İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/154 K.2024/832

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/154Karar2024/832Tarih12 Kasım 2024Okuma19 dk · 3.886 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/154
Karar No
2024/832
Karar tarihi
12 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.886 kelime·19 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/154 Esas

KARAR NO: 2024/832

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 06/03/2023

KARAR TARİHİ: 12/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 10/01/2022 tarihinde davalı -----------Ş'den, diğer davalı -------------Ş. üretimi/ithalatı olan, ---------- plakalı, --------- model, ---------- marka, ----------- tip otomobili satın aldığını, araç teslim alındıktan yaklaşık 10 ay sonra 17.254 km'de 20/10/2022 tarihinde motor arızası ikazı vererek kendini kilitlediğini, aracın çekici yardımıyla yetkili servisine çekildiğini, silindirlerde güç kaybının olduğunun bildirildiğini, servis yetkilisinin müvekkiline üretimde hata olduğunu,

garantinin bu tür durumlarda sandık motor değişimi yaptığını ve bunun müvekkil tarafından kabul görüp görmeyeceği hususunda bilgisine başvurulduğunu, garantinin servisten araçta ki hasar durumu hakkında bilgi istediğini, bunun neticesinde de servisin sandık motor değişimi gerektiği yönünde talebine, garanti tarafından silindir kapağı revizyonu şeklinde dönüş yapıldığı müvekkile bildirildiğini, müvekkile teslim edilen iş emrinde arızanın tespit edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin aracını teslim almadığını, söz konusu müvekkile ait aracın serviste beklediğini, satın alınan araçtaki bu ayıbın gizli bir ayıp olduğunu,

müvekkilinin aracı alırken bilebilmesinin mümkün olmadığını, servis tarafından motor sandığının değişmesi gerektiğinin bildirildiğini ancak üretici firmanın da silindir kapak revizyonu yapılması yönünde düzenlenen iş emrinin kabul edilmediğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin aracını 20/10/2022 tarihinden beri aracı kullanamadığını, müvekkilinin aracı kullanamamaktan kaynaklı zararının olduğunu iddia ederek;

müvekkilinin satın aldığı --------- plakalı, -------- model, -------- marka, ----------- tip otomobilin ayıplı mal olması hasebiyle, TBK 227. maddesinde yazılı seçimlik hakların kullanıldığının kabulünü, satılanın ayıpsız 0 km misli ile değiştirilmesini, değişim mümkün olmadığı takdirde İİK 24.maddesi gereğince işlem yapılmasını, aracın ayıplı olması sebebiyle müvekkili şirketin aracı kullanamamadan kaynaklı maruz kaldığı maddi zarar tazmini (Şirket aracını kullanamamaktan kaynaklı ticari işlerde aksama, müşteri malını teslim edememeden kaynaklı malın ücretini tahsil edememe, araç kiralama, davaya konu araç kredi ile alınmış olunup,

kullanamamasına rağmen kredilerini ödemeye devam etmesi, söz konusu aracın kullanılamaması sebebiyle kredi çekilerek yeni araç alınmak zorunda kalınması, aracın kasko sigorta bedeli, motorlu taşıtlar vergisi vb maddi zararların tazmini (FAZLAYA İLİŞKİN HAKLARIMIZ SAKLI KALMAK KAYDIYLA ŞİMDİLİK 2.000,00 TL ), yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı -----------Ş vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın satım sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğunu, sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılması gerektiğini, sözleşmenin ifa yerinin ------------ olduğunu, yetkili mahkemenin ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının satın aldığı araçta ayıp olduğuna ilişkin iddiayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, aracın ayıpsız olarak teslim edildiğini,

davalı tarafın bildiği ya da olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkabilecek ayıplar ile satın alanın ayıbı fark ettiğinde satıcıya hemen bu durumu bildirmediği durumlarda satın alanın ayıbı kabul edeceği hüküm altına alındığını, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, alıcının bu bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığını,

davacının meydana gelen sıkıntıları sürekli yaşamasına karşı müvekkiline bildirmeyerek sözde ayıbı kabul ettiğini, davacının zarar kalemlerini kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının satılanın ayıpsız mislini talep edip hem de aracın ayıplı olması sebebiyle araç kredilerini, yeni aldığını iddia ettiği aracın kredilerini, kasko ve motorlu taşıtlar vergisi gibi maddi zararların tazminini talep etmesi hukuka aykırı olup kabulü mümkün olmadığını, bu taleplerin sebepsiz zenginleşme yaratacağını savunarak; yetki itirazının kabulünü, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

Davalı ----------Ş. vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının taleplerini sadece satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltilebileceğini, davacının iddiaları hakkında ithalatçı/distribütör firma konumundaki müvekkiline başvurulmasının mümkün olmayacağını, müvekkilinin son kullanıcılara doğrudan araç satış ve hizmeti sunulması faaliyetinde bulunmadığını, Borçlar Kanununun "Alıcının seçimlik hakları" başlıklı 227.maddesinde belirtilen seçimlik haklarından birisini kullanabileceğini, davacının talep ettiği "aracın 0 km ayıpsız misli ile değiştirilmesi" talebinin kanunda yer alan seçimlik haklar arasında olmadığını,

kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu aracın ayıplı olduğuna kanaat gelmesi halinde davacının tacir olduğunu Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, tacirlere ayıp ihbarı için kısa süreler tanındığını, ihbar sürelerinin açık ayıpta aracın tesliminden sonra iki gün, gizli ayıpta ise aracın tesliminden sonra sekiz gün olduğunu, davacının yasal yükümlülüklerine aykırı davranarak kendisine tanınan yasal süre içinde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dava konusu araçta ayıp bulunmadığını, hali hazırda 17 bin kilometreden fazla yol yapmış olan ve hangi koşullar altında kullanıldığı bilinmeyen bir aracın,

üretimden kaynaklı ayıplı olduğu yönündeki iddia, hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı ve kötüniyetli bir iddia olduğunu, yetkili servis tarafından kapak onarımı ile sorunun giderilebileceğinin tespit edildiğini, davacının onarımın yapılmasına onay vermemesi nedeniyle işlemin gerçekleştirilmediğini, davacı yanın ayıpsız misli ile değişim talebinin taraflar arasındaki menfaat dengesini açıkça sekteye uğratacağını, orantılılık ilkesine ve hakkaniyete aykırılık teşkil edecek ve sebepsiz zenginleşmeye mahal vereceğini, tazminat talebinin reddi gerektiğini, bilirkişi tarafından rapor alınması gerektiğini savunarak;

davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :--------- Noterliği, ---------- Noterler Birliği Başkanlığı, ------------ Şirketine müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememiz 04/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun ve 01/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosyamıza sunulduğu görüldü.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, davalı -----------Ş’nden satın alınan, üretici/ithalatçısı diğer davalı -----------Ş olan ----------- plakalı, ---------- model, --------- marka, ---------- tip otomobilin ayıplı olması nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin eda davası ve araç mahrumiyetine ilişkin tazminat davasıdır.

Eldeki davada, hem satış sözleşmesinden kaynaklı olarak ayıplı ifa nedeniyle aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi davası, hem de satış sözleşmesi ve eser sözleşmesine dayalı ayıplı ifa nedeniyle tazminat davası olmak üzere tüm davalılara karşı açılmış iki ayrı dava söz konusudur. Bu tespit dikkate alındığında eldeki davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri'nin 110. maddesi kapsamında davaların yığılması söz konusudur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri'nin 110. maddesi uyarınca "(1) Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir.

Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır."Dava yığılmasında görünüşte tek dava var iken gerçekte talep sayısınca dava mevcuttur ve söz konusu birden fazla talepler birbirinden bağımsızdır.

Taleplerin birbirinden bağımsız olması diğer bir deyişle mahkemenin önünde birden çok talep sonucu bulunması sebebiyle mahkemenin her bir talebi ayrı ayrı incelemesi ve her biri için ayrı ayrı hüküm kurması gerekir. Bu gereklilik çerçevesinde varılan önemli sonuçlardan biri de kendisini vekalet ücretinin, her bir talep için ayrı ayrı takdir edilmesi noktasında gösterir.

Gerçekten de dava yığılmasında her bir talebin tek başına dava edilme olanağı bulunduğuna göre, her bir talep bakımından da ilgilisi yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.

6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da ortaya konulduğu gibi eldeki davada davaların yığılmasının söz konusu olduğu, aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi ve tazminat davası olmak üzere iki ayrı dava bulunduğu,

bunlardan yalnızca tazminat davasının -konusu bir miktar para olması nedeniyle- 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca arabuluculuğa tabi olduğu, bu sebeple arabuluculuk ücreti yönünden yalnızca bu davaya ilişkin hüküm kurulması gerektiği, yine vekalet ücreti yönünden de yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmış,

mahkememizce bu gerekçeler ve esaslara uygun olarak arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.Her ne kadar mahkememizce "Davanın ayıp nedeniyle aracın misli ile değiştirilmesi talebine ilişkin eda davası ve tazminat davası olduğu, iki ayrı dava söz konusu olduğu, davacının dava açarken 2.000,00 TL üzerinden harç yatırdığı ancak davacının ayıp nedeniyle aracın misli ile değiştirilmesi talebine yönelik davasının değerinin satılan aracın değerine göre belirleneceği, dava dilekçesi ekindeki belgelerden satılanın değerinin 346.000,00 TL olduğu, bu sebeple bu dava yönünden dava değerinin de 346.000,00 TL olduğu anlaşıldığından,

Harçlar Kanunu uyarınca dava açılırken peşin olarak yatırılması gereken 5.908,815 TL (346.000,00 TL x 68,31 / 4000) karar ve ilam harcının davacı tarafça ara kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine yatırılmasına, aksi takdirde Harçlar Kanunu md. 30 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ve HMK 150. maddesindeki süreler içerisinde eksik harç tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına" karar verilmiş ise de, dava açılırken harcın ara kararda belirtilen miktarda toplam dava değeri üzerinden yatırıldığı,

bu yönden usulü eksiklik olmadığı görülmüştür. Davanın esası bakımından;A) Davalı ---------- Şirketi yönünden;"Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler.

Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.

Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın açılmasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmalıdır.6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.

Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' denmektedir.

Yine aynı kanunun 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik haklarının neler olduğu belirtilmiş ve bu seçimlik haklar; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak sıralanmış, bu sırada alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava, satıma konu traktörde ortaya çıkan ayıplardan kaynaklı zararın tazminine yönelik olup, davacı söz konusu satış işleminde tüketici konumunda olmadığı gibi davaya da genel mahkeme sıfatıyla bakıldığından, davada, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''ayıptan sorumluluğa'' ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Davalının dava konusu traktörün üreticisi olduğu, traktörün dava dışı ... tarafından davacıya satıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu traktörün satıcısı olmayan davalıya husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir Gerçekten taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi yoktur.

Ancak öğreti ve uygulamada yapımcı ile zarar gören arasında böyle bir bağ olmasa bile yapımcının sözleşme dışı da sorumlu tutulabileceği benimsenmektedir. Türk Hukukunda yapımcının sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de bu konuda Borçlar Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrası (Yeni TBK’de haksız fiil hükümleri) hükmünün uygulanması mümkündür.

Sözü edilen fıkra hükmünde belirtildiği gibi ‘kusuru ile diğer bir kimseye zarar ika eden kişi o zararın tazminine mecburdur.’ açıklamasına yer verilerek tazminat talebinin kusurlu sorumluluk ilkelerine göre çözüleceğini kabul etmiştir. Aynı kararda, “…Bir imalat, normal şartlar altında ve normal kullanma halinde, zarar vermeye elverişli ise, kural olarak ortada kusurun (hatanın) varlığını kabul etmek gerekir. Böyle bir malı piyasaya süren yapımcı tehlike yaratmış demektir.

Yapımcı bu tehlikenin gerçekleşmesini önlemek için gerekli önlemleri almamışsa, zararın gerçekleşmesi halinde bunu tazmin ile yükümlü olur…Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı ---------Ş’nden satın alınan, üretici/ithalatçısı diğer davalı ----------Ş olan ---------- plakalı,---------- model, ---------- marka, ----------- tip otomobilin ayıplı olması nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin eda davası ve araç mahrumiyetine ilişkin tazminat davası olduğu, belirtildiği gibi dava konusu aracın satışına ilişkin satış sözleşmesinin davacı ile davalı ----------Ş arasında akdedildiği,

davalı --------- Şirketi ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı ------------ Şirketi'nin aracın ithalatçısı/distribütörü olduğu, yukarıda atıf yapılan yargı içtihatları ve TBK 219 uyarınca (davacının şirket olduğu ve satış işleminin tüketici işlemi olarak değerlendirilememesi dikkate alındığında) ayıp nedeniyle seçimlik haklarının yalnızca satıcıya karşı kullanılabileceği, bu sebeple aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi davasında davalı ----------- Şirketi'nin (satıcı olmaması nedeniyle) pasif husumetinin bulunmadığı,

bu sebeple bu davalı yönünden davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, buna ek olarak araç mahrumiyeti zararı bakımından ise yukarıda atıf yapılan -------- kararında belirtildiği gibi alıcı ile arasında doğrudan akdi ilişki bulunmasa da üreticinin ayıplı malın piyasaya sürülmesinden dolayı haksız fiil sorumluluğunun bulunduğu hususun yargı içtihatları ve doktrin tarafından kabul edildiği, somut olayda davalı ---------- Şirketi'nin belirtildiği gibi aracın ithalatçısı/distribütörü olduğu, üreticisi olmadığı,

bu sebeple kusurlu kabul edilemeyeceği, yine böyle bir durumda tazminata konu zarar kalemlerinin (dava konusu araç ile ilgili olan) doğrudan zarar kalemleri olması gerektiği, davacının araç mahrumiyeti zararının ise dolaylı zarar kalemi olduğu, davalı kusurlu olsa bile dolaylı zarar kalemlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davalı ------------ Şirketi yönünden; davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle, araç mahrumiyetine ilişkin maddi tazminat davasının esastan reddine karar verilmiştir.

B) Davalı ---------Ş yönünden;--------- Noterliği'nin 16/11/2022 tarih --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının tüm davalılara yönelik "Müvekkil, 10/01/2022 tarihinde muhatap ----------Ş.'nden, diğer muhatap -----------Ş. üretimi/ithalatı olan, ---------- plakalı, --------- model, --------- marka, ----------- tip otomobili satın almıştır.

Araç teslim alındıktan yaklaşık 10 ay sonra, henüz 17254 kilometrede, 20/10/2022 tarihinde müvekkil ana yolda seyir halindeyken, aniden motor arızası ikazı vererek araç kendini kilitlemiştir. Araç çekici yardımıyla, yetkili servisine çekilmiş, silindirlerde güç kaybı olduğu müvekkillere bildirilmiştir.

Yine garantinin servisten araçta ki hasar durumu hakkında bilgi istediği, servisin sandık motor değişimi gerektiği yönünde talebine, garanti tarafından silindir kapağı revizyonu şeklinde dönüş yapıldığı müvekkile bildirilmiştir.Yetkili servis tarafından 20/10/2022 tarihinde düzenlenen kapanış iş emri,11/11/2022 tarihinde müvekkile teslim edilmiş olup, söz konusu iş emrinde ; '3. Silindir arızası olduğu tespit edildi. Aracın yakıt enjektörleri söküldü kontrol edildi.

Yakıt enjektörlerinde problem görülmedi. Aracın kompresyon ölçümü ölçümü yapıldı. 3.silindirde kompresyon eksikliği görüldü. Aracın üst silindir kapak sökümü yapıldı. Sokum aşamasında baskı parmakları ve tuş takımının kırılmış olduğu görüldü. Buna istinaden silindir kapağı ölçümü yapıldı. Supapları salgılı, eksantrik milleri dökük, eksantrik dışı ısı bozuk olduğu tespit edildi.

Yapılan arıza tespit raporuna göre silindir kapak revizyonu yapılması gerekliliği ' şeklinde hazırlanmıştır.

Müvekkil aracı teslim almamış, söz konusu müvekkile ait araç serviste beklemektedir.TBK m. 219 uyarınca, “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur”.

TBK m. 227.maddesine göre, “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme .aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarını tanımıştır.

Müvekkilimiz aracı sıfır kilometre almış olup söz konusu hata nedeniyle aracın tamiratı orijinalliğini bozmakta ve fiyatını düşürmektedir.

Bu nedenle müvekkilimiz TBK 227 maddesi gereğince aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmektedir." şeklinde ayıp nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi seçimlik hakkını kullandığı görülmüştür: Mahkememizce alınan 01/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:UYAP WEB kayıtları üzerinden yapılan incelemede dava tarihi itibariyle dava konusu araç üzerinde aşağıdaki şekilde iki adet takyidat kaydı olduğu görülmüştür:"1- Aktif -------- Rehinli --------Ş. --------- ----------- 10.01.2022 12:16:22" ve "2- Aktif ---------- Hacizli -------- Başkanlığı -------- VERGİ DAİRESİ MÜD.

----------- 06.10.2023 11:39:39"Mahkememizce 19/03/2024 tarihli celsede "davacının talebinin dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde olduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. Maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereğince yargılamanın da bu talep üzerinden yürütüldüğü ancak UYAP WEB üzerinden yapılan incelemede dava konusu araçta --------Ş lehine 10.01.2022 tarihli --------- evrak sayılı kayıtla aktif rehin kaydı ve ---------- Başkanlığı ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü lehine 06.10.2023 tarih ve ---------- evrak sayılı kayıtlı aktif haciz kaydı bulunduğu anlaşıldığından,

davacı vekiline dava konusu araçtaki takyidatların kaldırılması hususunda gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu hususta yeniden süre verilmeyeceğinin ve yargılamaya mevcut durum itibariyle devam edilip son verileceğinin ihtarına" şeklinde ara karar kurulmuş,

bir sonraki celse tarihinde UYAP WEB kayıtları üzerinden yapılan incelemede dava konusu araç üzerindeki mezkur takyidatların pasif olduğu görülmüştür: "1- Pasif --------- Rehinli ----------Ş. ----------- --------- 10.01.2022 12:16:22 -------- --------- 26.06.2024 11:35:19" ve "2-Pasif --------- Hacizli ------- Başkanlığı --------- VERGİ DAİRESİ MÜD. ---------- 06.10.2023 11:39:39 ---------- VERGİ DAİRESİ MÜD. --------- 26.06.2024 16:45:50"01/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce bilirkişiden "dava konusu araca emsal kabul edilebilecek bir aracın satın alınması için gerekli makul sürenin

belirlenerek ve davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt amortisman payı vesaire gibi zorunlu giderler mahsup edilerek (ve bu süre içerisinde davacıya ikame araç tahsis edilmiş ise bu husus da dikkate alınarak) emsal aracın bu süredeki kiralama bedelinin tespiti hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve açık ve kesin kanaat içerir rapor düzenlenmesi" istendiğinden, dosya ek rapor sunulması için bilirkişiye verilmiştir.12/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesi uyarınca "Satış sözleşmesi,

satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca "(1)Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

(2)Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.

Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca "(...) c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.

Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. (2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

(4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

(5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı ----------Ş’nden satın alınan, üretici/ithalatçısı diğer davalı ---------Ş olan ---------- plakalı, --------- model, --------- marka, ---------- tip otomobilin ayıplı olması nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin eda davası ve araç mahrumiyetine ilişkin tazminat davası olduğu,

yukarıda atıf yapılan bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında dava konusu aracın satım anında gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, araçtaki arızanın 20/10/2022 tarihinde baş gösterdiği, yetkili servis iş kapanış emrinin yine 20/10/2022 tarihli olduğu ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapıldığının da kabulünün gerektiği, bundan dolayı davalının ayıptan sorumlu olduğu, davacının ayıp nedeniyle seçimlik haklarını kullanma hak ve yetkisinin bulunduğu,

bu hakkın değiştirici yenilik doğuran hak ve davacının bunu aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi yönünde kullandığına ilişkin beyanının değiştirici yenilik doğuran beyan niteliğinde olduğu, yöneltilmekle hüküm ve sonuçlarını doğurduğu,

davacının bu beyanını ----------- Noterliği'nin 16/11/2022 tarih ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya yönelttiği, bu sebeple davaya konu aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine karar verilmesi gerektiği, zira dava konusu araçtaki ayıbın niteliği ve boyutu dikkate alındığında (her ne kadar bilirkişi heyet raporunda aracın motorunun değiştirilebileceği tespiti yapılmış ise de davalı satıcının üretici olmaması ve bu işlemin asıl muhatabı olmaması nedeniyle) davacının satılanı kullanmasının kendisinden beklenemeyeceği, aracın üzerindeki takyidatların yukarıda da ortaya konulduğu gibi hüküm tarihinden önce kaldırıldığı,

yine de aracın üzerindeki tüm takyidatlardan arî şekilde davalıya iadesi halinde ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine karar verilmesi gerektiği , yine aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılması gerektiği, davacının tazminat talebi yönünden ise, belirtildiği gibi araçtaki arızanın 20/10/2022 tarihinde baş gösterdiği, yetkili servis iş kapanış emrinin yine 20/10/2022 tarihli olduğu, bu belgenin davacıya 11/11/2022 tarihinde verildiği,

davacının aracın onarımına onay vermediği ve ---------- Noterliği'nin 16/11/2022 tarih --------- yevmiye numaralı ihtarnamesini düzenleyerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiği ve 15/02/2023 tarihinde yeni araç satın aldığı hususları dikkate alındığında davacının iradesinin en başından itibaren aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi yönünde olduğunun kabulünün gerektiği, yine mahkememizce bu talebin yerinde olduğu kabul edildiğine göre araç mahrumiyeti zararın aracın makul onarım süresine göre değil, aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli süreye göre belirlenmesi gerektiği,

bu kapsamda "emsal bir aracın alınması için gerekli sürenin belirlenmesi ve davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt amortisman payı vesaire gibi zorunlu giderler mahsup edilerek emsal aracın bu süredeki kiralama bedelinin tespiti" esasına uygun şekilde düzenlenen bilirkişi ek raporunda da tespit edildiği üzere davacının araç mahrumiyeti zararının 6.250,05 TL olduğu,

ancak davacının davasını 2.000,00 TL üzerinden takip ettiği, talebi aşar nitelikte hüküm kurulamayacağı, davacının faiz talebinin bulunmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davacının aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi ve tazminat talebi yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere,

1-Davalı ---------- Şirketi yönünden; davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle, araç mahrumiyetine ilişkin maddi tazminat davasının esastan REDDİNE,

2-Davalı ----------Ş yönünden; davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi davasının KABULÜ ile,

a)Davaya konu ---------- plakalı, ---------- model, ----------- marka, ----------- tip otomobilin; üzerindeki tüm takyidatlardan arî şekilde davalıya iadesi halinde ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine,

b)Aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına,

3-Davalı ----------Ş yönünden; davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, araç mahrumiyetine ilişkin 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı --------Ş'nden alınarak davacıya verilmesine,

4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (346.000,00 + 2.000,00 = 348.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 23.771,88 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 5.942,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 17.828,91 TL harcın davalı -----------Ş'den alınarak Hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafça yapılan 6.148,47 TL dava açma masrafı, 1.912,35 TL keşif harcı ve 15.934,35 TL bilirkişi/ulaşım/posta masrafından ibaret 23.995,17 TL yargılama giderinin davalı ----------Ş'den alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı --------.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı ----------- Şirketi tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 25,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----------Şirketi'ne verilmesine,

8-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,

9-Davacının aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (346.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 55.360,00 TL vekalet ücretinin davalı ----------Ş'nden alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacının maddi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (2.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalı davalı -----------Ş'nden alınarak davacıya verilmesine,

11-Davacının aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi davası yönünden; davalı ---------- Şirketi yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (346.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- Şirketi'ne verilmesine,

13-Davacının maddi tazminat davası yönünden; davalı davalı ---------- Şirketi yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (2.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----------- Şirketi'ne verilmesine,

14-Davacının yalnızca maddi tazminat davasının 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle, 6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ----------Ş'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı ------------ vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/11/2024

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/154, K. 2024/832, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/832
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 06/03/2023
  7. Karar Tarihi: 12/11/2024
  8. İddia
  9. Savunma
  10. Hukuki Değerlendirme Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/154
Karar No
2024/832
Tarih
12 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/154 K.2024/772
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/155 K.2024/802
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/157 K.2024/862
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/168 K.2024/687
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/168 K.2024/822
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/169 K.2024/714

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.