KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/424
- Karar No
- 2021/14
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2021
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/424 Esas
KARAR NO : 2021/14
DAVA
Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2020
KARAR TARİHİ : 12/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----- bedelli bonoya dayalı olarak davalı borçludan alacaklı olduğunu söz konusu alacakla ilgili olarak İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ----------- arabuluculuk numarası ile arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, dava konusu alacağına dayanak bono, vade tarihi geçmiş olmasına rağmen şimdiye kadar davalı borçlu tarafından ödenmediğini bu sebeplerle dava konusu toplam bono tutarı olan toplam 1.000,00 TL bono bedelinin, vade tarihinden (TTK.m.
778/1-d, 725/1-b) tahsiline kadar 3095 sayılı kanunun 2/2. maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan temerrüt faizi , toplam bono tutarının % 0,3 oranında komisyonu ( TTK.m. 778/1-d, 725/1-d ) ile birlikte davalı borçludan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı müvekkilinin, ----- gerçekleştirmek amacıyla toplam tutarı 12.200 TL olmak üzere;------düzenlediğini, Bonoların-------bedelli olduğunu, işbu bonolar, davacı bankaya ciro edildiğini, davacı banka tarafından verilen “-------” ile sabit olduğu üzere 400 tl tutarındaki bonoların vade tarihleri aylık taksitler olacak şekilde 20.05.2015 tarihinden itibaren tanzim edildiğini, davacı banka tarafından müvekkiline verilmiş olan tabloda 1000 tl tutarındaki bononun vade tarihi ise 20.07.2019 olarak belirtildiğini, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, usül yönünden ise davanın görevsiz mahkemede açıldığını,
işbu haksız davada görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, hukuk muhakemeleri kanunu gereği genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri olduğunu, ancak bu yetki, kesin yetki olmadığını, tüketicinin korunması hakkında kanun, tüketicinin karşı tarafa göre daha güçsüz konumda olması sebebiyle tüketici lehine birtakım hükümler barındırdığını davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle yetki itirazında bulunduklarını, davacı banka tarafından -------------------- olduğu şeklinde yanlış bilgi verildiğini, bunun üzerine müvekkilinden kötü niyetli olarak bono bedeli ve 20.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan faizi talep ettiğini,
müvekkilinin 20.09.2017 tarihinde 1000 tl tutarlı bonoyu ödemeye gittiğini, davacı banka tarafından vade tarihinin 20.07.2019 olması sebebiyle ödemenin kabul edilmediğini, davalı banka tüketicinin korunması hakkında kanunu birçok açıdan ihlal ettiğini bu nedenlerle davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle usulden reddini, mahkememiz aksi kanaatte ise zamanaşımı itiraznın dikkate alınarak davanın reddini, dava konusu bononun ---------olması ve bu sebeple bankaca yapılan usulsüzlüklerden kaynaklı olarak tkhk m. 4/5 gereği bononun tüketici bakımından geçersizliğinin tespiti ile davanın reddini,
Mahkeme aksi kanaatte ise davacı banka tarafından eksik ve yanlış bilgilendirme yapılması sebebiyle davanın gecikme faizi ile her neviden faiz yönünden reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ ve GEREKÇE:
Dava, bono bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ----- bedelli bonoya dayalı olarak alacaklı olduğunu iddia etmekte, davalı vekili ise, söz konusu bononun tüketici işlemi kapsamında tanzim edildiğini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, TKHK m. 4/5 gereği bononun tüketici bakımından geçersiz olduğunu, bononun zamanaşımına uğradığını ve davanı reddi gerektiğini savunmaktadır.
Davaya konu edilen senedin vadesi 20/09/2017 olup, dava tarihi 18/09/2020'dir. Dolayısıyla dava 3 yıllık zamanaşımı süresinde açılmıştır.
Senet metninde tüketici sözleşmesi sebebiyle verildiğine dair bir ibare bulunmayıp, bu haliyle senedin tüketici senedi olduğu ve tüketici işlemi kapsamında verildiği yönündeki def'in davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Dolayısıyla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu itirazı da yerinde görülmemiş olup, davalının da kabulünde olan senet nedeniyle davacının davalıdan 1.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın Kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/424, K. 2021/14, 12 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama