KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/739
- Karar No
- 2026/76
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2026
Karar Metni
1.815 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/739
KARAR NO : 2026/76
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/09/2024
KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi akdedildiğini, ilgili bayilik
sözleşmesine göre davalı tarafın bayisi olduğunu ve ticaretini yaptığı elektrikli Araç Şarj cihazları
istasyonlarının müvekkil şirketçe satışının yapılması konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin yapıldığı
tarihten bu yana taraflar arasında herhangi bir ticari alım satım gerçekleşmediğini, herhangi bir
faturalaşma ve cari hesap ilişkisi olmadığını, müvekkil şirket sözleşmenin teminatı olarak 11.02.2022
tarihinde müvekkile ait ----- iban numaralı USD
hesabından davalı şirketin sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca 7.000 USD nakit ödemesi yaptığını ve
bu ödeme ile sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, Davalı tarafından herhangi bir ürün sağlanmaması ve bayi olarak müvekkil şirketin herhangi bir satış
yapmaması sebebiyle müvekkilinin ----. Noterliği 28.08.2023 tarih ve ----- yevmiye numaralı
ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı fesh ederek ödediği teminatının geri istediğini, sözleşmenin
fiilen herhangi bir sonucunun olmadığını, ödeme dışında karşılıklı bir cari hesap ilişkisi olmadığını,
sözleşmenin 18.5. maddesine göre ;
Sözleşmenin sona ermesi durumunda Bayi tarafından------ ödenmesi gereken herhangi
bir tazminat, alacak ve herhangi bir masraf bulunmaması şartıyla verilen teminat ve /veya Banka
Teminat Mektubu ------ tarafından BAYİ’ye 3 ay sonra iade edilecektir. Şeklinde düzenleme olduğunu davalı tarafın müvekkilden herhangi bir alacağı tazminat yada masraf
talebi olmadığınısözleşmeye aykırı olarak elinde bulundurduğu nakit teminatın iadesinin gerektiğini
belirterek davanın kabulünü 7.000 usd alacağın sözleşme fesih tarihinden bankalara uygulanan en
yüksek mevduat faiziyle tahsiline ve müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık
ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul
anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın henüz müvekkil temerrüde düşmeden teminatın iadesi
bakımından arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, geçerli bir arabuluculuk gerçekleşmemesi
nedeniyle usulden, hem de vadesi gelmemiş alacak için başvuruda bulunulması nedeniyle esastan
davanın reddinin gerektiğini, Davalı şirket tarafından 07.09.2023 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı olarak fesih
edildiğini, bu sözleşmenin ilgili maddeleri gereği teminatın 3 ay sonra iade edileceği konusunda
mutabık kalındığını, sözleşmenin fesih tarihi olan 07.09.2023 tarihinden 3 aylık süre geçmeden
davacı yanın 01.11.2023 tarihinde ticari dava şartı arabuluculuğa başvurduğunu, muaccel olmayan,
vadesi gelmeyen bir alacak için arabuluculuğa başvurulamayacağını, bu haseble ticari dava şartı
arabuluculuk yapılamadığından iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, Davacı tarafın teminatın
iadesini döviz cinsinden talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede 94.080,00 TL bedeli
üzerinden anlaşma yapıldığını, Davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin zarara
uğramasına sebebiyet verdiğini bu sebeple müvekkilinin teminat iade borcu bulunmadığını, davacının
----- bölgesinde tek yetkili olduğunu ama hiç satış gerçekleştirmediğini davaya konu sözleşmenin
6.1. maddesinde ‘’Bayi bölgesindeki nufüs yoğunluğuna göre 10.000/1adet/ yıl olarak ev tipi/veya
ticari tip -----olmak üzere ( bölge demografik yapısı gereği değişiklik gösterebilir) cihazların satış ve
pazarlamasını sağlayacaktır.’’ dendiğini ancak davacı bayinin sözleşme süresince ürün siparişi
vermediğin ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Davacının 2 yıllık sürede
örnek hesaplama ile minimum 84 adet ----- ürün satması gerektiğini, ancak satış gerçekleştiremediği
için müvekkilinin de ana firma ----- firmasına karşı kota satışını tamamlayamadığı için zarara
uğradığını bu sebeplerle müvekkil firmanın tazminat yönünden hakkı doğduğunu ve teminatı iade
etme hükümlülüğünün olmadığını belirterek, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya
üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle bayi sözleşmesine istinaden ödenen 7000 USD teminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat çıkarılmış,----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------Esas sayılı dosyasının UYAP sureti incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya Mali Müşavir ve Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine verilerek, rapor alınmıştır. 22/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında
ödenen 7.000 USD teminat alacağının tahsiline ilişkindir. Davacı şirketin ticari defterleri incelenmiş olup, 2022,2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari
defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre
usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin ticari defterleri incelenmiş olup, 2022,2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin
açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun
tutulduğu, Dosya kapsamında davacı şirket tarafından düzenlenen------ Noterliğinin 07.09.2023 tarihli,
------ Yevmiye nolu İhtarnamenin davalı şirkete ne zaman tebliğ edildiğine dair bir belge olmasa da
davalı şirketin cevap dilekçesinde ilgili İhtarnameyi teslim aldığını beyan ettiği, dava konusu tutar olan 7.000 USD nin iki firmanın da defterlerinde kayıtlı olduğu ve başkaca bir
kaydın olmadığı görülmüş, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı tarafın defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın
Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme
neticesinde; Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB onaylı
beratlarının zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB onaylı beratlarının
zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı ve davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi gereği davacı şirketin 11.02.2022
tarihinde 7.000 USD ödeme yaptığı, davacı ve davalının da ticari defterlerine bu 7.000 USD
yi 94.725,40 TL karşılığı kayıt ettikleri, başkaca bir hareketin olmadığı defter kayıtlarında
davacı ve davalının mutabık oldukları davacının dava tarihi olan 24.09.2024 tarihi itibariyle
7.000 USD karşılığı 94.725,40 TL alacağını talep edebileceği, davacı/bayi ile davalı/bayilik veren arasında, 11.02.2022 başlangıç tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 51 nolu maddesindeki hükmün yorumundan çıkan anlama göre; sözleşme, Teminatın
verildiği tarihte yürürlüğe girecek olup, 2 + 3 yıl süre ile yürürlükte kalacağı, sözleşmenin 6.1 nolu maddesindeki hükmün yorumundan çıkan anlama göre; davacı/bayi tarafından 7.000 USD karşılığı 94.080 TL süresiz nakit Teminatın verilmesi ile birlikte sözleşme
yürürlüğe gireceği, davacı/bayi tarafından 7.000 USD’lik Teminatın 11.02.2022 tarihinde
davalıya verildiği, dolayısıyla da sözleşmenin bu tarihte yürürlüğe girdiği, sözleşmenin 18.5 nolu maddesindeki hükmün yorumundan çıkan anlama göre; sözleşmenin
herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda, davacı/bayi tarafından davalı/bayilik verene ödenmesi
gereken herhangi bir tazminat, alacak veya masraf bulunmaması halinde (bu şartla), verilen teminat
davalı/bayilik veren tarafından davacı/bayiye 3 ay sonra iade edileceği,
1/b- İşbu Sözleşmenin 11.02.2022 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra, davacı/bayi tarafından
davalı/bayilik verene keşide edilen 07.09.2023 tarihli ihtarnameyle sözleşme feshedildiği, sözleşmenin davacı/bayi tarafından feshedilmesiyle birlikte sözleşme sona erdiğini için,
kanaatimizce, sözleşmenin yukarıda açıklanan 18.5 nolu maddesi hükmü uyarınca, davalı/bayilik
veren, 07.09.2023 tarihinden 3 ay sonraki tarih olan 07.12.2023 tarihinde 7000 USD’lik Teminatı
iade etme yükümlülüğü altına girdiği, fakat bu tarihte Teminatı iade etmediği anlaşılmış,
07.12.2023 tarihinde Teminatı iade etmediği için, 07.12.2023 tarihinde, Teminatı iade etme borcunu ifa etmekte temerrüde düştüğü (TBK.md.117/f.2), 1/c- Davalı/bayilik veren Cevap Dilekçesinde; davacı/bayinin sözleşmeye istinaden ürün alım siparişinde bulunmaması ve sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle zarara uğradığını, uğradığı zararın
tutarının Teminat tutarından fazla olduğunu, bu sebeple Teminat iade etme yükümlülüğünün
bulunmadığını, iddia ettiği, Sözleşmenin 11.02.2022 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra, davacı/bayi tarafından
Sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarnamenin davalı/bayilik verene keşide edildiği 07.09.2023
tarihine kadar (yaklaşık 1 yıl 7 aylık süre boyunca) davacı/bayi tarafından davalı/bayilik verenden
herhangi bir mal siparişinde bulunulmadığı ve davalı/bayilik veren tarafından da mal siparişinde
bulunulmasının talep edilmediği, bu durumlar sebebiyle davalının, davacı
nezdinde, davacının mal siparişi vermesini beklemediği (böyle bir beklentisi olmadığı) yönünde
haklı bir “güven” oluşturduğu kanaatine varılmış olup, ayrıca davacı/bayi tarafından 07.09.2023 tarihli fesih ihtarnamesinin davalı/bayilik verene keşide
edilmesinden ve bu ihtarnamede 7.000 USD’lik teminatın iade edilmesinin talep edilmesinden sonra
da, işbu davacının açıldığı 24.09.2024 tarihine kadarki süre boyunca davalı/bayilik verenin,
davacı/bayinin söz konusu İhtarname ile sözleşmeyi feshetmesine ve teminatın iadesini talep
etmesine herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu durumlar karşısında; davalı/bayilik verenin “davacı/bayiden tazminat alacağı bulunduğu
gerekçesiyle Teminatı iade etmeme hakkının bulunduğunu” ileri sürmesinin ve bunu ileri sürerek
Teminat mektubunu iade etmekten kaçınmasının TMK.md.2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması
oluşturduğu, hakkın kötüye kullanılmasının kanun tarafından korunmadığı, bu sebeple davalı/bayilik verenin Teminatı iade etme borcu altına girdiği, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 7.000 USD Teminat iadesi alacağı bulunduğu, bu alacağın,
davalının bu borcunu ifa etmekte temerrüde düştüğü 07.12.2023 tarihinden itibaren işletilecek Yasal
Döviz Faizi (3095 sayılı Faiz Kanunu md.4/a) ile birlikte tahsili gerektiği; " tespitinde bulunmuşlardır.
Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Dava; davacı tarafından bayilik sözleşmesi kapsamında verilen teminat bedelinin bayilik sözleşmesini sona ermesinden kaynaklı davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Akdi ilişkinin teminatı olarak verilen teminat mektupları teminat altına aldıkları alacağın varlığının saptanması ve talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde kendisine müracaat edilecek unsurlardır. Bu halde davalı teminat bedeli kadar davacıdan alacaklı olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı; haklı nedenlerle teminat bedelini tahsil ettiğini ispat yükü altındadır.
Davacı ve davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi gereği davacı şirketin 11.02.2022 tarihinde 7.000 USD ödeme yaptığı, davacı ve davalının da ticari defterlerine bu 7.000 USD
yi 94.725,40 TL karşılığı kayıt ettikleri, başkaca bir hareketin olmadığı defter kayıtlarında
davacı ve davalının mutabık oldukları tespit edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı/bayi ile davalı/bayilik veren arasında, 11.02.2022 başlangıç tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedilmiş, sözleşmenin 5.1 nolu maddesine göre; sözleşme, teminatın
verildiği tarihte yürürlüğe girecek olup, 2 + 3 yıl süre ile yürürlükte kalacağı kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin 6.1 nolu maddesine göre; davacı/bayi tarafından 7.000 USD karşılığı 94.080 TL süresiz nakit teminatın verilmesi ile birlikte sözleşmenin
yürürlüğe gireceği, davacı/bayi tarafından 7.000 USD’lik teminatın 11.02.2022 tarihinde
davalıya verildiği, dolayısıyla da sözleşmenin bu tarihte yürürlüğe girdiği, sözleşmenin 18.5 nolu maddesine göre; sözleşmenin
herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda, davacı/bayi tarafından davalı/bayilik verene ödenmesi gereken herhangi bir tazminat, alacak veya masraf bulunmaması halinde, verilen teminat davalı/bayilik veren tarafından davacı/bayiye 3 ay sonra iade edileceği kararlaştırılmış, 1/b-sözleşmenin 11.02.2022 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra, davacı/bayi tarafından davalı/bayilik verene keşide edilen 07.09.2023 tarihli ihtarnameyle sözleşmenin feshedildiği tespit edilmiştir.
------ gelen 21.10.2024 tarihli cevap yazısında dava konusu olan 7.000 USD lik ödeme ile ilgili dekontta, davacı şirket ----- tarafından
11.02.2022 tarihinde davalı------7.000 USD gönderildiği bildirilmiştir.
Sözleşmenin davacı/bayi tarafından feshedilmesiyle birlikte sözleşme sona erdiği, davacı şirket tarafından düzenlenen ----. Noterliğinin 07.09.2023 tarihli,
------ Yevmiye nolu İhtarnamenin davalı şirkete ne zaman tebliğ edildiğine dair bir belge olmasa da
davalı şirketin cevap dilekçesinde ilgili İhtarnameyi teslim aldığını beyan ettiğinden,
sözleşmenin 18.5 nolu maddesi hükmü uyarınca, davalı/bayilik veren, 07.09.2023 tarihinden 3 ay sonraki tarih olan 07.12.2023 tarihinde 7000 USD’lik teminatı
iade etme yükümlülüğü altına girdiği ve temerrüde düştüğü (TBK.md.117/f.2) kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/739, K. 2026/76, 27 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama