KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/895
- Karar No
- 2025/376
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/895 Esas
KARAR NO : 2025/376
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 15/11/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 09.05.2022 tarihinde üç ortaklı olarak kurulduğu, şirket kurulduktan sonra 5 (beş) pay
sahibi bulunduğunu, şirket kurulduğu tarihten bu yana hiçbir faaliyeti bulunmadığını, şirket kurulduğundan itibaren yapılması zorunlu olan olağan genel kurullar ve--------- ilan edilen davetli genel kurul dahil şirket ortakları/pay sahipleri yurt dışında ikamet ettiklerinden dolayı hiçbir şekilde toplanamadığını, şirket adına hiçbir karar alınamadığı,
şirketin genel kurul organının işlemediğini, ----------- mukim olmayan pay sahipleri, ----------- mukim pay sahiplerine pay devri yapmak ve sonrasında şirketin tasfiye edilmesi konusunda mutabık kalındığını, yurtdışında yabancı resmi belgelerin tasdikli mecburiyetinin kaldırılması sözleşmesi (Apostil) uyarınca pay devri yapılmasına yönelik vekaletname sunulduğu ve noter kanalıyla pay devri sözleşmesi yapıldığını, bu hisse devirlerinin şirket genel kurulu tarafından onaylanması için 16/10/2023 tarih ----------- sayılı------------
yayımlanan ilan ile genel kurul toplantıya çağrıldığını, ardından yurtdışındaki pay sahiplerine iadeli taahhütlü posta yoluyla ulaşılmaya çalışıldığını ancak -----------gösterdikleri adreste
bulunmadıklarından posta tebliğ alınmadığı, bu sebeple genel kurul toplanamadığı ve hisse devrinin onayına yönelik genel kurul kararı tescil edilemediğini,
şirketin üzerine kayıtlı hiçbir taşınır-taşınmaz mal varlığı bulunmadığını, şirketin yalnızca------------ Ticaret Sicilinde kaydı bulunduğunu, bu nedenle şirketin haklı nedenle feshini talep etme zorunluluğu doğduğunu özetle davanın kabulü ile; şirketin TTK’ nun 636/3 maddesi uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine, karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, limited şirketin haklı sebeple TTK.nun 636. Maddesine dayalı feshi istemlidir.6102 sayılı TTK.636/3.maddeleri uyarınca, haklı sebeplerin varlığı halinde her ortak, mahkemeden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir. Davacının dava dilekçesindeki anlatımından, TTK.nun 636/2 ve 3. Fıkralarına dayanılarak şirketin feshinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin yönetim organı olmadığından, davalı şirkete resen bir temsil kayyımı atanmış, taraf teşkili sağlanmıştır.Yöntemine uygun duruşma açılmış taraf kanıtları toplanmıştır. Uyuşmazlık noktaları resen belirlenerek sonuca gidilmiştir. Davalı şirkete ait ticaret sicil dosyasının tam bir örneği celp edilmiştir. Şirkete ait vergi kayıtları dosyamıza celp edilmiştir. Yasa koyucu, haklı sebeplerin sınırlı olarak saymamış ve bir tanım da yapmamıştır.
Bu konuda kanun koyucunun haklı sebepten ne anladığının tespiti için kollektif şirketlere ilişkin TTK'nın 245.maddesinden yararlanılabilir. Buna göre haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır. Bu tanım genel bir tanım olup, Kanun'un "haklı sebep"e sonuç bağladığı tüm hallerde bu tanımdan yararlanılabilir.
TTK’ununda Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir. Doktrinde ve emsal içtihatlarda "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması”, “fiili veya manevi güç veya baskı uygulanması", "ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelenmesi”, “ortakların bir araya gelemeyecek derecede husumetin oluşması” ortaklıktan çıkmak açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır.
Bir nitelikli hesap uzmanı bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış, bilirkişiler 14/04/2025 tarihli raporlarında özetle, davalı şirketin faal olmadığını, ticari bir faaliyet olmadığını, ayrıca organsızlık halinin süreklilik arz ettiğini, mehil verilecek olsa da organ boşluğunun sağlanmasına dair adım atılmayacağını, yurt dışında olan yabancı uyruklu ortaklara ulaşmanın da mümkün görünmediğini, fesih koşullarının mevcut olduğunu mütalaa etmişlerdir.Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup;
düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Bu nedenle sadece haklı nedenin olması yetmez; şirketi ayakta tutmak için başkaca çözüm yollarının da olmaması gerekir.
Ancak, davacıların ortaklıktan çıkarılarak şirketin devamında bir fayda görülmediği, bu yönde bir talep de olmadığı, fiilen gayri faal olan şirketin sicilde faal bırakılmasının ekonomik hayata bir katkısının olmayacağı ve fesih dışında alternatif çözüm yollunun mevcut olmadığı görülmüştür.
Açıklanan sebeplerle davalı şirketin TTK.nun 636/3 maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Fesih kararı ile birlikte şirket tasfiye durumuna girmiş olacağından 6102 sayılı TTK.643.maddesi yollaması ile aynı Yasanın 533 ve 536/3.maddeleri uyarınca tasfiye memuru tayini zorunludur. Tarafların üzerinde anlaştığı bir tasfiye memuru bulunmadığından, taraf teşkili için davalı şirkete temsil kayyımı olarak atanan ------------- fesih ile birlikte tasfiye memuru olarak resen atanmasına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/895, K. 2025/376, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama