KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/704
- Karar No
- 2024/859
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/704 Esas
KARAR NO: 2024/859
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 05/04/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA: Davacı vekili 05.04.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava dışı ----------Ş. ile yeniden tescili istenen --------- Şirketi arasında Genel Ticari Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup işbu sözleşmeye istinaden söz konusu şirkete krediler kullandırıldığını, ihyası istenen şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine şirket aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası ile taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, ---------Ş.'nin-------- Şirketi'nden olan alacağını 27.06.2019 tarihinde müvekkili kuruma temlik ettiğini,
ancak söz konusu icra takibi devam ederken ----------- Şirketi'nin Türk Ticaret Kanununun geçici 7 inci maddesi uyarınca -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin öğrenildiğini, şirketten alacaklı olmaları sebebiyle Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi gereği işbu davayı açabilecekleri sabit olmakla beraber icra dosyasında işlemlere devam edebilmek için söz konusu şirketin ihyası gerektiğini,
yeniden tescili istenen şirketin ---------- gösterilen son adresi ---------- --------- Mah.---------- Cad. --------- Merkezi No:--------- K:----------- olup şirket ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ----------- sicilinde kayıtlı bir limited şirket olduğunu, bu nedenle ---------Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne şirketin yeniden tescili davasında husumet yöneltme gereği hasıl olduğundan bahisle ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün --------- sicilinde kayıtlı ---------- Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili 18/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve --------- sayılı --------’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrasının,
“Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise.
“Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince,
bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep etmiştir.--------- sayılı yetkisizlik kararıyla dosya mahkememize gelmiştir.
DAVANIN AŞAMALARI
---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ---------- Şirketi, borçlusunun --------- Şirketi olduğu, Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takipte Ödeme Emri konulu takibin derdest olduğu görülmüştür. ----------sicil nolu ----------- Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.
DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ : Dava, ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30.12.2012 tarih ---------- sayılı ---------- yayımlanan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4.bendine göre resen terkin kapsamına alınarak, ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından, sicil kaydının 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.
Dava konusu şirket hakkında TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapılmış ise de, dava konusu şirketin borçlu olduğu -------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve işbu dosyada temsil edilmek üzere ihyasında zorunluluk bulunduğu,
ayrıca aynı maddenin 15/son cümlesi "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünü düzenlediğinden davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu,
davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline, şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/704, K. 2024/859, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama