KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/891
- Karar No
- 2018/626
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/891 Esas
KARAR NO : 2018/626
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/07/2016
KARAR TARİHİ : 26/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...,---- ... ve ...'nin babaları, -----'in de eşi olan ----, 10/06/2016 tarihinde saat 18:45 sularında yoldan karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, yolun aşağı tarafından gelen ...nun sevk ve idaresinde ki ---- San. Ve Tıc. Ltd.
Ştine ait ---- plakalı beton mikser aracının çarpması sonucu ağır bir şekilde yaralandığını, 12/06/2016 tarihinde yaşamını yitirdiğini, aracın .... tarafından sigortalı olduğunu, ----'in ölümü neticesinde sigorta limiti her ne kadar 310.000 TL. olsa da kusur oranlan henüz belirlenemediğinden fazlaya İlişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 2000 TL. sigorta tazminatının sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline,
kazada elim bir şekilde hayatını kaybeden ----In eşi olan ... için sonradan arttırılmak üzere şimdilik 1000.00TL. maddi olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle davalılardan(sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere maddi tazminat kapsamında) müteselsilen tahsiline, kazada ölen ----'in eşi ... için, eşinin hastanede çektiği acılara şahit olması ve eşinin ölümü sebebiyle yaşadığı, çektiği derin acı ıstırap ve elem için 75.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle davalılardan (sigorta şirketi hariç;
sigorta şirketi poliçe limiti kapsamında maddi tazminatla sorumlu olmak üzere)müteselsilen tahsiline ; ölenin çocukları olan ..., ..., ... ve ... için babalarının çektiği acılara şahit oldukları ve babalarının ölümü sebebiyle çektikleri acı ,elem ve ızdıraplar için her biri adına 50,000.00.'er TL, olmak üzere toplamda 200,000*00TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren İşleyecek en yüksek avans faiziyle davalılardan (sigorta şirketi hariç; sigorta şirketi poliçe limiti kapsamında maddi tazminatla sorumlu olmak üzere) müteselsil en tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Davalı ---- Sanayi ve Tic. Ltd. Şti ve davalı ... vekili 05/08/2016 tarihli dilekçesinde ve cevap dilekçesinde özetle; ---- plakalı aracı .... Tarafından sigorta kapsamında olduğunu, davanın .... Ye ihbar edilmesi ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi ile araç üzerine konulan tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ZMMS kapsamında sigorta genel şarları ile belirlendiğini, genel şartların esas alınması gerektiğini, kusur, aktüerya raporunun alınması gerekli olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ---- Siorta A.Ş. Cevap dilekçesinde özetle; poliçe teminatının 50.000 TL olduğu hususunun dikkate alınarak bunun dışında her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığının davalı taraf olmadıklarından haklarında hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 26/06/2018 tarihli duruşmada, sigorta şirketine yönelik maddi tazminat talebi yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya içeresinde toplanan delillerin bir bütün olarak irdelenmesi sonucu;
Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
10.06.2016 tarihinde, davalı ...' ın yönetimindeki ---- plaka sayılı araç ile yaya olan davacıların desteği ----' ye çarpması neticesinde desteğin yaşamını yitirdiği, olay tarihi itibariyle aracın davalı ----- şirketine ait olduğu ve davalı ... şirketi nezdinde ZMSS kapsamında sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda alınan 10.11.2017 tarihli ATK kusur raporunda, meydana gelen kazada davalı ...' ın % 50, desteğin % 50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kusur raporunun, dosyada mevcut bilgi ve belgelerle uyumlu, teknik anlamda yeterli ve 2918 sayılı yasa hükümlerine dayalı olarak düzenlenmiş olması sebebiyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davacıların, maddi tazminata yönelik istemlerinden feragat etmeleri nedeniyle bu yönden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminata yönelik isteminin irdelenmesinde ise. TBK' nun 56. Maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü içermektedir.
Bu madde gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2011/10941 E, 2012/13508 K. sayılı kararından).
Davalının eşit oranda kusurlu davranışı neticesinde davacıların baba - eşinin ölüm olayına bağlı olarak davacıların bu olay nedeniyle üzülmemiş, acı ve elem duymamış olması mümkün değildir.
Davacılar açısından manevi tazminat talep etme şartlarının oluştuğu görülmekle, talep edilen miktar, olayın meydana geldiği tarih ve oluş şekli, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların yaşları, yakınlık durumu, dosyaya yansıyan özellikler nazara alınarak yukarıda belirtildiği üzere zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirmeye yeterli olduğu yönünde mahkememizde oluşan kanaat doğrultusunda hüküm fıkrasında belirtilen manevi tazminatın davalılar araç sürücüsü ve araç malikinden alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/891, K. 2018/626, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama