KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/792
- Karar No
- 2024/113
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/792 Esas
KARAR NO: 2024/113
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/10/2022
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
25/02/2020 tarihinde müvekkiline ait --------- plakalı araç ile yine aynı mevkide seyir halinde olan davalı sigortalı şirket ile sigortalanmış plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Karayolları Trafik Kanunu madde 99 Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğunu,
müvekkilinin davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödememiş, müvekkilin haklarını(tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil etmemiz gereken tazminat alacağımız yasal süresinde tahsil edilememiştir.
Alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve yasal faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebimize ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu belirterek, müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ZMMS sigortacısının aşkın zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, aşkın zarar talep edilebilmesi için öncelikle temerrüt faizini aşan bir zararın olması gerektiğini, davada davacının uzun süren yargılama ve ülkenin ekonomik şartları gereğince temerrüdü aşan bir zararı olsa bile burada borçlunun yani davalının kusurlu olmasının gerektiğini, temerrüde düşen borçlunun kusurlu sayıldığını, ayrıca aşkın zarar ile borçlunun temerrüdü arasında nedensellik bağının bulunması gerektiğini, Yargıtay’a göre, enflasyon ve devalüasyon artışlarının varlığı, aşkın zararın ispatlandığı anlamına gelmediğini,
alacaklının kanıtlaması gereken hususun kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı uğradığı zarar olduğunu, talep edilen munzam zararın teminat dışı olup müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE. Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükümleri uyarınca açılan aşkın zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacıya ait -------- plakalı araç 25/02/2020 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle hasarlanmıştır.
Davacı vekilince -------- plakalı araç ile davalı ------- Sigorta'ya karşı ------- plakalı araçta oluşan bakiye hasar bedelinin tazmini için --------- başvurulduğu, ---------- tarafından verilmiş olan 05.01.2021 tarih -------- sayılı kararıyla bakiye hasar bedeli ile ilgili yapılan başvurunun kabulü ile 12.248,59 TL bakiye hasar bedelinin 21.04.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile ---------Sigorta' dan tahsiline karar verildiği,Davacı tarafından ------- ilamına ilişkin ------ E, sayılı dosyasından ilamlı takip başlatıldığı,
ve davalı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığının görüldüğü,Yargıtay ------- sayılı ilamı ile;
munzam zarara ilişkin yapılan yargılama neticesinde, TBK'nın 122.maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu,
davacının belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlandığının söylenemeyeceği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair direnme kararının, temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenen anapara yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacı tarafından kendi duruma özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeniyle yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.Kanun maddesinde öngörülen alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararın ödenebilmesi için,
uğranılan zararın varlığı ile miktarının da kanıtlanması gerektiği, bu zarar muayyen paranın gününde ödenmemesinden doğan zarar olup davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekmektedir.
Burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu, davacının belirtildiği şekilde bir zararı da ispatlayamadığı değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, Kanun Maddesi, Hukuk Genel Kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yukarıda açıklandığı şekilde dava konusu ettiği munzam zararı ispatlayamadığı değerlendirildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/792, K. 2024/113, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama