KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/310
- Karar No
- 2021/404
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2021
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/310 Esas
KARAR NO: 2021/404
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/10/2017
KARAR TARİHİ: 15/06/2021
------- Sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize gelen dava dosyasının yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak bulunan müvekkillerinden ------- vefat ettiğini, geriye onun desteği ile yaşamını sürdürmekte olan boşanmış ancak resmi nikahsız olarak birlikte yaşadığı ---- kaldığını, desteğinden yoksun kalan gayrıresmi eşi müvekkil ----- destekten yoksun kalma tazminatının, 6100 sayılı Yasa'nın 107 maddesi gereğince, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden, işleyecek avans faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ plakalı araç müvekkili şirket ----------- sigortalandığını, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme, davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, ayrıca HMK m.16'ya göre, haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın ortak ve kesin yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte,
müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, dosyada kusur durumuna ilişkin herhangi bir resmi belge bulunmadığından yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacı ile müteveffanın boşanmış bir çift olduğunu, -------- uyarınca, boşanma, destekliğin kesilmesine yol açtığını, davacının destek olgusunu, tanık beyanları ile ispatlamasına muvafakatları bulunmadığını, davacı tarafın, delil listesinde yazılı bulunan delilleri taraflarına tebliğ edilmediğini,
ayrıca dava konusu olay haksız fiilden kaynaklandığını ve ticari iş niteliğinde olmadığını, bu nedenle davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Davacı vekili, ------- tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak bulunan müvekkillerinden ----- vefat ettiğini, geriye onun desteği ile yaşamını sürdürmekte olan boşanmış ancak resmi nikahsız olarak birlikte yaşadığı ----- kaldığını, iddia etmekte, davalı vekili ise araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacı ile müteveffanın boşanmış bir çift olduğunu, ----- uyarınca, boşanma, destekliğin kesilmesine yol açtığını savunmaktadır.
Bu kapsamda uyuşmazlık konusu, davacının müteveffanın vefatı nedeniyle davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunup bulunamayacağı, davacının talep edebileceği tazminat tutarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Dava dosyasında mevcut ---- incelenmesinde,----yılında , annesi----yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında mevcut------ sayılı kararında, davacı-------boşanmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında bulunan mevcut aile nüfus tablosuna göre, müteveffa ile davacının ---tarihinde boşandıkları, ---tarihi itibarı ile müteveffa ---- olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında mevcut ------ adresinde ikamet ettiği, emekli olduğu, oturduğu evin kira olduğu, bakmakla sorumlu olduğu kimsenin olmadığı, oğlu ile birlikte yaşadığı belirtilmiştir.
Dava dosyasında mevcut ---- cevap yazısında Davacı ile müteveffanın -------adresinde birlikte yaşayıp yaşamadıklarına dair bir bilgi ve tespitte bulunulamadığı belirtilmiştir.
Talimat mahkemesi marifetiyle alınan tanık beyanlarında davacı ile müteveffanın eşi olduğunu, kazadan önce boşandıklarını ancak kazadan kısa süre önce tekrar beraber yaşamaya başladıklarını , öğrenci yurdunu beraber işlettiklerini, aynı evde beraber karı koca gibi yaşadıklarını ifade etmişlerdir.
Yukarıda sayılan deliller birlikte incelendiğinde davacı ile müteveffa ------- sayılı kararı ile ortak ve birlikte yaşama iradelerini sona erdirmişlerdir. Dolayısıyla taraflar bu karar ile birbirlerine destek olma iradelerini de sona erdirmişlerdir. Bu kapsamda davacı ile müteveffanın aile birliği içerisinde yaşama iradelerinin ortadan kalkması nedeniyle davacı destekten yoksun kalma tazminatı isteyemez, mezkur olayın "imam nikahlı eş" ile kıyas edilmesi de mümkün değildir.
Zira -----veya nikahsız birlikteliklerde tarafların birlikte yaşama iradelerini sona erdirdiğine herhangi bir irade beyanı söz konusu değildir. Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde boşanma kararı ile davacı ve müteveffa birlikte yaşama iradelerini ve aile birliğine ve de birbirlerine güçleri oranında destek olma yükümlülğünü de sona erdirme iradesi ve yükümlülüğü de sona erdirmişlerdir.
Bu kapsamda davacı ve müteveffanın açık olarak ortaya koyduğu bir irade varken tanık beyanlarına itibar etmek mümkün değildir. Bu nedenle davacının Aktif Husumet Ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davanın Aktif Husumet Ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/310, K. 2021/404, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama