KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/9
- Karar No
- 2026/283
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/9
KARAR NO : 2026/283
DAVA
İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179))
DAVA TARİHİ : 06/01/2026
KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında görülen dava neticesinde, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin-----Esas ve ---- Karar sayılı ilamı ile davalı şirketin müvekkiline olan borcu hüküm altına alındığını, söz konusu eda hükmü içeren ilamın tahsili amacıyla, davalı aleyhine ------ Esas sayılı dosyası ile 14.11.2025 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirkete icra emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmamış, borç ifa edilmediğini belirterek özetle davalı borçlu şirketin İİK m. 177/4 hükmü uyarınca doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini,
bu talebimizin kabul edilmemesi halinde İİK 177/1 hükmü uyarınca doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın işbu davanın dayanağı olarak gösterdiği ilamlı icra takibine konu edilen mahkeme kararı henüz kesinleşmediğini, davacı taraf dava dilekçesinde, banka hesaplarındaki bakiyelerini tasfiye ettiğini, mal varlığını gizleme içinde olduğunu ve hatta kararın icrasını imkânsız kılma amacıyla kötü niyetli bir çaba içinde olduğunu iddia ettiğini, bu konuda davacı tarafın bu iddialarının hiçbir gerçeklik payı bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir mal kaçırması veya mal varlığını gizlemeye çalışması söz konusu olmadığını, davacı tarafın gerçeklikten uzak ve soyut ifadelerle böyle bir durumun varlığını ispat etmesi mümkün olmadığını,
davacı tarafın bu iddialarını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, bu soyut iddialar karşısında Mahkememizce davacı tarafın davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, alacaklı tarafından açılan İİK.nun 177 maddesine dayalı doğrudan iflas istemlidir.İflası istenen davalı şirketin merkezi --- olmakla mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.Davacı, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas, ----- Karar sayılı ilamı için icra takibi başlattığını ileri sürmüştür.
Davaya konu icra takibi celp edilerek incelenmiştir. ---İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyada icra emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından ödemenin yapılmadığı, bunun üzerine işbu iflas davasının açıldığı görülmüştür. İflas isteyen alacaklı, İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi gereği, gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş bir dava şartıdır.
Bu husus 6100 sayılı HMK'nin 114/2.maddesinde düzenlenen "diğer kanunlarda yer alan dava şartları"ndan olup, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, mahkemece dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilir. (----Davacıya, tensip tutanağının 8 numaralı bendi uyarınca kesin süre verilmiş olmasına rağmen iflas avansını yatırmadığı gibi duruşma gününe kadar da yatırmamıştır.
Sonuç olarak, kesin süre ve ihtara rağmen iflas avansı yatırılmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/9, K. 2026/283, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama