KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/625
- Karar No
- 2025/574
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
1.986 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/625 Esas
KARAR NO : 2025/574
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacılar ---------- ile ----------- Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı ----------- bu ticarete istinaden 30.06.2024 tarihli, lehtarı ---------Ş. olan ----------Ş. ------------ Şubesi’nin------------ nolu ve 1.000.000-TL. Bedelli, 31.07.2024 tarihli lehtarı -----------Ş. olan ----------Ş. ---------- Şubesi’nin ---------- nolu ve 1.000.000-TL.
Bedelli, 31.08.2024 tarihli, lehtarı -----------Ş. olan ----------Ş. ------------- Şubesi’nin------------- nolu ve 1.000.000-TL. bedelli, 30.09.2024 tarihli, lehtarı ----------Ş. olan---------Ş. ----------- Şubesi’nin ------------ nolu ve 1.000.000-TL. bedelli, 31.10.2024 tarihli, lehtarı ------------Ş. olan ------------Ş. ---------- Şubesi’nin ------------- nolu ve 1.000.000-TL. bedelli, 30.11.2024 tarihli,lehtarı ------------Ş. olan -----------Ş. ------------- Şubesi’nin ------------- nolu ve 1.000.000-TL. bedelli, 25.12.2024 tarihli, lehtarı ----------Ş. olan ----------Ş. ----------- Şubesi’nin--------nolu ve 1.000.000-TL.
Bedelli toplam 7 adet çek keşide ettiğini, davacılardan ----------- yetkilisi ------------- bu çekleri diğer davacı --------------Ş.'ye göndermek üzere kargoya verdiğini ancak kısa süre sonra bu çeklerin kargo taşınma sürecinde çalındığı anlaşıldığını, ------------- tarafından ------------- Şirketi'nin ------------ ilinde bulunan ------------ Şubesi'ne teslim edilen kargo belirtilen alıcı adresine ulaşmadığı gibi kargo taşınma sürecinde göndericinin bilgisi ve iradesi dışında alıcı adresinde sistem üzerinden değişiklik yapıldığı da sonradan öğrenildiğini, çekin ------------ Şirketine hiç ulaşmadığını,
kargonun teslim edildiğine dair bir bildirim yapılmadığını ve ------------- tarafından ciro edilmediğini, cirolama işleminde kullanılan kaşenin şirketin eski kaşesi olduğunu, üzerindeki imzanın da şirket yetkilisine ait olmadığını, çeklerin kargo dağıtımında çalındığının anlaşılmasından sonra konuya ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, ------------ soruşturma sayılı dosyası üzerinden tahkikat yürütülmeye başlandığını, işbu davaya konu 31.07.2024 tarihli ------------ nolu ve 1.000.000-TL.
Bedelli çek de dahil olmak üzere söz konusu çeklerin tamamı için lehtar olan ------------Ş. tarafından "çek iptali" davası da açıldığını, dava ------------ Esas sayılı dosyasına kaydedildiğini, davalılardan ------------ ŞİRKETİ; hukuka aykırı olarak elinde bulundurduğu 31.07.2024 tarihli -------------- nolu ve 1.000.000-TL. bedelli çeki 3 aylık ilan süresi içerisinde mahkemeye herhangi bir bildirimde bulunmadan tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiğini, ilgili banka tarafından ------------- esas sayılı dosyası üzerinden konulan ödeme yasağı gereğince işlem yapılamayacağı çek üzerine kaşelendiğini,
muhatap banka ile aynı hukuki duruma haiz olan çeki eklinde bulunduranın da yine ödeme yasağı kararı ile bağlı olacağını, dolayısıyla müvekkillerin rızası hilafına çeki elinde bulunduran ----------- Şirketi de muhatap banka gibi ödeme yasağı kararı ile bağlı olduğu izaha muhtaç olmadığını, buna karşın davalılardan ----------- Şirketi'nin kötü niyetli olarak ve hukuka aykırı şekilde ----------- D.
İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı aldığını ve ----------- İcra Dairesinin ----------- sayılı icra dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, bahse konu çeklerin çalındığının anlaşılması üzerine çekin iptali davası açılarak ödeme yasağı konulması yönünde tedbir kararı alınmış olmasına rağmen;
davalılardan ----------- Şirketi tarafından söz konusu çeke dayalı olarak ihtiyati haciz kararı aldığı gerekçesiyle 19/08/2024 tarihinde davacılar aleyhine ihtiyati haciz işlemi gerçekleştirildiğini, kargoda çalınan çeklerden birinin ------------ Şirketinin eline geçtiği öğrenildiğini, ---------- İcra Dairesinin ------------ sayılı icra dosyasında takibe dayanak olarak gösterilen bu çekle ilgili davacı ------------Ş. tarafından 21/08/2024 tarihinde ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden imzaya itirazda bulunulduğunu, davacılardan ----------- tarafından ----------- D.
İş sayılı ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini ve----------- Esas sayılı dosyası üzerinden de İcra Memur Muamelesi şikayetinde bulunulduğunu, davacılar aleyhine---------- İcra Dairesinin ------------ sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibine konu çekin incelendiğinde diğer cirantalar ile davacıların herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı ve --------- Şirketi adına sahte imza ile çekin cirolandığı anlaşıldığını, davacıların çekte ciranta olarak yer alan diğer şirketlerle herhangi bir fiili veya organik bağı veya ticari ilişkisi bulunmadığını, davaya konu çek davacılar arasındaki kargo taşıma sürecinde çalınarak kaybolduğunu,
çek üzerinde ciranta olarak gözüken davalılar kötü niyetli olarak davacıların rızası hilafına çeki ele geçirdiklerini ve gerçekte hamil olmadıkları halde çeki kendileri adına ciroladıklarını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek;
---------- İcra Dairesinin ----------- esas sayılı dosyasına yatırılacak paranın davalılara (alacaklıya) ödenmemesi yönünde İİK 72/3 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, ------------ İcra Dairesinin ------------- esas dosyasına konu edilen 31.07.2024 tarihli, keşidecisi ----------- - -----------, lehtarı ------------Ş. olan -----------Ş. ------------ Şubesi’nin ---------- nolu ve 1.000.000-TL.
Bedelli çekin davalılar tarafından davacıların rızası hilafına elde edilmiş ve sahte ciro ile temlik edilmiş olması sebepleriyle davacıların davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini, davacıların herhangi bir borcu bulunmadığı halde ve rızaları hilafına ele geçirilen çeke dayalı olarak davalı ------------ Şirketi tarafından kötüniyetli takip başlatması sebebiyle, davalının dava konusu alacak miktarı üzerinden en az %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalılara tebliğ edildiği, davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER
---------- İcra Hukuk Mahkemesi, ------------- İcra Dairesi, ----------- Belediye Başkanlığı, ----------- Belediye Başkanlığı,--------- Belediye Başkanlığı, ------------ Belediye Başkanlığı, ---------ş, ----------ş, --------ş, ---------- Bankası, ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi, --------- Cumhuriyet Başsavcılığı, ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 02/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacı ------------ Şirketi yönünden ----------- Bankası, ------------ Şubesi'ne ait, ----------- çek numaralı, keşidecisi ----------, lehtarı --------Ş, keşide yeri ve tarihi ---------- 31/07/2024 olan, 1.000.000,00 TL bedelli çekteki lehtar/ciranta imzasının sahte olması nedeniyle, davacı ------------ yönünden ise aynı çeke ilişkin lehtar/ciranta imzasının sahte olmasından kaynaklı ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle ---------- İcra Dairesi'nin---------- Esas sayılı takibinde borçlu olunmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır.
Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu nedenle her bir davacı bakımından iki ayrı dava bulunmakta olup mahkememizce her davacı yönünden ayrı ayrı başvuru ve peşin harç alınmıştır. Bu kapsamda;*davacı ------------ vekiline Harçlar Kanunu uyarınca dava açılırken peşin olarak yatırılması gereken 19.343,68 TL (takip çıkış miktarı 1.132.700,00 TL x 68,31 / 4000 ) karar ve ilam harcı ve 427,60 TL başvurma harcını Mahkeme veznesine yatırması için
*Davacı ---------- Şirketi vekiline Harçlar Kanunu uyarınca dava açılırken peşin olarak yatırılması gereken 17.584,70 TL (1.029.700,00 TL x 68,31 / 4000 ) karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 507,20 TL peşin harcı Mahkeme veznesine yatırması için
süre verilmiş, eksik harcın tamamlandığı görülmüştür. Davacı ---------- Şirketi dava konusu çekteki lehtar/ciranta imzasını inkar etmiş, mutlak def'i ileri sürmüştür.
Davacı --------- ise keşideci olarak imzasını inkar etmediği, diğer davacının imzasının sahte olması nedeniyle ciro silsilesinin kopuk olmasına dayanarak davalı ---------- Şirketi'ne borçlu olmadığını ve bu şirketin takip hakkının bulunmadığını iddia ettiği anlaşılmıştır.Davacı ----------- Şirketi yönünden;Dava konusu çek ----------- Bankası, ------------ Şubesi'ne ait, 16/01/2024 çek basım tarihli, ---------- çek numaralı, keşidecisi -----------, lehtarı -----------Ş, cirantaları sırasıyla ----------Ş---------- ---------- ------------ olan, keşide yeri ve tarihi ----------- 31/07/2024 olan, 1.000.000,00 TL bedelli çektir.
UYAP sistemi ve ----------- üzerinden yapılan sorgulama sonucunda çekin basım tarihi ilâ ibraz tarihi itibariyle davacı şirket yetkililerinin -----------, ---------- , --------- ve ---------- olduğu, her bir yetkilinin münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Tüm yetkililere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211/1-a maddesi uyarınca davacı "Ekte gönderilen ---------- Bankası, ----------- Şubesi'ne ait, ------------ çek numaralı, keşidecisi -----------, lehtarı ------------Ş, keşide yeri ve tarihi ----------- 31/07/2024 olan, 1.000.000,00 TL bedelli çekin arka yüzündeki lehtar/ciranta imzasının kendinize ait olup olmadığı hususlarında beyanınızın ve imza örneklerinizin alınacağı, kendinize ait değilse duruşmaya katılarak beyanda bulunmanız,
beyanda bulunulmaması halinde veya icticvab davetine rağmen geçerli bir mazaret olmadan davete icabet edilmediği takdirde çekteki yazı ve imzanın tarafınıza ait olduğunun kabul edileceği hususu ihtar olunur" şerhini içerir isticvap davetiyesi tebliğ edilmiş, 10/04/2025 tarihli celsede tüm yetkililerin isticvabı usulünce yapılmış, tüm yetkililerin imzayı inkar ettiği görülmüş, imza örnekleri alınmıştır.
Tüm yetkililerin samimi imza örneklerinin bulunduğu belge asılları ilgili kurumlardan celp edilmiştir.
Üç kişilik grafoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin 02/05/2025 tarihli raporunda "İnceleme konusu çekin arka yüzünde ----------Ş.'ne atfen atılmış ciro imzası ile davacı şirket yetkilileri ---------, --------, --------- ve ---------- ait karşılaştırma imzaları arasında imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli farklılıklar saptandığından,
inceleme konusu çekin arka yüzünde ----------Ş.'ne atfen atılmış ciro imzasının, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilileri --------, --------, --------- ve ---------- eli ürünü OLMADIĞI kanaatine varılmıştır" tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacı ----------- Şirketi yönünden -------- Bankası, ------------ Şubesi'ne ait, ----------- çek numaralı, keşidecisi ------------, lehtarı ------------Ş, keşide yeri ve tarihi ------------ 31/07/2024 olan,
1.000.000,00 TL bedelli çekteki lehtar/ciranta imzasının sahte olması nedeniyle ----------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı takibinde borçlu olunmadığının tespitine dair menfi tespit davası olduğu, UYAP sistemi ve --------- üzerinden yapılan sorgulama sonucunda çekin basım tarihi ilâ ibraz tarihi itibariyle (her biri münferiden temsile yetkili) davacı şirket yetkililerinin usulünce isticvabının yapıldığı ve imza örneklerinin alındığı, şirket yetkililerinin lehtar/ciranta imzasını inkar ettiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda imzanın hiçbir yetkiliye ait olmadığı hususunun ortaya çıktığı, imza inkarının mutlak def'i olduğu,
yetkili hamil de dahil tüm cirantalara karşı ileri sürülebileceği, bu sebeple davacı ------------ Şirketi'nin menfi tespit davasının tüm davalılara karşı kabulünün gerektiği, davalı takip alacaklısı ----------- ciro silsilesinde davacıdan daha sonra geldiği (arada üç ciranta bulunduğu) dikkate alındığında aksini gösterir başkaca iddia ve delil bulunmaması nedeniyle kötüniyetli olarak kabul edilemeyeceği, bu sebeple davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, davacı ---------- Şirketi yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı ----------- yönünden;Dava konusu çek ----------- Bankası, ---------- Şubesi'ne ait, 16/01/2024 çek basım tarihli, --------- çek numaralı, keşidecisi ----------, lehtarı ----------Ş, cirantaları sırasıyla ---------Ş-------- --------- ----------- olan, keşide yeri ve tarihi ----------- 31/07/2024 olan, 1.000.000,00 TL bedelli çektir.Davacı tarafın keşideci olarak imzasını inkar etmediği, diğer davacının imzasının sahte olması nedeniyle ciro silsilesinin kopuk olmasına dayanarak davalı ----------Şirketi'ne borçlu olmadığını ve bu şirketin takip hakkının bulunmadığını iddia ettiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-c maddesi uyarınca "(1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: (...) c) Borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasına, yetkisiz imzaya, düzenleyenin sorumluluğuna ve açık poliçeye ait 677 ilâ 680 inci maddeler." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 677. maddesi uyarınca "(1) Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, mahkememizce dava konusu çek üzerindeki lehtar/ciranta imzasının sahteliğinin tespit edildiği, lehtar imzası sahte olsa dahi dava konusu çekte mevcut ciro silsilesinde görünüşte kopukluk bulunmadığı, ciro silsilesinde ismi geçen lehtarın imzası sahte olsa bile bu durumun davalının yetkili hamil ve takip hakkı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği , kambiyo senetlerinin tedavül güvenliğinin bunu gerektirdiği,
yine dava konusu çekte yer alan ciroların beyaz ciro olduğu ve bununla birlikte yukarıda atıf yapılan yasa maddelerinde öngörülen imzaların bağımsızlığı ilkesi de dikkate alındığında lehtar/ciranta imzasının sahteliğinin, keşidecinin imzasının geçerliliğini etkilemeyeceği, belirtildiği gibi ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalı hamil---------- çeke dayalı takip hakkının bulunduğu, davacının başkaca mutlak def'i ileri sürmediği, bu sebeple bu davacı yönünden davanın reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacılar arasında yukarıda da belirtildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve her davacı yönünden ayrı dava söz konusu olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretine her bir davacı yönünden ayrı ayrı hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/625, K. 2025/574, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama