İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/714 K.2023/1149

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/714Karar2023/1149Tarih27 Aralık 2023Okuma25 dk · 4.939 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/714
Karar No
2023/1149
Karar tarihi
27 Aralık 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.939 kelime·25 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/714 Esas

KARAR NO: 2023/1149

DAVA

Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 05/07/2018

KARAR TARİHİ: 27/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle,

Davacının ---------- Şti'nin kurucusu ve tek hissedarı olduğunu, 2010 yılında 100.000 TL sermayeli -------- Şti.'nin %50 hissesini dava dışı -------- devraldığını, daha sonra şirketin ünvanının ---------- Şti.

Olduğunu, davacının şirketin borçların ödediğini, davalının ise şirkete sermaya koymayıp, işleriyle de ilgilenmediğini, maddi katkı sunmadığını, davacının ortaklığın bitmesini istediğini, davalının razı olmadığını, 2016 yılında ortaklığın yürüyemez hale geldiğini, davacının içinde bulunduğu darboğaz sebebiyle şirketteki alacağını alabilmek için davalının şartlarını kabul ederek davalının hisselerini değerinin çok üstünde aldığını, tarafların 30.6.2016 tarihli hisse devir sözleşmesini adi şekilde imzaladıklarını,

yine tarafların adi sözleşmeden sonra --------- Noterliğinin 4.8.2016 tarih,---------- yevmiye numaralı şirket payı devir sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmede hisse devri tutarının 500.000 TL olarak gösterildiğini, bu resmi sözleşmenin taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmeyi ortadan kaldırmış olduğunu, bu nedenle adi sözleşmedeki gayrimenkul devrine ilişkin kısımların hükümsüz olduğunu, tüm bu nedenlerle 30.6.2016 tarihli sözleşmenin davacının gerçek iradesini yansıtmaması, edimler arasında aşırı nisbetsizlik bulunması,

davacının zor duruma düşürülerek zor durumundan faydalanmak suretiyle değerinden çok yüksek bedelle hisse devri yapılması, ahlaka aykırılık teşkil edecek davranışlarda bulunulması nedeniyle hükümsüzlüğüne, davacının davalıya ödemiş olduğu tutarların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde

TBK'nin 39. Maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da, davacının davalının şirketine ortak olduğu sırada batak durumda olduğunu, davacının iptalini istediği sözleşmeyi rızasıyla imzaladığını, davacının devir sırasında şirketin tüm bilgilerine haiz olduğunu, sözleşmenin tanıklarının davacının avukatı ve çalışanı olduğunu, davalının sözleşmenin imzalanması sırasında bağırsak düğümlenmesi nedeniyle hastanede olduğunu, sözleşmenin hukuki bir sözleşme olduğunu, ardından noterde usulüne ve şekil şartlarına uygun devir sözleşmesi yaptıklarını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı olduğunu, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi bu dourumda hak düşürücü süreye tabi olmadığını, davacının ortaklığı bitirmesinin zaruru hale gelmesi nedeniyle aşırı nispetsizlikler içeren sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulü gerektiğini beyan etmiştir.

İKİNCİ CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde, davacının cevaba cevap dilekçesine cevap verdiği, edimler arasında nispetsizlik olmadığını beyan etmiştir.

DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:

1-Davanın ve uyuşmazlık konularının tespiti:

Dava, davalının dava dışı şirketteki hissesinin değerinin çok üstünde bir bedel ile ve ikrah altında satın alındığı iddiasına dayalı hisse devrine ilişkin sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali, davalıya ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Ön inceleme duruşmasında, taraflar arasında "davaya konu sözleşmenin taraflar arasında imzalandığı" hususunda uyuşmazlık bulunmadığı,Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,

A- Davanın hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı, tabi ise davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı,

B- Talebe konu sözleşmenin kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olup olmadığı, sözleşmenin kişisel veya ekonomik hürriyeti kabul edilmez derecede ya da olağanüstü bir biçimde sınırlayıp sınırlamadığı, sözleşmenin davacıyı kişilik ve bekası için zorunlu olan koşulları olağanüstü şekilde tehlikeye düşürüp düşürmediği, davacı için katlanılamaz ve çökertici bir düzeye gelip gelmediği,

C- Tarafların edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunan bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit olunmuştur.

2-Hak düşürücü süre itirazı ile ilgili inceleme ve gerekçe:

Davalı vekili, işbu davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını iddia etmiştir.

Bu iddiayla ilgili olarak, davacı vekilinin sunduğu yüksek --------- sayılı ilâmından da anlaşıldığı üzere, somut olayda, davacı vekili, davacının şirket hisselerini değerinin çok üstünde satın aldığını, taraf edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunduğunu ileri sürmüş olup, edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı olduğu, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi bu durumda ise hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman dava açılabileceği, yine gabini düzenleyen TBK'nin 28. Maddesinin ikinci fıkrasında zarar görenin bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği,

zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabileceğinin belirtildiği, buna göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin ise davacının gabin hali var ise bu durumun ortadan kalktığı veya öğrenildiği tarihten başlayacağı anlaşıldığından,

5 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin hak düşürücü süre itirazının reddine, bir yıllık hak düşürücü sürenin işbu davada işleyip işlemeyeceği, işliyorsa hangi tarihte başlayacağının tespit gerektiğinden hak düşürücü süre itirazının davanın esası incelendikten sonra karara bağlanmasına karar verilmiştir.

Hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi bakımından, davacının içerisinde bulunduğu zor durumu ortaya koyması TTK m.28/II anlamında 1 yıllık hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır. İddia konusu sözleşme 30.06.2016 tarihinde imzalanmıştır. İşbu dava ise 05.07.2018 tarihinde açılmıştır.

Her ne kadar sözleşme ile dava tarihi arasında bir yıldan fazla süre var ve davacının kendisi açısından zor durumun ne zaman bittiği tespit edilemiş ise de, dava dilekçesinden davacının gabin iddiasına göre, gabin durumunda olduğunu sandığı tarihten hemen sonra işbu davayı açtığı kabul edilerek 09.09.2020 tarihli duruşmada, dava hak düşürücü süre geçmeden açıldığından davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiş ve karar taraf vekillerine açıklanmıştır.

3-Deliller: Müsnet davada, davacı taraf, tarafların ---------- Şti.’ndeki ortaklıklarının bitmesi sonucu davacının, davalı ... hissesinin değerinin çok üstünde bir bedelle satın aldığı iddiasına dayalı hisse devrine ilişkin sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali ile davalıya ödenen bedelin iadesini talep etmektedir.

Mahkememizce tarafların delilleri toplandıktan sonra uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla yukarıdaki uyuşmazlık konularında gerekli incelemeler yaptırılarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiş, kök rapora yapılan itirazlar doğrultusunda tarafların delilleri toplandıktan sonra heyete makine mühendisi bilirkişi eklenmek suretiyle ek rapor alınmıştır.

Bilirkişi kök ve ek raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli görülmekle, hukuki değerlendirme Mahkememiz hakimler kuruluna ait olmak üzere teknik açıdan hükme esas alınmıştır.

3-a)Davaya konu şirketlerin hesaplarının incelenmesi: Huzurda görülen davada, davaya konu --------- Şti.’nin yasal ticari defterleri mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş olup, 2010 ve 2012 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde alındığı ancak kapanış tasdiklerinin süresinde alınmadığı, 2013-2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK hükümlerine göre süresinde alındığı tespit edilmiştir.

Davacının kurucusu olduğu--------- Şirketi’nin kayıtlarında yine dava konusu -------- Şti.’ne ait ------- no.lu hesap hareketlerinin incelenmesinde, 2017 yılından 2018 yılına 5.952,28 TL alacak devrettiği, 30.11.2018 tarihi itibariyle davacı şirketin 7.349.857,56 TL alacaklı gözüktüğü, işbu tarihte alacağın 220.01.01 no.lu hesaba virman yapılmış olduğu tespit edilmiştir. ---------- Şti.’nin kayıtlarında ----------Şirketi’ne ait ---------- no.lu hesap hareketlerinin incelenmesinde, 30.11.2018 tarihi itibariyle -------- şirketinin 7.349.857,56 TL borçlu gözüktüğü,

işbu tarihte alacağın --------- no.lu hesaba virman yapılmış olduğu tespit edilmiştir.

Davacı ... -------- Şti.’nin 2009 yılında 38.211,42 TL, 2010 yılında 23.704,34 TL, 2011 yılında 101.260,85 TL, 2012 yılında 72.348,93 TL, 2013 yılında 137.850,29 TL, 2014 yılında 143.818,44 TL, 2015 yılında 77.538,80 TL, 2016 yılında 160.471,37 TL, 2017 yılında 231.417,06 TL kar ettiği, 2018 yılında 323.527,59 TL zarar ettiği tespit edilmiştir. --------- Şti.'nin 2010 yılında 713.285,60 TL kâr ettiği, 2011 yılında 15.614,54 TL zarar ettiği, 2012 yılında 231.702,57 TL kar ettiği, 2013 yılında 91.313,26 TL zarar ettiği, 2014 yılında 28.636,32 TL kar ettiği, 2015 yılında 111.696,64 TL kar ettiği, 2016 yılında 251.387,05 TL zarar ettiği,

2017 yılında 72.522,46 TL kar ettiği, 2018 yılında 134.629,58 TL zarar ettiği görülmüştür. Davacının --------- Şti.'nin %50 hisse bedelini aldığı yılda kaydi özkaynak değeri 11.305,80 TL, davanın açıldığı 2018 yılı sonunda da 822.134,52 TL’dir.

3-b)Hisse Devir Sözleşmesi ve İbranamenin İncelemesi: “-------- sicil no.lu ile -------- Ticaret Odasına kayıtlı -------- Şti. ortakları davalı ... ile davacı ... şirket merkezinde bir araya gelerek, davalı ... şirkette mevcut 50 hissesinin tamamını davacı .... devri hususunda aşağıdaki şartlarda anlaşmaya vardıkları anlaşılmıştır. 1-... şirkette mevcut 50 hissesinin tamamını 03.08.2016 tarihinde ... ya da onun gösterdiği üçüncü bir şahsa devir ve temlik edecektir.

Noterde yapılacak hisse devir sözleşmesinde 50 hissenin devir bedeli 500.000,00 TL olarak gösterilecek ve bu bedel ... IBAN no.lu hesabına 2.maddenin d fıkrasında gösterilecek usulle ödenecektir. Taraflar bu hususu peşinen kabul etmişlerdir.

2-50 hissenin devir bedeli olarak ..., ...; --------- ilçesinde mevcut --------Noterliği‘nin ---------yevmiye no.lu 16.06.2014 tarihli Kat Karşılığı Sözleşmeleri çerçevesinde yapılacak projeden kat irtifakı kurulduğu ya da proje de tapuların verilmeye başlandığı tarihte 12 adet dairenin tapusunu devir ve temlik edecektir.12 adet daireden 6 adedi ... tarafından 3.kişilere haricen satılmış, parası ... tarafından alıcılardan tahsil olunmuş ve bu paralar uhdesinde bırakılmıştır.

Hal böyle olmakla birlikte ... tarafından 3. Şahıslara satışı yapılan bu 6 adet Daire için ---------- 3.şahıslar ile adi yazılı satış sözleşmesi imzalamış ve 3.şahıslara bu sözleşmelerin ıslak imzalı bir aslını vermiştir. Bu şahıslar ve verilecek daireler -------- – -------- iki adet, ---------- 3 adet, ---------- 1 adet şeklindedir.

İsim ve soy isimleri yazılı bu 6 şahıs ya da vefatları halinde yasal mirasçıları ------- almış oldukları adi yazılı satış sözleşmesinin ıslak imzalı aslını --------- ibraz etmeleri halinde bu dairelerin tapuları ibraz eden şahsa ya da yasal mirasçılarına, adi yazılı satış sözleşmesi aslının ... tarafından --------- ibrazı halinde ise ... devir ve temlik olunacaktır.

Devir ve temlik olunacak bu 6 adet dairenin vasıfları hususunda --------- ibraz olunacak ıslak imzalı adi yazılı satış sözleşmeleri esas alınacaktır. ... devir ve temlik olunacak bakiye 6 adet daire ise ilgili bloğun en üst 5 katından olmak üzer 4 adedi 2+1,

2 adedi ise 3+1 olarak kat irtifakının kurulduğu ya da projede tapuların verilmeye başlandığı tarihte ... veya göstereceği 3. Bir şahsa devir ve temlik olunacaktır.Bahsi geçen 12 adet dairenin tapuda çıkacak devir ve temlik masraflarının tamamı -------- Yapı tarafından karşılanacaktır.Şirketin hisse devir bedeli noterde yapılacak Hisse Devir Sözleşmesinde 500.000,00 TL olarak gösterilmekle birlikte ... tarafından ...hisse devir bedeli olarak toplam 900.000 TL ödenecektir.

900.000 TL‘lik ödemenin 15.000 TL‘si işbu sözleşmenin tanzim tarihinde ... elden ödenmiştir. Bakiye 885.000 TL‘si ise .... aylık 15.000 TL‘lik eşit taksitler halinde toplam 59 ayda ödenecektir. Taksit ödemeleri her ayın 25. günü mesai saati bitimine kadar yapılacaktır. Her bir taksit için bir adet senet olmak üzere toplam 59 adet senet düzenlenecektir. Bu senetlerin tanzim tarihleri 30.07.2016, ödeme günleri ise ilgili ayın 25. günü olacaktır.

Senetler ... tarafından bankaya verilecek ödemeler her ay ... tarafından ilgili bankaya yapılarak senetler teslim alınacaktır.--------- ait taşınmaz üzerine --------- lehine konulmuş bulunan ipoteğin terkini --------- tarafından 2017 yılı 6. ayı sonuna kadar temin olunacaktır.

Bu ipoteğin paraya çevrilmesi halinde doğacak her türlü sorumluluk --------- aittir. --------- ilçesinde bulunan -------- ada --------- parselde --------- tarafından inşa edilen binanın -------- no.lu dairesi --------- satılmış, bedeli tahsil edilmiş olup işbu dairelerin devri --------- tarafından en geç 2017 yılı şubat ayı sonuna kadar gerçekleştirilecektir.

Tapuda çıkacak devir ve temlik giderleri ... tarafından karşılanacaktır.3-Noterden hisse devrinin yapılması ve bu devrin ilanı ile ..., ---------- kamu ve özel sektöre 3.şahıslara olan borçlarından gerek ortak olduğu döneme ve gerekse ortaklık sonrası döneme ilişkin hiçbir hukuki sorumluluğu kalmayacaktır. ... ortak olduğu döneme ya da ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonrasına ilişkin olarak ortaklığı nedeni ile gerek yasalardan gerek varsa şahsi kefaletlerinden ve gerekse --------- tarafından teminat olarak verilmiş bonolarda bulunan şahsi imzalarından dolayı 3.şahıslara herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalırsa bu ödemelerin şahsi

imzalarından dolayı 3.şahıslara herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalırsa bu ödemelerin tamamı ... tarafından kendisine derhal tazmin olunacaktır. İşbu sorumluluk ... --------- ortak olduğu döneme ilişkin olup ortaklığından önceki dönemden dolayı ... karşı herhangi bir tazmin sorumluluğu bulunmamaktadır.” Şeklinde belirtildiği, sözleşmede ayrıca ..., ..., --------- ve --------- isim ve imzalarının bulunduğu görülmüştür.

3-c)Senet ve Çeklerin İncelenmesi: Dava dosyasına sunulan çekin incelenmesinde, -------- Bankası, ---------- Şubesi, keşidecisi ... tarafından, hamili adına düzenlenen, 25.07.2018 keşide tarihli, --------- no.lu, 15.000,00 TL tutarlı olduğu görülmüştür. Davacı tarafından dava dosyasına sunulan senetlerin incelenmesinde, borçlusunun ..., alacaklısının ... olduğu, senetlerin toplam tutarının 525.000,00 TL olduğu görülmüştür.

3-ç)Tapu Kayıtlarının İncelenmesi: --------- Tapu Müdürlüğü‘nün E.-------- ve E.-------- Sayılı yazılarının incelenmesinde. Yenidoğan Mahallesi, -------- ada, -------- parsel, ------- no.lu daire ile --------- Mahallesi,---------- ada, --------- parsel, ------- ve --------- no.lu dairelerin tapu kayıtlarının gönderildiği görülmüştür.

Tapu kayıtlarının incelenmesinde, -------- ili, ------- ilçesi, --------- Mahallesi, --------- Mevkii --------- ada, --------- parsel sayılı,--------- katlı betonarme bina ve arsa nitelikli taşınmazda, --------- no.lu bağımsız bölümdeki konutun malikinin ------- oğlu, ---------- olduğu, edinme sebebinin 14.08.2017 tarih, --------- yevmiye no.lu satış olduğu,

kaydın aktif olduğu görülmüştür. --------- ili, --------- ilçesi, --------- Mahallesi, -------- Mevkii -------- ada, ---------- parsel sayılı, ----------katlı betonarme bina ve arsa nitelikli taşınmazda, --------- no.lu bağımsız bölümdeki dairenin malikinin -------- oğlu, --------- olduğu, edinme sebebinin 05.05.2017 tarih, -------- yevmiye no.lu satış ve ipotek olduğu,

kaydın aktif olduğu görülmüştür.--------- ili, --------- ilçesi, ---------- Mahallesi, --------- Mevkii ------- ada, -------- parsel sayılı, ---------- katlı betonarme bina ve arsa nitelikli taşınmazda, --------- no.lu bağımsız bölümdeki dairenin malikinin --------- oğlu, ---------- olduğu, edinme sebebinin 17.02.2017 tarih, -------- yevmiye no.lu satış olduğu, kaydın aktif olduğu görülmüştür.

3-d)--------- İncelenmesi: 11.07.2012 tarihli, -------- sayılı -------.sayfa incelemesi:

“Sicil Numarası:-------

Ticaret Unvanı: --------- Şti.

Ticaret Merkezi: -------- -------- Mah. --------- Cad. No: -------Ticari merkezi ile sicil numarası ve unvanı yukarıda yazılı bulunan şirketin --------- Noterliği’nce 26.06.2012 tarih ------- sayı ile onaylı ortaklar kurulu kararının ve ana sözleşme tadil metninin tescil ve ilanı istenmiş olmakla, 6102 sayılı TTK hükümlerine uygun olarak ve memurluğumuzdaki vesikalara dayanılarak 05.07.2012 tarihinde tescil edildiği ilan olunur.

----------- Şti. Ortaklar Kurulu Kararı

Sicil No: -------- Karar No:-------, Karar Tarihi: 11.06.2012

Gündem: Sermaye Arttırımı.

Şirket ortakları şirket merkezinde toplanarak aşağıdaki kararları almışlardır. Şirket sermayesinin 100.000 TL’den 1.000.000 TL’ye çıkarılmasına ve şirket ana sözleşmesinin sermaye maddesinin aşağıdaki şekilde tadil edilmesine karar verilmiştir. Sermaye Madde 6Şirketin sermayesi 1.000.000 TL olup, bunun 500.000 TL’si ..., 500.000 TL’si ... tarafından muvazadan ari olarak tamamen taahhüt edilmiştir. Eski sermayenin tamamı ödenmiştir. Bu defa artırılan nakdi sermayenin ¼ ü tadil tasarısının tescili tarihinden itibaren üç ay içinde kalanı ise en geç üç yıl içinde ödenecektir. Gündemde görüşülecek başka konu olmadığından toplantıya son verilmiştir.” şeklinde olduğu görülmüştür.

15.11.2010 tarihli,-------- sayılı --------sayfa incelemesi: “Sicil Numarası: --------Ticaret Unvanı: -------- Şti.…Şirket ortakları şirket merkezinde toplanarak aşağıdaki kararları almışlardır. 1-Şirket ortaklarından T.C. uyruklu -------- Mah. -------- Cad. No:-------- ---------- adresinde mukim --------- şirkette mevcut 50.000,00 TL hissesinin tamamını -------- Noterliği 04.11.2010 tarih ve --------- sayılı hisse devir sözleşmesi ile şirket dışından T.C. (...) uyruklu --------- Mah. --------- Cad. --------- Sitesi --------- Blok D:-------- --------- adresinde mukim ... devretmiştir.

2-Vaki devir neticesinde şirket hisse ve hissedarları;

2.000 hisseye karşılık 50.000,00 TL T.C.(...) ...

2.000 hisseye karşılık 50.000,00 TL T.C. ... şeklini almıştır. 3-Şirketin müdürlük görevini yürüten ----------- müdürlük görevine son verilmiş olup, şirketimizi temsil ve ilzamı sona ermiştir. 4-Şirket ortaklarından ... ve ... aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürlüğüne seçilmişlerdir. Şirket müdürlüğüne seçilen ... ve ... şirket ünvanı altına atacakları müşterek imzaları ile şirketimizi her hususta temsil ve ilzama yetkili kılınmışlardır.

5-Kararlar oybirliği ile alınmıştır.” şeklinde olduğu görülmüştür. 3-e)Taşınmazların değer tespiti: Gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede.

Tapu kaydına göre, -------- ili, -------- ilçesi, -------- mahallesi, “-------- Katlı Betonarme Bina ve Arsası” vasıflı 482,96m2 yüzölçümlü ------- ada --------- parsel sayılı taşınmazın kat mülkiyetine konu, 14/200 arsa paylı “Konut” nitelikli -------kat ---------- nolu bağımsız bölümün tamamı 14/08/2017 tarih --------- yevmiyeli satış işlemi neticesinde -------- adına kayıtlı olduğu,-------- ili, --------- ilçesi, --------- mahallesi,

“---------- Katlı Betonarme Bina ve Arsası” vasıflı 358,31m2 yüzölçümlü -------- ada -------- parsel sayılı taşınmazın kat mülkiyetine konu 18/200 arsa paylı “Daire” nitelikli --------.kat ---------nolu bağımsız bölümün tamamı 05/05/2017 tarih -------- yevmiyeli satış işlemi neticesinde ------- adına kayıtlı olduğu,18/200 arsa paylı “Daire” nitelikli -------kat ------- nolu bağımsız bölümün tamamı 17/02/2017 tarih --------- yevmiyeli satış işlemi neticesinde ------- adına kayıtlı olduğu, Dava dilekçesi ekinde yer alan 30.06.2016 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ve İbraname’sinde;

--------- ilçesinde mevcut---------Noterliği’nin ---------- yevmiye nolu 16.06.2014 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri çerçevesinde yapılacak projeden kat irtifakı kurulduğu ya da projede tapuların verilmeye başlandığı tarihte ------- adet dairenin tapusunun devir ve temlik edileceği,

------- ilçesinde bulunan ------- ada-------- parselde inşa edilen binanın ------- nolu dairenin -------- en geç 2017 yılı Şubat ayı sonuna kadar devrinin gerçekleştirileceği,-------- ilçesinde bulunan ------- ada --------- parselde inşa edilen binanın-------ve--------- nolu dairelerinin ----------- en geç 2017 yılı Şubat ayı sonuna kadar devrinin gerçekleştirileceğinin yazılı olduğu, Bilirkişi tarafından taşınmazların 05.07.2018 tarihindeki değerleri üç ayrı taşınmaz için toplam 575.000 TL olarak tespit edilmiştir.

3-f)Dava konusu şirketin araçlarının değerinin saptanması: Kök rapor düzenlendikten sonra bilirkişi heyetine dahil edilen makine mühendisi bilirkişi tarafından --------- Şti. Tarafından 13/01/2020 tarihinde dava dışı ------- satılan -------- plaka sayılı araçla ilgili yapılan incelemede, aracın, ilk satın alım tarihi olan 27/08/2015'teki piyasa rayiç değerinin, 310.000,00 TL.

Olduğu, aracın, -------- Noterliği tarafından düzenlenen, 13/01/2020 tarihli, --------- yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile, ----------Şti. tarafından, -----------, 350.000,00 TL. bedel ile satılmış olduğu, 20/08/2015 (ilk satın alma) tarihindeki piyasa rayiç değerinin 310.000,00 TL. olduğu, 1.600 gün kullanımından sonra 13/01/2020 tarihindeki 2. el araç piyasasındaki rayiç değerinin, (zaman içersinde dolar ve euro döviz kurlarındaki artış etkisi ile) 350.000,00 TL.

Olduğu, bilirkişi teknik raporunun düzenlendiği 27/03/2020 tarihinde de, 2. El araç piyasasında, rayiç değerinin 350.000,00 TL. değerinde olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

4-Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç: İşbu davanın konusu tarafların -------- Şti.’ndeki ortaklıklarının bitmesi sonucu davalı ... hissesinin değerinin çok üstünde bir bedel ile satın alındığı iddiasına dayalı hisse devrine ilişkin sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali ile davalıya ödenen bedelin iadesine ilişkindir. Davalı cevap dilekçesinde özetle.

TBK’nin 39. Maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacının davalının şirketine ortak olduğu sırada batık durumda olduğunu, davacının iptalini istediği sözleşmeyi rızasıyla imzaladığını, davacının devir sırasında şirketin tüm bilgilerine haiz olduğunu, sözleşmenin tanıklarının davacının avukatı ve çalışanı olduğunu, davalının sözleşmesinin imzalanması sırasında bağırsak düğümlenmesi nedeniyle hastanede olduğunu, sözleşmenin hukuki bir sözleşme olduğunu,

ardından noterde usulüne ve şekil şartlarına uygun devir sözleşmesi yaptıklarını belirtip haksız ve usule aykırı davanın reddine, dava masrafı ve ücreti vekaletin davacı yana tahsil edilmesini talep etmiştir.

Davacı ...--------- Şti.‘nin yasal ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesinde, 2010 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde alındığı ancak kapanış tasdiklerinin süresinde alınmadığı, 2011-2015 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK hükümlerine göre süresinde alındığı, 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alındığı, --------Şti.’nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmesinde, 2010 ve 2012 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde alındığı ancak kapanış tasdiklerinin süresinde alınmadığı,

2013-2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK hükümlerine göre süresinde alındığı tespit edilmiştir.

Davacının ---------- Şti.’nin 2009 yılında 38.211,42 TL, 2010 yılında 23.704,34 TL, 2011 yılında 101.260,85 TL, 2012 yılında 72.348,93 TL, 2013 yılında 137.850,29 TL, 2014 yılında 143.818,44 TL, 2015 yılında 77.538,80 TL, 2016 yılında 160.471,37 TL, 2017 yılında 231.417,06 TL kâr ettiği, 2018 yılında 323.527,59 TL zarar ettiği görülmüştür.--------- Şti’nin 2010 yılında 713.285,60 TL kâr ettiği, 2011 yılında 15.614,54 TL zarar ettiği, 2012 yılında 231.702,57 TL kâr ettiği, 2013 yılında 91.313,26 TL zarar ettiği, 2014 yılında 28.636,32 TL kar ettiği, 2015 yılında 111.696,64 TL kar ettiği, 2016 yılında 251.387,05 TL zarar ettiği,

2017 yılında 72.522,46 TL kâr ettiği, 2018 yılında 134.629,58 TL zarar ettiği görülmüştür. Davacı tarafından dava dosyasına sunulan senetlerin, borçlusunun ..., alacaklısının ... olduğu, senetlerin toplam tutarının 525.000,00 TL olduğu görülmüştür.TBK m.26 uyarınca:Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.

TBK m.27 uyarınca:Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.

TBK m.28 uyarınca:Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.Aşırı yararlanma, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, sözleşmenin kuruluşu esnasında mevcut olan taraflardan birinin düşüncesizliği, deneyimsizliği veya zor durumda olması gibi nedenlerden dolayı zayıf konumda bulunmasından sözleşmenin diğer tarafının yararlanarak karşılıklı edimler arasında meydana getirilen açık oransızlık sonucu zayıf tarafın sömürülmesi durumudur.

Aşırı yararlanma sözleşme serbestisi ilkesine getirilen bir kısıtlama olarak kabul edilebilir. Aşırı yararlanmadan bahsedebilmek için gereken şartları şu şekilde belirtebiliriz:1- Karşılıklı edimler arasında açık nispetsizlik (oransızlık) bulunmalıdır:Aşırı yararlanmanın objektif şartı da denilen bu şartta söz konusu nispetsizlik sözleşmenin kurulduğu esnada mevcut olmalıdır.

Sözleşme kurulduktan sonra böyle bir nispetsizliğin ortaya çıkmasında aşırı yararlanma kurumuna başvurulamaz. --------- kararında belirtildiği üzere açık nispetsizlik ifadesinden karşılıklı edimlerin objektif olarak tayin edilecek değerleri arasındaki farkın açıkça göze çarpması, toplumdaki ekonomik değer ölçülerini ve ticari ahlak kurallarına aykırı düşmesi anlaşılmalıdır.

Örneğin; bir malın çok pahalıya veya çok ucuza satılması, bir evin çok yüksek veya çok düşük bir bedelle kiralanmasında durum böyledir.Yüksek Yargıtay, kanuni dayanağı bulunmamasına karşın uygulamada kolaylık sağlamak için çeşitli kararlarında edimler arasındaki oransızlığın en az %50 olduğu hallerde gabini kabul etmekte, %25 ve aşağı farkı gabin olarak kabul etmemektedir.

Farkın bu oranlar arasında kaldığı hallerde hâkimin takdir hakkı söz konusu olacaktır.2- Karşılıklı edimler arasındaki açık nispetsizlik zarar görenin deneyimsizliğinden, düşüncesizliğinden veya zor durumda kalmasından karşı tarafın yararlanması ile meydana gelmiş bulunmalıdır.TBK'nin 28.maddesinde sayılan ve aşırı yararlanmanın sömürülen açısından sübjektif şartı da denilen bu üç halde, zor durumda kalma; kişinin sıkıntı içinde bulunmasını, düşüncesizlik; düşünmeden karar verme ve deneyimsizlik ise söz konusu sözleşmeyi yapmak için gerekli özel bilgiye sahip olmamayı ifade etmektedir.

Ekonomik açıdan zor durumlarda olduğu için çok değerli bir malını çok düşük bedelle satmak zor durumda kalmaya örnek verilebilir.

3- Karşılıklı edimler arasındaki açık nispetsizlik, sömürenin sözleşmenin zayıf tarafının durumundan bilerek yararlanması sonucunda meydana getirilmiş olmalıdır.

Sömüren açısından sübjektif şart da denilen bu şartta, aşırı yararlanan taraf zayıf tarafın durumunu bilmesi ve bundan isteyerek yararlanmak kastı bulunmaktadır.-------- Hukuk Dairesinin emsal alınabilecek nitelikteki -------- sayılı kararının ilgili bölümü; “…gabinden (aşırı yararlanmadan) söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki subjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.

G...(aşırı yararlanmanın) varlığı zarar görene (sömürülene), sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek iptal davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı verir.Hemen belirtmek gerekir ki, gabin (aşırı yararlanma) davasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığı takdirde mutazarrırın kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü psikolojik yapısı gibi maddi,

manevi yönler yani sübjektif unsur derinliğine araştırılıp incelenmelidir.Mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde bir araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.” şeklindedir.

Öğretide sözleşme taraflarından birinin diğer tarafa nazaran sahip olduğu üstünlüğe dayanarak ona aşırı derecede zorlayıcı hükümleri kabul ettirmesi ve bu sayede kendisine aşırı yarar sağlaması halinde de bu sözleşmenin ahlaka aykırılık nedeniyle kesin hükümsüz olması gerektiği ileri sürülmektedir.Doktrindeki diğer görüşe göre bu gibi haller yalnızca irade sakatlıkları (TBK’nın yeni adlandırmasıyla yanılma,

aldatma ve korkutma) (TBK m. 30-39) veya gabin (TBK’nin yeni adlandırmasıyla aşırı yararlanma) (TBK m. 28) hükümleri çerçevesinde ele alınmalıdır.Ancak somut olaylar bakımından irade sakatlıkları ve gabinle ahlaka aykırılık arasındaki sınırlara dikkat edilmesi gerektiği de belirtilmelidir.

Zira bu hallerin kapsamına giren bir durum söz konusu olduğunda artık ahlâka aykırılık nedeniyle sözleşmenin kesin hükümsüzlüğü değil, bu hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması gündeme gelir.Somut olayda taraflar arasında imzalanan 30.06.2016 tarihli "hisse devir sözleşmesi ve ibraname" başlıklı sözleşme incelendiğinde; limited şirket payı ve gayrimenkul devirlerini içeren/planlayan taraflar arasındaki ticari ilişkinin tasfiyesini düzenleyen bir sözleşme niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin özel olarak gayrimenkul satış sözleşmesi veya limited şirket payın devrini düzenleyen bir sözleşme olmaması sebebiyle, söz konusu sözleşmelere ilişkin şartları taşımamış olmasının geçersizliği sonucunu doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 26.06.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının dava dışı ----------Şti‘nin hisse devrinin gerçekleştiği 30.06.2016 tarihine en yakın temin edilen 31.12.2016 tarihli rayiç bilanço verilerine göre şirketin değeri ek raporun 4-5-6.

Sayfalarında tablo halinde gösterildiği üzere 1.206.037,20 TL olup, davacının 900.000 TL'ye satın aldığı %50 hissenin değeri 603.018,60 TL'dir. Bilirkişilerce yapılan bu tespit dosya kapsamına uygun bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Buna göre, bu 603.018,60 TL miktarındaki tutarın 900.000 TL’lik satışı bedeli ile karşılaştırıldığında edimler arasında oransızlık bulunduğu şeklinde yorumlanması mümkündür.

Ancak, şirketin 15.11.2010 tarihli genel kurulunda davanın tarafları müşterek imza yetkisine sahip müdür olarak atanmışlardır. Davacı taraf sözleşmeyi imzaladığı tarihte de şirket müdürü konumundadır. Davacının müdürü olduğu şirketin değerinin kendisi tarafından neden hatalı takdir edildiği hususunda dosya kapsamında bir açıklaması bulunmamaktadır. Davacı taraf, gabininin sübjektif unsuru kapsamında zorda kalması sebebiyle söz konusu sözleşmeyi imzaladığını ifade etmektedir.

Dilekçelerinin bazı bölümlerinde ekonomik baskıdan, bazı bölümlerinde ise psikolojik baskıdan söz edilmektedir.

Davacının bu iddialarını yargılama devamında somutlaştırılmadığı, mahkememizce aynı amaçla entegrasyon marifeti ile davacının müzayaka halinin bulunup bulunmadığına elverişli taşınır,taşınmaz bilgileri ve borçlu sıfatı ile yer aldığı icra takip dosyası bulunup bulunmadığına elverişli belgeler dosya kapsamına alınmış, alınan belgelerinde subjektif şartın varlığına dair kanaat oluşturmadığı,

davacının da gabinin sübjektif şartına ilişkin somutlaştırma ve ispat külfetini yerine getirememesi sebebiyle TTK m.28 uyarınca gabinin subjektif şartlarının somut olay bakımından gerçekleşmediği anlaşılarak mahkememizin -------- tarih ve --------- Esas ---------- Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.

Davacı vekilince 16/01/2021 tarihli istinaf dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin talebi üzerine dosyamız istinaf incelemesine gönderilmiştir.Mahkememiz kararı -------- sayılı ilamında "Dava, taraflarca akdedilmiş olan 30.06.2016 tarihli hisse devri sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti ile sözleşme gereği davalıya ödenen devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda; davacı tarafça, taraflar arasında akdedilmiş olan 30/06/2016 tarihli hisse devir sözleşmesinin edimler arasında orantısızlığa bağlı ahlaka aykırılık, irade sakatlığı ve gabin nedeniyle geçersizliği ileri sürülerek, sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ile sözleşme gereğince ödenen bedellerin iadesi talep edilmiştir. Dava dilekçesinde dava değeri, iadesi istenilen ödeme tutarı olan 360.000-TL olarak gösterilmiş ve bu tutar üzerinden nispi harç yatırılmıştır.

Ancak dava konusu sözleşmede sözleşme değeri 900.000-TL olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin hükümsüzlüğü talep edildiğine göre, dava değeri de hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilen sözleşme değeri olan 900.000-TL'dir. Dava nispi harca tabi bir dava olup, mahkemece harcın ödenip ödenmediğinin resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine belirtildiği üzere, yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunur. Takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Anılan Kanun'un 32. maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Mahkemece, Harçlar Kanunu’nun anılan maddeleri gereğince eksik harç tamamlanmadan davaya devam edilemeyeceğinden, eksik harcın tamamlattırılması, bu eksikliğin tamamlanmaması halinde ise HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Harç eksikliği istinaf sebebi olarak ileri sürülmese de re'sen incelenmiş, eksiklik giderilmek üzere ileri sürülen esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir." gerekçesi ile kaldırılmıştır.Dosya mahkememize gelmekle yeni bir esas numarası almış ve davacı tarafça istinaf ilamında belirtilen eksik harç 27/10/2023 tarihinde tamamlanmıştır.

HUKUKİ NİTELEME, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, taraflarca akdedilmiş olan 30.06.2016 tarihli hisse devri sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti ile sözleşme gereği davalıya ödenen devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı taraf, davalı tarafın şirket ortaklığını sona erdirmek için hisselerini satın almak zorunda kaldığını ancak sözleşmenin gerçek iradesini yansıtmadığını edimler arasında nispetsizlik olduğunu, zor duruma düşürülerek bundan faydalanıldığını, gerçek değerinden yüksek bedelle hisse devri yapıldığından bahisle sözleşmenin hükümsüzlüğü ve ödenen bedelin iadesi istenilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sözleşmenin kurulması, İrade açıklaması başlıklı 1 nci maddesinin "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.

İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.", Sözleşmelerin şekli I. Genel kural başlıklı 12 nci maddesinin "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir.

Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.", Sözleşmenin içeriği, Sözleşme özgürlüğü başlıklı 26 ncı maddesinin "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." ve Aşırı yararlanma başlıklı 28 nci maddesi "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören,

durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükümlerini düzenlemiştir.

TBK' nın 28. maddesi 818 sayılı Borçlar Kanunun 21. maddesini karşılamaktadır. 818. Sayılı BK' nun 21. maddesindeki "Gabin" kenar başlığı TBK' nın 28. maddesinde "Aşırı Yararlanma" olarak değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak maddenin birinci fıkrasında, aşırı yararlanma durumunda zarar görene, sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini isteme yanında sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme hakkı da tanınmıştır.

Gabin sözlükte "Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın, malın değerinden çok fazla olması, alışverişte hile yapma, edimler arasında açık oransızlık" olarak tarif edilmiştir .Borçlar Kanunu aşırı yararlanmayı bir irade bozukluğu hali olarak öngörmemiştir. Bu nedenle, aşırı yararlanma irade bozukluğu sebepleri arasında değil sözleşmenin kurulması (akdin inikadı) ile ilgili hükümler arasında düzenlenmiştir.

Buna göre, aşırı yararlanma sözleşmenin kurucu unsurlarıyla ilgili bir kurumdur. Borçlar Hukukunda sözleşmeler alanında yer alan en önemli temel ilkelerden birisi de sözleşme özgürlüğüdür. Sözleşme özgürlüğü, tarafların diledikleri koşullarda sözleşme yapabilme özgürlüğünü de kapsar. Bunun sonucu olarak, taraflar sözleşmenin koşullarını ve karşılıklı olarak edimlerini diledikleri gibi belirleyebilirler.

Ancak tarafların bu koşulları ve karşılıklı edimleri tayin ederlerken, diğer tarafın içinde bulunduğu olumsuz koşullardan yararlanılmış, bu olumsuz koşullar nedeniyle bir taraf haksız yararlar temin etmişse, buna rağmen sözleşmenin geçerli olduğunu iddia etmek adalet duygularını sarsabilir. İşte aşırı yararlanma denilen kurum bu amaçla kabul edilmiştir.

Aşırı yararlanma, taraflardan birinin içinde bulunduğu olumsuz koşulların, diğer tarafın sömürülmesini ve dolayısıyla aşırı yararlanılmasını engelleyen bir hukuksal koruma yoludur.

Öğretide ve yargısal kararlardaki hakim görüş nazara alınarak yanılma, aldatma ve korkutma gibi iradenin fesada uğratıldığı hallerde olduğu gibi aşırı yararlanma (sömürme, gabin) halini de iradenin hükümsüzlüğü gibi değerlendirmek gerekmektedir.Yukarıda anlatılan bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının ticaret hayatı içerisinde olan birisi olduğu,

yüzde elli hissesine sahip olduğu şirketin diğer yüzde elli hisse sahibi olan davalı taraftan hisselerini alarak şirketin tek sahibi olmak için hisse devir sözleşmesi yaptığı, tarafların aynı zamanda şirkette müştereken müdür de oldukları, davacı tarafın ticaret hayatı içerisinde olması sebebiyle basiretli bir iş insanı gibi hareket etmekle yükümlü olduğu, kaldı ki davacı taraf işbu sözleşmeden 35 gün sonra noterde de resmi şekilde hisse devir sözleşmesi imzaladığı, davacının içinde bulunduğunu iddia ettiği müzayaka haline karşın ikinci sözleşmeyi bilinçli olarak kendi iradesi ile imzaladığı,

bu hali ile ilk sözleşmede hisse devir bedelinin şirketin gerçek değerinden yüksek olduğu iddiasının aşırı yararlanma unsuru olarak edimler arasında bir oransızlık olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının müzayaka halinin varlığına, davalının davacının zor durumundan, hiffetinden yahut tecrübesizliğinden yararlanmış olması gibi bir duruma rastlanılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar yasasına göre alınması gerekli 269,85 TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 6.147,90 TL harç ve 9.221,85 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 15.369,75 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 15.099,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça yapılan 18,05 TL masrafın davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 117.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Dosyada mevcut gider avansını karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili Av. ..., davalı ... ve vekili Av. ... yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/714, K. 2023/1149, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2023/1149
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 05/07/2018
  7. Karar Tarihi: 27/12/2023
  8. Gereği Görüşüldü, Düşünüldü
  9. Cevaba Cevap Dilekçesi
  10. İkinci Cevap Dilekçesi
  11. Hukuki Niteleme, Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/714
Karar No
2023/1149
Tarih
27 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/714 K.2023/919
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/715 K.2023/1103
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/715 K.2023/980
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/716 K.2023/847
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/716 K.2023/946
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/716 K.2023/1047

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.