu itirazların haksız ve mesnetsiz olup müvekkilinin alacağını elde edememesini sağlamaya yönelik olduğunu, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazları ticari defter kayıtların incelenmesini, davalının icra takibine karşı yetki itirazında bulunduğunu ancak bu durumun haksız olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak uyuşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin borçluya satmış olduğu ticari üründe bir noksanlık ve ayıp bulunmamasına rağmen fatura bedelinin bir kısmı ödenmediğini, takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini,
davalının fatura içeriklerine itiraz etmemesi malları aldığını ve mallarda bir noksanlık olmadığını kabul ettiğini gösterdiğini, buna rağmen bakiye borca ilişkin icra takibine itiraz edilmesi müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacını taşıdığını, borçlunun itirazının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptalini ve takibin devamını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu ancak müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığından taraflarca anlaşmaya varılamadığını, davacı şirketin herhangi bir sözleşme sunamadığını, müvekkili şirketçe borç kabul edilmeyerek borca itiraz edildiğini ve akdi bir ilişkinin varlığının dahi kabul edilmediğini, davacı tarafından, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun ispatlanamadığını, dolayısıyla davacının aslında alacaklı olduğunu ispatlayamadığını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını,
öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden reddini, davacı tarafından takip dayanağı belge sunmaması nedeniyle, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerin mahkemenizce hükme esas alınmamasını, aksi halde esastan reddini, icra takibine ilişkin itirazların kabulü ile takibin iptalini ve davacı tarafa kötüniyet tazminatı hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, satıma konu faturadan doğan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalıya mal satışı yaptığını, faturanın davalıya tebliğ edildiğini ancak ödenmediğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı icra dairesinin ve mahkememizin yetkisiz olduğunu, borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davaya konu ----. İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı takibin 22/05/2024 tarihli takip talebi ile 50.400 EURO (22.05.2024 tarihi itibariyle 1.766.983,68 TL) alacak üzerinden başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği davalı da süresi içinde 30.05.2024 tarihinde takibe, borca, faize ve borcun fer'ilerine itiraz etmiştir. Davacı da iş bu davayı süresi içinde açmıştır.
28/05/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında icra dairesinin yetkisine itirazın reddine karar verilmiştir. Aynı gerekçelerle mahkememizin yetkisine itiraz da isabetsizdir.Dava şartlarının tamam olduğu görülmüş esasa geçilmiştir.
Tarafların her ikisinin de tacir olması ve TTK.nun 64 vd. maddeleri kapsamında defter tutma yükümlülüklerinin bulunması karşısında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davalı defterleri bilirkişi marifetiyle talimat mahkemesince ----Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ---- Talimat Sayılı) incelenmiş, alınan raporda özetle, davacının 16.01.2024 tarihinde ------ belge numaralı 2.369.059,20 TL değerinde fatura kestiği şekliyle davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının defterlerine göre davacıya 3.049.847,28 TL borcu olduğu ve bu borca karşılık 2024 yılında 703.596,24 TL ödeme yapıldığını, sonuç olarak davalı defterlerine göre davalının davacıya 2.346.251,04 TL borçlu görüldüğü belirtilmiştir.
Davacının defterleri ile tüm dosya kapsamında inceleme yapılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişiler davacının defterlerine göre davacının 16.01.2024 tarihli ve 72.000,00 Euro bedelli fatura sebebiyle alacaklı göründüğünü, faturanın davalı tarafından kabul edildiğini ancak davalı defterlerinde 2.369.059,20 TL olarak kaydedildiğini, taraflar arasındaki cari hesap farkının, dövizli işlemlerin farklı kurlardan muhasebeleştirilmesinden kaynaklandığını, davalı tarafın yaptığı kur farkı değerleme kayıtlarının, borcun döviz cinsinden olma niteliğini ortadan kaldırmadığını,
davacının 21.600,00 Euro karşılığı ödeme aldığı ve takip tarihi itibariyle 50.400,00 Euro alacaklı olduğunu mütalaa etmişlerdir.Davalının rapora itirazları esasa etkili görülmemiş, Euro cinsinden kesilen ve davalı tarafından kayıtlarına alınan ancak TL kuruna çevrilerek kaydedilen fatura sebebiyle davalının borçlu olduğu, borca kapatan bir belgenin de mevcut olmadığı anlaşılmış, raporlara itibar edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/662, K. 2026/211, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama