KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/156
- Karar No
- 2025/188
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/156 Esas
KARAR NO: 2025/188
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/02/2025
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirkete ait ----------- plakalı araç ile davalı ----------ait olan ve davalı --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç arasında 18/09/2024 tarihinde ---------- da maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ----------- plakalı araç sürücüsü olan davalı ------------ söz konusu kazanın oluşumunda tam (%100) kusurlu olduğunu, kazadan dolayı müvekkilinin aracının büyük hasar aldığını, açıklanan nedenlerden dolayı, müvekkilinin işbu kaza neticesinde oluşan şimdilik 500,00-TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariye; davacıya ait ----------- plakalı araç ile davalılara ait ----------- plakalı araç arasında 18/09/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle hasarlanmasından kaynaklı talep edilen tazminat talebine ilişkin davadır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır.
Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesi ile özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğunu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir.
Birinci koşul her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasıdır28.11.2013 tarihli ------------ yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır.
Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.
Ayrıca TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Somut olayda, davalılar gerçek kişi olup, tacir değillerdir. Ayrıca davalı araç ruhsat bilgilerine göre otomobil olup ticari araçla kullanılmamaktadır. Her iki taraf tacir olmadığı için dava nispi ticari dava olarak nitelendirilemez.
Türk Borçlar Kanunu gereğince haksız fiil hükümleri uygulanacağı için görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2025/188, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama