KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/766
- Karar No
- 2025/844
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/836 Esas
KARAR NO : 2025/915
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 27/11/2022 tarihinde --------- Köse sevk ve idaresinde bulunan --------- plakalı ticari araç ile seyir halinde iken -------isimli şahsın sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın otoyol üzerinde aniden durması neticesi arkadan çarpması ve bu sebeple minibüs içindeki yolcuların da araç içinde savrulması neticesinde yaralandığını, kaza mahalinde polis ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağında -------- kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, kaza sonucu minibüsün içindeki yolculardan olan müvekkilinin yaralandığını, hastanede tedavi olduğunu, tedavinin halen devam ettiğini,
tam bir iyileşmenin meydana gelmediğini, kaza sonrası sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketince müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını, davalı--------- kazanın meydana gelmesinde kuurlu olan-------- plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenlediğini, sigortalısının kusurlu olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi aracın zorunlu mali mesuliyet poliçelerini tanzim etmesi sebebi ile,
davalılar -------- araç sürücüsü olması ve -------- araç maliki olması sebebi ile maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğunu, maddi tazminat talebinin teknik bilgi ile çözüme kavuşturulabileceğini, kaza sonrası müvekkilinin çalışamadığını, eşi ve çocuğuyla ilgilenemediğini, kazanın üzerinden geçen süreye rağmen henüz tam iyileşmediğini, arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, sigorta şirketine yazılı olarak başvuru yapıldığını ancak ödemenin yapılmadığını iddia ederek;
alacak miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplandıktan sonra artırılmak üzere şimdilik 40,00 TL sürekli iş göremezlik, 30,00 TL geçici iş göremezlik bedelinin, 30,00 TL tedavi giderlerinin davalı --------- yönünden teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, ---------- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, iş bu poliçeden dolayı sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin-------- Mahkemeleri olduğunu, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini,
müvekkiline sağlık raporunun iletilmediğini, maluliyet raporu olmadan kişinin sakatlandığı ve bu nedenle manevi tazminata hak kazanabileceği şirket tarafından öngörülemeyeceğini, eksik başvuru nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, ceza dosyası kapsamında uzlaşmanın olup olmamasının önem arz ettiğini, müvekkilinin geçici taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderlerine ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, başvurucunun faturalandırmayan masraflara ilişkin talebinin bulunduğunu,
hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, faizin başlangıç tarihinin ise dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
-------- Hastanesi, --------- Hastanesi, --------- Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu, ---------- Şirketi, -------- Şirketi, --------- Hastanesi, --------- Cumhuriyet Başsavcılığı, -------- Müdürlüğü, --------ş., --------- Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. --------- Adli Tıp Kurumunun 23/07/2025 tarih ve --------- nolu Adli Tıp Kurumu Raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı -------- sevk ve idaresindeki, davalı --------- mülkiyetindeki ve davalı --------Ş'nin ------- numaralı zmms sigortacısı olduğu --------- plakalı araç ile dava dışı -------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın karıştığı 27/11/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden oluşan maddi/bedensel zarara ve manevi zarara ilişkin açtığı tazminat davasıdır.Davanın esasında haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu,
eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, davalılardan -------- ve -------- adresinin --------- olduğu ve iddia edilen haksız fiilin de -------- işlendiği, mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından,
davalı --------Ş'nin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan ATK raporu ile "------- oğlu, -------- doğumlu -------- 27/11/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, A-)03/08/2013 tarih, ------- sayılı -------- yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve ------- sayılı -------- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz tespit edilmediğinden sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
B-)Kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli -------- sayılı ---------- Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; 1)Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, C)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, D)Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" tespit edilmiştir. Maddi tazminat talebine ilişkin olarak davacının davalı ---------Ş ile sulh olduğu ve taraflar arasında ibra sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, maddi tazminat davası yönünden davacının davalı ---------Ş ile sulh olduğu ve taraflar arasında ibra sözleşmesi imzalandığı, ibra sözleşmesinin TBK 166/3 uyarınca diğer davalıları da -------Ş'nin borca katılma payı oranında borçtan kurtardığı, davalı -------Ş'nin sorumluluk sigortacısı olması ve nihai olarak davalılar arasındaki iç ilişkide borcun tamamından sorumlu olması nedeniyle diğer davalılardan da borçtan tamamen kurtulduğu,
bu sebeple davalı ---------Ş bakımından tarafların sulh olmuş olması nedeniyle, davalılar -------- ve -------- bakımından konusuz kalmış olması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, tarafların sulh sözleşmesinin içeriğine bakıldığında zorunlu arabuluculuk ücretinden davalı ---------Ş'nin sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının manevi tazminat davası yönünden;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi davacının 27/11/2022 tarihli haksız fiil nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelenmesine maruz kaldığı ve 4 ay geçici maluliyete maruz kaldığı, bu sebeple tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve davacının uğramış olduğu bedensel zararın ağırlığı dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluştuğu, mahkememizce belirlenen kriterler dikkate alındığında davacı lehine 12.500,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin uygun görüldüğü, alacağa haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/766, K. 2025/844, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama