KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/669
- Karar No
- 2025/333
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
Karar Metni
1.542 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/669
KARAR NO : 2025/333
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/09/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
15/07/2023 tarihinde ---------- sürücülüğünü yaptığı ----------- plaka sayılı araç ile kaza yaptığı, kazada sürücü ile yanında bulunan ----------- hayatlarını kaybettiğini, kazada sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, müteveffa ----------- kusursuz yolcu konumunda olduğunu, bu kazanın sonucunda müvekkilinin biricik oğlu olan ----------- vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldığını, ------------ plakalı aracın kaza tarihi itibariyle --------- Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olup, bu poliçe kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm halinde 1.200.000,00-TL teminat sağladığını beyan ile,
fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin oğlunun desteğinden yoksun kalmış olması sebebiyle şimdilik 100,00- TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 01.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMSS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müteveffanın sigortalı araçta yolcu konumundayken kaza meydana gelmiş olup otopsi raporu uyarınca kafa travması sebebiyle vefat ettiği tespit edildiğini, kaza anında ön koltukta bulunan müteveffanın emniyet kemeri takmaksızın seyahat ettiğinden meydana gelen zararı arttırdığının şüphesiz olduğunu,
işbu sebeple olası tazminat hesabından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, öncelikle gerekçeli itirazlar doğrultusunda, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, aleyhe hüküm kurulması halinde müterafik kusur ve hatır taşıması durumunun değerlendirilmesini, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarını arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, müteveffanın aile nüfus kaydı, ----------- hizmet dökümü Uyap'tan dosya kapsamına alınmış, davalı sigortadan hasar dosyası, kazaya ilişkin yürütülen ---------- Soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, ----------- müzekkere yazılarak davacı anneye rücuya esas gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu, davacının oğlu olan müteveffa ----------- yolcu olarak bulunduğu ----------- plaka sayılı aracın 15/07/2023 tarihinde tek taraflı karıştığı trafik kazası neticesi vefatı sebebi ile davalı ZMMS sigortacısına karşı açılan davada davacı anne yararına destekten yoksun kalma maddi tazminat istemi şartlarının oluşup oluşmadığının ve kazadaki kusur durumunun tespiti ile davalı savunmasına göre hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olarak belirlenmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında; sürücü --------- ---------- istikametinden ------------- istikametine
seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde bulunan yönlendirme
levhası çelik direğine çarptığı, sürücünün 2918 Sayılı KTK’nın 52/1-a maddesini ihlal ettiği
görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Soruşturma dosyasında kaza tespit
tutanağında şüpheli ------------ kusurlu olduğunun tespit edildiği ancak meydana gelen trafik
kazasında şüpheli ------------- da vefat ettiği, bu suretle 5237 Sayılı TCK'nın 64/1 maddesi
gereğince kovuşturma imkanının kalmadığı gerekçesiyle 18/09/2023 tarihli karar ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya, kazada kusur durumunun tespiti ve davacı annenin destek tazminat miktarının hesaplanması için makine mühendisi ve aktüer bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiştir. bilirkişiler 26/04/2024 tarihli heyet raporunda özetle; '' 15/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik
kazasında; Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü müteveffa ----------- kazanın
oluşumunda %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
Davacı yakını müteveffa yolcu ------------ kazanın oluşumunda
kusursuz olduğu, kolluk görevlileri tarafından müteveffa yolcunun emniyet
kemeri takıp takmadığının belirsiz olarak işaretlendiği anlaşılmakla, olay yeri
fotoğraflarındaki ----------- plaka sayılı aracın ön-sol-sağ-üst tüm muhtelif kısımlarındaki
hasarın boyutu, darbenini şekli-niteliği-ağır hasarlı olduğu hususu da dikkate alındığında,
müteveffa yolcunun emniyet kemeri takıp takmamasının bu olayda etken olmadığı, ------------ doğumlu olan müteveffa 15.07.2023 vefat tarihi itibariyle (48) yıl (6) ay (14) günlük olup,
(49) yaşında kabul e dilerek TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (27) yıl
ve muhtemelen (76) yaşına kadar yaşayacaktır. Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre
aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmektedir. Buna göre; müteveffanın (49-60) yaşları
arasındaki bakiye aktif dönemi (11) yıl ve (60-76) yaşları arasındaki pasif dönemi (16) yıl olduğu, Dosyadaki nüfus kayıt örneğinden müteveffanın eşi ve 2 çocuğunun hayatta ve dava dışı olduğu görüldüğü, müteveffa yaşasaydı, davacı annesine olduğu gibi dava dışı eş ve çocuklarına da destek
olacağından dava dışı eş ve çocukların destek süreleri belirlenerek teminat limitinin aşılması kuvvetli
olasılık durumunda olduğundan dava dışı hak sahipleri yönünden de maddi zarar hesabı yapıldığı,------------ plakalı araç 09.01.2023-09.01.2024 vadeli ZMSS (Trafik) poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri ölüm
halinde şahıs başına 1.200.000,00 TL olduğu, Davacı ve dava dışı hak sahiplerinin nihai ve gerçek maddi zararları toplamı 4.052.918,94 TL olup,
1.200.000,00 TL tutarındaki teminat limitini aştığından davacı ------------- talep
edebileceği maddi zararın garameten 174.989,01 TL olduğu tespit edildiği, Dava öncesinde davalı sigorta şirketine ihtarname ve gerekli belgelerin başvurunun 21.08.2023
tarihinde tebliğ edildiği buna göre; 21.08.2023 tarihinin (8) iş günü sonrası olan
04.09.2023 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği, sigortalı aracın poliçesinden kullanım tarzının hususi olduğu anlaşıldığından faiz nev’inin yasal faiz olduğu '' yönünde görüş ve kanaat sunulmuştur.Tarafların kök rapora karşı beyan ve itirazlarını değerlendirmek suretiyle ek rapor düzenlemek üzere dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, ek raporda; '' Davacı vekilince “Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar hatalıdır” şeklinde yapılan itiraz soyut olup,
hesaplamanın neresinin hatalı olduğuna dair somutlaştırılmış itirazlar olmadıkça itirazın
değerlendirilebilmesi mümkün görülmediği, Davalı vekilince “ müteveffanın dava dışı eşi, oğlu ve kızı
bakımından ibraname düzenlenmek suretiyle ödeme yapılmış olup işbu ödemenin poliçe teminat limiti
bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir” denilerek itiraz edildiği, Davalı tarafça dava dışı hak sahiplerine yapılan ödemeye ilişkin bilgi ve belgeler kök rapor tanzim
edildikten sonra ibraz edildiğinden kök raporun düzenlenmesi aşamasında değerlendirilebilmesi
mümkün olamadığı, Davalı vekilince snulan ibraname ve ödeme makbuzuna göre; Dava dışı hak sahiplerine toplam (759.877,55 TL +201.806,93 TL +127.108,47 TL) = 1.088.792,95 TL ödeme yapıldığına göre; bakiye teminat limitinin(1.200.000,00 TL - 1.088.792,95 TL) 111.207,05 TL olduğu kanaatine varıldığı, davacı anne ----------- nihai ve gerçek maddi zararları toplamı 591.013,55 TL olup, talep edebileceği maddi zararının bakiye teminat limitiyle sınırlı ve 111.207,05 TL olduğu'' kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 13/11/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 100 TL destekten yoksun kalma tazminatı istemini 111.207,05 TL'ye artırmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre.
15/07/2023 tarihinde sürücü ----------- sevk ve idaresindeki ------------ plakalı araç ile trafikte seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde bulunan yönlendirme levhası çelik direğine çarpması suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sürücü ----------- ve araç içinde yolcu olarak bulunan ----------- vefat ettiği, sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu mahkememiz dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile sabit olup yolcu olan müteveffanın kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmış,
müteveffanın annesi olan ve ölümü sebebiyle desteğinden yoksun kaldığı anlaşılan davacı için aktüerya bilirkişi raporuyla destekten yoksun kalma tazminat miktarı 591.013,55 TL olarak hesaplanmıştır. ------------- plakalı araç kaza tarihini kapsar şekilde 09.01.2023-09.01.2024 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup poliçe limiti ölüm halinde şahıs başına 1.200.000,00 TL ise de davalı sigorta tarafından sunulan ödeme belgeleri ile müteveffanın dava dışı destekleri eşi ve çocuklarına iş bu poliçe kapsamında yapılan toplam 1.088.792,95 TL ödeme sonrası sigorta poliçe bakiye teminat limitinin 111.207,05 TL
kaldığı anlaşılmakla davalı sigorta bu bakiye limiti ile destek tazminatından sorumlu tutulmuş, dava öncesinde davalı sigorta şirketine 21.08.2023
tarihinde başvurulduğu 04.09.2023 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcı olduğu, kazaya karışan aracın kullanım tarzının hususi olduğu anlaşılmakta faiz nev’inin yasal faiz olduğu belirlenmiştir. Davalı sigorta süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nin 52'nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK'nin 52'nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay'ın süreklilik kazanan kararlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda ; kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılımı belirsiz olup, bilirkişi raporunda ölümle sonuçlanan kazada aracın ön-sol-sağ-üst tüm muhtelif kısımlarındaki
ağır hasarın boyutu nedeniyle emniyet kemerinin etken olmadığı belirlendiğinden kazaya konu araç içinde yolcu olarak bulunan müteveffanın müterafik kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta tarafından iş bu dava açılmadan evvel dava dışı desteklere yapılan ödemeler de hatır taşıması indirimi yapılmadığı anlaşıldığından iş bu davada hatır taşıması indirimi talebi hakkaniyetli görülmemiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 111.207,05-TL destekten yoksun kalma tazminatının 04/09/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 7.596,55-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ile 400,00 TL ıslah harcından mahsubu ile kalan 6.926,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 669,85-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 8.650,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı vekili lehine AAÜT göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.24/04/2025
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/669, K. 2025/333, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama