KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/540
- Karar No
- 2025/597
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
Karar Metni
1.569 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/540 Esas
KARAR NO : 2025/597
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 25.07.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili lehine davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla -------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanmıştır. Başlatılan icra takibine dair ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş olup davalı taraf işbu takibe itiraz etmiş olup haksız olan bu itiraz nedeniyle icra takibi durmuştur.
Davalı şirket ve müvekkili arasında yapılan demir ticareti kapsamında davalı şirket tarafından kesilen ve ekte bir sureti sunulan 02.03.2023 tarih ve --------- nolu faturaya istinaden müvekkili davalı şirketin banka hesabına yine ekte suretleri sunulan banka dekontları ile ödemeler yapmıştır.
Davalı şirket ve müvekkili arasında yapılan demir ticareti kapsamında davalı şirket tarafından kesilen ve ekte bir sureti sunulan 02.03.2023 tarih ve----------- nolu fatura davalı şirket tarafından 27.03.2023 tarihinde iptal edilmiştir. Görüleceği üzere davalı şirket tarafından müvekkiline kesilen 02.03.2023 tarih ve ----------- nolu faturaya karşılık yapılan ödemeler biter bitmez davalı şirket kesmiş olduğu faturayı aynı ay içerisinde iptal etmiştir.
İptal edilen bu faturaya karşılık yapılan ödemelere de yeni bir fatura ibraz edilmediği gibi fatura içeriğini oluşturan demir ticaretine istinaden müvekkiline herhangi bir şekilde demir teslimi de sağlanmamıştır. Zira fatura içerisindeki malların alıcısına teslim edildiğini davalı yazılı belge ile ispat etmek zorundadır.
Ekte sunulan banka dekontlarından anlaşılacağı üzere müvekkili davalı şirket hesabına 100 ton demir+nakliye ve KDV dahil karşılığı olmak üzere toplamda 1.500.000,00 TL ödeme yapmasına karşın davalı şirketten bu tutarda herhangi bir mal ve hizmet teslim almamıştır. Aynı zamanda müvekkili tarafından ödenen para da müvekkiline iade edilmemiştir. Yani müvekkili ekte sunulan banka dekontlarıyla yapılan toplam ödeme kadar davalı şirketten alacaklıdır.
Davalı şirket tarafından ------------ İcra Müdürlüğü'ne sunulan borca itiraz dilekçesinde de taraflar arasında demir ticaretine ilişkin kesilen faturaya dair müvekkili tarafından ödemeler yapıldığı doğrulanmaktadır. Ancak davalı şirket bu faturanın sonradan iptal edilmesi ve müvekkiline herhangi bir şekilde mal ve hizmet teslim edilmediğine dair bir açıklama yapamamıştır.
Ekte sunulan ödeme dekontlarına istinaden müvekkilinin hesabının bulunduğu ----------, ---------- ve ----------- Bankasına ait hesapları ile yine davalının hesabının bulunduğu ve ödemelerin yapıldığı ---------- Bankasına yazı yazılmak suretiyle yapılan ödemelere ilişkin banka dekont asıllarının da dosyaya celbini talep etmekteyiz.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılacak incelemede de davalı şirket tarafından kesilen 02.03.2023 tarih ve ----------- nolu faturanın sonrasında iptal edildiği anlaşılacağından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde de ayrıntılı inceleme yapılmasını talep etmekteyiz. Davalı şirket dava konusu edilen icra takibine yapmış olduğu itirazında haksızdır. Bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmelidir.
6325 SAYILI HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU M.17 VE 6102 saYILI TÜRK TİCARET KANUNUN İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA ZORUNLU DAVA ŞARTI ARABULUCULUKTA UZLAŞMA SAĞLANAMAMIŞTIR. 10.07.2024 tarihli hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk tutanağına göre davalı şirket ile arabuluculuk safhasında da herhangi bir anlaşmaya varılamamış olup buna ilişkin ANLAŞMAMA SON TUTANAĞI (KARE KODLU) dava dilekçemiz ekine eklenmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenler birlikte değerlendirildiğinde huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğundan bahisle yukarıda arz edilen ve re'sen gözetilecek nedenlere binaen; davalarının KABULÜNE, davalının ---------- İcra Dairesinin----------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı İTİRAZININ İPTALİNE, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, yargılama gideri ile ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa duruşma gününü bildirir dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
İcra Dosyası:---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 1.500.000,00 TL asıl alacak ve 220.726,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.720.726,01 TL üzerinden toplam alacağa dayalı 17/05/2024 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin 22/05/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde 17/05/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
Davacı ticari defterleri üzerinde mahallinde atanacak mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----------- tarafından sunulan 02.05.2025 tarihli raporda özetle. "SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, DAVACI: ...’nin 2023 Yılı Ticari Defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda: DAVALI: ....
Adına herhangi bir BORÇ-ALACAK Kaydına rastlanılmadığı, Faturaya karşılık ödenen 100.000,00 TL. nin de, DAVACI: ...’nin Ticari Defter kayıtlarında yer almadığı, ancak 100.000,00 TL. Fatura karşılığı ödemenin DAVACI: ... tarafından yapıldığı sabit olduğu tarafımdan tespit edilmiştir. Son Karar Yüce Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz ederim." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Davalı şirketin ---------- Şirketi'nde bulunan ----------- IBAN numaralı hesabın 23/02/2023-16/03/2023 tarihleri arasındaki hesap dökümü celp edildiğinde davacının pey der pey 1.500.000,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
Davalı şirkete, "1- Davalı ...'nin ticari defter kayıtlarında davacı ... ile ilgili 2023 dönemi cari hesap muavin ekstresi (Yevmiye madde numarası yazılı, Excel ortamında yabancı para tutarları gözükecek şekilde), 2- 2023 Dönemi Yevmiye Defteri Açılış-Kapanış Kayıtları (Yazılı Yevmiye Defterinden resim yada pdf olarak), 3- Davalı ...'nin 2023 dönemine ilişkin Yevmiye-Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin noter tasdik kapak sayfaları ile Yevmiye defteri kapanış tasdik sayfasının PDF ya da resim olarak,
davalının e-defter kullanıcısı mükellef olması halinde 2023 Dönemi E-defter Ve Beratları (Tüm Klasör) ve 4- 2023 dönemi Envanter Defterinin noter tasdik kapak sayfasının" mahkememize sunulması için İKİ (2) HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, VERİLEN SÜRE İÇERİSİNDE TİCARİ DEFTERLERİN MAHKEMEMİZE SUNULMAMASI HALİNDE DAVALI ŞİRKETİN HMK 222 (3) MADDESİ UYARINCA TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMİŞ SAYILACAĞI VE DAVACI TARAF TİCARİ DEFTERLERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK KARAR VERİLECEĞİ HUSUSUNUN İHTARINA, ihtarını içerir muhtıra çıkartılmış ancak davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı satılanın zilyetlik ve mülkiyeti devredilmediğinden bahisle satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar demir alım satımı konusunda anlaşmışlar, davacı taraf satış bedelini davalı tarafa göndermiş, davalı taraf önce satış faturası tanzim etmiş ancak sonra faturayı iptal etmiş ve satılanı da davacı tarafa göndermemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satılanın davacı tarafa teslimi noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A.
Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.
Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." hükmünü düzenlemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir.
Somut olayda; taraflar arasında satım sözleşmesi yapıldığı ve satış bedelinin ödendiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf satılanın davacıya teslim edilip edilmediği noktasındadır.
Davalı satıcının davacı alıcıya satılanı teslim ettiğini teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edilmesi ayrıca bu belgelerdeki imzaların da alıcıya veya alıcının çalışanına ait olması gerektiği ancak davalı satıcının bu minvalde mahkememize hiç bir bilgi ve belge sunmadığı anlaşıldığından asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf, icra takibi öncesinde davalı tarafı temerrüte düşürmediğinden işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşıldığından işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça likit ve bilinebilir asıl alacak borcuna ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/540, K. 2025/597, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama