KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/360
- Karar No
- 2026/59
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2026
Karar Metni
1.110 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/360
KARAR NO : 2026/59
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı tarafından müvekkili şirkete haksız ve mesnetsiz dayanaklarla ----.İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilin davalıya icra baskısı altında ödemiş olduğu bedelin istirdadı ile ödemesi yapılan bedellerin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile iadesini talep ettiklerini, müvekkiline ait ---- plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, ------ plakalı aracın müvekkilin çalışanı ----- sevk ve idaresinde iken 03/10/2022 tarihinde ölümlü trafik kazası yaşadığını,
kaza sonrası davalı sigorta şirketinin vefat eden kişinin ailesine ödeme yaptığı iddia edildiğini, davalı sigorta şirketinin kaza sonrasında araç sürücüsünün olay yerine terk etmesi nedeniyle yapılan ödemeyi ------sayılı dosya ile müvekkile rücu ettiğini, müvekkilinin icra dairesine itiraz süresini kaçırdığını, takibin kesinleştiğini, kesinleşen takip sonrasında müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulması nedeniyle dosya borcu istirdat hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından ödendiğini, 104.250,00 TL dosya borcu, 140,00 TL ise hacizlerin fekki için masraf olarak toplam 104.400,00 TL dosyaya ödeme yapıldığını,
sürücü --- hakkında ----- Asliye Ceza Mh.----- Sayılı dosya ile ceza davası açıldığını, davada toplanan deliller neticesinde görüldüğü üzere sürücünün olay yerini kasten terk etmediğini, sürücünün vefat eden 3-4 yaşlarındaki çocuğa çarptığını fark etmediğini, sürücünün kaza yaptığının farkında olmadığını, olay yerinden çocuğa çarptığını bilmeden ayrıldığının tespit edildiğini, sürücünün kaza yaptığını polislerin kendisini araması ve emniyete gelmesiyle öğrendiğini, aracın emniyete geldiğinde halen kanlı olduğunu ve asla temizlenmediğini, sürücünün bunun farkında olmadığının anlaşıldığını,
arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkilinden haksız yere tahsil edilen bedellerin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu icra takibine konu ettikleri alacağın, müvekkili şirketçe ------ numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve davacı adına kayıtlı olan aracın 03.10.2022 tarihinde, sürücü ----- sevk ve idaresinde iken ----- adlı çocuğa çarpması ve neticesinde çocuğun vefatı nedeniyle müteveffa çocuğun babası ------ yapılan destek yoksun kalma tazminatı ödemesinin davacı tarafa rücusuna ilişkin olduğunu,
dava konusu trafik kazası sonrasında trafik polisleri tarafından düzenlenen 03.10.2022 tarihli tutanakta kazaya karışan aracın kaza yerinden kaçtığı (vur kaç yaptığı) şerh edildiğini, kazaya karışan araç ve aracın sürücüsünün kaza mahallini gören kameraların kayıtları polis tarafından incelendikten sonra tespit edilebildiğini ve sürücü ----- ancak bu şekilde yakalanabildiğini, sürücü ------ şoförlük mesleğini icra ettiği, aracın maktulün üzerinden geçmesi nedeniyle aracın titremesini/sarsılmasını, kazayı fark etmemesi hissetmemesinin de mümkün olmadığını, kazanın gündüz vakti gerçekleştiğini,
sürücünün görüş alanını kısıtlar bir genel bulunmadığını, dava konusu aracın kamyon değil kamyonet olduğunu, dava dışı sürücü ----- eylemi olay yerini terk değil, kaza sonrası hiç durmadan yoluna devam etmesi nedeniyle vur kaç niteliğinde olduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
-----. Asliye Ceza Mahkemesi, ----. Asliye Ceza Mahkemesi, ----- müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya 23/06/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 26/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sunulduğu görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ------- tarafından hazırlanan 26/09/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸¸¸
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacıya ait, davalıya zmm sigortası ile sigortalı bulunan ------ plakalı kamyonetin karıştığı 03/10/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene tazminat ödeyen davalının KMAZMSSGŞ B.4-f maddesi uyarınca olay yerini terk etmesi nedeniyle davacıya rücuuna dair başlattığı ----.
İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra takibinde davalıya haciz baskısı altında ihtirazı kayıtla 25/05/2023 tarihinde 104.390,00 TL ödeyen davacının ödediği bedelin geri iadesine dair açtığı istirdat davasıdır. -----Esas sayılı takibi incelendiğinde davalının davacı aleyhine "rücu 27/04/2023 (müvekkil şirketçe sigortalı ---- plakalı araç ile 03.10.2022 tarihinde ölümlü kaza yaptığınız tespit edilmiştir. bu kaza sonrası ölen ibrbarat doruk köroğlu için müvekkil şirket tazminat ödemiştir. ödediği tazminatı (olay yerini terk) sebebi ile tarafınızdan rücuen ------esas dosyası ile tahsilde tekerrürlük olmamak kaydı ile) talep etmektedir.)
82.655,83 tl" alacak sebebine dayalı olarak 82.655,83 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, davacının davalıya 25/05/2023 tarihli tahsilat makbuzu ile "istirdat hakkımız saklıdır" kaydıyla 104.250,00 TL ve 5/05/2023 tarihli tahsilat makbuzu ile 140,00 TL ödediği görülmüştür.
Davacı vekilinin göstermiş olduğu tanık (kaza yapan sürücü) -----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı kovuşturma dosyasında ve öncesinde soruşturma aşamasında dinlendiğinden ve beyanlarının benzer olduğu görüldüğünden yeniden dinlenmemiştir.
(Kaza yapan sürücü) ----- kovuşturma aşamasındaki ifadesi "Olay günü ben kullandığım kamyonet ile aldığım işleri yapmak üzere ---- bölgesine gittim. Sonrasında polis memurları beni aradılar. Ben nerede olduğumu söyledim. Polis memurları gelerek araçta inceleme yaptılar. Ben ne olduğunu anlamadım daha sonra beni karakola götürdüler. Benim kullandığım araç ile bir çocuğa çarptığımı söylediler. Ben bunu hiç fark etmedim. Benim de 3 yaşında bir çocuğum vefat etmişti. Mağdurların acısını anlıyorum çocuğun öldüğünü öğrenince benim dünya başıma yıkıldı." şeklindedir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi istirdat davası olduğu, davalının zarar görene tazminat ödediği hususunun sabit ve çekişmesiz olduğu, uyuşmazlığın KMAZMSSGŞ B.4-f maddesi uyarınca sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, olay görüntüleri, bilirkişi raporu ve sürücünün kovuşturma aşamasındaki beyanları dikkate alındığında, kaza gerçekleştikten sonra sürücünün aracını hiç kesmeden devam etmiş olması, zarar görenin üstünden aracın sol tekerleri ile geçerken fren ya da yavaşlama eyleminde bulunmamış olması,
dava dışı sürücünün kovuşturma aşamasındaki beyanlarında çocuğa çarptığını hiç fark etmediğini beyan etmiş olması göz önüne alındığında olay yerini terk olarak nitelendirilebilecek bir fiil bulunmadığı, zira sürücünün zararın gerçekleşmesinde ihmal derecesinde kusur bulunsa da, kazaya (zarara) sebebiyet verdiğini fark etmediği, bu sebeple olay yerinden ayrılmış olmasının anılan düzenleme kapsamında olay yerini terk olarak nitelendirilemeyeceği, bu sebeple sigortacı yönünden rücu şartlarının oluşmadığı,
davacının haciz baskısı altında ödemiş olduğu tazminat bedelini istirdat edebileceği, alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faiz işleyeceği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/360, K. 2026/59, 20 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama