KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/231
- Karar No
- 2025/492
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/231 Esas
KARAR NO : 2025/492
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2025
KARAR TARİHİ : 23/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ---------Ş. ----------Ş. şirketlerinden olup müvekkil şirketin özelliğinin --------- üretmiş olduğu ürünlerin yurtiçi pazarlamasını yapan şirket olmasından kaynaklı olduğunu, davalının ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 34.018,70TL miktarındaki (asıl alacak tutarı) icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, müvekkili şirkete böyle bir borcu olmadığı sebebine dayanarak itiraz ettiğini, borçlu ---------- isimli işletmenin yetkilisi olduğunu, müvekkilinin borçluya icra takibi tutarı kadar ---------- mamulleri satışı yaptığını,
uzun bir süre teslim edilen malların karşılığı olarak müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, davalı tarafça yapılan itiraz tamamen haksız ve kötü niyetli, yapılan icra takibini sürüncemede bırakmak maksatlı olup itirazın iptali gerektiğini, davalının daha önce de ödemelerini yapmadığı için müvekkili şirket tarafından icra takibi yapılarak alacağın tahsil edildiğini ancak sonrasında tekrar yapılan ürün satışı ile yine müvekkilinin davaya konu alacağını haksız itirazla sürüncemede bıraktığını açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, % 20’dan az olmamak üzere tazminat ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır. Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Eldeki davanın, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava, mutlak ticari dava değildir. Bu durumda işbu dava bakımından nisbi ticari dava koşullarının araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez. Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.
İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir.
2024 yılı alış tutarının 1.400.000,00-TL olduğu, ----------- Vergi Dairesi cevabında davalının dönem içinde satın alınan emtianın 610.213,81-TL olduğu bildirilmiştir.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1).
Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).
Vergi dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı ...'in hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı sorulmuş, gelen cevabi yazıda 2024 yılı alış tutarının 610.213,81TL olduğu bildirilmiştir.
2024 yılı Bilanço usulüne göre defter tutma hadlerinin mahkememiz görev sınırının yıllık alış 1.400.000,00-TL olduğu , dava tarihi itibariyle davalının tacir olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın mahkememizin görev alanına girmemesi nedeniyle, davaya bakmakla görevli mahkeme, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ve HMK. m. 114/1-c gereği, mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, dava şartlarının davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada mahkememizin görevsizliği nedeniyle,
HMK. m. 114/1-c ve 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/231, K. 2025/492, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama