KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/724
- Karar No
- 2024/1001
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
Karar Metni
1.240 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/724 Esas
KARAR NO: 2024/1001
DAVA
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 18/09/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
TTK m. 362 gereği üç yıllık sürenin dolması nedeniyle yönetim kurulu bulunmayan davalı şirketin 26.05.2024 tarihi itibariyle organsız kaldığından, Türk Medeni Kanunu’nun 426 ve 427/4. maddeleri uyarınca davalı şirkete yönetim kayyımı atanarak organ eksikliğinin tamamlanmasını, davalı şirketin yönetim kurulu olmadığından organsızlığın tespiti ve gerekli diğer işlemlerin yapılmasını, acilen ve tedbiren davalı şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesi, yine davalı şirkete tedbiren denetim kayyımı tayin edilmesi,
şirket taşınmazları, araçları ve bankalar ve üçüncü kişiler nezdinde hak ve alacakları dahil kayıtlı tüm malvarlığının üçüncü kişilere devrinin tedbiren yasaklanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle.
Öncelikle haksız davanın reddi gerektiğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacılar tarafından şirketin -yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolması nedeniyle- organsız kaldığından, yönetim kayyımı atanarak organ eksikliğinin giderilmesi, şirketin mali yapısı, işlemleri ve üçüncü kişilerle ilişkilerinde usulsüzlüklerin önlenmesi amacıyla denetim kayyımı atanması,
şirketin taşınmazları, araçları, banka hesapları ve diğer tüm mal varlıklarının, üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulması talep edildiğini, netice olarak özetle dava dilekçesinde yer alan maddi ve hukuki dayanaktan yoksun tüm iddia ve talepler ile haksız davanın ve ihtiyati talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, anonim şirketin yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolduğu, yerine yenilerinin seçilmediği ve organsız kaldığı iddiasına dayalı, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacılar davalı anonim şirketin hissedarlarıdır.Taraflar arasındaki çekişme, davalı anonim şirketin organsız kalıp kalmadığı ve kendisine yönetim kayyımı tayin edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.TTK'nın 362/(1). maddesinde; "Yönetim kurulu üyelerinin en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçileceği, esas sözleşmede aksine hüküm yoksa aynı kişinin yeniden seçilebileceği" düzenlemesi mevcuttur. Şirket ana sözleşmesi de bu düzenlemeye paraleldir.
Anonim şirketlere kayyım atanmasına ilişkin düzenleme TTK'nda mevcut olmayıp, TMK'nın "Temsil" başlıklı 426. maddesinin 3. bendinde "Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa" ve TMK'nın "Yönetim" başlıklı 427. maddesinin 4. bendine göre ise;"Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa" kayyım atanabilir. Eldeki davada istem, TMK.nun 427. Maddesine dayandırılmıştır.Davalı şirkette yönetim kurulu, 26/05/2021 tarihli genel kurul kararıyla üç yıl üre için seçilmişlerdir. Bu süre 26/05/2024 tarihinde sona ermiştir.Daha önce de davacılarca davalı şirkete kayyım atanması ve genel kurulun toplantıya çağrılması için izin verilmesi istemli davalar açılmıştır.
---------- sayılı dosyada davanın reddine (davacılar tarafından yönetim kuruluna noter ihtarlı olarak genel kurulu toplantıya çağırması için gerekli prosedürü işletmeden dava açılmış olması sebebiyle davanın reddine) karar verilmiştir. Gerekli noter ihtarları yapıldıktan sonra aynı şekilde kayyım atanması ve yönetim kurulunun seçilmesi gündeminin oylanması için genel kurulun toplantıya çağrılması için izin sitemiyle bu kez mahkememize dava açılmıştır.
Yargılama sırasında davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin toplantı için çağrı ve ilan işlemleri yapması, yönetim kurulu seçimini gündeme eklemiş olmaları sebebiyle artık istemde hukuki yarar kalmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bunun dışında Dava dışı başka ortaklar tarafından davalı şirket aleyhine ----------- ATM'de TTK.nun 412.
Maddesine göre esas sözleşmenin belli maddelerinin değiştirilmesi, yönetim kurulunun seçimi gündemiyle davalı şirketi genel kurula çağrı için izin ve kayyım atanması istemli dava açılmış; mahkemece ---------- E, ---------- K sayılı, 13/09/2024 tarihli kararla, olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmak üzere TTK.nun 412. Maddesine göre kayyım atanmıştır.Taraflar arasında derdest olan diğer dava dosyası da ----------- Esas sayılı dava dosyasıdır.
Bu davada da davacılar yöneticinin sorumluğu davası ile birlikte davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmişler, mahkeme ara kararla kayyım atanmasına dair tedbir isteminin reddine karar vermiş, bu karar da --------- incelemesinden geçmiş, istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yöneticinin sorumluluğu davası derdesttir.Ticaret sicili Müdürlüğüne yazı yazılarak genel kurul toplantı tutanakları getirtilmiş, incelenmiştir.
Bu evraklardan davalı şirkette 23/07/2023, 13/09/2024 tarihlerinde genel kurul toplantılarının yapıldığı ancak yönetim kurulunun seçilemediği görülmüştür.--------- grubu pay sahiplerinin yönetim kurulu adaylarını gösterdiği, diğer paydaşların bu kişileri seçmediği; yeni bir yönetim kurulu listesi hazırlayıp aday olarak göstermek istedikleri ancak esas sözleşmeye göre aday gösterme imtiyazının sadece ---------- grubuna tanınmış olması sebebiyle bunun da oylanamadığı ve davalı şirkette organ krizi olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten de şirket esas sözleşmesinin 7. Maddesinde ----------- grubuna tanınmış imtiyazın, TTK.nun 360 maddesine ve 6103 sayılı yürürlük yasasının 28/2 Maddesine göre varlığını koruduğu görülmüştür.Bir şirkete kayyım atanmasının yegane yolu, şirketin yasal organlarının mevcut olmaması halidir. Bu kural 4721 sayılı TMK' nın 427/1-4. maddesinde ifade edilmiştir.
Bu maddeye göre, yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır.
Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur.Eldeki davada şirkette yönetim kurul üyelerinin görev süresinin dolduğu ihtilaf dışıdır. Davalının savunması, sürenin dolması ile yönetim kurulunun görevinin kendiliğinden son bulmadığı ve şirketin organsız kalmadığıdır.
Anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçiline kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceği yerleşik içtihatlarla kabul edilmiş bir husustur.
Ancak bu durum TTK.nun 362 maddesinde (Eski TTK'nın 314) düzenlenmiş olan emredici sürenin aşılarak yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin uzadığı veya yenilendiği anlamına gelmediği açıktır.
Bu durumda şirketin organsız kalması durumunda hukuki yararı olanların genel kurul tarafından diğer organların seçimine kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasını isteme hakkının mevcut olduğu kabul edilmelidir. --------- --------- ---------- ise üç yıllık sürenin dolması ile üyeliğin kendiliğinden sona ermesinin doğmatik hukuk bakımından daha isabetli olduğunu belirtmektedirler. ----------- da, görev süresi sona eren yönetim kurulunun TTKnun 410.
Maddesindeki yetkisi ile birlikte sadece ortaklığın sürmesi için gerekil ve acil işlerde (vergi-sigorta-kira ödemesi, işçi ücretlerinin ödenmesi, gümrüğe gelmiş malın çekilmesi, vadesi gelen alacağın tahsili) yetkili olabildiklerini, yönetim kurulunun bu kısıtlı yetkilerini aşması halinde tüm ilgililerin sınırlı yetkili bir kayyım atanmasını mahkemeden isteyebileceklerini belirtmiştir Açıklanan sebeplerle organ yokluğu halinin mevcut olduğu ve organ boşluğunun başka türlü yoldan sağlanamadığı görülmekle,
yeni yönetim kurul seçilinceye kadar şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiği anlaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.TMK'nın 427/4 maddesi gereği organ boşluğu bulunması halinde ticaret şirketlerinde kayyım atanması mümkündür. Kayyım, kayyımın atanmasına yol açan durumlarla sınırlı yetkilidir. Daha doğru bir ifadeyle eğer kayyım atanması belli bir işin görülmesi için istenirse, yetki, görev ve süre de bu işe göre belirlenir.
Eğer organ yokluğu nedeniyle atanırsa, kayyımın görevi bu organın seçimini sağlamak olmalıdır. Yoksa kayyım organın yerine geçecek şekilde atanamaz. Bu bilgilerden hareketle yönetim kayyımı acil ve zorunlu işleri yapmak üzere, yeni yönetim kurulu oluşturuluncaya kadar sınırlı olarak atanmıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/724, K. 2024/1001, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama