KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/776
- Karar No
- 2025/649
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2025
Karar Metni
1.569 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/776 Esas
KARAR NO : 2025/649
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/10/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının ise "--------- Bulvarı No:--------- -----------" adresinde faaliyet gösteren ---------- bünyesinde bulunan firmalardan birisi olduğunu, müvekkilinin bu holding bünyesinde bulunan ------------, ----------- ve ------------- firmasına talepleri üzerine ürün satmış ancak bu firmalarca faturalardan kaynaklı alacaklar ödenmeyince 3 firma hakkında da icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine,
taraflar arasında ticari alım satımdan kaynaklanan fatura bedelleri yönünden ödenmeyen 9.725,46 USD alacak nedeniyle ---------- İcra Dairesinin ----------- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı işbu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibi durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin ------------, davalı firma da ----------- faaliyet gösterdiği için davalının talebiyle e-posta üzerinden ürün siparişleri verildiğni, davalı şirket tarafından talep edilen ürünlere ilişkin teklifler onaylandıktan sonra ürünler davalıya kargo yoluyla gönderildiğini,
fatura düzenlendiğini, ürünlerin davalı tarafından kullanılmaya başlandığını, faturalara itiraz edilmediğini, borca konu faturalar ve bu faturalara ilişkin e-posta ile gönderilen talep ve onay mailleri bulunduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura bedellerinden kaynaklı davalı aleyhine yapılan --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takibin durmasından ötürü itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 oranın da inkar tazminatına mahkum edilmesine,
takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar %4,5 ve değişen oranlarda devlet bankalarının dolara uyguladığı 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali davası yönünden yetkili hale getirmeyeceğini, davada görevli ve yetkili mahkemenin --------Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde fatura/faturalardan bahsettiğini ve alacağına ona dayandırdığını,
davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesi mevcut ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu çünkü burada yapılması gereken dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket etmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiasının aksine fatura ve bunun karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin beyan tek başına bir ticari ilişkinin kanıtı olmadığını,
ortada bir ticari ilişki olduğunun net bir biçimde tespit edilebilmesi için fatura konusu malın yada hizmetin usulüne uygun olarak karşı tarafın uhdesine geçirilmiş olması gerektiğini, müvekkilinin davacı şirkete çeşitli ödemeler yaptığını, bu ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediği, faturaların hangi tarihte ve kim imzasına teslim edildiği,
faturaların içeriği ve fatura karşılığı yapıldığı iddia edilen mal veya hizmet tespitine ilişkin bilgi bulunmadığını ve bu doğrultuda net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığından takibe konu borca itiraz zarureti hasıl olduğunu, davacının talep etmiş olduğu faize, faizin türüne, faiz oranına ve faizin başlangıç tarihine itiraz ettiğini savunarak; davanın usul ve esastan reddini, davacının davasının ve taleplerinin reddini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü,------------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
SMMM Bilirkişi ------------ tarafından hazırlanan 22/05/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Davası söz konusu olayda, davacı tarafın takip konusu alacağını oluşturan tüm faturaların USD para birimine göre düzenlendiği ve teslim veya hizmetin döviz cinsinden yapılmış olduğu,Davacı tarafın defter kayıtlarına göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalı taraftan 126.212,16 TL alacaklı olduğu. davalı tarafın defter kayıtlarına 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı tarafa 85.981,10 TL borçlu olduğu görülmüştür.
Taraf ticari defter kayıtlarındaki 40.231,06 TL (126.212,16-85.981,10=) tutarındaki uyumsuzluğun; davacının defterlerinde kayıtlı olan 40.231,08 TL kur farkının davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı,
Faturaların USD tutarı ile ödeme tarihindeki ------------ yayımlanan ------------ Bankası döviz alış kuruna göre yapılan hesaplamada; davacının davalıdan olan USD alacağının 9.642,65 USD olduğu,Davacı tarafından 09.10.2020 tarihinden 08.07.2021 tarihine kadar davalı tarafa 14 fatura ile 55.713,70 USD tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 46.071,05 USD ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalı taraftan 9.642,65 USD alacaklı olduğu,
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinden kaynaklı muhtelif faturalara ve cari hesaba dayalı alacağın tahsili için başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu alacağın taraflar arasında çekişme olmayan ticari satım sözleşmelerinden ve buna dayalı 09/10/2020 ilâ 09/07/2021 tarihlerinde düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, alacağın TBK 146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca 07/08/2024 tarihinde takip yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, 24/10/2024 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu alacağın taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesine dayalı satım bedeline ilişkin para alacağı olduğu ve mevcut delil durumuna göre satım bedelinin ödeneceği yere ilişkin sözleşmede herhangi bir ifa yeri kararlaştırılmadığı görülmekle, para alacaklarında ifa yerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-b.1 maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, davacı alacaklının yerleşim yerinin ------------ olduğu ve bu sebeple ------------- Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
(2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı,
ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin hukuki ilişkinin varlığı ve borcun USD üzerinden olduğu hususunda birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların defterleri arasındaki uyumsuzluğun bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi dava konusu faturadan kaynaklandığı, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dava konusu faturanın kaynağının davacıya TL üzerinden yapılan ödemenin ödeme tarihindeki USD karşılığındaki fark olduğu,
bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alındığında davacının davalıya 55.713,70 USD tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 46.071,05 USD ödeme aldığı ve buna göre davacının davalı taraftan 9.642,65 USD alacaklı olduğu, tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabulünün gerektiği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/776, K. 2025/649, 17 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama